Okunma Sayısı : 1180  |

Çağımızın
en önemli rahatsızlıklarından biri olarak kabul edilen "uyku
bozukluğu", önlem alınmadığı takdirde ölümle sonuçlanabiliyor
Günlük uyku ihtiyacımızı genetik şifremiz belirler ve hayatımızın
yaklaşık yüzde 33'ünü uyuyarak geçiririz. Ancak bazı insanlar çeşitli
sebeplerden dolayı uyku sorunu çekiyor ve bunun sonucunda hiç de hafife
alınmayacak fiziksel ve psikolojik sorunlar yaşayabiliyorlar. Uyku
bozuklukları ile ilgili hastalıkların tanı ve tedavisiyle ilgilenen
kuruluşlar ise gelen talepler sonucunda son yıllarda büyük bir artış
gösterdi.
Çevrenizdekiler çok şiddetli horladığınızı mı söylüyor, sabahları
yorgun mu uyanıyorsunuz, gündüzleri bitkin kalarak uyukluyor musunuz?
Uykuda solunum duraklamaları (uyku apnesi) sorununuz olabilir. Apne
kelimesi Yunanca'da "soluksuz kalmak" anlamına gelir. Uyku apnesi
erkeklerde kadınlardan 2 kat daha sıktır ve daha çok orta yaş
üzerindeki erişkinlerde görülür.
Uyku apnesi iki nedenle olabilir; santral ve obstrüktif.
1) Santral(merkezi) nedenle oluştuğunda solunum çabası yoktur.Yani
beyin solunum kaslarını uyarmaz. Bu durum daha çok ilaç
zehirlenmelerinde ve beyin hasarlarında olur ve uyku apnesinde tek
başına bir neden olması çok nadirdir.
2) Obstrüktif (engelleyici) apnede ise soluk alma sırasında üst hava
yollarında olan fiziksel bir engel vardır. Uyku apnesinin daha sık
görülen bir nedenidir. Bu durumda beyin vücuda nefes alması için emir
verir, diyafram ve diğer solunum kasları bu emre cevap verir ama üst
solunum yollarında bunu engelleyen bir bariyer vardır. Ağzın içinde
sadece dil yoktur. Küçük dil, yumuşak damağın merkezinden aşağı doğru
sarkan bir et parçası (uvula) vardır.Bütün bu organların yerinde ve
doğru olarak çalışmasını sağlayan, dilin ve küçük dilin tabanına
yerleşmiş olan yumuşak damağın kasları gevşer ve sarkarak hava yolunu
tıkar.Bu durum, nefes almayı zorlaştırır ve solunumun gürültülü hale
gelmesine sebep olur.Solunum periyodik olarak durduğu zaman, bu hali
dışarıdan dinleyen birisi horlamanın belirli aralıklarla kesildiğini
duyar. Bu sırada kan oksijen seviyesi düşer, karbondioksit seviyesi
artar. Kandaki bu değişimler beyindeki merkezleri uyararak uyanmayıı
sağlar.Uyku kesilince kişinin boyun kasları uyanıkken olduğu gibi
normal kasılma gösterir. Hava yolu açılır ve hasta tekrar uykuya
geçer.Tüm bunlar çok kısa bir zaman aralığında gerçekleşir ve kişi
sabah uyandığında gece uyku sırasında yaşamış olduğu bu sıkıntıyı
hatırlamaz.Uyku apnesi sırasında olan nefes kesilme atakları bazen
bikaç saniye bazen de 1-2 dk'ya kadar sürmekte olup uyku boyunca bu
atak anları elli-yüz kez tekrar bile edebilmektedir.
Uyku apnesi genellikle metropol yaşantışı içinde olan kişilerde
görülmektedir.Bu rahatsızlıkta bozulan fizyolojinin yanı sıra vücuttaki
bağışıklık sisteminin bozulması, mide ilaçları, sinir ilaçları, ağrı
kesiciler, antibiyotikler, anksiyeteler yani iç daralması iç burulması,
kimyasal maddeler, hazır gıdalarda bulunan koruyucu maddeler vs de uyku
apnesini hazırlayıcı faktörlerdir.
Burundan nefes almak, solunum için çok önemlidir. Hava burundan
geçerken vücut ısısına göre ısınır, süzülür, toksik maddelerden arınır.
Gerektiği kadar nemli olur.Uyku apnesi rahatsızlığı olan birçok
hastanın burnu tıkalı olduğu için ağızdan nefes alırlar.O zaman ağızda
kuruma başlar. Bu olaya vücut tepki gösterir ve küçük dil ve
bademcikler daha da fazla büyür. Tabii burada dilin yapısı da
önemli.Dilin anatomik durumu pozisyonu, öne arkaya durumu çok
önemlidir.Toksik maddeler solunum kaslarının belirli şekilde belirli
esneklikte kasılmasını engeller. Hava soluk borusundan rahatça geçemez.
Bu yavaşlama bütün sistemi etkileyecek kadar önemlidir.Solunumda
yavaşlama veya duraksama olduğu zaman, beyne gerektiği kadar oksijen
gitmez. Bu ise beyinde tahribat riskini oluşturur.Yine alerjik ya da
gizli alerjik bünyelerde reaksiyon sebebiyle küçük dil on santim kadar
uzayabilir. Hatta öyle ki, nefes yolunu tamamıyla kapatabilir.
