Okunma Sayısı : 3522  |
H
Hanımeli (lonicera caprifolium) : Hanımeligillerin örneği olan,
ilkbaharda güzel kokulu çiçekler açan bir süs bitkisidir. Çiçekleri, kabuğu ve
yaprakları kullanılır. 100 kadar türü vardır.
Faydası : İdrar söktürür. Karaciğer hastalıklarında faydalıdır. Müzmin
bronşitte rahatlık sağlar. Nefes darlığını giderir. Öksürüğü keser. Nikriste de
kullanılır.
Hardal (sinapis) : Turpgillerden bir çeşit bitkidir. Vatanı
Akdeniz bölgesidir. Sarı veya beyaz çiçeklidir. Tohumlarında eterik yağ vardır.
İki çeşidi vardır. Siyah hardal: Çiçekleri sarı, meyvesi dört köşeli, kısa ve
sivridir. Hekimlikte; göğüs hastalıklarında kullanıllır. Beyaz hardal : Soluk
kırmızı veya beyaz çiçeklidir. Taneleri, siyah hardalınkinden daha büyüktür.
Hekimlikte; daha ziyade siyah hardal tohumu kullanılır. Tesirli maddesi
"potasium mironat" ve "sinigrin"dir. Hardal ruhu : Ilık suya, dövülmüş hardal
tohumu konularak elde edilir. Çok tahriş edici bir maddedir. Deriyi kızartır ve
yakar.
Hardal kağıdı : Hardal tozunun, kauçuk mahlülü aracılığıyla kağıda
yapıştırılması suretiyle elde edilir. Bu kağıt ılık su ile ıslatılıp, hardallı
tarafı cilde tatbik edilir.
Hardal banyosu : Temiz bir tülbentin içine 150 - 500 gram hardal tozu
konur. Çıkın yapıldıktan sonra banyo suyuna konur. Hardal kağıdı, keten tohumu
lapası veya hardal banyosu 10-15 dakikadan fazla tatbik edilmemelidir.
Faydası : Beyne veya akciğerlere kan hücum etmesi hallerinde
faydalıdır. Bronşit ve zatürreeden doğan şikayetleri giderir. İç organlarda
biriken kanı dışarı çeker. Sofrada kullanılan hardal ise hazmı kolaylaştırıp,
kabız olmayı önler.
Hasırotu (saz) : Hasırgiller familyasından; düz ince uzun,
dayanıklı olan yaprakları; minder ve yastık gibi şeyleri doldurmaya, hasır
örmeye yarayan bir sazdır. Bataklıklarda yetişir.
Faydası : Bağırsak solucanlarının düşürülmesinde yardımcı olur.
Haşhaş (papaver) : Gelincikler familyasından bir çeşit
bitkidir. Baş kısmından afyon, tohumlarında da haşhaş yağı çıkarılır. Afyon,
haşhaş meyvelerinin özel bıçakla çizilmesi sonucu akan, süte benzer sıvının
güneşte katılaşmış ve esmerleşmiş şeklidir. İçeriğinde morfin, kodein, tebain,
papaverin, narkotin gibi maddeler vardır. Uyuşturucudur, zehirlidir. Ev
ilaçlarında kullanılmaması gerekir.
Faydası : Hekimlikte; ağrı ve sancıları giderici ve ishal kesici
olarak kullanılır.
Hatmi (althaea officinalis) : Ebegümecigillerden; büyük,
yuvarlak, yumuşak yapraklı ve uzun köklü bir bitkidir. Çiçekleri beyazımsı mor
veya pembedir. Hekimlikte kökü ve yaprakları kullanıllır. İçeriğinde fazla
miktarda müsilaj vardır. Çiçekleri Temmuz ve Ağustos aylarında, kökleri ise
Sonbahar aylarında toplanıp, kurutulur.
Faydası : Nezle ve bronşitin sebep olduğu şikayetleri giderir. Ağız,
boğaz ve diş eti iltihaplarını iyileştirir. Bağırsak iltihaplarını giderir.
Sancıları dindirir. Dövülmüş hatmi taneleri, vücuda sürülecek olursa, sivrisinek
ve böcek sokmalarını önler.
Havacıva (alkanna tinctoria) : Hodangiller familyasından;
Akdeniz bölgesinde yetişen bir bitkidir. Çiçekleri mavidir. Köklerinin iç tarafı
sarı, öz kısmı ise kırmızımtırak renktedir. Kökünden boya elde edilir.
Faydası : Ağrıları giderir. Bağırsak hastalıklarında faydalıdır.
Havlıcan (alpinia) : Zencefilgillerden, ıtırlı bir bitkidir.
Doğu Asya'da yetişir. Kök sapları baharat olarak kullanılır. İçeriğinde "Alpinol"
ve "Alpinin" gibi maddeler vardır.
Faydası : İştah açar. Tükürük ifrazatını artırır. Göğsü yumuşatır.
Vücudun güçlenmesini sağlar. Mide, bağırsak gazlarını önler. Mideyi
kuvvetlendirir. Hava yutmayı önler. Grip ve soğuk algınlıklarında vücudun
ısınmasını sağlar. Baş ağrısı ve baş dönmelerini dindirir. İdrar söktürür.
Romatizma ve nikrisin şikayetlerini hafifletir.
Havuç (daucus carota) : Maydanozgillerden; uzunca koni şeklinde
ve etli olan kökünden dolayı sebze olarak yetiştirilen bir çeşit bitkidir.
İçeriğinde şeker, A vitamini ve karotin vardır.
Faydası : Müzmin kabızlığı giderir. Çocuk ishallerini keser. Bağırsak
iltihaplarını giderir. Mide ve bağırsak kanamalarını keser. Kansızlığı giderir.
Cilde canlılık verir. Anne sütünü artırır. Cilt ve göz hastalıklarını önler.
Böbrek ağrılarını dindirir. Vücuda kuvvet verir. Astım, bronşit, ses
kısıklığında göğsü yumuşatır, rahatlık verir. Veremde de faydalıdır. Mide ve
onikiparmak ülserinde şikayetleri giderir. Kalp hastalıkları ve damar
sertliğinde faydalıdır. İdrar ve bağırsak gazlarını söktürür. Aybaşı halinin
muntazam ve ağrısız olmasını sağlar. Diş etlerini kuvvetlendirir. Yüz ve boyun
kırıklıklarını giderir. Görme gücünü artırır.
Hayıt (ayıt) : Mineçiçeğigiller familyasından; batı ve güney
Anadolu'da yetişen bir ağaçtır. Haziran - Temmuz aylarında mor renkli çiçekler
açar. Dalları ve yapraklarında, uçucu ve sabit yağ, tanen, sineol, şekerleri
kristalize maddeler ve bir glikozit vardır.
Faydası : İdrar söktürür. Sancıları keser. Aybaşı kanamalarını
düzenler. Anne sütünü artırır. Hazımsızlığı giderir. Karın ağrısını ve ishali
keser. Ayak şişlerini indirir. Akrep ve arı sokmalarında faydalıdır.
Helvacıkabağı(kestanekabağı) : Kabakgillerden tatlısı yapılan
bir çeşit kabaktır. Yaprakları uzun ve büyüktür. Çekirdekleri yoktur. Ev
ilaçlarında çekirdekleri kullanılır.
Faydası : Bağırsak kurtlarının düşürülmesinde yardımcı olur.
Hercaimenekşe (viola tricolor) : Sarı, mor, mavi çiçekleri olan
bir çeşit menekşedir. Boyu 20 cm kadardır.
Faydası : İdrar söktürür. İdraryollarındaki iltihapları giderir. Cilt
hastalıkları ve özellikle egzamada faydalıdır. Öksürüğü keser. Damar sertliği ve
sarılıkta da kullanılır.
Hıyar (salatalık) : Kabakgillerden bir çeşit bitkidir. Yemiş
gibi yenen veya salatası yapılan, gevrek, serinletici ve suluca yemişine de
hıyar denir. Terkibinde A ve C vitamini vardır. Birçok çeşidi vardır.
Faydası : İdrar söktürür. Vücut yorgunluğunu giderir. Romatizma ve
mafsal ağrılarında faydalıdır. Susuzluğu keser. Kandaki şeker miktarını düşürür.
İnsülin ihtiyacını karşılar. Ter bezlerinin düzenli çalışmasını sağlar. El, yüz,
boyun kırışıklıklarını ve lekeleri giderir. Cilde güzellik verir.
Hiyarşembe (hindhıyarı) : Baklagillerden leguminoseae denilen
büyük ağaçların meyvesidir. Doğu Hind, Antil ve Brezilya'da yetişir. Meyvesi
siyahtır ve silindiriktir. Terkibinde şeker, pektin, zamk, tanen ve esans
vardır.
