Bu sayfayı gorebilmeniz icin javascript aktif olmalıdır..
Lutfen browser'ınızdan Java Scripti Aktif hale getiriniz.
Java Scripti Aktif hale getirdikten sonra Click here to go back to Sağlık Merkez
 

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Ziyaretçi İstatistikleri

Bugün10
Dün48
Bu Hafta1549
Bu Ay39610
Toplam924410

Son Yorum Yazıları

MS'de erken tedavi umut...
ms
insallah cözümü en kısa zamanda bulunur
21/01/08 17:57 Devamı...
Yazar: tomar

Sporcu çocuk nasıl beslenmeli?
sporcu çocuk nasıl beslenmeli?
ayyy çok güzel bir siteymiş bu site...
20/01/08 19:40 Devamı...
Yazar: sena

Ne kadar sağlıklısın? Mini...
Arka ayak
:grin İnsanlarda arka ayakmı var??
16/01/08 12:25 Devamı...
Yazar: Hasan Arsan

Türk kadınları kanseri...
meme kanseri
meme kanseri olmuş biri tedavi olduktan...
11/01/08 19:51 Devamı...
Yazar: aylin

Kanserin ilacı tütün!
kanserolduğunda yapılacaklar
meme kan seri olan tadavilerini...
11/01/08 19:43 Devamı...
Yazar: aylin



Kıskançlık deyip geçmeyin PDF Yazdır E-posta

Okunma Sayısı : 1067    


Kıskançlık deyip geçmeyin
Hastalık durumuna gelmiş kıskançlık, kişilik ve paranoyak bozukluklara yol açıyor.

BOLU İzzet Baysal Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Psikiyatristi Dr. Haluk Gülmez, ihanete uğrama, aldatılma korkusuyla yaşayan kıskanç eşlerin, mutsuz bir hayat yaşadıkları gibi, birlikte yaşadıkları kişilere de dünyayı zehir ettiklerini, bu kişilerin cinayete ve intihara yatkın olduklarını söyledi.

İnsanda bir miktar kıskançlık olmasının son derece doğal olduğunu belirten Dr. Gülmez, Aşırı olmayan kıskançlıklar gayet doğaldır. Ancak tamamen mantık dışı aşırı kıskanmalar da, insanlar da paranoyik bozukluk oluşumuna yol açar dedi.

Hastalık boyutuna gelmiş kıskançlık hastalığının tedavisinin son derece zor olduğunun söyleyen Dr. Gülmez, Sürekli olarak ihanete uğrama, aldatılma korkusuyla yaşayan kıskanç eşler, mutsuz bir hayat yaşadıkları gibi, birlikte yaşadıkları kişilere de dünyayı zehir ederler. Kendine göre kanıtlar bulan, sürekli olarak kendi kendine sorular sorup eşini takip altına alan kıskanç kişiler, intihara ya da cinayete bile teşebbüs edebilirler" diye konuştu.


Hastalık durumuna gelmiş kıskançlık durumlarının kişilik ve paranoyak bozukluklara yol açtığını açıklayan Dr. Gülmez, aşırı kıskançlık hastalığının uzun süre psikiyatrik tedavi gerektiren zor bir hastalık olduğunu söyledi. Dr. Gülmez, Hekime karşı bile kuşkucu davranış sergileyen bu kişiler, kıskandıkları kişi veya kişilere karşı kırıcı, yıkıcı ve saldırgan olurlar. Eşleri ve çocuklarıyla olan iletişimleri kopan, işinde de üretken olmayan bu kişiler psikiyatrik destek almadıkları sürece son derece mutsuz ve huzursuz bir yaşam sürdürürler.

Kıskançlığın genetik yatkınlık gösteren psikolojik bir hastalık olduğunu ifade eden Gülmez, konuşmasını şöyle sürdürdü:

Kıskanç anne ve babanın çocukları da kıskanç olur. Kıskançlık genetik olduğu kadar anne ve babadan öğrenilmiş davranışlar olarak çocuklarlarda da ortaya çıkar. Kıskanç çocuklar tek evlat olmanın avantajını kullanabilmek için kardeşlerini öldürmeye bile kalkar. Annesini babasından, babasını annesinden kıskanan, arkadaşlarıyla kıskançlık duyguları yaşayan çocuklar, sosyal yönden son derece uyumsuz olurlar. Sosyal uyumu, ders uyumu, arkadaş uyumu bozulan çocuk, ruhi çöküntü sonucu depresyona girer. Kendisiyle bile barışık olamayan bu çocukların, gençlik ve eğitim yaşamları da çok zor geçer.

Please Enter New Tags Separated By Comma's
  Or Close

Valid XHTML 1.0 Transitional

   
Bu makaleyi sitenizde yayımlayın
Yazdır.
Arkadaşınıza gönderin
İlgili haberler

Anahtar kelimeler : Kıskançlık deyip geçmeyin


Okuyucu yorumları  RSS feed Yorum
 

Ortalama Üye Değerlendirmesi

   (0 Oylama)

 


Yorumunuzu ekleyin
İsim
E-mail
Başlik  
 
Yorum
 
Kullanımdakı İşaretler: 600
   Daha sonraki Yorumlar hakkında beni haberdar et
  This image contains a scrambled text, it is using a combination of colors, font size, background, angle in order to disallow computer to automate reading. You will have to reproduce it to post on my homepage
Lütfen resimde gördüğünüz karakterleri kutuya giriniz:

   
   

Gönderilen yeni yorum yok

 
< Önceki   Sonraki >

Arama