Okunma Sayısı : 297  |
Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) resmi internet sitesinde yayınlanan son raporundan
derlenen bilgilere göre, her birey, kaçınılmaz olarak güneşten gelen ultraviyole
ışınlara (UV) maruz kalıyor. UV ışınlarına aşırı maruz kalmak başta cilt
kanserleri ve katarakt olmak üzere, pek çok ciddi hastalığa yakalanma riskini
artırdığını kaydeden WHO uzmanları, her bireyin sağlıklı gelişimini
tamamlayabilmesi ve sürdürmesi için bir miktar UV ışını alması gerektiğine de
dikkati çekiyorlar.
“Makul miktarda alınan UV ışınlarının, kemiklerin gelişimi ve
sağlığı açısından hayati rol oynayan D vitamini üretiminde önemli rol oynadığı”
belirtilen WHO Raporunda, UV ışınlarına fazla maruz kalmak kadar, yetersiz
alınmasının da bir dizi kronik rahatsızlığa davetiye çıkarabileceği
belirtiliyor.
UV ışınlarının hangi şiddette olduğunu güneşin açısı,
gökyüzünün bulutlu ya da açık olması, bulunduğunuz yerin yüksekliği, bulunulan
yerin ekvatora yakın bir enlemde olup olmaması gibi faktörler belirliyor.
Uzmanlar, ayrıca, cilt renginin de önemli bir faktör olduğuna dikkati çekerek,
açık tenlilerin UV ışınlarına daha kısa sürelerle maruz kalmaları gerektiğini
kaydediyorlar.
WHO raporunda, gerekli miktarda D vitamininin vücutta
bulunmasının, raşitizm, kemik erimesi gibi kemik hastalıklarına yakalanma
riskini azalttığına işaret edilerek, güneş ışınlarının bazı kanser türleriyle,
bağışıklık sistemi rahatsızlıklarına yararlı olduğunu kanıtlamak üzere çok yoğun
bilimsel araştırmalar yapıldığı hatırlatılıyor.
Raporda, özellikle düşük
rakımlarda yaşayan ve D vitamini içeren özel diyetlerle beslenmeyen
toplulukların, gerekli D vitamini elde etmek için en büyük kaynaklarının güneş
olduğu kaydediliyor.
D vitamini, kalsiyum ve fosforun sindirim yollarında kullanımı ve
emilimi ile özellikle çocuklarda büyüme için gerekli vitamin.
Kas zayıflığına karşı vücudu korur, kalp atışının düzenlenmesinde etkilidir,
bağışıklık sistemini kuvvetlendirir, tiroit fonksiyonları ve normal kan
pıhtılaşması için gereklidir. D vitamini sindirim sisteminden kalsiyum emilimini
artırır ve kemiklerde kalsiyum birikimine yardım eder. D vitamini kalsiyum
emilimini ve kalsiyumun aktif taşınmasını hızlandırarak artırır. Özellikle
bağırsak dokularındaki epitel hücrelerde kalsiyum emilimine yardım eden,
kalsiyum-bağlayıcı proteinlerin oluşumunu artırır. Ön maddesi deri altında
bulunur. Güneş ışınlarının etkisiyle D vitaminine dönüşür. Bu vitamin, kalsiyum
ve fosforun bağırsakta emilimi ve vücutta kullanımı için gereklidir. Kuvvetli
kemik ve dişler, bu vitaminin kalsiyumu buralara yerleştirmesiyle olur.
