Okunma Sayısı : 1038  |
Artık
unutkanlık sadece yaşa bağlı değil. Genç yaşlarda da ortaya çıkan bu
rahatsızlığın başlıca nedenleri, stres, dikkat eksikliği ve depresyon.
Neden unuturuz?
İnsanda
beyin gelişimi, hem belli bir yaşa kadar (ortalama 18-20 yaş civarı)
beyin hücrelerinin sayısının artmasıyla beynin hacim olarak büyümesi
şeklinde hem de varolan beyin hücrelerinin kullanılmasıyla hücreler
arası bağlantıların oluşmasıyla sağlanmaktadır.
Hepimiz 20'li
yaşlarımıza kadar ne kadar hızlı öğrendiğimizi ve kolay unutmadığımızı
biliriz. İşte bu hızlı kavrama beynimiz iki türlü gelişme gösterdiği
için olmaktadır. Yirmili yaşlardan sonra ise beynimiz sadece varolan
beyin hücreleri arasındaki bağlantıları arttırarak gelişir ve diğer
yandan da yavaş yavaş hücre ölümü başlar.
Biz ne kadar çok
farklı alanlarla ilgilenir ve entelektüel seviyemizi geliştirmeye
çalışırsak beynimizde kendisini o ölçüde geliştirir. Fakat yaşlanmayla
birlikte ortaya çıkan hücre ölümü nedeniyle giderek kullanmakta
olduğumuz hücre havuzu azalmaktadır. Bu nedenle bir süre sonra beyin
yeni bir şeyler öğrenirken bazı tasarruflar yapar ve aslında çok da
kullanılmayan bazı bilgileri siler.
Öğrenme artık en eskilerin
silinip yenilerin kaydedilmesi şeklini almıştır. Dolayısıyla zamanla
ortaya çıkan doğal bir unutma süreci yaşarız.
Öte yandan
özellikle 20-50 yaş arasındaki "unutkanlık" şeklindeki yakınmaların
çoğunluğu stres, iş veya ders yoğunluğu, özel yaşamlarda oluşan
değişimler (evlenme, boşanma, eşlerden birinin yada aileden birinin
kaybı gibi) şeklinde yaşam süresince zaman zaman zorlandığımız anlarda
ortaya çıkan, daha çok dikkat eksikliği, konsantrasyon güçlüğü,
depresyon gibi sebeplere bağlı olmaktadır.
Son yıllarda unutkanlık görülme oranı arttı mı?
Son
yıllarda unutkanlığın görülme oranının artmasından önce tüm dünyada
değişen bazı değerler ve gelişmelerden söz etmek sanırım anlamlı olur.
İnsanlar çok uzak olmayan geçmişte bilgi ve haberlere tv, gazete,
dergi, radyo, sinema, kütüphane gibi klasik yöntemlerle ulaşmaktaydı.
TV
bunların içerisinde en kolay ulaşılan yoldu, ancak o da kısa süre
öncesine göre birkaç kanaldan ibaretti. Şimdi 10'ları bulan yerel
kanallar, özel tv kanalları yanı sıra internet denen bir yol
bulunmakta. İnternet denen bilgi ağı içinde her konuya en iyiden en
kötüye her zaman hemen her yerde ulaşmak mümkün. Yeni denen bir şeyi
öğrendiğimiz anda o bilgi eskimiş oluyor..
Dolayısıyla bilgi
çok çabuk eskiyor.. Hiç bilmediğimiz hiç gitmediğimiz ülkelerde yaşayan
insanlarla bir "tık" la konuşmaya başlıyoruz. Biz bu kadar hızlı
değişen bir ortama koşarak, çok çalışarak vs. uyum sağlamaya
çalışıyoruz. Beynimiz de bilgileri hızla alıp aynı hızla yenileri
geldiği için hızla bazı şeyleri siliyor.
Ayrıca genel olarak
tüm dünyada yaşam daha rahat ve stressiz bir hal almıyor. Aksine çoğu
yerde giderek stres ve yoğunluk artıyor. Dolayısıyla hem bir şeylerden
geri kalmama çabası hem de artan stres ve hızlı bilgi giriş
çıkışlarıyla ortaya çıkan unutkanlık için bazı yayınlarda "çağın
hastalığı" deyimi bile kullanıyor. Depresyon gibi psikolojik
problemlerde de benzer bir artış da unutkanlığın artan sebeplerinden
olabilir. Tüm gelişmeleri biz insanlar oluşturuyoruz, fakat beynimiz
internet gibi değil, geliştikçe gelişen durmadan büyüyen ve sonsuz
bilgiye sahip canlılar olmamız en azından şu anda mümkün değil.
