Okunma Sayısı : 652  |
Dünya üzerinde kaynağı belli ya da belli olmayan çok sayıda hastalık
var. Küresel düzeyde, salgın hastalıklarla mücadeleye aktarılan paranın
miktarı da yüksek boyutlarda. Ölümcül hastalıkların çoğu aslında
önlenebiliyor. Ancak, gelişmekte olan ve üçüncü dünya ülkelerinde
kurbanlar çoğunlukla çocuklar.
Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO)
hazırladığı raporlarda yıllık ölüm oranı en yüksek hastalıkların
başında, 4.4 milyon ölümle akut solunum yolu enfeksiyonları geliyor.
Bunu 3.1 milyon ölümle kolera, tifo, dizanteri gibi diyare hastalıkları
izliyor. Üçüncü sırada ise 3.1 milyon ölümle verem geliyor.
WHO'nun
patlak veren salgınlarla ilgili haber teşkilatı, dünya genelinde tehdit
unsuru olağandışı salgınlar konusunda uyarılarda bulunuyor. Bunlardan
önemlilerini inceleyelim. 2002 Ocak ayında Gabon ve Kongo
Cumhuriyeti'nde Ebola virüsü salgını yaşandı. Öncekinde 26 vaka ve 23
ölüm yaşanmışken, sonraki salgında 16 vaka ve 11 ölüm görüldü. Şubatta,
Hindistan köylerinde veba baş gösterdi. Gabon'daki ebola vakalarının
sayısı 57'ye ulaştı.
1- Alveoler hydatid (Alveolar Hydatid Disease - AHD)
Tilki,
kır kurdu ve köpeklerde bulunan mikroskobik tenya (Echinococcus
multilocularis) larvalarının enfeksiyonundan kaynaklanıyor. İnsanlarda
enfeksiyon nadir görülse de, tedavi edilmediği taktirde ölümcül
olabiliyor. Karaciğer, akciğer ve beyinde parazit tümörlerinin
gelişmesine yol açıyor. AHD, çoğunluğu kuzey bölgeleri olmak üzere
dünyada yaygın şekilde görülüyor. Orta Avrupa, Kuzey Amerika, Çin ve
Japonya'da vakalara rastlandı. AHD, topraktan hastalığın bulaştığı
bitki ve meyvelerin toplanması ya da yine topraktan bu paraziti alan
evcil hayvanlardan yayılıyor.
2- Blastomycosis
Grip gibi ateş, titreme ve
ağrılarla başlıyor. Ancak, ABD ve Afrika'nın belirli bölgelerinde
görülen bu mantar hastalığı, deride yaralara ve prostat, kemik, hatta
beyinde iltihaplanmalara yol açıyor. Kurbanlarının yüzde 5'ini
öldürüyor; ancak, dünya genelinde hastalığın kaç kişide bulunduğu
bilinmiyor. Hastalık kirli toprakla taşınıyor. Dolayısıyla
kurbanlarının çoğunu çiftçiler, kampçılar ve orman işçileri
oluşturuyor.
3- Çin karaciğer paraziti
Bu küçük parazitin
Latince'deki adı Clonorchis sinensis... Çoğunlukla Japonya, Kore, Çin,
Tayvan, Vietnam'da görülüyor ve bu bölgede 30 milyon insana bulaşmış
durumda. Parazit, çiğ ya da iyi pişmemiş balık yoluyla taşınıyor ve
karaciğer içindeki salgı kanallarına yerleşiyor. Hiçbir hastalık
belirtisi göstermeden yıllarca bulunduğu bölgede barınıyor; ancak,
karaciğere zarar veriyor. Bu hasar, ölüme yol açabiliyor.
4- Parazit takıntısı
Bu bir akıl hastalığı...
Kişi, derisinin altında bakteri, parazit ya da böceklerin yaşadığını
düşünüyor ve bu duyguyu zihninden atamıyor. Kökeni psikolojik olsa da,
verem ya da frengi gibi fiziksel hastalıklar sonrasında kişide
belirebiliyor. Hastalar, çoğunlukla derilerini yüzerek ya da kimyasal
maddelerle bu hayal ürünü organizmaları vücutlarından dışarı atmaya
çalışıyorlar. Bıçak ya da cımbızla kendilerini yaralayanların oranı bir
hayli yüksek.
5- Doğu at ensefaliti (Eastern Equine Encephalitis)
Bu
hastalığın ana sorumlusu sivrisinekler... Kuzey Amerika, Orta ve Güney
Amerika, Karayibler'de, öldürücü virüsü (literatürde doğu at ensefaliti
virüsü olarak geçiyor) atlara ve insanlara bulaştırıyorlar. 1964'ten
günümüze 153 resmi onaylı vaka görülmüş. Pek çok insanda hafif grip
belirtileri gösterse de, kimilerinde merkezi sinir sistemini etkiliyor.
