Sağlık Konusu: istanbul on Kasım 28, 2009 | Yorum Yok
Hamilelik ve Estetik

Hamilelik ve Estetik
Hamilelikte estetik yaptırmak doğru değildir. Fakat hamilelik ve hamilelik öncesi güzellik uygulamaları yapmak kesinlikle sakıncalı değildir. Bu nedenle hamilelik dönemin de güzellik sırlarımızı okuyarak hamilelik döneminizdeki streslerden kurtulabilirsiniz. Saç bakımı, cilt sağlığı gibi önemli konulara dikkat ederseniz hamilelikte harika bir vücuda sahip olabilirsiniz.
Hamilelik dönemin de saçlar yıpranır. Bu yıpranmanın sebebi genel de stresten kaynaklanır. Çünkü stres saçları döktüğü gibi yıpratabilir. Saçlarınızın parlak ve dalgalı olabilmesi için doğal saç bakım maskelerini uygulayabilirsiniz. Hamilelikte kadınların saçlarını boyamaları uzmanlar tarafından önerilmez. Daha çok doğal yöntemler ile saç bakımınızı yaptırabilirsiniz.
Gebelik dönemin de yüz bakımı için her sabah ve akşam yüzünüzü yıkayabilirsiniz. Fakat bu yıkama sadece yüze su vurmadan ibaret değildir. Kozmetik marketler de bulunan bayan sabunlarını alabilir ve yüzünüzü ılık su ile bu sabunlarla yıkayabilirsiniz. Yüzünüzü yıkarken ılık su kullanın ve durulamak için de yumuşak havluları tercih edin.
Sağlık Konusu: istanbul on Ekim 29, 2009 | Yorum Yok
Günlük Cilt Bakımı

Günlük Cilt Bakımı
Pürüzsüz ve güzel bir cilde sahip olmak istiyorsanız önce günlük cilt bakımınızı aksatmamanız gerekir. Kadınların cildi aslına bakılırsa doşuştan pürüzsüzdür ve güzeldir. Fakat zamanla yapılan hatalar ve bakımsızlıklar sonucunda bu pürüzsüz ve parlak cilt yerini kırışıklıklara bırakmaktadır. Eğer cilt bakımınızı yaparsanız kesinlikle cildiniz de kırışıklar, lekeler ve çatlaklar bulunmayacaktır.
Genel cilt bakımının yanı sıra günlük cilt bakımı yöntemleri de bulunmaktadır. Bu yöntemlerden birincisi yüz bakımı ve temizliğidir. Kadınların hemen hemen hepsi yüzlerindeki güzelliğin kaybolmamasını ister. Fakat zamanla yüz temizliği ihmal edildiğinden dolayı yüzün tüm güzelliği gitmektedir.
Sabahları erken saatte makyaj yaptıktan sonra akşam bir peçete ile makyajınızı silmektesiniz. Fakat peçete ile makyajınızı sildiğiniz takdir de yüzünüzdeki kir hala duracaktır. Bu nedenle sabahları ve akşamları yüzünüzü ılık su ve sabun ile yıkayın. Ardından bir pamuk ve tonik ile yüzünüzü silin. Pamuğun kir dolu olduğunu görebilirsiniz. Çünkü tonik sabunun ulaşamadığı kire ulaşmaktadır. Yüzünüz ne kadar temiz kalırsa güzelliği de o kadar meydana çıkar.
Sağlık Konusu: toz66 on Ağustos 20, 2009 | Yorum Yok
Güzel bir cilde sahip olmak her bayanın en büyük arzusudur. Tabi güzel bir cilde sahip olabilmek içinde cildinizin bakımını ihmal etmemelisiniz. Önce sabah kalktığınızda sabunla yıkayıp, yumuşak narin bir havlu ile cildinizi zedelemeden kurulayınız.
Aynı zamanda kuruladığınız cildinizi tonikle temizleyiniz. Tonikle temizledikten sonra pamuk ile kurulayınız. Bu işlemden sonra pamuğa bakınız ve pamuğun kirli olduğunu görürsümüz.
Bunun nedeni ise yüz sabunla yıkandığı zaman yüzde yüz temizlenmez. Çünkü tonik tonik cildinizin derinliklerine ulaşır ve kiri temizler. Temizleme işlemi bittikten sonra eczanelerden cildinize uygun aldığınız nemlendirici kremle yavaşça ovalayın.
Aldığınızı krem fazla yağlı olmamalıdır. Bu yaptığınız cilt tedavisi sizin cildinizi güzelleştirir ve bunun farkını yakın zamanda görürsünüz. Gündüz yaptığınız işlemi gece yatmadan öncede denemelisiniz.

cilt bakımı
Eğer makyajlıysanız önce yüzünüzü tekrar sabun ve tonik ile yıkamalısınız. Eğer bulunduğunuz mekânda tonik yoksa sütle de cildiniz temizleyebilirsiniz. Özellikle makyaj yapan bayanların sayısı oldukça fazladır.
Akşam yüzünüzü yıkadığınızda yüzünüzde makyaj kalmamalıdır. Cilt bakımı yaparken kullanacağınız krem aslında çok önemlidir. Piyasada yağlı, az yağlı nemlendirici krem türleri mevcuttur.
Siz her zaman cildinize uygun olanı seçiniz. Bu işlemleri gözünüzde sakın büyütmeyin. Çünkü hepsi ekonomik ucuz ve basittir. Piyasadaki pahalı kimyasal ürünleri tercih etmenizi istemeyiz.
Bunların çoğu insanda yan etkileri görülmüştür. Eğer bir yanlış yaparsanız ömrünüzün kalan kısmını bu hatanızla geçirmek zorunda kalabilirsiniz. Cildinize uyguladığınız bu işlemlerin yanında doğal ürünleri de kullanabilirsiniz. Doğal ürünleri isabetli kullanırsanız hiç bir yan etkisini görmezsiniz.