Tüm
bu gelişmelerle birlikte insan ömründe giderek uzama olması toplumdaki
"yaşlı" nüfus sayısını da arttırmaktadır. Dolayısıyla yaşlılarda
görülen yaşlanmayla ilişkili unutkanlık veya demans (bunama) gibi
ilerleyici ve kişiyi bakıma muhtaç hale kadar getiren, unutkalıkla
başlayan süreçlerin de görülme sıklığı artmaktadır.
Unutkanlık ne zaman ciddi bir hastalık olarak görülmeli?
Unutkanlık,
sebebi ne olursa olsun eğer normal günlük yaşamımızı, iş yaşamımızı,
özel yaşamımızı etkiler hale gelirse ve unutkanlık nedeniyle bu yaşam
alanlarımızda problemler yaşamaya başlarsak mutlak bir uzman tarafından
değerlendirilmeyi gerektirir. Bu uzman duruma göre bir psikiyatrist ya
da bir nöroloji uzmanı olabilir.
Kullanılan ilaçlar unutkanlığa sebep olur mu?
Birçok
ilaç unutkanlığa sebep olabilir. Bu konuda basit bir liste vermek çok
zor. Ancak günlük yaşamda doktor olarak en çok karşılaştığımız
durumlar; aynı anda birden fazla hastalığa sahip oldukları için birçok
ilaç kullanmak zorunda olan yaşlılarda çoklu ilaç kullanımına bağlı,
epilepsi (sara hastalığı) için kullanılan ilaçlarla, bazı ağır
psikiyatrik rahatsızlığı olan hastalarda kullanmak zorunda olduğumuz
özel bazı ilaçlarla unutkanlık oluşabilmekte. Öte yandan aşırı kronik
alkol alımı ve keyif verici madde kullanımı da hem kullanıldıkları süre
içinde hem de çok uzun süre kullanılırlarsa kalıcı olabilecek
unutkanlık yakınmaları yapabilir.
Unutkanlığı önlemek için alınabilecek önlemler var mı?
Unutkanlığı
önlemek için çok genç yaşlardan itibaren beyin gelişimimizi
sağlayabilecek yöntemler kullanmalıyız. Entelektüel düzeyimizi
yükseltmeye yönelik uğraşılar bulmalıyız. Yüzeysel bilginin su üstünde
kalmaya mahkum yağ gibi asla derinlere inemeyeceğini ve ilk dökülen
kısımla birlikte gideceğini bilmeliyiz.
Mümkün olduğunca
ilgilendiğimiz konularda ayrıntılarını da öğrenmeye çalışmalıyız. Ne
kadar çok hücreler arası bağlantıya sahip olursak bilgileri
değerlendirme şansımız o kadar artar.
Normal zekada bir insan
beyninin %3-4'ünü kullanırken dünyanın en zeki insanları %7-10 arası
düzeyde beyinlerini kullanabilmekte. Aradaki 2-3 katlık farkın neleri
değiştirdiği ortada.
Genetik özelliklerimiz mutlaka önemli ama
insanlar farklı vücutlarla doğup daha sonra onu istedikleri şekle
getirmek için çok yoğun çabalar harcarken, maalesef kapalı bir kutuda
yer aldığı için pek göze hitap edemeyen beyin için çok az çaba
harcamaktalar!!.... Beyin gelişimimizi olumsuz etkileyecek maddeler
kullanmaktan, mümkün olduğunca da yoğun stresten kaçınmalıyız.
Beslenmemize dikkat etmeliyiz.
Depresyon unutkanlığı arttırıyor mu?
Depresyon
unutkanlığı arttırmaktan ziyade çoğu zaman unutkanlığın sebebi
olabilmektedir. Ancak depresyonda görülen unutkanlık çoğu zaman
konsantrasyon güçlüğü, dikkat bozukluğu, isteksizlik gibi çok daha
farklı sebeplerden kaynaklanır.
|
|
|