Faydası : Kabızlığı önler, fazlası müshildir.
Hindiba (güneğik) : Hindiba familyasının örnek bitkisidir.
Çiçekleri sarıdır. Yaprakları az ve küçüktür. Sapı yoktur. Kökü uzundur. Kökünün
dışı beyaz, içi esmer renktedir. Sütlü, acı bir suare ifraz eder. Yaprakları
haşlanıp, salata gibi yenir. Kökü de, dövülerek kahve yapılır veya kahveye
karıştırılır. Lezzeti mayhoşumsudur. Ak ve kara olmak üzere iki çeşidi vardır.
Hekimlikte yaprakları ve kökü kullanılır.
Faydası : İdrar söktürür. Egzama, güneş yanıkları, akrep ve arı
sokmasında faydalıdır. Balgam söktürür. Nikris ağrılarını dindirir.
Böbreklerdeki kumların dökülmesine yardımcı olur. Vücuda kuvvet verir.
Hindistancevizi (cocos nucifera) : Tropikal bölgelerde yetişen,
hurma cinsinden bir çeşit ağacın yemişidir. Portakaldan büyüktür. Kabuğu çok
serttir. İçinde sütümsü bir sıvı vardır. Yemişin içinde kabuğuna bitişik yağlı
ve nişastalı eti vardır. Büyük ve Küçük olmak üzere iki çeşidi vardır.
Hekimlikte küçükleri kullanılır.
Faydası : İdrar söktürür. Böbreklerdeki kum ve taşların düşürülmesine
yardımcı olur. Mide ağrılarını giderir.
Hindyağıağacı (genegerçekotu) : Sütleğengillerden bir ağaçtır.
Tohumlarından hindyağı çıkarılır. Hindyağı berrak, renksiz veya soluk sarı
renkli, koyu kıvamlıdır. Kokusu yok denecek kadar azdır. Lezzeti hafif ve biraz
tahriş edicidir. Etkili maddesi Ricinoleik asittir.
Faydası : Müshildir. Kabızlığı giderir. Saçkıranda faydalıdır.
Lavmanlarda da kullanılır. Saçların dökülmesini önler.
Hodan (borage) : Hodangiller familyasından mavi beyaz çiçekli
bir bitkidir. Hekimlikte çiçekleri ve kökü kullanılır. İçeriğinde müsilaj ve
madeni tuzlar vardır.
Faydası : Öksürüğü keser, balgam söktürür. İdrar zorluğunu giderir.
Horasani (semen-contra) : Bileşikgiller familyasından "Compositae"nin
açılmamış çiçekleridir. Halep, Türkistan, Buhara ve Volga nehri etrafında
yetişir. Hekimlikte sarımtırak esmer renkli ve küçük tohuma benzer çiçek başları
ile diğer kısımları kullanılır. Kokusu anasona benzer. Tadı acı, yakıcı ve
fenadır. Etkili maddesi Santonin'dir.
Faydası : Bağırsak solucanlarını düşürür.
Hurma (şecere-i temir) : Hurmagiller familyasından sıcak
ülkelerde yetişen bir ağacın meyvesidir. Ağacın boyu 30 metre kadardır. Gövdesi
sütun biçimindedir. Yaprakları büyük ve dilimlidir.
Faydası : Bedeni ve zihni gelişmeyi sağlar. Besleyicidir. Kansere
karşı koruyucudur. Zihni yorgunluğu giderir. Anne sütünün, bol ve besleyici
olmasını sağlar. Boğaz ağrılarını keser. Bronşit, öksürük ve soğuk algınlığının
şikayetlerini giderir. Kemik hastalıklarında faydalıdır.
Hünnap (çiğde) : Ayrı çanakyapraklı ikiçeneklilerden bir ağaç
ve bu ağacın verdiği kırmızı kabuklu, sert çekirdekli, iri zeytin biçim ve
büyüklüğünde bir yemiştir. Güz'ün olgunlaşır. Çiçekleri küçük ve yeşilimsidir.
Meyveleri ise tatlımsıdır.
Faydası : Öksürüğü keser. Balgam söktürür. Vücuda rahatlık verir.
Hüsnüyusuf (guguçiçeği) : Karanfilgiller familyasından bir
çeşit süs bitkisidir.
Faydası : Mide üşütmesinden doğan şikayetleri giderir. İktidarsızlıkta da
faydalıdırK
Kabak (cucurbita) : Kabakgiller familyasından, meyvası sebze
olarak kullanılan, otsu bir bitki cinsidir. Kökü saçak şeklindedir. Gövdesi
sürüngen, köşeli, ince ve çok uzundur. Üzerinde sert ve kısa tüyler bulunur.
Yaprakları büyük, kaba, tüylü; çiçekleri sarıdır. Meyvesi, etli ve suludur.
İçinde kabak çekirdeği denilen pek çok tohum vardır.
Faydası : İdrar söktürür ve idrar tutukluğunu giderir. Böbrek ve
mesane iltihaplarını temizler. Prostattan doğan şikayetleri giderir. Mide ve
bağırsaklara yumuşaklık verir, kabızlığı giderir. Basuru olanlar için
faydalıdır. Yüksek tansiyonu düşürür. Göğsü yumuşatır, öksürüğü keser.
Helvacıkabağının çekirdekleri bağırsak kurtlarının düşmesine yardımcı olur.
Lapası dıştan tatbik edilecek olursa boğaz ağrılarını ve kadınlarda görülen
akıntıyı keser.
Kabakulakotu (venüsçiçeği) : İkiçeneklilerden; 70-80 cm boyunda
ince saplı tırmanıcı bir bitkidir. Çiçekleri koyu kahverengidir. Kokusu pistir.
Faydası : İdrar söktürür. Aybaşı kanamalarının düzenli olmasını
sağlar.
Kafuru (kafur) : Tabiatta, bir çok bitkide bulunur. Tıpta
kullanılan kafuru "Japonya Kafuru"dur. "Cinnamomun Camphorea"
ağacının odunu, su buharıyla distile edilerek elde edilir. Kafuru renksiz,
şeffaf, billuri yapılı, gevrek parçalarıdır. Kokusu hususi ve keskin, lezzeti
sonradan serinlik veren acı ve yakıcıdır. 204 santigrat derecede kaynar. Adi
sıcaklıkta uçar. Suda çok az erir. Alkolde, eterde, kloroformda, benzolde ve
yağlarda çok erir.
Faydası : Kan dolaşımını kuvvetlendirir. Beyni ve sinirleri uyarır.
Kalp yetersizliğini giderir. Solunum sistemini uyarır. Bronşların ifrazatını
arttırır. İspirto ile karıştırılmış kafuru, ağrıları ve kepeklenmeyi keser.
Akciğer hastalıklarında faydalıdır. Ateşli hastalıklarda, uyuşturucu maddelerde
zehirlenmelerde ve gece terlemelerinde de kullanılır. Tıpta kafurulu yağ,
kafurulu ispirto gibi terkipler kullanılır.
Kahkahaçiçeği (çitsarmaşığı) : Çitsarmaşığıgiller
familyasından, uçları mavi çizgili beyaz çiçekler açan bir çeşit sarmaşıktır.
Faydası : Kabızlığı giderir. Hazmı kolaylaştırır.
Kahve (coffea) : İkiçenekliler sınıfının, kökboyasıgiller
familyasından, vatanı Afrika olan, fakat Asya ve Amerika'nın tropik bölgelerinde
yetiştirilen, 20 kadar çeşidi olan bir ağaçtır. En çok bilineni Arabistan
kahvesi'dir. 7-8 metre boyunda bir ağaçtır. Yaprakları sivri uçlu olup,
kenarları dalgalıdır. Çiçekleri beyaz ve hoş kokuludur. Meyvesi kiraza benzer;
içinde ince iki çekirdek bulunur. Her çekirdeğin içinde aynı şekilde bir tohum
vardır. Tohumlarında, kafein alkoloidleri vardır.
Faydası : Kandolaşımını sağlar. Uykuyu kaçırır, düşünmeyi
kolaylaştırır. Yarımbaş ağrılarını dindirir. Uyuşturucu maddelerle
zehirlenmelerde faydalıdır. Boğmaca öksürüğünü keser. Nikris ağrılarını teskin
eder. Tansiyonu yüksek olanların kahve içmemesi tavsiye edilir. Ayrıca fazla
miktarda içildiğinde uykusuzluk, sinir bozukluğu ve çarpıntı yapar.
Kakao (hindbademi) : İkiçenekliler sınıfının sterculiaceae
familyasından, vatanı tropik Amerika olan bir ağacın meyvesidir. Kakao ağacı
4-10 metre boyundadır. Yaprakları derimsidir. Çiçekleri her mevsimde açar.