Tam tersine çoğu zaman pozitif sonuçlar verdiği de görülmüştür. Ünlü kişilerin birçoğu her sabah ve akşam bu uygulamaları yapmaktadır. Bu uygulamalarla gayet güzel bir cilde
sahip olarak herkesin beğenisini çekebilirsiniz.
Sağlık Konusu: admin on Mart 14, 2009 | Yorum Yok
Gülden gelen sağlık
Gül suyunun cilde tazelik verici ve canlandırıcı özelliğinin yanı sıra yaşlılığa karşı vücuttaki toksinlerin atılması özelliği de bulunuyor.
Süleyman Demirel Üniversitesi Gül ve Gül Ürünleri Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Baydar gülün sağlığa faydalarının sayılamayacak kadar çok olduğunu söyledi. Prof. Dr. Baydar, SDÜ’de iki yıl önce Isparta gülü ile ilgili modern yetiştiricilik uygulamaları ve gül ıslahı araştırmaları yapmak üzere 4 bin metrekare alanda kurulan GÜLAR’da gül üzerine araştırmaların çok yönlü olarak sürdürüldüğünü bildirdi.
Merkezde Isparta gülünün her yönüyle incelendiğini vurgulayan Baydar, incelemelerde gülün tıbbi faydalarının da ortaya çıkarıldığını kaydetti. Gülün insanlar tarafından daha çok kozmetik yönünün ele alındığına dikkati çeken Baydar, “Dünyanın en kaliteli parfümlerinde alt madde olarak gül yağı kullanılıyor.
——————————————————————————–
Bu, gülün çok önemli bir ham madde olduğunu gösteriyor ancak gülün hep göz ardı edilen en önemli yönü tıbbı değeridir” dedi.
Osmanlılarda, gülden elde edilen gül suyu ve gül şurubunun tıbbi olarak ne kadar önemli olduğunun bilindiğine dikkati çeken Baydar, gül suyunun cilde tazelik verici ve canlandırıcı özelliğinin yanı sıra yaşlılığa karşı vücuttaki toksinlerin atılması özelliğinin de bulunduğunu kaydetti.
Gülün serinletici ve ferahlatıcı etkisiyle ateş düşürücü özelliği bulunduğunu da vurgulayan Baydar, şunları söyledi:
“Gülün meyvesinden elde edilen gül çayı ve aynı zamanda kuru çiçeklerinden elde edilen çay ise toksinlerden arındırıcı etkiye sahip.
Bu çaylar insanları rahatlatıcı ve ferahlatıcı yönü de var. Stresi ve vücut gerginliğini alır. İnsan vücudunun sağlıklı hareket etmesine yardımcı olur. Terlemeyi önler. Gül yaprakları ile yapılan banyo sonunda insan yeniden doğmuş gibi olur. Cildiniz yumuşak bir hal alır.”
Gülün tıbbı yönünü de dikkate alarak meyvelerinden elde çaylarının içilmesini önerdiklerini anlatan Baydar, gül çayının kuşburnu çayı gibi kullanılmasını önerdiklerini söyledi.
Gülün sağlıkla ilgili faydalarının sayılamayacak kadar çok olduğuna dikkati çeken Baydar, “Henüz halk arasında bilinen faydalarıyla ilgili bilimsel bir sonuç ortaya koymadık. Ancak önümüzdeki dönemlerde merkezimizde yapılacak araştırmalar sonunda bunları da ortaya koyacağız” diye konuştu.
Baydar, halk arasında gülün ishali kestiği, boğaz ve bademcik iltihaplarını giderdiği, göz kanlanmaları ve göz nezlelerindefaydalı olduğu şeklinde inanış olduğunu sözlerine ekledi.
Sağlık Konusu: admin on Mart 14, 2009 | Yorum Yok
Göz Altlarına Kapatıcı Uygulamak
Göz altlarınıza uyguladığınız kapatıcının bunun için özel üretilmiş olması ve kaliteli bir ürün olması gerekli. Yani, sivilce kapatıcınızı sakın ola göz altlarınıza sürmeyin. Aksi halde çok hassa olan göz altı derisinin kurumasına ve kırışmasına sebep olursunuz.
Yorgun Yüzü Fazla Renklendirmek
Akşamdan kalma ya da uykusuzluk durumlarında hemen solgun yüzü renklendirmek için makyaj yapılır. Ancak böyle zamanlarda fazla renklenmek doğru değil. Özellikle kırmızı tonları yüzü daha da yorgun gösterir, kızarıklıkları belirginleştirir. Böyle zamanlarda en iyisi pastel tonları tercih edin. Göz kapaklarınızda açık renk far kullanın ve fazla allık sürmeyin.
‘İkisi Bir Arada’ Cilt Bakım Ürünleri
Cilt temizliğinde temizleme sütü ve toniğin bir arada sunulduğu bakım ürünlerinden ziyade temizleme kremi/jeli ve toniği ayrı ayrı kullanın. Çünkü çoğumuza önemsiz gibi gelse de tonik cilt temizliği için önemli bir unsur. Makyaj kalıntılarını temizliyor ve cildin ph dengesini sağlıyor. Bu nedenle siz cilt bakımınızı garantiye alın ve ürünleri ayrı ayrı kullanın.
Peeling Yapmak
Peeling yöntemiyle cildi arındırıp soymak akneye yatkın ciltlerde aşırı yağlanmaya sebep olur. Bu nedenle sorunlu bir cilde sahipseniz cilt doktoru tarafından tavsiye edilmediği sürece peeling yapmayın. Onun yerine cildinize haftada bir buhar banyosu yapmayı deneyin. Hassas ciltler içinse peeling işlemi irritasyona yol açabilir.
