Okunma Sayısı : 1614  |
Güneş sandığınız kadar masum değil. İşte, sıcak yaz günlerine girmeden bilmeniz gerekenler.
Güneş, onsuz hayatın düşünülemediği bir enerji kaynağımızdır. Güneş
ışığı gökkuşağında gördüğümüz ışık çeşitlerine ilave olarak
bronzlaşmayı sağlayan infrared ve ultraviyole ışınlarını içermektedir.
Cildimizin içerisinde çevredeki bol güneş ışınlarına karşı filtre
görevi gören hücreler içi ve arasındaki su, kılcal damarlar, kıl
kökleri, yağ-ter bezleri, kolajen ve elastin lifleri bulunmaktadır.
Çoğumuzun bazen çok keyifli olabilen güneş banyosu deneyimi vardır.
Güneşlenmekle elde ettiğimiz ılıklık, gevşeme, parlaklık ve enerji
duygusu bize daha iyi olma halini sağlar.
Cildimizin derinliklerine
ulaşan güneş ışınları içerisindeki UVA ışınları, pigment hücrelerine
ulaşarak daha fazla pigment üretilmesine ve bu pigmentlerinde cildin
yüzeyine ulaşmasına neden olmaktadır. Üretilen melanin pigmenti cilde
çarpan güneş ışınlarını kısmen emerek cildin derinliklerine kontrollü
geçişine izin vermektedir. Güneş ışınları içerisindeki UVB ışınları ise
cildin daha derin tabakalarına ulaşarak daha güzel bir ten görüntüsünün
temelini oluşturmaktadır. Cildin en üst tabakasında yer alan ve cildin
derinliklerine fazla güneş ışınlarının geçişini kısıtlayan boynuzsu
hücreler UVB ışınları ile daha fazla kalınlaşarak koruma görevine katkı
sağlamaktadır. Yanmadan bronzlaşma Hayal edilen bronzluk etkisinin
yanında güneş ışınları istenmeyen kırmızılık belirtilerine neden
olabiliyor. Bunun ileri formu da güneş yanığıdır. Bronzlaşma için
gereken doz aslında ciltte kırmızılık oluşturan dozdan daha fazladır.
Kızarıklık yaşamadan bronz tene ulaşmanın yolu, düzenli ve kontrollü
güneş banyosudur. Tekrarlayan dozlarda cilt kendini yeniden
yapılandırır ve kuruyarak kalıcı hasarlara varabilen problemleri de
oluşturmaz. Solaryumda UV ışığının kesin yoğunluğu bilinmektedir.
Dolayısıyla kişisel ihtiyaçlar dahilinde bronzlaşma planlanabilir.
Tekrarlayan dozlarda sağlıklı bronzluk sağlanabilir. Ancak, aşırıya
kaçmamak gerekmektedir. Çünkü fazlası zararlı boyutlar doğurabilir.
Bronzlaşırken nelere dikkat edilmeli?
_ Güneşin dik geldiği saatlerde (11.00-16.00 arası) güneşlenmekten kaçınmalısınız.
_ Güneş banyosundan önce vücuda uygulanan hafif kese ve peeling işlemleri homojen bronzlaşmayı sağlayacaktır.
_ Güneşlenme dönemlerinden bir hafta önce tüm cilde protein içeriği yüksek nemlendiriciler uygulanmalıdır.
_ Güneşlenmeden önce cilde şeffaf, boya ve parfüm içermeyen nemlendiriciler sürülmeye özen gösterilmelidir.
_ Cilde C vitamini, kolajen, plasenta içeriği yüksek kozmetiklerle düzenli bakım yapılması büyük önem taşımaktadır.
_ Güneşlenme dönemlerinde nikotin ve alkol tüketiminden kaçınılmalıdır.
_ Güneşlenirken özellikle bol su, ayran ve mineralli içecekler tüketilmelidir.
_ Kızartmalar ve baharatlı yiyeceklerden uzak durulmalıdır.
_
Terlemenin güneşle birlikte cilt lekelerine neden olacağı unutulmamalı
ve terleme gerçekleştiğinde sık sık soğuk duş alınmalıdır.
_
Gölgede güneşlenmenin cilt ve beden sağlığı yönünden daha iyi bir
yöntem olduğu bilinmelidir. Güneşle doğrudan temas sağlayan güneşlenme
yöntemlerinden vazgeçilmelidir.
_ Güneşlenme döneminde cildi
soyucu ve rengini açıcı ürünler kesinlikle kullanılmamalıdır. Aksi
takdirde lekeli bir şekilde bronzlaşabilirsiniz.
_ Güneşli ve sıcak
havalarda klorlu ve tuzlu suyun ciltte tahriş edici etkileri olduğu
dikkate alınarak mutlaka sık sık duş alınmalıdır.
_ Işığa karşı
cildin duyarlılığını artıran ilaç kullanımı söz konusu ise
güneşlenmekten kaçınılmalıdır (antibiyotikler, doğum kontrol ilaçları
vs.) .
_ Yüksek kalorili gıdalardan ve abur cuburdan uzak durarak
cildin su ihtiyacını daha fazla artırmamaya da ayrıca özen
gösterilmelidir.
_Açık tenlilerin ve küçük yaştaki çocukların ciltlerinin çok daha kolay güneşten etkileneceği dikkate alınmalıdır.
_
Bolca sebze ve meyve tüketilmelidir. Ağır, yağlı, hamur işi tarzı
yiyecekler yerine güneşli günlerde hafif bir beslenme tarzı tercih
edilmelidir.
_ Ciltteki benler mutlaka güneşten korunmalı, üzerine
koruyucular sürülmeli ve güneş ışınlarını engellemek için beyaz havlu
ile kapatılmalıdır. Çabuk yanan bölgelerinizi güneşle temas
ettirmemelisiniz.
Dip not
Tüm önlemlere rağmen güneşlenme
sonucunda lekeler, kırışıklıklar ve kılcal damarlar gelişebilmektedir.
Güneşlenme döneminden sonra gelişen problemler için çözümler mümkün,
ancak oluşan problemlerin tamamen yok edilmesi bazen mümkün
olamayabiliyor. Güneşin zararlı etkilerini önlemek için gerek
güneşlenme dönemi ve öncesi, gerekse sonrasında homeopatik cilt
geliştirme ürünlerinin ve bol C vitamini içeren antioksidan
kozmetiklerin kullanılması, cildin yenilenmesine ve sağlığına
kavuşmasına büyük katkı sağlamaktadır.
Güneşin bronzlaşma dışındaki diğer etkileri neler?
1. UVB ışınları metabolizmayı, cilt ve kemik üretiminde rol alan Vit D3 üretimini artırıyor.
2. İnsanların fiziksel aktivitesinin gelişimine katkı sağlıyor.
3. Vücudun kendi savunma sistemlerini güçlendiriyor.
4. Kan akımı özelliklerini geliştiriyor.
5. Dokularda oksijen desteğini artırıyor.
6. Kalsiyum üretimini desteklerken mineral rezervini artırarak, kemik erimesi ve kemik hastalıklarına karşı koruma sağlıyor.
Uzm. Dr. Sinan İbiş, Seda
|
|
|