Okunma Sayısı : 943  |
Sınava hazırlanan öğrenciler sınav kaygılarını, temel nefes ve fiziksel egzersizler sayesinde azaltabilirler.
Yeditepe
Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.
Dr. Arif Verimli, ortaöğretim kurumları ve üniversite sınavlarına
hazırlanan öğrencilerin sınav kaygılarını, temel nefes ve fiziksel
egzersizler ile gevşeme teknikleri sayesinde azaltabileceklerini
bildirdi.
Prof. Dr. Verimli, sınavlara az bir zaman kaldığını, bu nedenle de öğrencilerde sınav kaygısı artışı görüldüğünü söyledi.
Bu
dönemde öğrencilerin kafasında "Ben ne istiyorum, ne eksiğim
var?" sorularının yanı sıra "Ya sınavda başarısız olursam",
"Ya heyecanlanırsam", "Ya başaramazsam", "Etrafımdakiler beni
başarısız görürse" gibi düşüncelerin oluştuğunu anlatan Prof. Dr.
Verimli, sınav kaygısı yüksek öğrencilere yardımcı olunması gerektiğini
ifade etti.
"Sınav yaklaştıkça kendinizde birtakım
davranış değişiklikleri görüyorsanız, bu olumsuz, sinirli, heyecanlı,
kaygılı, dalgın, telaşlı haliniz etrafınızdakiler tarafından da
anlaşılıyorsa sınav kaygısı taşıyorsunuz" diyen Prof. Dr. Verimli,
kaygının fiziksel belirtilerini de çarpıntı, terleme, el terlemesi,
yutkunma, kızarma, boğulacakmış hissi, titreme, mide bağırsak
hareketlerinde artış, ateş basmaları, baş dönmesi ve ağız kuruluğu
olarak sıraladı.
Prof. Dr. Verimli, şunları kaydetti:
"Kendinizi
gerçekten son derece kaygılı buluyor, sınav kelimesini duyduğunuzda
bile irkiliyor, terliyor, telaşlanıyor, güvensizlik ve aşırı
yetersizlik duygusu taşıyorsanız tehlike var demektir. Ve bir an önce
sorunun kaynağıyla ilgili bir profesyonelle görüşmelisiniz. Bunun tam
tersi, verdiğiniz yanıtlarda son derece kendinize güveniyor, her şeyi
doğru ve tam yaptığınıza inanıyor, sınavla ilgili en ufak bir
kaygı duymuyorsanız, bu da aslında çok doğru değil. Çünkü hiç kaygı
duymamak ve en ufacık bir heyecan hissetmemek, sonunda sizleri hayal
kırıklığına uğratabilir. Heyecan sizi kamçılayan bir şey olmalı. Tabii
dozunda olmak şartıyla."
Öneriler
"Sınav
kaygısını hafifletmek için temel nefes ve fiziksel egzersizler yapın"
diyen Prof. Dr. Verimli, temel nefes egzersizlerinin iyi bir nefes
almak ve vermekle başladığını söyledi.
Prof. Dr.
Verimli, "Ağır, derin ve sessiz olun. Nefes egzersizine başlamadan
önce, sağ elinizi göbeğinizin hemen altına, sol elinizi göğsünüzün
üzerine koyun ve gözlerinizi kapatın. Nefes almadan önce ciğerinizi
iyice boşaltın. Yeni bir nefes almak için birkaç saniye bekleyin. Ardı
ardına iki derin nefes aldıktan sonra, kesinlikle 4-5 kez de normal
nefes alın. Tüm bu işlemleri günde 40 kez yapın ve bunu alışkanlık
haline getirin" diye konuştu.
Düzenli fiziksel
egzersizin beyinde öğrenmeyi kolaylaştırarak, yapılan ders tekrarının
zihne daha kolay yerleşip, unutulmasını zorlaştırdığını belirten Prof.
Dr. Arif Verimli, "Bilinç gelişir, beyin uyaranlara daha kolay açılır,
refleksler hızlanır. Reaksiyon zamanı kısalır. Düzenli fiziksel
egzersiz, ders çalışmak ve öğrenmek için son derece elverişli bir
zihinsel ortam hazırlar. Sınavlara daha dinç ve
verimli hazırlanabilirsiniz" dedi.
"Gevşeme
teknikleriyle günün belli bir kısmında zihninizi boşaltarak mutlu bir
gelecek hayal edin" diyen Prof. Dr. Verimli, "Güzel bir üniversiteyi
kazandığınızı, başarabildiğinizi hayal edin. Bu sizi kamçılayacaktır.
Hiç durmadan arka arkaya 'Kolum ağır, elim sıcak, nefesim sakin ve
düzenli, kalbim sakin ve düzenli, karnım sıcak ve alnım serin' diye
tekrar edin" şeklinde konuştu.
Gıdalara dikkat!
Öğrencilere,
ders çalışma saatlerini 45'er dakika ders, 5 dakika dinlenme ve 10
dakika tekrar olmak üzere 5 saat şeklinde düzenlemelerini öneren Prof.
Dr. Verimli, şunları söyledi:
"Bir başkasının
tavsiyesiyle sınavdan önce daha rahat uyumak için sakinleştirici veya
uyku getirici bir ilaç asla kullanmayın. Zeka artırdığı iddia edilen
yiyecekleri son bir hafta yemekle zeka artmaz ve yiyeceklerin zekayı
artırdığı zaten kanıtlanmış bir bilimsel gerçek değildir. Ancak sınavda
yanınızda glikoz ihtiva eden yumuşak ve renkli şekerlerden
bulundurabilirsiniz. Dikkat açtığı öne sürülen ilaçları talep etmeyin.
Bu yaklaşım bağımlığın ilk aşamasıdır."
Sınav günü de
öğrencilere ses çıkaran kolye, bilezik, kemer, topuklu ayakkabı yerine
sade ve düz şeyler giymelerini tavsiye eden Prof. Dr. Verimli, sınav
gözetmenlerinin de sınavda anahtarlık sallamaması, tespih çekmemesi,
topuklu ayakkabı, zincir ve kolye gibi ses çıkaran aksesuarlar
takmaması gerektiğini bildirdi.
Prof. Dr. Arif Verimli,
anne ve babalara da "Okunmuş su, muska gibi mistik inanışları yapacak
olsanız bile çocuklarınız bilmesin. Çocuğun obsesyonlarını
tetiklemeyin" tavsiyesinde bulundu.
|
|
|