Okunma Sayısı : 2088  |
Yaz mevsimine girdigimiz son haftalarda Türkiye'nin gündemini meşgul eden kene ile ilgili
olarak uzmanlar uyarı yaptı:
Kene vücuttan uzaklaştırılırken kesinlikle ezilmemeli,
başı kopartılmamalı.. Derhal doktora başvurmalı..
Yaklaşık yarım cm boyunda, kan emen, yeşillik alanlarda yaşayan bir böcek
olan kene, günlerdir kamuoyunun gündeminde. Taşıdığı Kırım Kongo Kanamalı Ateşi
(KKKA) hastalığı 2002'den bu yana 33 kişinin ölümüne neden oldu. Havaların
ısınmasıyla birlikte insanların piknik alanlarına yönelmeleri, hastalığın kırsal
alanların yanı sıra büyük şehirlerde de ortaya çıkmasının en önemli nedeni.
Hal böyle olunca 'Acaba bu küçücük böcekle nasıl mücadele ederiz, ya bize de
musallat olursa' gibi sorular kafaları kurcalıyor. Öncelikle, vücuda yapışıp kan
emerek beslenen bu küçük böceklerin hepsi hastalık taşımıyor. Özel bir kene türü
bu hastalığı taşıyor. Hastalık taşıyanlar ise erken tespit edildiğinde, virüsü
vücuda bulaştırma fırsatı bulamıyor.
Uludağ Üniversitesi (UÜ) Veteriner Fakültesi Parazitoloji Ana Bilim Dalı Öğretim
Üyesi Doç. Dr. Levent Aydın, kene ile temas durumunda kenenin ezilmemesi,
çıkarılırken başının kopartılmaması, keneyi uzaklaştırmak için ısı uygulanmaması
gerektiğini vurguluyor.
Kenelerin virüs, bakteri, protozoon ve riketsia adı verilen gözle görülmeyen
parazitleri taşıdıklarına, bu ciddi enfeksiyon etkenlerini kanını emdikleri
insan ve hayvanlara aktardıklarını belirten Aydın, etkenlerden birinin de KKKA
virüsü olduğuna işaret ediyor.
Aşısı ve ilacı yok
Genellikle yaz aylarında ortaya çıkan hastalık az gelişmiş ülkelerde görülüyor.
Hatta hastalığın görüldüğü en gelişmiş ülke Türkiye.
Bu yıl hastaneye başvuran 144 kişiden 63'ünde hastalık tespit edildi. Uzmanlar
çoğunlukla Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgesindeki 22 ilin KKKA tehlikesi
altında olduğunu belirtiyor. Ancak hastalık diğer illerde de görülebiliyor.
Türkiye'de KKKA bulaşanların ölüm oranı yüzde 5, diğer ülkelerde ise bu oran
yüzde 25 ile yüzde 80 arasında değişiyor. Çünkü hastalıktan koruyacak bir aşı ya
da tedavide kullanıhlacak bir ilaç bulunmuyor. Hastaların tedavileri destek
tedavi şeklinde yürütülüyor, dolayısıyla vücuda yapışan kenenin hastalığı
bulaştırmadan tespit edilmesi önem kazanıyor.
Vücudunuzu kontrol edin!
Doç. Dr. Levent Aydın, Türkiye'de son 5-6 yıl içinde önce Karadeniz Bölgesi'nde
belli odaklardaki insanlarda görülen bu hastalığa daha sonra İç, Güneydoğu ve
Marmara bölgelerinde rastlandığını belirtti. Günümüzde dünyada 30 kene türünün
hastalık etkenini taşıdığına, özellikle "Hyalomma" cinsinin tehlikeli olduğuna
dikkati çeken Aydın, hayvancılıkla uğraşanların, veteriner hekimlerin ve piknik
alanlarındaki insanların risk altında olduklarını vurguladı.
Bu noktada, piknik alanları, ormanlık alanlar, otlak ve çalılıklar ile ırmak
kenarlarına giden vatandaşların biraz daha korunaklı giyinmeleri, evlerin
döndüklerinde de vücutlarını kontrol etmelerini öneriliyor. Kene tespit
edildiğinde ise en önemli nokta, keneyi parçalamadan tek seferde vücuttan çekip
almak.