Elmacık Kemiklerine Allık Sürmek
Her yüz tipinde elmacık kemikleri üstüne allık sürmek doğru değildir. İnce, uzun bir yüze sahipseniz allığınızı elmacık kemiklerinin altına sürün. Geniş bir yüze sahipseniz elmacık kemiklerinize uygulayabilirsiniz. Ancak allığınızı yanaklarınıza yedirdikten sonra diğer bölgelerle aşırı renk farkı oluşmaması için allık fırçanızı alnınıza, çenenize ve burnunuzun üzerine de hafifçe dokundurun
Nemlendirici Sonrası Makyaj
Özellikle yağlı cilde sahipseniz nemlendiricinin hemen ardından makyaja başlamadan evvel biraz bekleyin. Çünkü zaten yağlı olan cilt, nemlendiricinin hemen sonrasında sürülen fondöten ve pudrayı kusar; bu da hem çirkin bir görüntü oluşturur, hem de makyajınızın kısa ömürlü olmasına neden olur.
Alt Göz Kapağına Siyah Kalem Çekmek ve Rimel Sürmek
Alt göz kapağına siyah renk kalem çekmek gözlerinizi birbirine yakınsa daha orantısız gösterebilir. Üstüne üstlük bir de alt kirpiklerinize rimel sürerseniz bu size korkmuş bir ifade kazandırır. Bundan korunmak için göz altlarınızda siyah renk yerine ifadenizi sertleştirmeyecek renkte kalem kullanmayı deneyin.
Uzaması için Sık Sık Saç Kestirmek
Saçları uçlarından ayda bir aldırmak daha çabuk uzamasını sağlamaz. Saçın uzama süresi ayda ortalama 1 cm. civarıdır ve kestirme aralığınız bu sonucu etkilemez. Bu demek değil ki aylarca bakımsız saçlarla dolaşabilirsiniz. Rutin saç kestirme için en ideal zaman aralığı üç ayda birdir.
Sivilceleri Kurutmak İçin Cilde Sabun Sürmek
Sabun, sadece sivilceyi kurutmakla kalmaz cildinizi de kurutur. Yani hiç de sağlıklı değildir. Sivilcelerinizden bir an evvel kurtulmak istiyorsanız cilt temizliğinizi ihmal etmeyin.
Birkaç Küçük Hatırlatma
Tüm bunlardan sonra birkaç küçük hatırlatma yapmakta yarar var. Cilt, bakım ister. Ancak bunu kuralına uygun yapmak gerek. Ama unutmayın, siz ne yer ne içerseniz cildiniz de bundan etkilenir. Dolayısıyla yeme içme düzeniniz ve alışkanlıklarınız cilt sağlığınızı etkiler. O yüzden, sebze ağırlıklı beslenmeye dikkat edin. Uykunuzdan taviz vermeyin. Spor yapın. Bol bol su için. Güneşe çıkmadan evvel koruma faktörlü ürünler kullanın. Sigara içmeyin ve stresten uzak kalmaya çalışın.
Sağlık Konusu: admin on Mart 14, 2009 | Yorum Yok
Dermatologlar, cilt bakımı için yaptığınız en kötü hataları açıklıyor ve sıkça yapılan bu güzellik yanlışlarını düzeltmeniz için çözüm yöntemleri sunuyorlar.
YANLIŞ 1
Siz sigara içmiyorsunuz ama içen arkadaşlarınızla vakit geçiriyorsunuz.
ZARARI:
Bir başkasının sigarasından çıkmasına rağmen, sigara dumanı cildinizi mahveder. Sigara dumanındaki kimyasallar (karbon monoksit, katran, nikotin vb.) direkt gözeneklerinize işler. Bu toksinler vücudunuzun hücreleriyle temas ettiğinde ise, cildinize yumuşaklık veren ve direnç kazandıran yapıyı bozup, erken yaşlanmayı tetikler. Ayrıca cildin kendi kendini yenileme özelliğine de zarar verir.
Yönteminizi değiştirin: Sigarasız ortamlarda kalmaya çalışın ama kendinizi bir duman bulutunun ortasında bulursanız da, içenlerden mümkün olduğu kadar uzak durun ve iyi havalandırılan yerlere doğru yönelin (teraslı ya da dışarıda oturulabilen bar ya da restoranlar) Eve dönünce de duşa girip saçınıza ve cildinize bulaşmış artıkları çıkartın. Hemen ardından da C ve E vitaminleri içeren antioksidan özellikli bir nemlendirici kullanın.
YANLIŞ 2
Tatile çıkmadan önce birkaç kez solaryuma giriyorsunuz.
ZARARI:
Hoş bir bronzluk için ilk temelleri atıyor olabilirsiniz ama cildinize verdiğiniz hasar plajda yaşayabileceğiniz herhangi bir hasara eşit, hatta daha da fazladır. En yeni modellerin yaydığı UVA radyasyonu güneşin yaydığından 15 kat daha fazla. Bu aslında sizi yakmaz ama derinizden derinlere işleyerek dokulara ve hücrelere öyle bir zarar verir ki bu da cilt kanseri riskini arttırır. Bir araştırma sonucu, düzenli bir şekilde solaryuma girmenin, melanoma (cilt kanserinin en ölümcül türlerinden biri) yakalanma riskini yüzde 55 arttırdığını belirlenmiş. 20-29 yaş arası kadınlarda melanom olasılığı, yapay güneşlenme kullanmayanlara göre yüzde 158 daha fazla bulunmuş.
Yönteminizi değiştirin: Yanmak için solaryuma girmekten başka bir sürü seçeneğiniz var. Mesela yeni bronzlaştırıcılar. Yüz ve göğüs için, aloe ve E vitamini katkılı Clarins Intense Bronze Self Tanning Tint ve vücut için de cilde hızla işleyen ve giliserin ile yumuşatan Avon Skin-So-Soft Glow Daily Body Moisturizer’ı deneyebilirsiniz.
