Okunma Sayısı : 1657  |
Diyabet hastalığı tüm dünyada milyonlarca kişinin sağlığını
etkiliyor. Uzmanlar, Türkiye'deki sorunun ise gizli şeker olduğunun
altını çiziyor
Ömür boyu süren bir rahatsızlık olan diyabet, bugün dünyada 200 milyon
kişinin hastalığı. Her yıl 10 milyon kişinin diyabetli nüfusa katıldığı
tahmin ediliyor ve bu nedenle Dünya Sağlık Örgütü'nce (WHO) bir
numaralı mücadele edilmesi gereken hastalık olarak isimlendiriliyor.
Hasta sayısının 2020'de 250, 2030'da 366 milyon olması bekleniyor.
Türkiye'de gizli şekerle birlikte 6 milyon diyabetli bulunuyor.
Dünya Diyabet Günü'nün bu yılki sloganı; "Herkes için diyabet bakımı".
Tüm dünyada çok sayıda kişi diyabeti olduğunun farkında değil.
Türkiye'deki diyabetlilerin de 1.5 milyonunun hastalıklarının farkında
olmadığı bildiriliyor. Diyabet, müdahale edilmediğinde körlük, kalp ve
damar hastalıkları, felç, böbrek yetmezliği ve sinir sisteminde
tahribata yol açabiliyor. Avrupa'da 20 yaş üstü körlük nedenleri
arasında birinci sırada yer alan diyabet, ABD'de de yılda 90 bin
kişinin ayağının kesilmesine neden oluyor.
Türkiye'nin öncelikli sorununun gizli şeker olduğunu kaydeden Türk
Diyabet Vakfı Başkanı Prof. Dr. Temel Yılmaz, ülkemizdeki diyabet
hastalarının yarısının (3 milyon kişi) gizli şeker hastası olduğunu
söyledi.
Sinsi bir hastalık
Diyabetin çok sinsi giden bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof.
Yılmaz, "Diyabetin en az 10 - 15 yıl arasında gizli şeker dediğimiz bir
süreci var. Bu süreç, eğer iyi gözlenmezse hasta tarafından atlanıyor.
Görüyoruz ki bu süreçte de diyabet organ hasarı yapıyor. Eğer diyabet
gizli şeker döneminde kontrol altına alınabilirse, hasta diyabet ortaya
çıkmadan uzun yıllar non-diyabetik olarak hayatını sürdürebilir" diye
konuştu.
"Diyabetin önlenebildiği tek dönem gizli şekerdir" diyen Prof. Yılmaz,
gizli şekerin saptanması için önce bir açlık kan şekeri incelemesi
yaptırılması gerektiğini söyledi.
Sinirliliğe dikkat
Gizli şekerin, şeker düşmesiyle ortaya çıktığını belirten Prof. Yılmaz,
en önemli belirtisinin öğün aralığını kısaltması olduğunu söyledi. Öğün
aralığının gizli şekerlilerde 2 - 2.5 saat olduğuna dikkat çeken
Yılmaz, "Bu nedenle öğün öncesi şiddetli açlık yaşarlar. Öğün saatleri
yaklaştığında tahammülsüz olur ve çok hızlı yerler. Sinirlilik, soğuk
terleme, baş ağrısı, halsizlik, yorgunluk, fenalık hissi görülür" dedi.
Yılmaz, pek çok hastanın sinirlilik nedeniyle önce psikiyatra
başvurduğuna işaret ederek şöyle devam etti:
"Gizli şekeri olan kişilerde yemek öncesi ve sonrası kişilik
değişiklikleri olur. Bu nedenle önce psikiyatra, sonra bize gelen
hastalar var. Gün içinde ani hipoglisemi yani şeker düşmeleriyle kişide
tatlı krizi oluşur. Ağır bir yemekten sonra uyku hali olur. Bunların
hepsi gizli şekerin ön belirtileridir. Eğer beklemediğiniz anda biri
ani tepki gösterir, bağırır çağırırsa hipoglisemik olabilir. Bunlar
yemek yedikten sonra yarım saat, 1 saat içinde tamamen değişir."
Trafik kazalarının nedeni
Yapılan araştırmalar, trafik kazalarının önemli bir kısmının arkasında
gizli şeker olduğunu gösteriyor. Uzun yolda uyuyan şoförler genellikle
mola yerinden ayrıldıktan 1 - 2 saat içinde uyuyor. Bu, gizli şeker
yani reaktif hipoglisemilerde uyuma saatidir. Ramazanda trafik
kazalarının önemli bir bölümü oruç açılmadan 2 - 3 saat öncedir."
Diyabetli, ayaklarına özen göstermeli
"Diyabetlilerin günlük bakımlarına daha çok önem vermeleri gerekir"
diyen Dr. Tahir Haytoğlu da hastaların özellikle ayaklarına özen
göstermesi gerektiğini söyledi. Damarlarda oluşan kan dolaşımı
bozukluğu nedeniyle ayaklarda çeşitli sorunlar görüldüğünü anlatan Dr.
Haytoğlu, "Diyabete bağlı sinir hasarları, ayaklarda his kaybına neden
olabilir. Ayrıca ayaklarda zamanla biçim değişikliği de meydana
gelebilir. Bu değişim yerlerinde, yaralar ve ayak ülserleri ortaya
çıkabilir. Ülserler çok çabuk iltihaplanarak ciddi sorunlara yol
açabilir" dedi.
Haytoğlu, sık tuvalete çıkma, ağız kuruluğu, hızlı kilo kaybetme,
halsizlik ve çabuk yorulmanın diyabeti düşündürecek başlıca şikâyetler
olduğunu ifade ederek şu noktalara dikkat çekti:
Aşağıdaki bulgularda doktora başvurun:
Deride renk değişiklikleri
Bölgesel ısı artışı
Ayakta ve bilekte şişlik
Bacaklarda ağrı
Yavaş iyileşen yaralar
Tırnakta mantar enfeksiyonu veya batık
Nasır ve deride çatlakların oluşumu
Hastalara öneriler
Hiçbir şikâyet olmasa da rutin olarak yılda en az bir kez bir göz muayenesi yaptırın, 6 ayda bir diş hekimine başvurun.
Ayak
parmak araları, kasık bölgesi, koltuk altları, kadınlarda meme
altındaki bölge, mantar ve deri enfeksiyonları için en zayıf yerlerdir.
Bu bölgeleri temiz ve kuru tutun, her gün renk değişikliği olup
olmadığını kontrol edin.
Düzenli banyo yapın, sonrasında vücudu iyice kurulayın, ciltte kuruluk oluşuyorsa, nemlendirici krem kullanın. |
|
|
|
Okuyucu yorumları  |
|
Ortalama Üye Değerlendirmesi
(0 Oylama)
|
|
Yorumunuzu ekleyin
|