Levent Aydın, kenenin ısıracağı vücut bölgesine önce lokal anastezik bir madde
salgıladığını, bu nedenle kişinin ilk 24-48 saat içinde ısırığı görmezse
hissedemeyeceğini anlattı. Hastalığın ısırıldıktan 16-24 saat sonra bulaşacağını
ifade eden Aydın, ısırmanın 3-5'inci günlerinde bulaştırıcılığın en yüksek
dereceye çıktığını kaydederek, şunları söyledi:
"Bu nedenle risk gruplarında kene ısırma süresi hayati önemdedir. En kısa sürede
kene vücuttan uzaklaştırılmalıdır. Kene uzaklaştırılması hekim kontrolünde
yapılmalıdır. Kene ezilmemeli, çıkarılırken başı kopartılmamalı. Keneyi
uzaklaştırmak için ısı uygulanmamalıdır. Kenelerde ayaklarının gerisinde soluma
organelleri olduğu için üzerine yağlı bir pamuk 5 dakika kadar kapatılarak
soluması engellenebilir. Daha sonra battığı yönün tam zıt tarafına ani ve tek
bir hamle ile çekilmesi gereklidir. Unutulmamalıdır ki kenenin vücutta kalış
süresi önemlidir. Bu nedenle en kısa sürede sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır."
Hastalığın saptandığı bölgelerde hayvanlarda, özellikle sığırlarda kene kontrolü
ve ilaçlamasının düzenli olarak yapılması, insanların kişisel korunma konusunda
bilgilendirilmesi, çevre ve meraların kontrol altına alınması gerektiğini
anlatan Aydın, hastalığın görüldüğü yörelerde yaşayan vatandaşlara, özellikle
kırsal alanda çizme ve uzun kollu giyinmeleri, bu alanlardan ayrıldıktan sonra
koltukaltı ve kasık bölgeleri başta olmak üzere vücutlarını dikkatle aramaları,
keneye rastlamaları halinde zaman kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurarak
keneyi çıkarttırmaları uyarısında bulundu.
Hastalığın oluşması:
Hastalık genellikle kene ısırığı ile virüsün bulaşmasından 1-3 gün sonra
ortaya çıkar. Bu süre en fazla 9 güne kadar uzayabilir. Hasta hayvanın kan ve
vücut sıvıları bulaşmış ise bu durumda hastalığın ortaya çıkışı 13 güne kadar
uzayabilmektedir.
Ateş, kırıklık, baş ağrısı, halsizlik, aşırı duyarlılık, kol, bacak ve
sırtta şiddetli ağrı ve belirgin iştahsızlık bulguları ile başlar. Bazen kusma,
karın ağrısı ve ishal olabilir.
İlk günlerde yüz ve göğüste küçük cilt altı kanamaları, gözlerde
kızarıklık, gövde, kol ve bacaklarda bir yere çarpmış gibi cilt altı kanamalar
oluşabilir.
Burun kanaması, kanlı kusma, kanlı dışkılama, kanlı idrar görülebilir.
Vajinal kanamaya da rastlanabilir.
Ağır olgularda hepatit, karaciğer, böbrek, akciğer yetmezlikleri
oluşabilir.
Tedavi:
Diğer çoğu virüs hastalıklarında olduğu gibi bu hastalığın da
doğrudan bir tedavisi ve etkili bir ilacı olmayıp daha çok destek tedavisi ve
bulguları gidermeye yönelik tedaviler ve bazı antivirütik ilaçlar
uygulanmaktadır.
Erken dönemde başlanılan destek tedavi daha başarılı sonuç vermektedir.
Geç başlanılan tedavi ve ağır seyredebilen hastalık öldürücü olabilmektedir.
Hastalığa karşı aşı çalışması yürütülmekle birlikte henüz koruyucu bir aşı
geliştirilememiştir.
Korunma:
Hastalık, kenelerin sokması sonrası salgıladıkları sıvıyla, kenelerin
çıkartılırken ezilmesi sonucu çıkan sıvı ve kanıyla veya kene sokması sonucu
virüsü alıp hasta olmuş hayvanların kan ve salgıları ile bulaşabilmektedir. Bu
nedenle:
Mera ve meskenlerde yerleşik keneler kan emerek beslenirler. Hayvanları
kenelerden uzak tutarak kenelerin yayılmaları engellenmelidir.
Bunları unutmayın!
* Kene görürseniz bir cımbız yardımıyla ya da eldivenle dikkatlice tutulmalı ve
tek seferde, kopartmadan, patlatmadan çekilmeli.
* Kene üzerine alkol, gazyağı, kolonya v.b. dökmeyin, ısı uygulamayın. Bu
durumda mikrobu vücudunuza verebilir.
* Kene uzaklaştırıldıktan sonra ısırma bölgesi dezenfekte edilmeli, eller
sabunla iyice yıkanmalı.
* Kırsal alanlarda daha korunaklı giyinmeye özen gösterin.
* Bu alanlardan ayrıldıktan sonra koltukaltı ve kasık bölgeleri başta olmak
üzere vücudunuzu dikkatle kontrol edin.
* Risk almak istemiyorsanız bir sağlık kuruluşuna müracat ediniz.
|
|
|