YANLIŞ 3
ZARARI:
Evet, ölü hücrelerin atılmasını sağladığı için yararlı olabilir. Ancak fazlası, kesinlikle yarar sağlamak yerine zarar verir. Pek çok kadın baştan aşağıya keselenir, gün içinde kimyasal bir dökücü olan alfa hisroksi asitlarini (AHA) içeren losyonlar kullanır ve gece de retinoid gibi dökücüleri içeren kremler sürer. Tüm bunlar, tek bir günde üç ayrı soyma işlemi demektir. Bu da cilde zarar verir. Çünkü bu işlemler, cildin doğal koruyucu lipid yağ bariyerini ortadan kaldırır ve cildin doğal yapısını bozar.
Yönteminizi değiştirin: Kendinize günde en fazla iki metodu kullanacak şekilde sınır koyun. Aynı günde hem peeling etkisi gösteren bir krem hem de retinoidleri kullanmayın ve kullandıklarınızın da içeriklerini mutlaka inceleyin. Yüzünüz için aşırı ovalanma gerektirmeden ölü hücrelerin atılmasını sağlayan ve AHA içeren bir temizleyici kullanın. Ardından ölü hücreleri dökücü içeriğe sahip bir gündüz veya gece kremi kullanın (ama her ikisini değil). Haftada bir olarak da sakinleştirici jojoba özleri içeren bir temizleyici ile cildinizi rahatlatın.
YANLIŞ 4
Bacaklarınızı tıraş ederken tıraş kremi yerine sabun veya vücut şampuanı kullanıyorsunuz.
ZARARI:
Tıraş jelleri ya da kremleri, jilete üstünden kayabileceği pürüzsüz bir yüzey sağlayarak cildin kızarmasını ve minik kesikler oluşmasını engeller. Pek çok sabunun etiketinde ‘nemlendiricilidir’ yazmasına rağmen, sabunlar cildi tıraş esnasında koruyamazlar bu yüzden tıraş sonrasında bacaklarınız pul pul gözükebilir.
Yönteminizi değiştirin: Mutlaka kadınlara özel bir tıraş kremi kullanın ama sakın bir erkek tıraş kremi kullanmayın. Kadın tıraş kremleri cildi dinlendiren ve nemlendiren; cildi pullanma ve yara bereye karşı koruyan bitkisel özler içerir. Eğer acil bir durumda kalırsanız tıraş kremi yerine saç kremi kullanabilirsiniz. O bile bacağı eski klasik sabununuzdan daha iyi koruyacak ve cildinizin nem dengesini bozmayacaktır.
YANLIŞ 5
Çenenizdeki o kocaman sivilceyi fark ettiğiniz an kendinizi tutamıyor ve sıkıyorsunuz.
ZARARI:
Dermatologlar hep bundan bahseder; sivilceleri patlatmak uzun vadede daha büyük sıkıntılara ve izlere yol açar. Sivilcenizi sıktığınızda, gözeneği tıkayan her ne ise dışarı çıkar ama büyük kısım içeride, cildin altında kalır. Ama nedense her seferinde yine de sivilcenizi sıkmak, çirkin bir soruna güzel bir çözüm gibi gelir.
Yönteminizi değiştirin: Bunu yine de yapacaksanız, en azından doğru yöntemle yapın. Öncelikle sivilce ve siyah noktalar için özel tasarlanmış metal çubuklardan birini alın. Aleti ve sivilceyi alkol ile silin. Ardından çıkıntıyı yumuşatmak için ılık bir kompres uygulayın (ıslak bir bez gibi). En sonunda çıkarıcı aletin deliği ile sivilceyi aynı hizaya getirin ve tam aşağıya doğru itin. Bu yöntemi sadece ucu görünen sivilceler ve siyah noktalarda kullanın. Derin kistlerde kullanmanız onları daha kötü hale getirecektir. Ama her zaman daha iyisi; bir dermatologa gidin ve o büyük sivilceyi uzmanın ellerine bırakın, bu sayede birkaç saat içinde kaybolabilirler. Bir başka sivilceyle savaş yöntemi de yeni bir cihaz. Zeno adındaki bu cihaz pille çalışıyor ve ısı terapisi ile sivilcedeki bakteri faaliyetini bitirip, beyaz uçlu sivilceye dönemsini engelliyor.
YANLIŞ 6
Hamile olduğunuzu bildiğiniz halde cilt bakımı rutininizi değiştirmiyorsunuz.
ZARARI:
Montclair, New Jersey’de dermatoloji uzmanı ve Shape dergisi uzman kurulu üyesi Jeanine Downie’nin ciddi bir uyarısı var: ‘Hamile olmayanlar için zararsız olan pek çok cilt bakım malzemesi fetüse zarar verebilir.’ Bilinen ve sürekli kullanılan anti-aging ve akne bileşenleri, kırışıklıklara karşı kullanılan retinol ve aknelere karşı uygulanan benzoil gibi maddeler hamile kadınlar için güvenli bulunmuyor.
Yönteminizi değiştirin: Hamile kalmaya karar verdikten sonra, ürünlerinizin içeriklerini okumaya başlayın. Hamilelik esnasında kullanımları güvenli olan meyve özlü ya da laktik (süt özlü) ürünleri tercih edin. Doğal cilt soyucu özlere sahip Clean&Clear Morning Burst Sunshine Control yüz temizleyicileri iyi bir çözüm olabilir. Aniden beliren cilt sorunları için düşük yoğunlukta salisilik asit içeren ürünler kullanın. Bunun için Dermalogica Overnight Cleaning Gel’i ya da içinde söğüt kabuğu gibi doğal bileşenler bulunduran Skyn Iceland Anti-Blemish Gel With Willow Bark gibi ürünleri de deneyebilirsiniz.
YANLIŞ 7
Makyaj fırçalarınızı nadiren temizliyorsunuz. Bir tek siz kullanıyorsanız neden uğraşacaksınız?