Bu vakaların yüzde 50'sinde kişi ölüyor, geri kalanında ise ciddi beyin
hasarları görülüyor.
6- Filariasis (Lenfatik)
Asya, Afrika, Batı
Pasifik, Orta ve Güney Amerika'nın tropik veya yarı tropik
bölgelerinde, 73 ayrı ülkede 120 milyon kişiyi etkisi altına alan
sivrisinek kökenli bir hastalık. Küçük kurtlar, böceğin ısırmasıyla
taşınıyor ve bu yolla vücudun lenf sistemine sızarak orada büyüyor.
Öldürücü değil, fakat böbrekler ve lenf sistemine hasar veriyor, strese
yol açıyor, kol ve bacaklarda şişkinlik meydana getiriyor.
7- Ruam (Glanders)
Enfeksiyon, Burkholeria
mallei adı verilen bakteriden kaynaklanıyor. 1940'lı yıllardan günümüze
kadar ABD'de görülmedi. Buna rağmen, hâlâ Asya, Ortadoğu ve Güney
Amerika ülkelerinde rastlanıyor. Biyolojik savaşta kullanılabilecek
alternatif bakteriler arasında adı geçiyor. Hastalık at, eşek veya
köpekten bulaşıyor. Deride ve akciğerde cerahatli enfeksiyonlara yol
açıyor. Kana bulaştığı taktirde 7-10 günde öldürüyor.
8- Histoplasmosis
Latince adı Histoplasma
capsulatum olan mantarın yol açtığı ölümcül hastalık. Genelde kurbanın
ciğerlerini sararak, vereme benzer bir hastalık yaratıyor. Mantar,
toprakta ya da kuş, yarasa dışkısının bulaştığı yerlerde gelişiyor.
Vücuda, mantar sporlarının solunması ya da yutulmasıyla geçiyor.
Dünyanın her noktasında bulunabiliyor. Sadece ABD'de yapılan
araştırmalar 50 milyon kişiye bulaştığını gösteriyor.
9- İdiopatik fibrosis (IPF)
Ciğerde iltihap ve
yaralarla sonuçlanan hastalığın nedeni ve her yıl kaç kişiyi etkilediği
tam olarak bilinmiyor. Ancak, erkeklerde ve kadınlarda eşit olarak
görülüyor. Genellikle 40-70 yaş arasında baş gösteriyor, teşhisin
konmasından sonra hayat süresi 4-6 yıl kabul ediliyor. Kuru öksürük ve
nefes alma zorluğuyla ortaya çıkıyor. Süreç içinde akciğer, oluşan
yaralar nedeniyle çalışamaz hale geliyor ve hasta ölüyor.
10- Japon ensefaliti
Kesinlikle tehlikeli bir
başka beyin hastalığı. Asya'da her yıl 30.000-50.000 kişiyi pençesine
alıyor. Yine sivrisinek yoluyla taşınıyor. Pek çok kişide belirtiler
fark edilmiyor. Bazılarında ise nöbet, felç, koma ve ölüme yol açıyor.
Yakalananların yüzde 30'u için ölüm kaçınılmaz. Avustralya'nın belirli
bölümlerinde ya da Asya ülkelerinde uzun süre yaşanması halinde
hastalığa yakalanmak olası. Ancak, bu hastalığın aşısı var.
11- Kernicterus
Sarılıkla doğan bebeklerde bu
hastalık gelişebiliyor ve beyin hasar görüyor. Yeni doğan bebeklerde
sarılık çok yaygın ve çoğunlukla kendiliğinden geçiyor. Ancak, kimi
vakalarda, derinin sararmasına neden olan ve bilüribin adı verilen kan
kimyasalı çok fazla üretiliyor, bu da beyne zarar veriyor. Duyma
yokluğu, görme sorunları, hatta zekâ geriliği ortaya çıkabiliyor. Daha
çok Doğu Asya ve Akdeniz'deki doğumlarda yaşanıyor.
12- Lymphocytic choriomeningitis (LCM)
LCM
olarak adlandırılan viral hastalık, fare dışkısıyla bulaşıyor, çoğu
zaman öldürücü değil. Ancak, menenjite çok benzeyen hiç de hoş olmayan
belirtiler gösteriyor. Hafif grip belirtileriyle başlayıp, sonrasında
zihinsel bozukluklara, hatta felce neden oluyor. Hamile kadınlarda
düşüğe, doğacak çocukta zekâ geriliğine yol açıyor. Kemirgenlerle içli
dışlı çalışan laboratuvar görevlileri en riskli grupta yer alıyorlar.
