Sağlık Konusu: istanbul on Kasım 20, 2009 | Yorum Yok
Kalp Masajı
Kalp masajı her insanın bilmesi gereken bir ilk yardım alanıdır. Çünkü insanlar trafikte ya da normal hayatta solunum sorunu ile karşılaşabilir ve kalbinden rahatsızlanabilir. Bu durumlar da kalp masajı yapılarak hasta kişi hayata döndürülür. Örneğin bir insan trafikte ya da her hangi bir yer de solunum yetmezliği sorunu yaşayabilir. Siz de bu solunum yetmezliği çeken insana sağlık ekipleri gelene kadar kalp masajı yaparsınız ve hasta kişinin hayatta durmasını sağlarsınız.
Kalp masajı her insan tarafından yapılamaz. Öncelikle kalp masajı yapabilmek için eğitim almanız gerekir. Eğitiminizi sağladığınız takdir de kalp masajı yapabilir. Hasta kişilerin hayatta kalmasını sağlayabilirsiniz. Kalp masajı hakkında bilgi sahibi olmayan insanlar kalp masajı yaptıkları takdir de hasta kişinin ölümüne sebebiyet verebilir.
Kalp masajı hakkında ülkemizde bir çok sağlık eğitim kurumun da eğitim verilmektedir. Her hangi bir hastaneye gittiğiniz takdir de size kalp masajı hakkında detaylı bilgiler verebilmektedir. Bu detaylı bilgiler sayesinde onlarca insanın hayatını da siz kurtarabilirsiniz.
Sağlık Konusu: admin on Mart 4, 2009 | 1 Yorum
Tıp dilinde farklı şekilde adlandırılsa da bir çok hastalık halk arasında ilginç isimlerle biliniyor.
Beyne giden sinirlerin görevlerini zamanla yerine getirememesinden kaynaklanan “retinitis pigmentosa”ya halk arasında “tavuk karası”, “tüberküloz”a “ince hastalık”, “glokom”a ise “karasu” deniliyor.
“Antibiyotik” isimli tıp dergisinde yayınlanan habere göre, halk arasında ilginç isimlerle adlandırılan bazı hastalıkların tıp dilindeki karşılıkları şöyle:
-Tavuk karası: Tıptaki adı “retinitis pigmentosa” olan hastalık, beyne giden sinirlerin görevlerini zamanla yerine getirmemesinden kaynaklanıyor. Küçük yaşlarda fazla belirgin olmayan, ancak yaşın ilerlemesiyle birlikte belirmeye başlayan hastalık, zaman ilerledikçe körlüğe kadar gidebiliyor.
-İnce hastalık: Tıp dilinde “tüberküloz” ya da “verem” olarak bilinen hastalık, akciğerlere yerleşip kan veya lenf yoluyla yayılabiliyor. Günümüzde tedavisi mümkün ve korunulabilir bir hastalık olmasına karşın, hala en çok ölümle sonuçlanan bulaşıcı hastalıklardan biri olma özelliğini koruyor.
-Gut: Halk arasında “kralların hastalığı” olarak bilinen bu rahatsızlık vücuttaki ürik asit düzeylerinde oluşan sorundan kaynaklanıyor. Ürik asidin kristalize olup eklemlere çökelmesiyle oluşan hastalık, ayak başparmağı büyük ekleminde cereyan etmekle birlikte eller, kollar ve diğer eklem yerleri de etkilenebiliyor. Tedavi edilmezse böbrek rahatsızlıklarına, sakat eklemlere, kemik ve tendonlarda iltihaplanmaya neden olabiliyor.
-Karasu: Tıpta “glokom” olarak adlandırılan hastalık, göz tansiyonu anlamına geliyor. Göz içi tansiyonun normal değerleri aşması halinde sinir hücrelerinde kayıplar oluşmaya başlıyor. Sinirlerin tamamen tahrip olması durumunda da görme kaybı meydana geliyor.
-Bayılma: “Senkop” denilen bu durum, aniden gelişen, dolaşım yetmezliğine bağlı, beynin kısa süreli kansız kalması sonucu ortaya çıkan geçici bir bilinç kaybı. Kan basıncının düşmesi, açlık, ani sevinç, üzüntü ya da şaşkınlık, kapalı ve havasız ortamlarda uzun süre kalma gibi nedenlerle oluşabiliyor.
-Baloncuk: Tıp dilinde “anevrizma” denilen durumdur. Temiz kan taşıyan damarlarda oluşan genişlemelerden kaynaklanır. Beyin anevrizmaları ani kanamalarla zaman zaman dramatik sonuçlar doğurabilir.
-Dolama: Tıp dilinde “paronychia” olarak bilinen rahatsızlık, parmağa cisim batması sonucu tırnak dibinde meydana gelen iltihaplanmadan kaynaklanır. Başlangıçta kızarıklık ve hafif ağrıyla kendini gösterirken, daha sonra içi su dolu sivilceye dönüşür. Kan zehirlenmelerine neden olduğu için doktora görünmekte fayda vardır.
Sağlık Konusu: admin on Mart 4, 2009 | Yorum Yok
Sıcaklıkların artış göstermesiyle birlikte kalp hastalarında risk artıyor.
Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Gökhan Cin, sıcaklıkların artış göstermesiyle birlikte kalp hastalarında riskin arttığını söyledi. Afrika sıcaklarının Türkiye’yi etkisi altına alması sonrası hastanelerine başvuran kalp hastalarının sayısında artış olduğunu anlatan Prof. Dr. Gökhan Cin, yapılan istatistiklere göre, mayıs ve haziran aylarına göre karşılaştırıldığında temmuz ayında sıcaklığa bağlı ölümlerde yüzde 41′lik artışın yaşandığını dile getirdi.
Merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın doktoru Prof. DeBakey2′in de eski öğrencisi olan Prof. Dr. Cin, sıcağa rağmen, Çukurova!da ve Doğu Akdeniz’de yaşayan vatandaşların yağlı yiyecek tüketiminin sürdüğünü hatırlatıp, ‘Kalp hastalığı bilinmesine ve sıcağa rağmen beslenme alışkanlığı değiştirilmiyor. Sigara içiliyor. Bunlar yapılmamalı, kalp hastaları özellikle kötü beslenme alışkanlığını değiştirmelidir. Sıcakların da etkisiyle acil servisimizde yaz döneminde hemen her gün ani kalp krizi ve ölümle karşılaşabiliyoruz’ dedi.
Kalp hastalığının Türkiye’de ölüm nedenleri arasında ilk sırada geldiğini anlatan Prof.Dr. Cin, ‘Bunca tıbbi gelişme ve araştırmaya rağmen kalp hastaları hiç beklenmedik şekilde aniden hayatlarını kaybedebiliyorlar. Kalbimiz dakikada 60 ile 80 arasında atıp, günde 8 bin ile 10 bin litre arasında kan pompalayan mükemmel bir pompadır. Bu pompanın doğru çalışması için kalp damarlarının açık, içindeki kapakçıkların düzgün ve sorunsuz çalışması gerekir. Bunun için sigarayı kesinlikle bırakılmalı, mutlaka her gün düzenli yürüyüş yapılmalı. Zeytinyağı yemek masalarından ve mutfaklardan eksik edilmemeli. Sebze meyve tavuk, balık ve bakliyat ağırlıklı beslenerek balık yağı keten tohumu, ceviz, nar, sarımsak, kırmızı şarap, badem, fındık gibi kalbin dostu yiyecekler her gün kararında tüketilmelidir’ diye konuştu.
Sağlık Konusu: admin on Mart 4, 2009 | Yorum Yok
Kalp uzmanı Prof. Mehmet Öz açıkladı: Belinizin kalınlığı, boyunuzun yarısından fazlaysa kalbiniz tehlikede. Bel çevresindeki her 1.5 santimetre 500 gram yağ demektir
“Bilinçli Beslenme, Sağlık ve Siz” konulu sağlıklı yaşam konferansı için Türkiye’ye gelen ünlü kalp cerrahı Prof. Dr. Mehmet Öz, bel çevresindeki yağlanmanın sakıncalarını açıkladı.New York Presbyterian Hastanesi ve İntermed Polikliniği işbirliğiyle düzenlenen “Bilinçli Beslenme, Sağlık ve Siz” konulu konferansların beşincisi dün Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde yapıldı. Konferans öncesi düzenlenen basın toplantısına Presbyterian Hastanesi’nden kalp cerrahı Prof. Dr. Mehmet Öz, Doç. Dr. Özgen Doğan, Doç. Dr. Selim Arcasoy ve İntermed’den Dr. Hasan İnsel katıldı.
Doğan, tüm dünyada kalp nahatsızlıklarının en sık görülen hastalıklar arasında birinci sırada yer aldığını belirterek, “İki kişiden biri kalp ve damar hastalıklarından ölüyor” dedi.
Yaşamı uzatan tek diyetin Akdeniz diyeti olduğunu söyleyen Doğan, kalp hastalıklarından ölümleri önlemede yüksek tansiyon kontrolü ve sigara bıraktırmanın büyük önem taşıdığını kaydetti.
Prof. Öz de bel çevresi ölçümünün vücuttaki toplam kilodan daha önemli olduğunu vurgulayarak, bel çevresini pratik olarak hesaplamayı şöyle tarif etti:
Boyunuzu ikiye bölün
“Boyunuzu ikiye bölün. Eğer bel çevreniz, çıkan rakamdan fazla ise tehlikedesiniz. Mutlaka bu rakamın altında olması gerekir.”
Prof. Öz, bu formülü verdikten sonra Doğan’ın boyunu ve bel çevresini yanında getirdiği mezura ile ölçtü. 1.78 boyunda olan Doğan’ın bu rakamın ikiye bölünmesiyle bel çevresinin 89 santimetrenin altında olması gerektiğini belirten Öz, ölçümün ardından Doğan’ın bel çevresinin 83 santimetre olduğunu açıkladı ve şöyle devam etti:
“Özgen’in bel çevresi 90-91 santimetre çıksaydı bu, vücudunda yarım kilo kadar fazla yağ olduğu anlamına gelecekti. Günde 100 kalori ya fazla yakın ya da daha az alın. Bu sayede bir yıl içinde 6 kilo verebilir, bel çevrenizi 10 santimetre azaltabilirsiniz. Türkiye’de 30 milyon kişinin şişman olduğu düşünüldüğünde bu hesaba göre 3 bin kilometrelik düşüş olur.”
Sağlık Konusu: admin on Mart 4, 2009 | Yorum Yok
BRONKOSKOPİ
Hastalığın türünün belirlene bilmesi yani tanı maksatlı olarak doktorunuzun bronkoskop denen bir aletle bronşlarınızın içine bakılmasına bronkoskopi denir. Daha sonra doktorunuz bronş duvarlarından hücreler veya küçük parçalar alabilecek ve mikroskop altında kanser hücreleri olup olmadığının araştırılmasını sağlayacaktır. Bu işleme biyopsi denmektedir.
Eski Konular