ZARARI:
Fırçalar zamanla tam bir bakteri yuvası olabilir. Fırçayı temizlemezseniz, bakteri birikimi direkt cildinize geri döner. Bütün o bakteriler hastalıklara yol açabilecek şekilde gözeneklere yerleşebilir. Bunu yanı sıra kirli fırçalar makyaj malzemelerini kolaylıkla alamaz ve fırça, kılları birbirlerinin üstüne yığıldığından makyajınızda lekelere yol açar.
Yönteminizi değiştirin: Kiri ve bakteriyi atmak için, fırçaları temizleyici bir şampuanla haftada bir kez yıkayın. Makyaj fırçalarını yıkama zamanı olmayanlar için daha pratik çözümler de mevcut. Örneğin Clinique markasının bu probleme kökten çözüm getirmek için, anti mikrobik teknoloji kullanarak geliştirdiği fırçalar
Sağlık Konusu: admin on Mart 14, 2009 | Yorum Yok
Genelde sabahları aynaya baktığınızda yorgun, çizgileri derinleşmiş, hatta sivilceli bir yüzle mi karşılaşıyorsunuz? Günün başlangıcında canınızı sıkan bu tür sorunlar nereden kaynaklanıyor?
1- Sigara ve içki
İkisi de vücudunuzu zehirler ve geriye pörsümüş sarkık bir cilt bırakır. Sigara ayrıca ağız kenarındaki çizgilerin derinleşmesini hızlandırır.
2- Yetersiz uyku
Geç yatılmış bir gecenin izleri hemen grileşmiş yorgun görünümlü bir ciltle kendini ele verir. Eğer yeterli derecede uyuyamıyorsanız, bunu uyandığınızda kan dolaşımını sağlayacak hareketler ve yüzünüze soğuk su çarparak telafi etmeye çalışın. Uykusuzluğun yol açtığı çizgileri kapatmak için hafif bir nemlendirici sürün…
3- Makyaj temizlemeden yatmak
Gözenekleri tıkayarak toksinlerin cilt yüzeyine çıkıp atılmasını önler. Göz makyajı silinmediği takdirde bir göz iltihabına neden olabilir.
4- Sivilcelerle oynamak
Deri dokularına zarar verir. Ayrıca enfeksiyonun çevreye yayılmasına neden olarak sorunu büyütür. Sivilcelerle hiçbir zaman oynamayın. Enfeksiyonlu bölgeye antiseptik merhem sürün.
5- Yüzü ovmak ya da aşırı fırçalamak
Yüzünüzdeki ölü deriyi temizlemek için satılan bazı toz ya da kremler deriniz için fazla kaba gelebilir. Cilt tipiniz ne olursa olsun yüzünüze daima nazik davranın.
6- Çok sıcak suyla yıkamak
Yıkanırken suyun kaynar derecede sıcak olmaması için önlem alın. Aşırı sıcak, cildi kurutur ve dokuları zedeler.
7- Yanlış beslenme
Sağlıksız besleniyorsanız deriyi koruyucu yaşamsal maddeleri alamıyorsunuz demektir. Ayrıca ultraviyole ışınlarından da uzak durun.
IŞIL IŞIL BİR CİLT İÇİN ALTIN KURALLAR!
Dengeli beslenin, balık ve beyaz ete öncelik tanıyarak bol bol meyve ve sebze tüketin, vücuttaki toksit maddelerin atılmasına yardımcı olan A, E, C vitaminleriyle minerallerin yardımına başvurun.
Hergün en az 1.5 litre su tüketin.
Yüz kaslarını güçlendirmek ve elastikiyet kazandırmak için düzenli yüz jimnastiği yapın.
İnce bir yastık, mümkünse hiç yastık kullanmadan, yüzdeki kırışıklıkları engellemek için sırt üstü yatın ve düzenli uyumaya özen gösterin.
Konuşurken mimiklerinizi incelemek için telefonunuzun yanına bir ayna koyun.
Nemlendiriciyi yüzünüze masaj yaparak yayın.
Göz çevresindeki hassas bölgeyi özel bir kremle besleyin.
Yaz aylarında uzun müddet güneşlenmekten kaçının.
Yoğun trafiğin ve kirliliğin arttığı bölgelerde uzun süre kalmamaya dikkat edin.
Günde en az bir saat temiz havada yürüyüş yapın.
Stresli ortamlardan kaçınıp günlük yoğun tempo içinde kendinize gevşeme süreleri bırakın.
Mümkün olduğu kadar yüz ve vücut temizliğini alışkanlık haline getirin.
Uzman rehberliğinde cilde uygun, yaşlılığı geciktirici kozmetik ürünleri kullanın.
Sağlık Konusu: admin on Mart 14, 2009 | Yorum Yok
Nemlendiriciler genç görünüm ve yaşlanmaya karşı cildin silahları. Ancak hangi yaşa, hangi cilde ne tür nemlendirici ürünler kullanılmalıdır, bu konuda bilgi sahibi misiniz?
Cilt bakım uzmanları, cilt tipiniz ne olursa olsun, cildinizi hergün nem kaybına karşı nemlendirmeniz gerektiği konusunda uyarıyorlar. Yağlı bir cildinizin olması, nemlendirici kullanmanıza gerek yok anlamına gelmez.
Cilt bakım maddeleri üreten firmalar, nemlendiricilerin her cilt tipi için ayrı ayrı kullanılması gerektiğini belirtiyorlar. Kuru ciltler için kremler, karışık ve yağlı ciltler ise için losyonlar öneriliyor. Yağlı cildi olanların nemlendirici seçiminde dikkat etmeleri gereken şey, nemledirici kremin yağsız olması. Çünkü bazı kozmetik yağlar akneleri besleyerek harekete geçiriyor. Ancak unutulmaması gereken bir nokta var ki, o da yaşadığınız ortam ve iklime bağlı olarak, daha fazla miktarda nemlendirici krem kullanma ihtiyacında olabileceğiniz.
