Okunma Sayısı : 841  |
Mutluluk
ve sağlığa giden yol 'aşk'tan geçiyor. İnsanda fizyolojik değişiklikler
yaratan aşk, tıpkı çikolata gibi, stresi azaltıp beyne mutluluk
pompalıyor.
Aşkın insan beynindeki etkilerini değerlendiren Memorial Hastanesi
Nöroloji Bölümü'nden Uz. Dr. Abdullah Özkardeş, bu 'duygu'nun sağlıklı
ve mutlu olmayı uyardığını söyledi.Özkardeş,
aşkın insanda psikolojik ve fizyolojik değişiklikler yarattığına dikkat
çekerek, "Bunlar, coşku ve mutluluk, seçilmiş kişiye odaklanan dikkat,
yine seçilen kişi hakkında şüpheli düşünceler veya aşırı bağımlılık,
tutku ve aşırı enerji olarak özetlenebilir" dedi.
Aşkın belirtilerinin bilim adamları tarafından ölçülebildiğini kaydeden Özkardeş, şunları söyledi:
"Oksitosin,
vazopressin, dopamin ve serotonin gibi maddeler aracılığıyla beyinde
güven, inanç, haz duyma ve ödüllendirme fonksiyonları etkinleşiyor.
Mesela sevecenlik ve duygusallık dönemlerinde bol miktarda salgılanan
oksitosin arttıkça aşk duygusu da artıyor."
Bazı çalışmalarda
fonksiyonel MRI kullanılarak romantik aşkla ilgili sinir yapılarının
incelendiğini anlatan Özkardeş, "MRI yapılırken kişiye sevdiği kişinin
fotoğrafları gösteriliyor. Daha sonra arkadaşlarının fotoğrafları
gösterilerek tekrar MRI yapılıyor. Her iki durumda elde edilen sonuçlar
kıyaslanıyor. Romantik aşk, ventral tegmantal alan, ventral striatum ve
nukleus accumbens denen beyin kabuğunun altındaki bölümlerle
ilişkilendirilir. Yoğun aşk duyguları yaşanırken bu bölgelerde
faaliyetler artıyor" diyor.
Âşık ol, stresten kurtul!
Aşk da çikolata gibi
ventral tegmental alandaki faaliyeti artırıyor. Ayrıca duygulanım,
dikkat, motivasyon ve hafıza ile ilgili beyin alanlarını da aktif hale
getiriyor. Bu yapıların aktifleşmesi, stresi azaltıyor. Zamanla da
beynin kendisi üzerinde koruyucu bir etki oluşuyor. Bu nedenle aşk,
sağlıklı ve mutlu olmayı uyarır.
|
|
|