Meyvelerinin içinde kestane büyüklüğünde tohumları vardır. Tohumlarının
içeriğinde teobromin denilen alkoloid vardır. Bu madde uyarıcıdır. Tohumlarından
kakao yağı çıkarılır. Kozmetik sanayiide ve eczacılıkta fitil yapmakta
kulanılır. Tohumlarının yağı alındıktan sonra elde edilen kakao tozuna çikolata
denir.
Faydası : Uyarıcı, iştah açıcı ve kuvvet vericidir. İdrar söktürür.
Vücuttaki zehirlerin dışarı atılmasını sağlar. Böbrek iltihaplarını giderir.
Fazla içildiği takdirde çarpıntı ve baş ağrısı yapar.
Kakule (cardamon) : İkiçenekliler sınıfının, zencefilgiller
familyasından bir bitkidir. Hindistan'da ve Asya'nın sıcak bölgelerinde yetişir.
Meyvesi 1-2 cm boyunda bir kapsüldür. İçinde birbiri üzerine oturan siyah,
prizmatik tohumları vardır. Meyveler tamamen olgunlaşmadan toplanır. İçeriğinde
sineol, terpineol ve asetat vardır.
Faydası : Ferahlık verir. İştah açar. Mide rahatsızlıklarını ve
gazları giderir. Vücuda rahatlık verir.
Kanaryaotu (senecio) : Bileşikgiller familyasından bir bitki
cinsidir. Adikanaryaotu denilen çeşidi, bütün yıl boyunca çiçek açan 10-40
santimetre boyunda bir veya iki yıllık otsu bir bitkidir. Çiçekleri küçük
silindir şeklindedir. Meyvelerinin içeriğinde uçucu yağ, tanen, reçine, inulin
vardır. Köklerinde ise; "Senecin" ve "Senecionin" adlı iki
alkoloid bulunur.
Faydası : Aybaşı kanamalarını düzenler. Aybaşı ağrılarını keser.
Bağırsak kurtlarını düşürür. İshal, dizanteri ve kanamalarda faydalıdır.
Yaraları iyileştirir. Romatizma ağrılarını keser.
Kantaron (kantariyyon) : İkiçenekliler sınıfının, bileşikgiller
familyasından, bütün dünyada, özellikle ılıman bölgelerde yaygın olan çok yıllık
veya bir yıllık bitkidir. Kırmızı, sarı, mavi ve nadiren beyaz çiçekli olanı
bulunur. Kökü acıdır. Bu türüne "Büyük Kantaron" da denir. Çoğunlukla kökü
kullanılır. Yaz aylarında toplanıp kurutulur.
Faydası : Vücudu kuvvetlendirir. Ateşi düşürür. İştah açar, hazmı
kolaylaştırır. İshali keser. Nekahat devresini kısaltır. Nezle ve bronşite
faydalıdır. Öksürüğü keser. Mide ağrılarını dindirir. Yaraların iyileşmesinde
yardımıcı olur. Astım, mide ülseri, midede asit fazlalığı, akciğer hastalıkları,
damar sertliği ve sinir iltihaplarında da faydalıdır.
Karaağaç (ulmus) : İkiçenekliler sınıfının, karaağaçgiller
familyasından, kışın yaprak döken, bir çeşit orman ağacıdır. Yaprakları kısa
saplı, kenarları çift dişlidir. Çiçekleri salkım şeklindedir. Odunu iyidir.
Hekimlikte kabukları kullanılır.
Faydası : Ağrıları keser. Yara ve bereleri tedavi eder. Yaprakları
kaynatılıp, içilecek olursa kandaki şeker miktarını düşürür.
Karabaşotu (lavadula stoechas) : Ballıbabagiller familyasından,
bir veya çok yıllık otsu yahut dip kısmı odunsu bir bitkidir. Ezildiği zaman çok
kuvvetli ve hoş olmayan bir koku çıkarır. Çiçekleri mavi veya menekşe
rengindedir. Bir türünden karabaşyağı denilen bir esans çıkarılır. Yurdumuzda
alçak makilerde bulunur.
Faydası : Ağrıları geçirir. Kalbe kuvvet verir. Damar sertliğinde
faydalıdır. Balgam söker. Sara ve beyin hastalıklarında kullanılır. Uyuşukluğu
giderir, zindelik verir.
Karabiber (dar-i fülfül) : İkiçenekliler sınıfının,
karabibergiller familyasından, vatanı Doğu Hindistan olan, yaprak dökmeyen
tırmanıcı bir bitkidir. Yaprakları yürek biçiminde ve damarlıdır. Çiçekleri
sarkıktır. Meyveleri küçük, toparlak ve sapsızdır.
Faydası : Mideyi ısıtır. İştah açar. Hazmı kolaylaştırır. Mide ve
bağırsaklardaki mikropları öldürür. Gaz söktürür ve gaz birikmesine engel olur.
Şeker hastalığının ilerlemesini durdurur. İdrar söktürür. Enerji verir. Cinsel
istekleri kamçılar. Sinirleri kuvvetlendirir. Yiyeceklerde baharat olarak
kullanılır. Damar sertliği, yüksek tansiyon, egzama, üremi, bağırsak iltihabı ve
romatizmadan şikayet edenler, mümkün olduğu kadar az kullanmalıdırlar.
Karamuk (agrostemma githago) : Karanfilgiller familyasından,
yurdumuzda hububat yetiştirilen tarlalarda görülen, çoğu zaman buğdayla karışık
olarak biten, 30-100 cm yüksekliğinde, tohumları zehirli bir bitkidir. Üzeri
tüycüklerle kaplıdır. Yaprakları almaşıktır. Çiçekleri büyük ve güzel ve morumsu
pembe ve ender olarak da beyazdır.
Faydası : Soğuk algınlığını giderir.
Karanfilağacı (caryophyllus aromaticus) : Mersingiller
familyasından anayurdu Molük adaları olan ve birçok tropik ülkelerde ve başlıca
Zengibar, Filipinler ve Hindistan'da yetiştirilen, kış aylarında yaprak dökmeyen
bir ağaçtır. Çiçeğinin tomurcuklarına karanfil denir. Baharat olarak kullanılır.
Çiçeklerinden elde edilen karanfilyağının içeriğinde hidrokarbür, euganol,
salisilik asid ve karyofilin vardır. Güzel kokuludur. Tadı acıdır. Baharat
olarak kullanılır.
Faydası : Mikropları öldürür. Ağrıları dindirir. Sinirleri uyarır.
Hazmı kolaylaştırır. Koku giderir. İştah açar. İshali keser. Bedeni ve zihni
yorgunlukları giderir. Cinsel arzuları kamçılar. Doğumu kolaylaştırır. Karanfil
esansı diş macunlarında kullanılır.
Karanfilçiçeği (dianthus caryophyllus) : İkiçenekliler
sınıfının, karanfilgiller familyasından; karşılıklı ensiz sivri yapraklı, düğüm
düğüm ince saplı, 300 kadar çeşidi bulunan, otsu bir süs bitkisidir. Yaprakları
pembe, beyaz veya kırmızıdır. Ençok tanınan türü çiçek karanfili'dir. Çok hoş
kokuludur. Yapraklarından şurup yapılır.
Faydası : Ateş düşürür, terletir. İştah açar. Mide üşütmesinden doğan
şikayetleri giderir. Dağkaranfilinin çiçekleri balla karıştırılıp yenirse,
iktidarsızlığı giderir.
Karanfilkökü (geum urbanum) : Gölgelik yerlerde yetişen sarı
çiçekli bir çeşit bitkinin, karanfil kokulu köküdür. İlkbahar ve yaz aylarında
toplanıp, kurutulur. İçeriğinde tanen vardır.
Faydası : Mide ve bağırsak bozukluklarını giderir. İshali keser. İştah
açar. Ağrıları dindirir. Sinirleri kuvvetlendirir.
Kardeşkanı (ejderkanı) : Birçenekgiller sınıfının, zambakgiller
familyasından, Kanarya adalarında yetişen bir ağaç veya ağaçcıktır. Gövdesi
kalındır. Yaprakları sert ve kılıç şeklindedir. Dallarının ucunda demet şeklinde
toplanmıştır. Yaşlı gövdelerden, boyacılıkta kullanılan, reçinemsi kırmızımtırak
bir özsu akar.
Faydası : Yaraları tedavi eder. Dış kanamaları keser.
Karnabahar (karnabit) : Turpgillerden; vatanı Doğu Akdeniz
bölgesi olan 2 yıllık otsu bir bitkidir. Yaprakları koyu yeşil, çiçekleri beyaz
veya sarımtıraktır. Kış sebzelerindendir. Lahanaya benzer. Aslında, lahananın
çiçek saplarının kısalıp etlenmesiyle lahanadan türemiştir. Yenen kısmı, henüz
açmamış yoğun çiçek durumudur. Yurdumuzda; güzlük turfanda karnabahar, kışlık
karnabahar ve mart karnabahar olmak üzere üç çeşidi vardır. Fosfor ve vitamin
bakımından çok zengindir.
