Okunma Sayısı : 1293  |
Stresle iç içe yaşıyor, yüksek miktarda kafein ve alkol tüketiyorsanız sindirim sisteminizin sizi uyaracağı alarmları tanıyın.
Globus;
boğazda bir yumruk hissi olmasıdır. Hastaların çoğunda psikolojik bir
travma öyküsü vardır. Depresyon, anksiyete sık olarak görülmektedir.
Fonksiyonel dispepsi;
kronik seyirli, yemeklerle ilişkili veya ilişkisiz, üst-orta karın
bölgesinde rahatsızlık hissi, bulantı veya ağrı şeklinde
tanımlanabilir. Erken doyma, bulantı, kusma, geğirme, yanma, dolgunluk,
gerginlik, ağırlık hissi, şişkinlik, karında gurultu gibi değişik
belirtiler görülebilir. Mide-barsak motor fonksiyon bozukluğu, duyusal
algılama kusuru, psikolojik faktörler, stres hastalığın oluşumunda rol
oynar.
Anksiyete (iç bunalımı), depresyon,
uyku bozuklukları, stres; fonksiyonel dispepsi oluşumunu
tetikleyebilir. Hastaların çoğunun stresle dispepsi arasında bir ilişki
olduğunu bildirmesine karşın, aslında bu stres normal kişilere göre
farklı değildir. Bu hastalarda stresin algılanması abartılıdır. Yani,
bu kişilerde uyaranlara karşı mide-barsak duvar gerginliği sağlıklı
bireylere göre abartılı algılanmaktadır.
İrritabıl barsak sendromu; (Huysuz barsak sendromu)
dışkı kıvamında ya da dışkı yapma sıklığındaki değişikliklerle aynı
zamanda ortaya çıkan karın ağrısı ve şişkinliktir. Kabızlıkla giden
veya ishalin baskın olduğu veya da ishal-kabızlık atakları ile
seyreden değişik tipleri vardır. Toplumda %3-20 oranında görülür.
Kadınlarda daha sık görülmektedir. Hastalığın oluşumunda psikososyal
faktörler, barsak motor fonksiyonunda değişme, artmış ince-kalın barsak
algısı, genetik faktörler rol oynar. Hastaların bir kısmında hastalığın
başlamasını mide-barsak enfeksiyonunun tetiklediği görülmektedir.
Hastaların bir bölümünde cinsel, fiziksel veya duygusal taciz öyküsü
vardır. Bu kişelerde anksiyete, depresyon, somatizasyon hastalıklarına
sık rastlanır. Olguların yarısında organlara ait ağrı algısının
arttığı, mekanik ve kimyasal uyaranlara yanıt eşiğinin düştüğü
gösterilmiştir. İrritabıl barsak sendromu olan hastaların barsakları
sindirim esnasında barsaktan kaynaklanan normal fizyolojik uyaranlara
anormal şekilde duyarlıdır. Kalın barsakta sindirim sırasında oluşan
gaz normalde ağrısız geçerken, bu hastalarda; gaz, stres, yağ ve lif
içeriği yüksek besinlere karşı artmış duyarlılık vardır.
İrritabıl
barsak sendromu olan hastalarda anormal fonksiyon potansiyeli daima
vardır ama belirtilerin ortaya çıkması tetikleyici faktörlerle
olmaktadır.
Tetikleyiciler; besin maddeleri, ilaç,
enfeksiyon, psikolojik sorun veya stres olabilir. Besin maddelerinden
özellikle gaz oluşumunu arttıran süt ürünleri, baklagiller, çikolata,
kafein, alkol belirtilerin ortaya çıkmasını tetikleyebilir.
Psikolojik
veya emosyonel stres, normal sağlıklı bireylerde bile mide-barsak
fonksiyonunu bozup, ağrı, ishal gibi semptomlara yol açabilir. Stres
farklı kişileri farklı yollardan etkiler. Aynı bireyde strese verilen
yanıt da zihnin durumuna göre günden güne değişebilir. Stres; Irritabıl
barsak hastalığı belirtilerini tetikleyebilir veya alevlendirebilir. Bu
hastalarda stres sırasında, sık ve ciddi belirtilerin ortaya çıkması
normal bireylerdekinden daha olasıdır. Strese karşı artan bu
duyarlılıktan sorumlu mekanizmalar tam olarak anlaşılamamış ise de
barsağın nöronal (sinir) kontrolü ile ilgili olduğu düşünülmektedir.
Nöronal ileti çift yönlüdür. Beyin-barsak aksı vardır, barsak beyni ,
beyin ise barsağı etkilemektedir.
Tedavi
Fonksiyonel
mide-barsak sistemi hastalıklarında tedavide ilk adım; hastanın
eğitimidir. Hastanın bilgilendirilmesi, hastalığının fonksiyonel
olduğu, ciddi bir hastalığı olmadığının hasta tarafından anlaşılması ve
hastanın endişelerinin ortadan kaldırılması gerekir. Yaşam tarzı ve
diyetle ilgili değişiklikler hastanın yakınmalarının sıklığı ve
şiddetini azaltacaktır.
Bunlar: Süt ve süt ürünlerinin
azaltılması, kafein, alkol ve sorbitol içeren yapay tatlandırıcılardan
kaçınılması, yeterli lifli gıda alımı (kepekli tahıllar, meyve-sebze),
fasülye, mercimek gibi iyi sindirilmeyen fermente olan karbonhidratlı
baklagillerden kaçınılması, az miktarda ancak sık öğün ile
beslenilmesi, az yağlı gıdaların seçimi, sıvı alımının arttırılmasıdır.
Hastalığın tedavisinin bir bölümünü de hastanın baskın olan
yakınmalarına göre ilaç tedavisi, psikolojik problemleri olan
hastalarda antidepresan ilaç kullanımıdır.
Düzenli spor,
egzersiz, stres tedavisi ve gevşeme teknikleri (yoga, meditasyon vb),
hastaların tedavisinde yararlı olmaktadır. Irritabıl barsak sendromunda
psikoterapi de yardımcı tedavidir. Psikoterapi seansları, davranış
tedavisi, hipnoterapi dirençli vakalarda iyilik sağlayıp, yaşam
kalitesini düzeltmektedir.
|
|
|