Uyku apnesi olan kişilerde
-Gürültülü horlama
-Apne nöbetleri sırasında horlamanın duraklaması, geçici sessizlik dönemleri
-Uykuda aşırı terleme
-Sabah dinlenmeden kalkma, gün içinde yorgunluk hali, uyuklama
-Sabah baş ağrıları, ağız kuruluğu
-Kişilik değişiklikleri, konsantrasyon eksikliği
-Cinsel isteksizlik, yetersizlik
* Uyku apnesi çocuklarda da görülebilir. Horlama, horlamayı takiben
derin iç çekmler görülebilir. Genelde boyun gergin, baş yukarı doğru
yatar ve ağız açık kalır. Gece kabuslar görebilir. Daha önceden tuvalet
eğitimini almış bir çocuk altını ıslatmaya başlayabilir. Sabah zor
uyanır, ve gün içinde uykulu olur. İlginç olarak bazı çocuklarda ise
uyku apnesi hiperaktiviteye ve davranış değişikliklerine neden
olabilir. Uyku apnesi olan çocuklar gün içinde genelde ağızdan soluk
alma gibi durumlar oluşur.
Uyku apnesi olan kişilerde;
-Yüksek tansiyon:Uyku apnesi olan hastaların çoğunda yüksek tansiyon da
var. Uyku apnesi yüksek tansiyon için tek başına bağımsız bir risk
faktörüdür.
-İnsülin direnci: Bu hastalar diyabet geliştirmeye daha yatkındırlar.
-Felç ve kalp krizi oranları bu hastalarda daha yüksek
-Pulmoner hipertansiyon: Bu hastalarda akciğer damarlarında da yüksek basınç olabilir.
-Depresyon gibi rahatsızlıklar görülmektedir.
Uyku apnesi tedavisinde öncelikler; Hastaya "tüm gece uyku tetkiki" yapılır. Bu tetkik sayesinde;
Beyne ulaşan mesaj dalgalarının durumu,Dil, damak, göğüs, diyafram,
boyun ve çevre kaslarındaki gerilim oranı,Gözün hareketlerindeki
değişiklik,Uyanıkken yapılan solunuma göre uykudaki solunum
hareketleri,Kandaki oksijen düzeyi, Horlama derecesi ölçülerek toplam
verilere göre hastaya teşhis konur.Sigara, içki, çeşitli uyku hapları
ve sakinleştiriciler, kasların gevşemesini artırır, hava yolunun daha
da kapanmasına sebep olabilirler. Bunları bırakmak kimi zaman yeterli
olabilir. Ayrıca fazla kilosu olanların kilo vermesi de etkili
olacaktır.Uyku apnesi olanlarda kullanılan standart tedavi CPAP'tır
(continous positive airway pressure). Bir maskeyle hastaya devamlı
olarak basınçlı hava verilir. Bu sayede havayolunun kapanmasını
engeller. Etkin bir tedavi metodudur. Havayolunun devamını sağlayarak
uyku sırasında kan oksijenini normal seviylerde tutar. CPAP'ın
başarısız olduğu durumlarda cerrahi müdahale uygulanabilir.
Ameliyatla üst hava yolunu tıkayan engeller açılabilir. Farklı tipleri vardır ve yapılacak ameliyat hastaya özgüdür.
Uyku bozukluklarında en sık rastlanan problem horlama ve onun bir ileri
adımı olan uyku apnesi. Yerleşik inanışlar, horlamanın bir güç ve
erkeklik belirtisi olduğunu gösteriyor. Ancak horlamak aslında yarı
boğulmak anlamı taşıyor. Çünkü horlama esnasında nefes yolları kısa bir
süreliğine de olsa tıkanıyor. Horlamanın bir ileri aşaması ise uyku
apnesi yani nefesin kısa bir süreliğine de olsa durması! Bu iki problem
insanlar tarafından çok ciddiye alınmıyor. Ancak problemler kalp
hastalıklarına yol açıyor, tansiyonu yükseltiyor, kalbe ve beyne giden
oksijeni azaltıyor. Hatta uykuda ölümlerin ardında bazen uyku
bozukluklarının yattığı da tespit edilmiş Uyku apnesi kişiye sağlık
yönünden rahatsızlıklar oluşturmanın yanında sosyal yöndende zararlar
vermektedir.Horlayan insanlar derin uykuya dalamıyor ve bu yüzden
uykularını alamıyorlar. Gündüzleri uyukluyor, dikkatlerini
toparlayamıyor ve sinirli oluyorlar. Yapılan araştırmalar trafik
kazalarının en büyük sebebinin bu tarz sorunları olan insanlardan
kaynaklandığını ortaya koyuyor.Kaynaklar Türkiye'de 16 milyon ehliyetli
sürücü bulunduğunu ve bunların en az 160 bininin apne hastası olduğunu
kaydetti.. Amerika'da bir yılda meydana gelen trafik kazalarında
yaklaşık 1500 insan ölüyor. Bunun ekonomiye zararı ise 150 milyar dolar
olarak hesaplanmış. Ancak Türkiye'de henüz böyle bir bilinç yok ve
alkol hala trafik kazalarının en büyük nedeni olarak kabul ediliyor.
Uyku bozukluğunun yalnız başına bir hastalık olmadığını başağrısı gibi
bir semptom olduğunu söyleyen kronik uykusuzluk çekenlerde başka
sorunlar da ortaya çıkabiliyor. Yüksek kan basıncı, performans
yetersizliği, mide bağırsak şikayetleri, cinsel fonksiyon bozuklukları
ve astım da bu sorunlar arasında.
Birçok insanın ciddiye almadığı uykusuzluk,uyku apnesi ve horlama
rahatsızlığı kişilere fiziksel ve ruhsal yönden birçok zararlar
vermekte ve zarar gören bu kitle günden güne büyümektedir.Uykuda ölüme
kadar gidebilen bu rahatsızlığı Uzman bir KBB doktorundan alınacak
destek ile kısa süre içinde yenebilirsiniz.
Bosphorus International Kulak Burun Boğaz Hastanesi
|
|
|