Faydası : Zihin yorgunluğunu giderir. Cinsel gücü arttırır. Sinirleri
kuvvetlendirir. İdrar söktürür. Dalak hastalıklarına iyi gelir. Şeker
hastalarına faydalıdır. Kalp hastalıklarında şikayetlerin azalmasında yardımcı
olur.
Karpuz (harbuz) : Kabakgiller familyasından; sürüngen gövdeli,
parçalı sert yapraklı, sarı çiçekli, iri meyveli, bir yıllık bir bitkidir.
Faydası : Kanı temizler. Vücuda serinlik verir. Böbreklerdeki kum ve
taşların dökülmesine yardım eder. Kemiklerin gelişmesine yardımcı olur.
Kasıkotu (fıtıkotu) : Karanfilgiller familyasından; Avrupa'da,
Asya'da ve yurdumuzda yetişen, toprak yüzeyinde yatık olarak gelişen bir veya
çok yıllık bitkilerdir. Yaprakları küçüktür ve kümeler halindedir. Hekimlikte;
toprağın üstünde kalan kısımları kullanılır.
Faydası : Böbrek ve mesane hastalıklarını giderir. Fıtıkta faydalıdır.
İdrar söktürür. Vücuda rahatlık verir. Kasık şişmelerini indirir. Bademcik
iltihap ve şişmelerini tedavi eder.
Kasımpatı (krizantem) : Bileşikgiller familyasından; sonbahar
aylarında çiçek açan bir süs bitkisidir. Birçok çeşidi vardır.,
Faydası : Bir türünden böcek öldürücü ilaç yapılır.
Kasnı (galbanum) : Maydanozgillerden; çadıruşağıotu ile
şeytanteresi ağacı gibi bitkilerden elde edilen bir çeşit zamktır. Kokusu
kuvvetli tadı acıdır.
Faydası : Ağrı kesicidir. Spazmları önler.
Kaşıkotu (cochleria) : Turpgiller familyasından; Mart'tan
Temmuz'a kadar beyaz çiçekler açan, güzel yeşil renkli bitkidir. Hardala benzer.
Lezzeti acı, kokusu keskindir. Yaprakları etli, kenarları kaşık gibi içeri doğru
kıvrıktır. Taze yapraklarında acı ve yakıcı bir esans vardır. Yaprakları ve kökü
kullanılır. Taze iken kullanılır.
Faydası : Skorbütte ve sıracada faydalıdır. Diş eti iltihaplarını
giderir. Diş etlerini kuvvetlendirir.
Kaşu (cacho) : Kaşu akasyasının odunundan elde edilen bir
maddedir. Kahverengi, kokusuz bir kütledir. Soğuk suda kısmen, sıcak suda ve
alkolde tamamen çözünür.
Faydası : İshali keser. Vücuda kuvvet verir.
Katırtırnağı (genista luncea) : Baklagiller familyasından; dik
duran çalı halinde, her zaman yeşil olan odunsu bir bitki cinsidir. Genç
sürüngenler, narin yapılıdır. Üzerinde çok sayıda yaprak bulunur veya
yapraksızdır. Çiçekleri sarıdır.
Faydası : İdrar ve balgam söktürür. Hazmı kolaylaştırır. Böbrek ve
safra kesesi taşlarının düşürülmesine yardım eder. Mesane hastalıklarını tedavi
eder. Romatizma ve nikriste de faydalıdır. Kabızlığı giderir. Kalp
hastalıklarında da kullanılır.
Katrancı (sedirağacı) : Çamgiller familyasından; Lübnan
dağlarında ve yurdumuzda Toros dağlarında yetişen 40 metre kadar boyu olan çok
gösterişli ve heybetli bir ağaçtır. Dalları yataydır. Yaprakları iğne gibi olup,
demet şeklindedir. Renkleri, genç yaşında koyu yeşildir. Zamanla açık mavi
yeşile dönüşürler. Kozalağı, olgunken açık kestane renkli, uzunca, oval şeklinde
ve 8-12 cm boyundadır. Tohumlarında reçine vardır. Odunu kokuludur.
Gövde ve dallarının kapalı yerlerde yakılmasıyla sarıkatran elde edilir.
Faydası : Mikrop öldürücüdür. Cilt solunum yolları hastalıklarında
kullanılır. İdrar söktürür.
Katranköpüğü (agaric) : Çayır mantarlarındandır. Şapkasının alt
yüzü dilim dilimdir.
Faydası : Solunum yolları hastalıklarında kullanılır.
Kavakağacı (populus) : Söğütgiller familyasından, sulak
yerlerde yetişen bir çeşit ağaçtır. Akkavak, titrekkavak, tellikavak,
servikavağı, karakavak, Hollandakavağı gibi çeşitleri vardır. Hekimlikte
karakavak kullanılır.
Karakavak 25-30 metre boyunda, gövdesi kalın bir ağaçtır. Yaprakları üçgen
şeklinde, dişli ve tüysüzdür. Yaprak tomurcukları tanen, uçucu yağ, mum, salisin
ve populin adı verilen glikozitleri taşır.
Faydası : Kavak tomurcuklarından hazırlanan merhemler basur
memelerinin ve romatizmanın lokal tedavisinde kullanılır. Karakavak odunun
yakılmasından kömür elde edilir. Mide ve bağırsaklardaki gazı giderir. Yine bu
kömürden yapılan diş tozları da dişlerin temizlenmesinde ve dişetlerinin
kuvvetlendirmekte kullanılır.
Kavun (cucumis melo) : Kabakgiller familyasından; vatanı Küçük
Asya olan, sürüngen gövdeli, iri meyveli bir yıllık bir bitkidir. Yaprakları
oldukça büyüktür ve yürek biçimindedir. Çiçekleri, yapraklarının koltuğundan
çıkar. Meyvesi sulu ve güzel kokuludur.
Faydası : Sinirleri yatıştırır. Rahat bir uyku verir. Böbrekleri ve
kanı temizler. Cide temizlik verir. İdrar söktürür. Böbreklerdeki kum ve
taşların dökülmesine yardım eder. Nikris ve romatizma şikayetlerinin
hafiflemesini sağlar. Akciğer veremi ve kansızlıkta da faydalıdır. Kabızlığı
giderir. Basur memelerinin şikayetlerini azaltır. Vücuda serinlik verir. Mide ve
bağırsaklarda ülser veya iltihap olanlarla, şeker hastaları ve yüksek
tansiyonlular yememelidir.
Kayakoruğu (kulakotu) : Damkoruğugiller familyasından; tam ve
etli yapraklı odunsu veya otsu bir bitkidir. Çiçekleri salkım biçimindedir.
Yeşil kısmı acıdır.
Faydası : Yeşil kısımları zeytinyağı ile karıştırılıp, merhem yapılır.
Cilt iltihaplarında, egzamada, nasır tedavisinde kullanılır.
Kayışkıran (eşekotu) : Baklagiller familyasından; boş
arazilerde ve kurak yerlerde yetişen 30-60 cm yüksekliğinde çok yıllık dikenli
bir bitkidir. Yaprakları kısa saplıdır. Çiçekleri pembedir. Meyveleri küçüktür.
Köklerinde tanen, sakkaroz, zamk, uçucu ve sabit yağ, spinosin ve ononin vardır.
Kökleri kullanılır.
Faydası : Terletir ve idrar söktürür. Vücuda rahatlık verir. Böbrek
taşlarının düşürülmesine yardım eder. Böbrek ve mesane iltihaplarını giderir.
Boğaz ağrılarını geçirir.
Kayınağacı (akgürgen) : Kayıngiller familyasından; kış
aylarında yapraklarını döken güzel görünüşlü bir orman ağacıdır. Dalları salkım
gibidir. Kabukları halka halkadır. Kabuk ve dallarının kuru distilasyonundan
kayınağacı katranı elde edilir.
Faydası : Müzmin bronşit, verem tedavisinde kullanılır. Diş ağrısını
keser. Kabuklarının suda kaynatılmasıyla elde edilen suyla yüz lekeleri, çiller
giderilir. Kıllar temizlenir.
Kayısı (prunus armeniaca) : Gülgillerden 4-6 metre boyunda bir
çeşit meyve ağacıdır. Meyvesi cevizden büyük, derisi ince, açık turuncu renkte,
eti sulu, tatlı ve güzel kokulu, tek ve sert çekirdeklidir. Şekerpare, şam,
tokaloğlu, imrahor, muhittinbey, hacıkız, hasanbey, darende gibi çeşitleri
vardır.