Yaşlanmaya karşı mücadele
Günümüzde kullanılan nemlendirici kremlerin üretiminde, ağır mineral yağlar artık kullanılmıyor. Bunların yerine yaşlanmaya karşı etkili olan, hücrelerin kendi doğal nem yapısında bulunan asit yağları kullanılıyor. Cildin üst yüzeyindeki hücrelerin yüzde 40′ını su molekülleri oluşturur ve bunlar hemen cildin altında bir çeşit koruyucu bariyer meydana getirirler. Sanki deri tabakalarını birarada tutan bir yapıştırıcı gibi görev yaparlar. Yaşlanmayla birlikte, cildin nem kaybı artar ve nemlendiriciye daha fazla ihtiyaç duyar. Nemlendiricilerin etkili oldukları bölge, “stratum korneum” adı verilen cildin en üst tabakası. Nemledirici ürünler su moleküllerini cildin en alt tabakalarına kadar taşıyarak, derinlemesine nemlendirmeyi sağlarlar.
AHA nedir ?
Nemlendirici ürünlerin hazırlanmasında vazgeçilmez maddelerden biri de, Alfa Hidroksil Asitler’dir. Kısaca AHA adı verilen cilde faydalı bu asitler, doğal bitkilerde bulunan glikolik ve laktik asit içerir. Cildin nemlendirilmesinin yanısıra, ölü hücre tabakasının atılarak, hücre yenilenmesini de sağlarlar. Böylece geride daha canlı ve genç görünümlü bir cilt bırakırlar. Uzmanlar, ölü hücre tabakalarının ciltten atılmadan, cildin nemlendirilemeyeceği görüşünde birleşiyor.
Yaşlanmayı önleyici cilt bakımı
Günümüzde piyasalara sunulan nemlendirici ürünler, B, C vitamini ve Betakaroten gibi cildin yaşlanma sürecini yavaşlatan vitamin çeşitleri içeriyor. UV ışınları, sigara, hava kirliliği ve çevresel faktörler cildin kolajen yapısını bozarak erken yaşlanmasına neden olur. Laboratuar araştırmaları yürüten dermatologlar, polipeptik asit, karbonhidrat, aminoasit ve vitaminlerden oluşan kombinasyonun cildin erken yaşlanmasına sebep olan çevresel faktörlere karşı oldukça etkili olduğunu belirtiyor. Yapılan araştırmalar sonucu, çevre kirliliği nedeniyle havada bulunan sülfür dioksit gazının, D vitaminini etkisiz hale getirdiği anlaşılmış. Bu yüzden uzmanlar özellikle kışın kirli havalarda, yaşlanmayı önleyici cilt bakım ürünlerinin yanısıra nemlendirici kremleri kullanmanın önemini vurguluyor.
Nemlendiriciler ile ilgili merak edilen 10 soru :
1- Cildi nemlendirmeye ne zaman başlamak gerekir?
Cildinizin tipi ve nemlendirilmesi konusunda mümkün olduğunca erken bilinçlenmenizde fayda var. Cilt kendi halindeyken esnek, pürüzsüz ve canlıdır. Kirli hava, ultraviyole ışınlar gibi çevresel faktörlerin etkisiyle giderek mat ve cansız bir görünüm alır. Bu yüzden yağsız ve güneş ışığı filitreli bir nemlendirici krem kullanmayı, her gün dişlerinizi fırçaladığınız gibi alışkanlık haline getirmelisiniz.
2-Gece kremlerini kullanmak gerçekten gerekli midir?
Gerekli değilse de kullanmanızda büyük fayda var. Birincisi, nemlendirici özelliğiyle cildin günlük nem kaybını önler. İkincisi, gece yarısından sonra harekete geçen hücre yenilenmesini en az 3 - 4 kez artırıcı özelliği vardır. Ayrıca gün boyunca yüzünüzdeki makyajdan hava alamayan cildiniz, gece boyunca kendini tamir etme fırsatını bulur.
3-Temizleme sütleri ve jelleri kullanmalı mıyız?
Bunun cevabı, cildinizin tipine ve yaptığınız makyajın miktarına bağlı. Örneğin kuru ciltli ve yoğun makyaj yapan birisinin yağlı temizleme sütü veya losyonu kullanması gerekir. Yağlı ciltlere ise köpüren jeller ve sıvı sabunlar daha taze bir etki bırakır. Bu tip ürünler seçerken, cildin asit dengesini bozmama ve cildi kurutmama özelliğine dikkat edilmelidir.
4-Cildinizi doğru şekilde nemlendirmeyi biliyor musunuz?
Belli bir yere kadar evet. Cildin nemlendirilmesini lipozom adı verilen su taşıyan moleküller sağlar. Cildin nemlenmesini sağlayan bu moleküller derinin üst yüzeyinde yuvalanmıştır ve dıştan içeriye doğru hareket halindedir. Bu moleküllerin güneş ve aşırı sıcaklarla azalması ciltte kurumalara ve çatlaklara neden olur. Bu nedenle yaz aylarında güçlü formüllü extra nemlendiricili, cildin gün boyu nemli ve yumuşak kalmasını sağlayan ürünler kullanmalısınız.
5-Nemlendirici kremler her gün kullanılmalı mıdır?
Cilt, mevsimlere ve çevresel faktörlere göre tepki verir. Örneğin yazın daha yağlıdır, kışın ise soğuk hava ve rüzgarlar nedeniyle kuru, pütür pütür bir görünüm alır. Hastalıklar ve stres de cildin canlı, parlak görünümü alıp götürür. Bu nedenle cildinizin düzenli kullanılan bir nemlendiriciye ihtiyacı vardır.
6-Yağlı nemlendiciler siyah noktalara neden olur mu?