Küresel Isınma
İnsan tarafından atmosfere verilen
gazların sera etkisi yaratması sonucunda, dünya yüzeyinde sıcaklığın artmasına
küresel ısınma deniyor. İklim sisteminde vazgeçilmez bir yere sahip olan sera
gazları, güneş ve yer radyasyonunu tutarak, atmosferin ısınmasında başlıca
etkendirler. Sera gazlarının bulunmaması durumunda yeryüzünün sıcaklığının
bugüne göre 30oC daha soğuk olacağı hesaplanmıştır. Son yıllarda atmosferde
çeşitli insan aktivitelerinden kaynaklanan nedenlerle karbondioksit, metan, ozon
ve di azot monoksit gibi gazlardan oluşan sera gazları, yeryüzü sıcaklığında
belirgin artmalara sebep oluyor. Sera etkisinin artması, troposferin
ısınmasında, stratosferin de soğumasında en önemli etken olarak
gösteriliyor.
Sera Gazları :
-Karbon dioksit (CO2)
- Metan
(CH4)
- Nitrik oksit (N2O)
- Hidroflorokarbon (HFC)
- Hidrokarbur
perflor (PFC)
- Kükürt heksaflorit (SF6)
- Su buharı H2O)
İnsan Sağlığına Etkileri
Küresel ısınma,
kalp, solunum yolu, bulaşıcı, alerjik ve diğer bazı hastalıklara sebep olacak.
Sürekli sıcak hava, seller, fırtınalar gibi hava olayları, psikolojik
rahatsızlıklar, hastalıklara ve ölümlere yol açacak. Yeni alanlara yayılan
böcekler ve diğer hastalık taşıyıcılar, bulaşıcı hastalıkların çoğalmasına neden
olacak. Hava sıcaklığının artması ve su kaynaklarındaki azalma, kolera tipi
hastalıkları yaygınlaştıracak. Üretimdeki bölgesel azalmalar sonucu, açlık ve
kötü beslenmede artışlar görülecek. Böcek yumurtalarının ölmesini sağlayan gece
ve kış soğuklarının hafiflemesi, önemli bir sorun olacak. Kimi bölgelerde
şiddetli kuraklık dönemlerinin ardından gelecek aşırı yağışlar, virüs
mutasyonlarının artmasına, buna bağlı olarak da sıtma gibi hastalıkların
yayılmasına neden olacak. Öte yandan tarım bitkilerinde görülen hastalıklarda da
sıcaklıkla birlikte artış gözlenecek. www.r10.net küresel ısınmaya hayır
seo yarışması
Buzulların erimesi ve sıcaklık artışı, okyanuslardaki
suları genleştirip, denizlerin seviyesini yükseltecek. Deniz seviyesinin
yükselmesi, kıyılardaki toprak kaybının yanı sıra, kıyılara yakın temiz su
kaynaklarının denizle birleşmesine neden olacak. Artan buharlaşma yüzünden göl
ve ırmaklarda meydana gelecek su kaybı, 21. yüzyılın en önemli meselelerinden
biri olacak. Tatlı su kaynaklarının kalitesinde, tuzlu su karışımı nedeniyle
azalma olacak.
Tarım, turizm ve diğer ekonomik aktiviteler bu durumdan
olumsuz etkilenecek; gelişmekte olan birçok ülkede yerli halkın beslenme ve
yakıt kaynakları yok olacak. Yüksek deniz seviyesi, yüksek gel-git, kuvvetli
dalga ve tsunami gibi riskli doğa olaylarına sebep olacak. Deniz seviyesindeki
yükselmesiyle düz alanlar seller altında kalarak, kıyılardaki üretim alanları
zarar görecek. Bunun sonucu milyonlarca insan kıyı alanları ve küçük adalardan
göç edecek. Kurak bölgelerdeki çiftçiler daha çok sulama yapıp, daha fazla tarım
ilâcı kullanacaklarından, bu bölgelerde tarımsal etkinliklerin maliyeti artacak.
Gelişmekte olan ülkelerin kurak ve yarı kurak alanları, bazı kıyı alanları,
deltalar ve küçük ada gibi bölgeleri tehlike altında kalacak. Kırsal alanlarda
doğal kaynakların verimliliğindeki gerileme sonucu, kırsal alandan kente göç
hızlanacak.
www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışması
www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışması
www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışması
www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışması
www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışması
|
|
|