Hastalıkla ilgili resmi kayıtlar bulunmadığından, hasta profili
bilinmiyor.
|
13- Marburg virüs hastalığı
Marburg
hemoroidli ateşi (MHF) olarak da adlandırılıyor. Ebola virüsü de dahil,
birçok virüsün yol açtığı çok bulaşıcı ve ölümcül bir hastalık.
Maymunlar aracılığıyla taşındığı belirtilse de, virüsün kesin rotası
henüz gizemini koruyor. Çoğunlukla Afrika'da görülmekle birlikte, ilk
tanışma 1967'de Almanya'da, sonra da Yugoslavya'da yaşandı. Belirtiler
ateş ve titremeyle başlıyor, ardından ağrı ve ishal geliyor. Son olarak
çok büyük bir hemoroid (basur) oluşuyor, organ zarar görmeye başlıyor.
Marburg, kurbanlarının yüzde 25'ini öldürüyor.
14- Naegleria
Tüm dünyada yaygın bir amip türü
olan naegleria, toprağı, durgun ve ılık suyu çok seviyor. Bulaşma riski
yüksek değil, ancak, dalma ya da yüzme sırasında burun yoluyla vücuda
sızabiliyor. Bu durumda baş ağrısı, ateş ve bitkinliğe yol açıyor.
Ancak, ciddi vakalarda nöbetlere ve sanrılara neden olabiliyor, hatta
7-10 gün içinde öldürebiliyor. Hastalık, sıcak ve kurumuş su
alanlarında etkisini daha fazla gösteriyor.
15- Olfaktör nöroblastoma
Nadir rastlanan bu
kanser türünde kötü huylu tümör, burun ve sinüslerde yerleşiyor ve ağır
ağır gelişiyor. Damak, göz çukurları ve hatta beyne yayılabiliyor.
Belirtiler burunda tıkanıklık hissi, sinüste ağrı ve gözlerin ön tarafa
doğru çıkıklığını ifade eden proptoz şeklinde kendini gösteriyor.
Tümör, normal yollarla, ameliyat ve kemoterapi ile tedavi edilebiliyor.
Ancak, cerrahi müdahaleden 10 yıllar sonra tekrar ortaya çıkabiliyor.
16- Psittacosis (papağan humması)
Bir diğer adı
Chlamydia olan bu hastalıktan chlamydia psittaci bakterisi sorumlu.
Amerika'da yapılan araştırmalarda, yılda 50 vakanın görüldüğü
belirtiliyor. Kuş salgılarının solunumu yoluyla bulaşıyor. Evcil hayvan
satan dükkân sahipleri, kuş besleyenler ile veterinerler birincil
kurbanları. Tüm kuşlar taşıyıcı olsa da, kümes hayvanları, küçük ve
tepeli papağanlar gibi insanlarla en çok ilişki içinde olan kuş
türlerinden geçiyor. Erken tanı konmazsa, ileri derecede zatürreeye yol
açıyor ve öldürücü olabiliyor.
17- Q humması
Sığır, koyun ve keçi gibi
Coxiella burnetii bakterisini taşıyan hayvanlar, Q hummasının baş
sorumlusu. Çok ağır ilerleyen hastalık, kişiye bulaştıktan sonra 20 yıl
gibi uzun bir sürede etkisini hissettiriyor. Bulaşan kişilerin yaklaşık
yüzde 50'si hastalığa yakalanıyor. Grip benzeri hastalıklarda görülen
belirtiler ve kilo kaybı çok tipik. Bazı durumlarda zatürreeye neden
oluyor ve bu durumda ölümcül. Dayanıksız kişilerde ise etkisini 2-3
haftada hissettiriyor.
18- Retinoblastoma
Küçük çocukların gözlerinde
tümör geliştiren kanser türü... Retinoblastoma her yıl İngiltere'de 50,
ABD'de 350 çocukta görülüyor. Retinada gelişen tümör, vakaların yüzde
75'inde tek gözü, yüzde 25'inde ise her iki gözü de etkiliyor. Büyük
çoğunlukta, hastalığın aileden geçtiğine ilişkin bir bilgi yok.