Günümüz cilt bakım formülleri gözenekleri tıkamayan, siyah nokta yapmayan, ancak cildi koruyacak kadar yağ içeren ürünlerden oluşuyor. Eğer cildiniz yağlı ise mineral yağlardan ve balmumundan üretilmiş ürünleri tercih edin.
7- Kremin etkili olup olmadığını öğrenmek için kaç hafta geçmesi gerekiyor?
Etkiyi görmek için üç - dört hafta yeterlidir. Bu süre cildin en üst tabakası olan epidermisin kendini tamamen yenileme süresidir. Doğru seçilmiş bir nemlendirici, su hücrelerinin cilt yüzeyinden cildin derinlerine kadar hareketi için uygun ortamı sağlar, üst deriyi mükemmel bir yumuşaklığa kavuşturur. Cildinizdeki değişikliği kısa sürede farkedersiniz: cilt, daha parlak, pürüzsüz ve temiz bir görünüm alır.
8- Nemlendirici kremler kırışıklıkları önleyebilir mi?
Tamamen değil. Henüz kırışıklıkları tamamen durduran ve oluşmuş çizgileri ortadan kaldıran bir formül keşfedilmedi. Buna rağmen nemlendiriciler, çevresel faktörler ve su kaybından dolayı oluşan erken yaşlanmayı önlerler. Sağlıklı bir beslenme ve hayat biçimi cildi güçlendirir, yenilenmesini sağlar. Bayat ve yağlı yiyeceklerden kaçınmak, sigara ve alkol kullanmamak, yeterince uyumak ve egzersiz yapmak genç kalmak için gerekli. Ayrıca bilim adamları vitaminlerin yararlı etkilerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini söylüyorlar. Cildin yaşlanmasından sorumlu olan ultraviyole ışınların zararlı etkisini A,C,E vitaminleri ile beta - karoten adlı vitamin azaltıyor. Bunlar yeşil yapraklı sebzeler, meyvelerde bol miktarda mevcut. Ayrıca nemlendirici kreminizi alırken formülünde bu vitaminleri içerenleri tercih edebilirsiniz.
9-Göz çevresi nemlendiricileri kullanmak yararlı mıdır?
Yararlıdır, çünkü göz çevresindeki deri yüzün diğer kısımlarına oranla daha incedir. Bu aynı zamanda kırışıklıklara daha elverişli anlamına gelir. Bu yüzden göz çevresine ayrı bakım uygulamak yararınızadır. Ancak yağlı kremler bu bölgenin hassasiyetini daha da artırır. Bu yüzden yağsız olan göz kremlerini tercih edin. Gözaltı jelleri de bu bölgedeki cilt yenilenmesini hızlandırarak daha gergin bir hale getirir, kırışıklık izlerini hafifletir.
10-Su içmek cildi nemlendirir mi?
Vücudumuzun yüzde 70′i sudur ve de bunun yüzde 20’si deri tarafından kullanılır. Günde en az bir litre su içmek cildi içeriden temizlemeye yardım eder, zehirlerden arındırır, yumuşaklığı korur, temiz ve sağlıklı olmasını sağlar.
Sağlık Konusu: admin on Mart 13, 2009 | Yorum Yok
Lensleri her akşam temizlememek: Lensle uyumak gözün enfeksiyon kapma riskini büyük oranda artırır. Lensinizi günlük olarak temizleyip uyuyun.
2) Kahvaltı yapmamak: Beslenme uzmanları, ‘Kahvaltı yapmayan insanlar, sonraki öğünlerde daha fazla yiyor. İnsanlar daha az yediklerini düşünüyor. Tersine giderek şişmanlıyorlar’ dedi.
3) Diş ipi kullanmamak: Diş ipi kullanmayı unutursanız ağzınızda yüzde 30 oranında daha fazla diş taşı oluşur. Bu da diş eti hastalığı riskini artırır. Diş ipi kullanmak hayatınıza 6 yıl ekler.
4) Yatarken makyajı silmemek: Kozmetik uzmanları her gece yatmadan önce makyajın silinmesi gerektiği söylüyor. Gözeneklerin açılması ve yüzün nefes alması için mutlaka makyajını yatmadan önce iyice silin.
5) Sebze ve meyve tüketmemek: Beslenme uzmanları günlük vitamin ihtiyacını karşılamak için sebze ve meyve gibi yiyeceklerin tüketilmesi gerektiğini söylüyor. Özellikle de sigara içenlerin sebze ve meyve tüketmesi şart.
6) Kişisel eşyaları paylaşmak: Tıraş makinenizi kesinlikle ödünç vermeyin. Eğer, ödünç verdiğiniz kişide Hepatit B veya C gibi hastalık varsa size geçer. Diş fırçası da paylaşılmaması gereken eşyalar arasında. Diş fırçanızı ve tıraş makinenizi paketleyin ve yedeğini bulundurun. Çünkü evinize yatıya gelen misafirler kendi diş fırçalarını veya traş makinelerini unutabilir.
7) Yeterli cilt bakımı yapmamak: Yüzünüz kadar çeneniz de yaşınızı ele verir. Göğüs ve dekolte bölgeleriniz de güneş ışığından etkilenir. Bu bölgelerinize de mutlaka bakım yaptırın.
Telefonda konuşurken yazı yazmak: İşyerinde telefonda konuşurken yazı yazmaya çalışmayın. Çünkü, boyun kaslarınız tahrip olabilir. Konuşurken kulaklık kullanmaya çalışın.
9) Hazır yiyecekler tüketmek: Araştırmalara göre hazır yiyeceklerin yarıya yakınında günlük tuz ihtiyacından yüzde 40 daha fazla tuz var. Hazır yiyecek alırkan 18 gr yağ ve 1.6 gr tuzdan fazlasını içeriyorsa almayın.
10) Hızlı yemek: Hızlı yemek yediğiniz takdirde midenizde ve gırtlağınızda yanma meydana gelir. Bu da şişmanlığa sebep olur. Çiğneyerek ve yavaş yiyin.
