Okunma Sayısı : 1124  |
Klasik tüp bebek yöntemine alternatif olarak geliştirilen ve anne
adayına ilaç vermeden yumurtaların dışarıda olgunlaştırılmasını
sağlayan IVM'in (In Vitro Maturasyon), Türkiye'de ilk kez seri
uygulanmasına başlandı.
Alınan bilgiye göre, dünyada 1991-1998 yılları arasında 56 bayanda
uygulanan, ancak bu yıla kadar "vaka takdimi" şeklinde kalan IVM,
1998'de seri olarak Kanada Mc Gill Üniversitesinde uygulandı. 20
hastada yüzde 40 gebelik oranı yakalayarak çalışmanın saygın bilim
dergilerinden New England Journal of Medicine'de yayınlanmasını
sağlayan Dokuz Eylül Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim
Dalı Başkanı ve Tüp Bebek Merkezi Müdürü Prof. Dr. Bülent Gülekli, o
dönem birlikte çalıştığı embriyoloji uzmanı Dr. Ahmet Kemal Abdul
Celil'le yeniden bir araya geldi.
Prof. Dr. Gülekli,
yöntemin DEÜ'de seri olarak uygulanması ve ekibinin bilgilendirilmesi
amacıyla halen Suudi Arabistan'daki Dr. Samir Abbas Hastanesinde IVF
Laboratuvarı Direktörü olan Dr. Abdul Celil'i, İzmir'e davet etti.
Singapurlu
doktor ile 1 hafta süreyle DEÜ'de bu alanda çalışmalara başlayan Prof.
Dr. Gülekli, söz konusu süre içinde 8 hastaya işlemi uygulayacak.
"KANADA'DAKİ BAŞARIYI BURADA TEKRARLAYACAĞIZ"
Prof.
Dr. Gülekli, Dr. Abdul Celil ile birlikte yaptığı açıklamada, Kanada Mc
Gill Üniversitesinde gerçekleştirdikleri çalışmanın, saygın bilim
dergilerinden New England Journal of Medicine'de yayınlanarak dünyada
bu konuda yayınlanmış en başarılı seriyi oluşturduğunu belirtti.
Şu
anda dünyada birkaç ülkede seri olarak uygulanan yönteme ilişkin en
başarılı rakamların Mc Gill Üniversitesine ait olduğunu ifade eden
Prof. Dr.
Gülekli, şunları kaydetti: "Biz bunu Türkiye'de
yeniden seri halinde yapmak istiyoruz. Ülkemizde de bu yöntem vaka
takdimi şeklinde denendi. Biz DEÜ'de seri halde hastalara bu imkanı
sunmak ve koşulları uygunsa iki yöntemden birini seçebileceklerini
belirtmek istiyoruz. Bu nedenle Dr. Abdul Celil'i davet ettik, kırmadı,
geldi. Hasta kabulüne başladık. Dr. Abdul Celil, yöntemi buradaki
embriyolog arkadaşlara öğretiyor. Önemli olan, bundan sonra ekibin bu
çalışmayı götürür hale gelecek olması. Ümit ediyorum, Kanada'daki
başarıyı burada tekrarlayacağız. Çünkü aksi bir durum için neden yok.
Sistemin aynısını burada tamamen kurmuş durumdayız." Prof. Dr. Gülekli,
her tüp bebek hastasına uygulanacak bir yöntem olmadığını belirttiği
IVM'de, ilaç kullanmadan yumurta elde edildiğini, hastada buna uygun
bir yumurtalık yapısının bulunması gerektiğini bildirdi.
Söz
konusu yöntemle tüp bebeğe yakın oranda gebeliğin elde edildiğini
kaydeden Prof. Dr. Gülekli, bu alandaki tecrübelerinin artmasından
sonra IVM'in, klasik tüp bebek yöntemiyle yarışır hale geleceğini
belirtti.
"2 temel avantajı var"
Yöntemin
iki temel avantajının bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Gülekli,
ortalama 3 bin YTL olan klasik tüp bebekteki İlaç maliyetinin, IVM'de
ilaç kullanılmadığı için sıfıra indiğini, bunun yaygınlaşması halinde
ilacın yüzde 80'ini karşılayan devletin de önemli bir kar elde
edeceğini söyledi.
Prof. Dr. Bülent Gülekli, önemli bir
başka avantajın ise ilaç kullanımına bağlı olarak yumurtalıkların aşırı
uyarılması ve büyümesine yol açabilecek ve anne adayının hayatını
tehdit edebilecek gelişmenin ortadan kalkması olduğunu vurguladı. Prof.
Dr. Gülekli, IVM yöntemiyle kadınlarda ilaca bağlı gelişecek risklerin
sıfıra indiğini, böylece klasik yöntemde meydana gelebilecek yan etki
nedeniyle tedavinin kesilmesine gerek olmayacağını kaydetti.
Prof.
Dr. Gülekli, klasik tüp bebek yönteminde her gün hastaların aldığı
ilaçlardan sadece bir ampulünün, IVM'de yumurtaların içine konduğu
sıvıya eklendiğini, 24-48 saat içinde bu sayede ongunlaşan
yumurtalardan elde edilen embriyoların anneye transferinin sağlandığını
bildirdi.
Dr. Ahmed Kemal Abdul Celil, her iki yöntem
arasında en önemli farkın, IVM'de anne adayına sağlanan rahatlık
olduğunu, hastaya sadece bir doz hormon verildiğini bildirdi.
Dr.
Gülekli ve Dr. Abdul Celil'in DEÜ'de başlattığı IVM'in ilk denendiği
hastalardan olan 6 yıllık evli Sinem Kızıldaş (29), klasik tüp bebek
denemesinde yumurtalıkların aşırı uyarılması nedeniyle gelişen hayati
risk dolayısıyla tedaviyi bırakmak zorunda kaldıklarını belirterek,
"Korkup bu yönteme başvurduk.
Memnunuz. Umarım sonuç alırız" dedi.
|
|
|