Faydası : Sinir zafiyetini giderir. Uyku verir. Beyin yorgunluğunu
geçirir. İştah açar ve hazmı kolaylaştırır. Nekahat devresini kısaltır.
Raşitizmde faydalıdır. Kansızlığı tedavi eder. Kabızlığı giderir. Yüz ve
boyunlara tazelik ve güzellik verir.
Kaynanadili (kaktüs) : Atlasçiçeğigiller familyasından; bir
çeşit bitkidir. Nopal zamkı elde edilir.
Faydası : Dizanteri ve ishali keser.
Kazayağı (kenopodyum) : Ispanakgiller familyasından; yaprakları
kazayağına benzer, Kuzey Amerika'nın doğu bölgelerinde yetişen ve Akdeniz
bölgesinde de görülen kokulu, otsu bir bitkidir. Topraküstündeki kısımlarından
su buharı distilasyonu ile elde edilen uçucu yağa "kazayağı esansı" denir.
Faydası : Bağırsak solucanlarını düşürmekte faydalıdır.
Kebabe (hindistaneriği) : Cava, Sumatra ve Borneo'da yetişen "piperaceae"nin
kurumuş meyvesidir. Taze iken % 6-15 terementi ruhunun polimeri bir esans ve
kübebik asidden mürekkep bir reçine ve kübebin denilen kristalize, lezzetsiz bir
cevher ihtiva eder.
Faydası : Mide ve idraryolları hastalıklarında kullanılır.
Kebereotu (kedi tırnağı) : Bir çeşit çalıdır. Fransa'da ve
ülkemizin Akdeniz bölgesinde yetişir. Yemişi nohuttan büyüktür. Turşusu yapılır.
Kökünün kabukları kullanılır.
Faydası : İdrar söktürür, vücuda rahatlık verir. İştah açar. Skorbüt
tedavisinde kullanılır.
Keçiboynuzu (harnup) : Baklagiller familyasından; Güneydoğu
Anadolu ve Akdeniz havzasında yetişen 6-10 metre boyunda, kışın yaprak dökmeyen
bir ağaç ve onun meyvesidir. Çiçekleri yeşilimtıraktır. Meyvesi 10-20 cm
boyunda, yassı, etli, açılmayan ve koyu renklidir. İçeriğinde yağ, sakkaroz,
glikoz, selüloz ve azotlu bileşikler vardır. Çiğ yendiği gibi reçel ve likör de
yapılır.
Faydası : Mide ve bağırsak hastalıklarına faydalıdır. Göğsü yumuşatır,
balgam söker ve bronşları boşaltır. İshali keser. Sigara tiryakileri için
faydalıdır.
Keçi sedefotu (keçisedefi) : Baklagiller familyasından; Haziran
- Ağustos ayları arasında açık mor renkli çiçekler açan 50 - 100 cm boyunda çok
yıllık otsu bir bitkidir. Yaprakları koyu yeşildir. Çiçekleri gövde ve dalların
ucunda salkımlar şeklindedir. Meyvesi; esmer kırmızımtırak renkli, tüysüz ve çok
tohumludur. Toprak üstündeki kısımların içeriğinde "tanem" ve "galegin"
adlı alkoloid ve acı maddeler vardır. Bitkinin tamamı toplanıp, kurutulur.
Faydası : Anne sütünü artırır. Az miktarda verildiği takdirde kandaki
şeker miktarını düşürür. Fazla kullanmamak gerekir.
Kediayağı (antennaria diocia) : Bileşikgiller familyasından;
Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgesinde yetişen, beyazımsı ve yumuşak sık
tüylü bir bitkidir. Çim ve çalılar arasında bulunur. Çiçekleri kullanılır.
Faydası : Öksürüğü keser. Göğsü yumuşatır ve balgam söktürür. Bronşit
ve safra kesesi hastalıklarında kullanılır. İdrar söktürür.
Kedinanesi (yabani sümbül) : Ballıbabagiller familyasından;
kırlarda yetişen beyaz ve pempemsi çiçekli bir bitkidir. İstanbul ve İç Anadolu
bölgesinde görülür. Kediler çok sever.
Faydası : Hazım sistemini düzeltir. Hazmı kolaylaştırır. Mide ve
bağırsak gazlarını söktürür. Karın ağrılarını giderir. Astım grip ve bronşitin
sebep olduğu nefes darlığını geçirir. İdrar söktürür. Bağırsak solucanlarını
düşürür. Ağrılı aybaşı kanamalarında faydalıdır. İktidarsızlığı giderir.
Sinirleri yatıştırır.
Kediotu (valeriana) : İkiçenekliler sınıfının, kediotugiller
familyasından; kökü az etli, çok yıllık bir otsu bitkidir. Boylarına göre iki
gruba ayrılır. Bir kısmının boyu 5-50 santimetre kadardır. Diğerleri ise, 2
metreyi bulabilirler. En yaygın türü tıbbi kediotudur. Yurdumuzda büyük yapraklı
kediotu, küçük kediotu ve dağ kediotu gibi türleri vardır.
Tıbbi kediotu : Avrupa ve Kuzey Asya'da yabani olarak yetişir.
Öneminden ötürü kültür bitkisi olarak da yetiştirilir. 1-1,5 metre yükseklikte
çok yıllık bir kediotu türüdür. Gövdesinin içi boştur. Yarprakları karşılıklı
olarak dizilmiştir. Sapları kısa, kenarları dişlidir. Çiçekleri büyük, beyaz
veya pembe renklidir. Meyveleri küçük ve tüylüdür. Rizom ve köklerinde nişasta,
şeker, reçine, chatin, valerin ve uçucu bir yağ vardır. Kökü tazeyken
kokusuzdur. Kuruduğu zaman keskin fena bir kokusu vardır.
Faydası : Sinirleri telkin eder. Nevrasteni ve isteride faydalıdır.
Ateş düşürür, spazm çözer. Sinirsel baş ağrılarını, sinirsel çarpıntıları teskin
eder. Tıbbi kediotunun kökünden elde edilen kediotu esansı isteri, kore ve
epilepside kullanılır. Baş dönmesi, taşıt tutması ve heyecanlanma hallerinde
kullanılır.
Kekik (thymus) : İkiçenekliler sınıfının, ballıbabagiller
familyasından; odunsu saplı, karşılıklı küçük yapraklı, sürüngen, çok yıllık
timol kokulu alçak bir bitkidir. İçeriğinde thymol vardır. Güney Amerika'da
yetişen thymus vulgaris türünden hafif sarı renkli uçucu kekikyağı elde edilir.
İçeriğinde timol ve karvakrol vardır. Midevi, idrar söktürücü ve antiseptik
olarak kullanılır. Yurdumuzda yabani kekik ve başlı kekik çok miktarda yetişir.
Ancak mercanköşk türlerinin çoğu da kekik yerine kullanılmaktadır.
Faydası : Bedeni kuvvetlendirir. Hazmı kolaylaştırır. İştahsızlığı
giderir. Sinirleri kuvvetlendirir. Kalp çarpıntılarını keser. Yemeklerin
bozulmasını önler. Bağırsak iltihabını iyileştirir. Salgı bezlerinin düzenli
çalışmasını sağlar. İdrar söktürür. Aybaşı kanamalarının düzenli olmasını
sağlar. Bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardım eder. Böbreklerde ve
mesanedeki mikropları öldürür. Cinsel isteği kamçılar. Tansiyonu geçici olarak
yükseltir. Hastalıklara karşı direnme gücünü artırır. Çocuklarda görülen
kansızlığı giderir. Kan dolaşımını düzenler. Müzmin öksürük, astım, bronşit ve
iltihaplı zatülcenp'e faydalıdır. Grip, beyin nezlesi ve anjinde şikayetlerin
azalmasına yardımcıdır. Kekik suyu ile banyo romatizma ağrılarını dindirir.
Kandaki şeker miktarını azaltır. Hamileler ve guatrı olanlar kullanmamalıdır.
Kenevir (esrarotu) : Kendirgiller familyasından, vatanı
Hindistan olan, sıcak ülkelerde ve yurdumuzda da kültürü yapılan, bir yıllık bir
bitki türüdür. Gövdesi diktir. İçi boştur. Yüzeyi pürtüklüdür. Yaprakları 5-11
parçalıdır. Meyvesi 3-5 milimetre boyundadır. Tanelerinin içinde etli bir cücük
vardır. Dal uçlarında reçine ve uçucu bir yağ vardır. Meyveleri yağ bakımından
zengindir. Tohumlarından çıkarılan yağ, sabun sanayiinde kullanılır. Gövdesinin
kabuk kısmından kenevir veya kendir denilen bir lif elde edilir. Bunlardan ip,
halat ve kaba dokulamalar yapılır.