Gözbebeği ilginç bir şekil alıyor ve ışığı kedi gözü gibi yansıtıyor ya
da gözün kısılmasına neden oluyor. Görüşü etkiliyor. Bazı vakalarda
iyileşme söz konusu.
|
19- Sporotrichosis
Tüm
dünyada rastlanabilen bu mantar enfeksiyonu, en belirgin şekilde tarım
çalışanlarını etkiliyor. Dikenli otlar, saman balyaları ya da sfagnum
yosunuyla haşır neşir olanlarda sık görülüyor. Mantar, vücuda derideki
küçük kesikler yoluyla sızıyor. Önce küçük, ağrısız şişlikler baş
gösteriyor. Sonrasında gelişiyor ve su yanığı şeklinde yayılarak geç
iyileşen yaralar açılıyor. Nadir vakalarda enfeksiyon akciğere,
eklemlere ya da merkezi sinir sistemine atlıyor. Ancak bu durum,
genellikle bağışıklık sisteminde sorun görülen kişilerde yaşanıyor.
20- Usher sendromu
Kalıtsal duyma özürlülerin
yüzde 10'unda görülen kalıtsal bir hastalık. Bu, gece körlüğü ya da
çevresel görüş kaybı gibi görme bozukluklarına da neden oluyor. Görmede
yavaş yavaş ve dereceli gelişen bozulmayı tanımlayan retinis pigmentosa
hastalığının bir bölümünü oluşturuyor. Günümüzde herhangi bir tedavisi
yok.
21- Vulnificus
Bu bakteri hastalığı, bozulmuş
deniz ürünlerinden ya da açık yara yoluyla deniz suyundan bulaşıyor.
Dünya çapında hastalığa ilişkin resmi bir kayıt yok. Yapılan
araştırmalara göre, daha önce sağlık sorunları yaşamış kişilerin
hastalığa yakalanma olasılığı, yaşamayanlara oranla yüzde 80 daha
fazla. Sağlıklı kişilerde kısa süreli karın ağrıları görülürken,
diğerlerinde deride bozulmalar, hatta ölümcül kan enfeksiyonlarına
rastlanıyor.
22- Tularemia
Biyolojik savaşta
kullanılabilecek bir diğer korkutucu bakteri... Enfeksiyon için sadece
çok azı bile yeterli. Bit, kene yoluyla geçiyor ve ABD'de her yıl 200
kişiye bulaşıyor. Deri ülserine, lenf bezlerinde şişliğe, boğaz
ağrısına, ağız ülseri, hatta zatürreeye yol açıyor. Tedavi edilmeyen
vakaların yüzde 40'ında ölümcül etkisi var. Avrupa ve Kuzey Amerika'da
oldukça yaygın...
23- Wilson hastalığı
Dünya genelinde, görülme
olasılığı 30.000'de 1 olan genetik bir hastalık. Hem karaciğer hem de
lentiküler çekirdekte bozulmayı ifade eden bir hastalık. Yediğimiz
besinlerin çoğunda bulunan, hayati önem taşıyan demir ve bakıra aşırı
duyarlılık yaratıyor. Wilson hastalığına yakalananlar, gerekli bakırı
normal yollarla alamadıkları için, bakır karaciğerde ve beyinde
yapılmaya başlıyor. Bu da hepatit ve psikiyatrik bozukluklara neden
oluyor. Bu bozukluklar içinde en çok görüleni, adam öldürmeye yatkınlık
şeklinde gelişiyor. 100 kişiden biri bu geni taşıyor.
24- Xeroderma pigmentosum
Bir başka kalıtsal
hastalık. Kızılötesi radyasyona, özellikle de güneş ışığına aşırı tepki
şeklinde ortaya çıkıyor. Güneş ışığına maruz kalan cilt su topluyor, en
çok karşılaşılan vaka ise cilt kanseri. Bu nedenle hastaların
kesinlikle vücutlarını güneşten korumaları gerekli. Dünya üzerinde
sadece 1.000 vaka var.
25- Yersinia
Çiğ domuz eti yoluyla geçen
bakteriyel hastalık. Çoğunlukla küçük çocuklarda meydana geliyor, ancak
daha büyük çocuklar ve yetişkinler de risk taşıyor. Yersinia'da karnın
sağ tarafında ağrı geliştiğinden, belirtileri çoğunlukla apandisit ile
karıştırılıyor. Yüksek ateş ve kanlı ishal görülüyor.
26- Zollinger-Ellison sendromu
Pankreas,
onikiparmak bağırsağı ve midede ülser ve tümöre yol açan nadir bir
hastalık. Kalıtsal, genetik bir rahatsızlık olduğu düşünülüyor.
Belirtileri ülserle hemen hemen aynı: midede ağrı ve yanma, ishal, kilo
kaybı. Ancak, ağrı çok daha şiddetli gelişiyor ve açılan yaralar daha
geç kapanıyor. Bazı vakalarda midenin alınması gerekebiliyor.
Kaynak: Focus
|
|
|