Sağlık Konusu: admin on Mart 4, 2009 | Yorum Yok
Gerek dünyada gerek Türkiye’de obezitenin görülme sıklığı artıyor. Bu, obeziteye bağlı başka hastalıkların da artacağı anlamına geliyor
Dünya nüfusunun yüzde 75′i kilolu. İngiltere’de obezlerin sayısı 20 yılda beş kat arttı. Avrupa’da okul çağı obezitesi yüzde 10′a yükseldi. Almanya’da çocuklarda aşırı şişmanlık oranı 20 yılda iki kat arttı… Vücuttaki yağ oranlarının istenen değerlerin üzerine çıkmasıyla tanımlanabilen obezite rakamları son yıllarda daha da vahim bir tablo çizmeye başladı.Tüm dünya mercek altına yatırıldığında sonuçlar ciddileşiyor. Örneğin 1992 yılından bu yana Çin’de obezite görülme sıklığı üç katına ulaştı. En yağlı ülkeler listesinde üst sıralarda Güney Pasifik ülkeleri yer alıyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) araştırmaları bu bölge insanlarının güzelliği şişmanlıkla tanımladıklarını ve eskiden daha çok tarımla uğraşanların teknolojik gelişmelere bağlı olarak artık daha az fiziksel aktivite yaptıklarını gösteriyor.
Obezite artışına paralel olarak kalp damar hastalıkları, tip 2 diyabet, hipertansiyon ve felç de artıyor. Uluslararası Diyabet Federasyonu’nun kayıtlarına göre Hindistan’da 40,9 milyon, Çin’de 39,8 milyon, Amerika Birleşik Devletleri’nde ise 19,2 milyon kişi diyabet hastası.
Fark kapanıyor
WHO beden-kitle indeksine göre 25 veya üzerindeki bireyleri fazla kilolu, 30 veya üzerindekileri obez olarak sınıflandırıyor. Dünyada bugün 1,6 milyar yüksek kilolu, 400 milyon obez birey bulunuyor. Bu rakamın 10 yıl içinde yüzde 40 oranında artacağı; obez sayısının 700 milyona, yüksek kiloluların ise 2,3 milyara ulaşacağı bildiriliyor.
Türkiye’de Sağlık Bakanlığı’nın hazırladığı bir raporda, kentsel bölgelerde obezite görülme sıklığı yüzde 23,8′ken, kırsal bölgelerde bu oran yüzde 19,6 olarak tespit edilmiş. Ancak son yıllarda kent ve kırsal kesim arasındaki obezite farkının kapanmaya başlaması, obezitenin ülke genelinde hızla yayılmasının bir göstergesi.
Haftanın tarifi Buzlu çorba
Malzemeler: 10 yaprak pazı veya semizotu, yarım demet maydanoz, yarım demet dereotu, bir tavuk göğsü, dört kaşık light yoğurt, isteğe göre tuz ve karabiber. Hazırlanışı: Tavuk göğsü haşlanıp süzülür. Suyuna pazı yaprakları (veya semizotu) doğranır ve pişirilir. Soğuması beklenir. İçine haşlanmış tavuk, maydanoz ve dereotu didilir. Yoğurt ilave edilir. Tuz ve karabiber ekilip servis tabağına alınır.
Not: Servis tabağına buz parçaları koyabilirsiniz.
Birkaç veri
Güney Avrupa ülkelerinde obezite Kuzey Avrupa ülkelerine oranla daha yüksek. İngiltere’de 1980′den sonra obezite sıklığında artış erkeklerde yüzde 61, kadınlarda yüzde 52. ABD’de obezite oranı 20 yaş ve üstü bireylerde yüzde 55′e ulaştı. ABD’de nüfusun yarısının obez olduğu, 2010′da aynı durumun İngiltere için de geçerli olacağı bildiriliyor. İngiliz bilim insanları son 10 yılda çocuk ve gençlerde yüksek tansiyon vakalarının dikkat çekici biçimde arttığını söylüyor. Türkiye’de 9-17 yaş arası çocuklarda obezite oranı erkeklerde yüzde 11,2, kızlarda ise yüzde 9,4. Bu oran yüksek sosyoekonomik gruba mensup çocuklarda daha da fazla. Sağlık Bakanlığı raporu gençlerin fast food beslenme alışkanlıkları, hareketsiz hayat, stres ve uykusuz yaşam şekli yüzünden giderek daha da şişmanladığını belirtiyor ve böyle giderse 2025 yılında obez bir toplum haline geleceğimize dikkat çekiyor.
Cilde SPA desteği
Anti-aging uygulaması Saka’da
Saka Beauty Center / SPA&Anti-Aging’de bölgesel incelme, anti-aging, epilasyon, el ve ayak bakımı, yosun uygulamaları, masaj, sağlıklı beslenme ve diyet danışmanlığı, dolgu ve vitamin enjeksiyonları, kimyasal peeling ve mezoterapi, cilt ve vücut bakımı gibi konularda hizmet alabilirsiniz.
20 çeşit masaj uygulaması
Sapanca Gölü kenarındaki Richmond Nua Wellness Spa’da dört çeşit buhar banyosundan 20 çeşit masaj uygulamasına, kuru yüzdürme terapilerinden buz odasına kadar pek çok uygulama gerçekleştiriliyor.
Süitlerde tüm gün spa
Antalya Belek’teki Adam&Eve Hotel’de solaryumdan cilt bakımına, ayurvedadan çeşitli terapilere kadar uzanan hizmetler 4 bin 500 metrekarelik alana kurulu Wellness ve Spa Merkezi’nde sunuluyor. Spa hizmetine doymayanlar için hazırlanan Spa süitlerde tüm gün sauna, Türk hamamı, jakuzi ve havuz keyfi yapmak mümkün.