Faydası : Yapraklarının suda haşlanması müzmin romatizma ağrılarını
keser.
Keraviye (karamankimyonu) : Maydanozgiller familyasından Doğu
Anadolu bölgesinde yetişen 2 yıllık otsu bir bitkidir. Çiçekleri beyaz
renklidir. Mayıs - Temmuz ayları arasında açar. 30 - 90 cm boyundadır. Kazık
köklüdür. Meyvesi esmerdir. İçeriğinde tanen, reçine, sabit ve uçucu yağlar
vardır.
Faydası : Anne sütünü artırır. Mide ve bağırsak gazlarını, midedeki
diğer şikayetleri giderir. İdrar söktürür. Astımda faydalıdır.
Kereviz (apium graveolens) : Maydanozgiller familyasından,
kökleri ve yaprakları sebze olarak kullanılan kokulu, iki yıllık bir bitkidir.
İçeriğinde sedanonik anhidrit, sedanolin, limonen, palmirik asit, gayakol gibi
maddeler vardır. Yaprakları ve baş kısmı kullanılır.
Faydası : Uyarıcı ve idrar söktürücüdür. İktidarsızlığı giderir.
Cinsel istekleri kamçılar. Şeker, guatr ve yüksek tansiyonda faydalıdır. Böbrek,
akciğer ve karaciğer hastalıklarını önler. Mideyi kuvvetlendirir. İştah açar.
Sürmenajda faydalıdır. Sinir yorgunluğunu giderir. Kanı temizler. Karaciğer
şişliğini giderir. Böbreklerdeki kum ve taşların dökülmesinde yardımcı olur.
Safra ifrazatını düzenler. Nikris ve romatizmada faydalıdır. Susuzluğu keser ve
vücuda serinlik verir. Kalp hastalarına tavsiye edilir. Ses kısıklığını giderir.
Kestane (castanea vesca) : Kayıngiller familyasından; kışın
yapraklarını döken, 25 - 30 metre boyunda bir ağaçtır. Yaprakları geniştir.
Meyveleri iridir.
Faydası : Kabuklarının suda kaynatılması ile hazırlanan ilaç; ateş
düşürür ve sinirleri yatıştırır. Meyvesi, kasları kuvvetlendirir. Kan dolaşımını
düzenler. Bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. Varis ve basur memelerinin meydana
gelmesini önler. Karaciğer yorgunluğu ve şişliğini geçirir. Kansızlığı giderir.
Mideyi kuvvetlendirir. Damar sertliği ve yüksek tansiyondan şikayet edenlerle,
şeker hastaları yememelidir.
Ketentohumu (graine de lin) : Keten denilen kireçli topraklarda
yetişen otsu bir bitkinin tohumudur. İçeriğinde sabit yağ, müsilaj, protein,
siyanogenetik bir glikozit olan linamarin vardır. Ketenyağında asitler vardır.
Boya ve muşamba sanayiinde kullanılır.
Faydası : Akciğer hastalıkkları bronşit ve soğuk algınlığında
faydalıdır. Lavman olarak kullanılırsa kabızlığı giderir. Müzmin öksürüğü keser.
Dolama, köpekmemeleri ve her türlü çıbanın tedavisinde faydalıdır.
Kılıçotu (sarıkantaron) : Kılıçotugiller familyasından; Mayıs -
Eylül ayları arasında sarı renkli çiçekler açan, 30 - 100 cm boyunda çok yıllık
otsu bir bitkidir. Yaprakları sapsızdır. Koyu yeşildir. Çiçekleri dallarının
ucundadır. Çiçek dallarında; pinen, cadinen, tanen, reçine, zamk, acı maddeler
ve boya maddeleri vardır.
Faydası : Sinirleri yatıştırır. İdrar ve balgam söktürür. Göğsü
yumuşatır, öksürüğü keser. İştah açar. Zeytinyağı ile hazırlanan merhemi
yaraları iyileştirir. Filizlenmiş uçlarından yapılan haşlama, bağırsak
kurtlarını düşürür.
Kınaağacı (hınna) : Kınaağacıgiller familyasından, anayurdu
Hindistan olan ve Arabistan'da ve Akdeniz ikliminde yetiştirilen ayrık dallı,
beyazımsı kabuklu, karşıt yapraklı bir ağaçtır. Çiçekleri beyaz renkli ve keskin
kokuludur. Kurutulmuş yapraklarından kına elde edilir. Saç ve parmakları
boyamakta kullanılır.
Faydası : Ayak terlemelerine engel olur. Dolamada kullanılır. Uyuz ve
egzamaya iyi gelir. Guatrın üzerine bağlanırsa, faydası görülür. Sarılık, idrar
zorluğu, gastrit ve kolit'de iyileştiricidir. Ağız yaraları ve deri çatlaklarını
tedavi eder.
Kınakına (kontestozu) : Kökboyasıgiller familyasından; anayurdu
Peru ve Bolivya olan ve sanayii bitkisi olarak Cava, Güney Hindistan, Kolombiya,
Seylan, Guatemala, Kamerun ve Kongo gibi tropikal ülkelerde yetiştirilen 15-20
metre boyunda bir ağaçtır. Kabuğundan kinin çıkarılır. Kınakınanın içeriğinde
kinin, kinidin, kinşonin, singol, kupreol gibi maddeler vardır. Gövde, kök ve
kabukları kullanılır. Tadı acıdır.
Faydası : Ateş düşürür. Sıtmayı tedavi eder. Tifoda faydalıdır. Ağır
ve mikroplu hastalıkların nekahat devresini kısaltır. Cilt kaşıntılarında
faydalıdır. İştah açar. Kuvvet verir. Kabızlığı giderir. Kinidin alkoloidi
taşikardide kullanılır. Vücuda kuvvet verir.
Kırkdamarotu (cryptogamae) : Damarlı çiçeksiz bitkilerdendir.
100 kadar çeşidi vardır. Kibritotları, atkuyrukları ve eğreltiotları bu
familyadandır. Yol kenarlarında ve kumlu topraklarda yetişirler.
Faydası : Burun kanamasını keser. Kesiklerde ve çıbanda faydalıdır.
Balla karıştırılıp yenecek olursa, nefes darlığını giderir. Yaraları
iyileştirir. Kandaki şeker miktarını düşürür.
Kırlangıçotu (hilaliye) : Gelincikgiller familyasından, Nisan -
Mayıs ayları arasında sarı renkli çiçekler açan, 30 - 70 cm yüksekliğinde çok
yıllık otsu bir bitkidir. Kuzey Anadolu bölgesinde yetişir. Çiçekleri dallarının
ucundadır. Bitkinin tamamında ve özellikle yapraklarında sarı renkli boya
maddesi ve alkoloidler vardır. Sapı kırıldığı zaman sarı renkli bir süt akar.
Zehirlidir.
Faydası : Sütü siğil ve nasırların tedavisinde kullanılır.
Kırmızıbiber (guinea pepper) : Olgunlaşak kızarmış yıllık
biberin kurutularak toz haline getirilmiş şeklidir.
Faydası : Hazmı kolaylaştırır. Mide tembelliğini giderir. İştah açar.
Kusmayı önler. İshali keser. Mide ve bağırsaklarda gaz birikmesini önler. İshali
keser. İdrar ve ter söktürür. Cinsel istekleri kamçılar. Grip ve soğuk
algınlığında faydalıdır. Merhemi lumbago, nevralji ve romatizmada faydalıdır.
Egzama, yüksek tansiyon, üremi veya damar sertliğinden şikayet edenler
kullanmamalıdır.
Kısamahmut (dalakotu) : Ballıbabagiller familyasından; Haziran
- Eylül ayları arasında pembe ve seyrek olarak da beyaz renkli çiçekler açan,
otsu bir bitkidir. 10 - 30 cm boyundadır. Yaprakları; karşılıklı, tüylü,
kenarları dişili ve küçük bir meşe yaprağı şeklindedir. Çiçekleri üst
yapraklarının koltuğunda gruplar halindedir. Meyvesi küçüktür. Çiçekli bitkide
uçucu bir yağ, acı maddeler, tanen, glikozitler vardır.
Faydası : Vücuda kuvvet verir. Ateşi düşürür. İdrar söktürür. Mesane
taşlarının düşürülmesine yardımcı olur. Aybaşı tutkluğunu giderir. Öksürüğü
keser.
Kızılcık (cornus) : Kızılcıkgiller familyasından; çoğunluğu
çalı veya ağaç halinde odunsu ve bir kaçı da otsu karakterde, kışın yaprak döken
veya her zaman yeşil bitki cinsidir. Yaprakları sade, uzun veya kısa saplı,
genellikle çatallı tüylüdür. Çiçekleri salkım veya şemsiye şeklindedir. 40 kadar
türü vardır. Meyvesi yuvarlaktır. Yurdumuzda yetişen türü sarı çiçekli
kızılcıktır. Boyu 7-8 metre kadardır. Çalı şeklinde olanları da vardır. Kış
aylarında yapraklarını döker çiçekleri yapraklarından önce açar. Renkleri
sarıdır. Yaprakları karşılıklı dizilmiştir. Meyveleri sonbaharda olgunlaşır.
1-1,5 cm boyundadır. Parlak kırmızı renktedirler. Lezzeti buruktur.
Meyveleri şeker, müsilajlı maddeler ihtiva eder. Kabuklarında ise reçineli
maddeler, tanen ve müsilaj vardır. Meyveleri yenir veya şurubu yapılır.
Faydası : Meyveleri ishali keser. Kabızlık yapar. Kabukları ateş
düşürür. Ağız paslanmasını giderir. Ağız yaralarını geçirir. Şurubu, vücuda
kuvvet verir.
Kimyon (kyminon) : Maydanozgiller familyasından; Mayıs -
Haziran aylarında bayez veya pembemsi çiçekler açan, 15 - 20 cm boyunda, bir
yıllık otsu bir bitkidir. Anavatanı Mısır'dır. Yaprakları dar ince şeritler
halinde parçalıdır. Çiçekleri 3-5 saplı şemsiye durumundadır. Meyveleri ovaldir.
İçeriğinde, reçine, sabit ve uçucu yağlar vardır. Keskin, hoş kokuludur.
Tohumları baharat olarak kullanılır.
Faydası : İştah açar. Hazımsızlığı giderir. Mide ve bağırsaklarda gaz
birikmesini önler. Birikmiş gazı söktürür. Hava yutmayı önler. Sinirleri
yatıştırır. Sinirsel başdönmelerini keser. Anne sütünü artırır. Aybaşı
kanamalarının düzenli olmasını sağlar. İdrar söktürür. Yüksek tansiyonu düşürür.
Bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardımcı olur. Romatizma ve şişmanlıkta
faydalıdır. Hamileler kullanmamalıdır.
Kiraz (prunus avlum) : Gülgiller familyasından; anayurdu Asya
olan, düz kabuklu bir çeşit ağaç veya ağaçcıktır. Genellikle yapraklanmadan önce
çiçek açar. Meyvesi, etli ve tek çekirdeklidir. Ev ilaçlarında sapları, meyvesi,
kabuğu ve çiçekleri kullanılır.
Faydası : İdrar söktürür. Böbreklerde biriken zararlı maddelerin
atılmasına yardımcı olur. Kabızlığı giderir. Kanın temizlenmesine yardım eder.
Nikris, romatizma, damar sertliği ve mafsal kireçlenmesinde faydalıdır.
Karaciğer şişliğine iyi gelir. Safra akışını normale döndürür. Sivilceleri
önler. Susuzluğu giderir. Kabukları ishali keser. Ateşi düşürür. Çiçekleri göğsü
yumuşatır ve öksürüğü giderir.
Kişniş (kişniç) : Maydanozgiller familyasından; Haziran -
Ağustos ayları arasında pembe beyaz renkli çiçekler açan, 30 - 50 cm boyunda,
oldukça fena kokulu bir yıllık otsu bir bitkidir. Nemli çayır ve sırtlarda
yetişir. Yaprakları açık yeşil renkli ve tüylüdür. Çiçekleri, dallarının
uçlarında şemsiye şeklinde toplanmıştır. Meyveleri nişasta, tanen, şekerler ve
uçucu yağ taşır. Kişniş şekeri, likör yapımı, pastacılık ve eczacılıkta
kullanılır.
Faydası : İştah açar. Bağırsak gazlarını giderir. Sinirleri
yatıştırır. Hazmı kolaylaştırır. Sinirsel baş ağrılarını keser. Karın ağrılarını
giderir. Cinsel arzuyu kamçılar. Aybaşı kanamasını düzenler. Doğumu
kolaylaştırır. Sürmenajda faydalıdır. Bayat yiyeceklerin zararını azaltır. Fazla
miktarda yenirse zararı görülür.
Kokuluyonca (melilotus) : Baklagiller familyasından, Avrupa'da
ve yurdumuzda yetişen, 30 - 100 cm boyunda, iki yıllık otsu bir bitkidir.
Gövdesi silindir biçimindedir. Tüysüzdür. Çok dallıdır. Yaprakları almaşık
dizilişlidir. Sarı çiçekleri güzel kokuludur. Meyvesi 4 mm kadar boyunda 1-2
tohumludur. Çiçekli ve yapraklı dallarında kumarin, melilotik ve kumarik asitler
ile uçucu bir yağ vardır.
Faydası : Hafif kabız vericidir. Romatizma ağrılarını dindirir. Vücuda
rahatlık verir.
Koni Çiçeği (Echinacea purpurea) : Koni Çiçeği, dünyanın en
önemli şifalı bitkilerinden olup (soğuk algınlığı, grip, enfeksiyon, zayıf
bağışıklık sistemi ve kanserden korunma gibi durumlarda); kuru toprak ve ovalar
ile seyrek ormanlık arazilerde doğal olarak yetişen çok yıllık bir bitkidir.
1950�den beri yapılan araştırmalara göre, bitkide bakteri, mikrop ve virüslere
karşı oldukça etkili olan maddeler bulundu. Bu maddelerin başlıcaları;
echinacoside, poli-sakkaritler (polysaccharides), poli-asetilenler
(polyacetylenes), gliko-proteinler (glycoproteins), kafeik asit türevleri
(Cichoric Acid), tri-glikosid (triglycoside), betain, seskiterenler
(sesguiterpenes), karyofilen (caryophylene) dir. Bitki bu maddelere ek olarak
bakır ve demir mineralleri ile tanenler, protein, yağ asitleri ve A, C, E
vitaminleri de içermektedir.
Faydası : Koni Çiçeği en yaygın iki viral hastalık olan soğuk
algınlığı ve grip� in önlenmesinde de büyük bir yardımcıdır. Soğuk algınlığının
ilk belirtileri görüldüğünde veya öncesinde alınması etkisini daha da
güçlendirir. Bitki, üst solunum yolları enfeksiyonları ve sinüzit için de tedavi
edici bir ajan olarak dikkate alınabilir. Koni Çiçeği, hemen hemen tüm bulaşıcı
hastalıklar için de fayda sağlayabilir. Çünkü araştırmalar Koni Çiçeği� nin
sağlıklı dokular ile zararlı mikro-organizmalar arasındaki doğal engeli
(bariyer) yok eden bir enzimin oluşumunu önlediğini göstermiştir. T-hücre
aktivitesini de hızlandırdığı için romatizmal artrit ve allerji gibi bağışıklık
sistemi düzensizliklerinde de kullanılabilir. Koni Çiçeği, interferon üretimine
de yardımcı olmaktadır. İnterferonlar günümüzde özellikle kanser tedavisinde
dikkatleri yeniden üzerine çeken, glilko-protein yapısında bir madde olup;
virüsle karşılaşan her türlü canlı tarafından hazırlanabilirler. İnterferonların
en önemli etkileri, virüslerin çoğalmasını önleyebilmeleridir. Bu nedenle
virüslerin yol açtığı grip, uçuk (herpes), deri ve ağızda kızarma, bademcik
iltihabı ve genel olarak viral hastalıkların süresini kısaltma bakımından da
interferonlar büyük bir öneme sahiptir. Bu nedenle Koni Çiçeği, burun akıntısı
ve boğaz ağrısı gibi semptomların şiddetini ve bunlara neden olan rahatsızlığın
süresini de kısaltabilir.
Koruk (ekşi üzüm) : Henüz olgunlaşmamış, ekşi, ham üzümdür.
Şerbeti yapılır.
Faydası : İştah açar. Kurdeşende faydalıdır. Göz ağrılarını dindirir.
Koyunotu (Agrimonia Eupatoria) : Koyunotu, yöresel olarak
kızılyaprak, kasıkotu, fıtıkotu, kuzu pıtrağı ve eğer otu olarak da bilinir.
Güneşli kuru yerlerde, yol ve orman kıyılarında, çimenliklerde, tepelerde ve
bayırlarda, ormanların açıklık bölgelerinde ve harabeliklerde yetişir. İri
yaprakları 10 cm kadar uzun ve kenarları dişlidir. Arslanpençesi ailesinden olan
bitkinin boyu 80 cm kadar uzar. Çiçeklenen bitki, Haziran'dan Ağustos'a kadar
toplanır. Bitki, boğaz, ağız boşluğu ve yutak iltihaplarına karşı büyük bir
iyileştirme gücüne sahiptir. Onu, anjin ve boğaz hastalıklarında, faranjit, aft
ve ağız boşluğu mukoza iltihaplarında da düşünmek gerekir.
Faydası : Meslek gereği olarak çok zorunda olan kişiler, bir önlem
olarak, her gün koyunotu bitki çayı ile gargara yapmalıdırlar. Bitkinin
yaprakları, kansızlıkta ve yaralanmalarda büyük başarı ile kullanılır. Ayrıca,
romatizma, lumbago, sindirim zorlukları, karaciğer sertleşmesi (siroz) ve
tıkanıklıkları ve dalak hastalıklarında da etkilidir. Günde 2 bardak bitki çayı
yeterlidir. Herkes, yılda 1 veya 2 kere, koyunotu banyo katkısıyla banyo yapması
önerilir. Koyunotu, daraltıcı, toplayıcı ve öteki önemli özellikleri nedeniyle,
en başta gelen şifalı bitkilerdendir. Dr. Schirbaum şöyle diyor: "Günde 3 bardak
çay bir süre içildiğinde, kalp, mide, bağırsak ve akciğer büyümesini
iyileştirir. Ayrıca, böbrek ve mesane rahatsızlıklarını giderir." (Referans:
M.Treben). Varis ve baldır çıbanlarında, koyunotu merhemi özellikle önerilir.
Hazırlanan merhem günde 3 kez varis ve baldır çıbanlarının üstüne sürülür.
Karaciğer rahatsızlıklarında, 100 gr koyunotu, 100 gr yoğurtotu ve 100 gr
hindiba karışımı ile elde edilen çay harmanı kullanılır. Sabah aç karnına 1
bardak ve gün boyunca 2 bardak içilmelidir.
Kralotu (peucedanum ostruthium) : Dantela gibi güzel yeşil
yapraklı bir bitkidir. Çiçekleri pembe ve beyaz renkte olup, dallarının ucuna
toplanmıştır. Yaprakları ilkbahar, kökü ise sonbahar aylarında toplanıp,
kurutulur.
Faydası : Mide ve bağırsak bozukluklarını giderir. İshali keser. Kanı
temizler. Damar sertliği ve nikriste faydalıdır.
Kudrethelvası (manna) : Bir çeşit dişbudak olan fraxinus ornus
ağacının torba şeklinde ve içi sıvı dolu yerine yapılan kesiklerden çıkan
sıvıdır. İçeriğinde mannit şekeri vardır. Yuvarlak, yassı, billuri, kuru
parçalardır. Rengi soluk sarımsı ve içi beyazdır. Kokusu bala benzer. Lezzeti
şekerlidir. Suda kolay erir.
Faydası : Kolay kullanılır, hoş bir müshildir.
Kudretnarı (momordica) : Kabakgiller familyasından, tırmanıcı,
ince gövdeli, bir yıllık bir bitkidir. Yaprakları saplı ve el gibi parçalıdır.
Meyvesi olgunlaşınca, birbirinden ayrılır. Meyveleri 10-15 cm boyunda şişkin ve
iki uçta incelmiş şeklindedir. Üzerinde kabarcıklar vardır. Turuncu - sarı
renktedir. Ev ilaçlarında, zeytinyağı ile karıştırılarak kullanılır.
Faydası : Mide ülserini tedavi eder. Egzama ve diğer cilt
hastalıklarında faydalıdır. Yaraların çabuk kapanmasını sağlar.
Kuduzotu (dişotu) : Dişotugiller familyasından, koyu yeşil
renkli, çok yıllık otsu bir bitkidir. Boyu 30-120 cm arasındadır. Yaprakları
sert ve dalgalıdır. Çakıllı, çorak arazide yetişir. Çiçekleri salkım
şeklindedir. Zehirlidir.
Faydası : Ödem hastalığında faydalıdır. Mesane taşlarının
düşürülmesine yardım eder. Spazm ve ağrıları giderir.
Kurtayağı (lycopode) : Kibritotunun en çok görülen şeklidir.
Boyu 1 m kadardır. Sporlu başaklarından kurtayağı tozu denilen ve hekimlikte
kullanılan sarı bir toz elde edilir.
Faydası : Karaciğer ve safra kesesi hastalıklarında faydalıdır.
Ağrıları dindirir. Romatizmada şikayetleri giderir. Böbrek ve safra kesesi
taşlarının düşürülmesine yardımcı olur.
Kurtbağrı (kurtbaharı) : Zeytingiller familyasından kış
aylarında yaprağını döken veya her zaman yeşil olan odunsu bir bitkidir.
Yurdumuzda adi kurtbağrı yetişir. 4-5 m boyunda bir çalıdır. Çiçekleri beyazdır.
Meyveleri parlak siyah renkte olup, üzümsüdür. Bütün orman bölgelerinde yetişir.
Faydası : Çiçekleri cilt kurumasında faydalıdır. Meyveleri
kullanılmamalıdır.
Kurtpençesi (kurttırnağı) : Gülgiller familyasından
beşparmakotu adlı bitkinin salkım çiçekli, sapı ve kökü bol taneli, çok yıllık
bir türüdür. Yaprakları kullanılır.
Faydası : İshali keser.
Kuso (kusso) : Gülgiller familyasından Habeşistan'da yetişen
almaşık yapraklı, katmerli çiçekli ve dişi organı geniş tepecikli bir ağaçtır.
Faydası : Bağırsak solucanlarını düşürmeye yarar.
Kuşburnu (fructus rosa canina) : Yabangülünün, şeker, organik
asit ve C vitamini bakımından zengin olan meyvesidir.
Faydası : İdrar söktürür, ishali keser.
Kuşekmeği (çobandağarcığı) : Turpgiller familyasından; beyaz
veya mor çiçekli otsu bir bitkidir. Birçok türü vardır.
Faydası : Basur memelerini tedavi eder. Boğaz ağrılarını geçirir.
Kuşkonmaz (asparagus) : Zambakgiller familyasından; çalı veya
yarı çalı halinde odunsu, çoğu sarılıcı, bazı türleri de otsu olan Asya, Afrika
ve Akdeniz bölgesinde yetişen bir bitkidir. Yaprakları pul gibi ve almaşık
dizilişlidir. Çiçekleri küçüktür. Renkleri yeşilimsi veya beyazdır. Meyveleri
üzümsüdür. 150 kadar türü vardır. Tıbbi kuşkonmaz Trakya ve Doğu Anadolu'da
yabani olarak yetişir. Çiçekleri sarımsı yeşildir. Meyvesi kırmızıdır. Kök ve
rizomlarında şekerler, mannit, koniferin, asparajin A ve C vitaminleri vardır.
Hekimlikte toprakta sürünen gövdesi, kökü ve tomurcukları kullanılır. İlkbahar
aylarında toplanıp kurutulur.
Faydası : Kalp hastalıklarından doğan ödemleri giderir. İdrar
söktürür. İdrar yollarını temizler. Sinirleri kuvvetlendirir. Kanı temizler.
Karaciğer ve böbreklerin muntazam çalışmasını sağlar. Karaciğer şişliğini
indirir. Dalak hastalıklarında faydalıdır. Zihin yorgunluğunu giderir. Sivilce
ve egzamanın iyileşmesinde yardımcı olur. Kandaki şeker miktarını düşürür. El ve
ayaklarda görünen şişlikleri indirir. Bel soğukluğu böbrek ve mesane iltihabı
olanlarla, çok sinirli kimselerin kullanmaması gerekir.
Kuzukulağı (rumex) : Karabuğdaygiller familyasından; nemli
kırlarda yetişen, genellikle bir kaç yıl yaşayan, yeşil veya firfiri renkte orsu
bir bitki cinsidir. Yaprakları hafifçe kabarık ve geniştir. Meyveleri üç köşeli
veya yassıdır. Yurdumuzda yetişen türleri; Labada, büyük kuzukulağı, küçük
kuzukulağı gibi çeşitleridir. Ev ilaçlarında büyük ve küçük kuzukulağının
yaprakları kullanılır.
Faydası : Yaprakları ile salata yapılıp, yenir. İdrar söktürür. Mide
şişkinliğini giderir. Egzamalar üzerine kompress yapılır. Romatizmalılar,
böbreklerinden hasta olanlar, yememelidir.
Küçük hindistancevizi (myristica) : Myristicaceae
familyasından; Anavatanı Molük olan, diğer sıcak bölgelerde de yetiştirilen, 16
- 18 m yüksekliğinde bir ağaç ve onun meyvesidir. Görünüş itibariyle Portakal
ağacına benzer. Tohumları beyazımsı kül halinde ve yuvarlaktır. Kabuğu soyulmuş
halde satılır. İçeriğinde uçucu bir yağ vardır.
Faydası : Vücudu kuvvetlendirir. Hazmı kolaylaştırır. İştah açar. Kalp ve
sindirim ilaçları yapmakta kullanılır.
|