Okunma Sayısı : 2685  |
Yaşı 11 ile 30 arasında değişen insanların
yüzde 80'i akneden mustarip. Çoğunluk yirmili yaşlardan önce
sivilcelerle yaşamaya başlıyor. Ancak yetişkinlikte de sivilcelerden
kurtuluş yok. Kadınlarda, erkeklere göre daha sık karşılaşılıyor.
Yetişkinlerdeki sivilcenin sebebinin uzun yıllar makyaj malzemeleri
olduğu düşünüldü ancak kanıtlanamadı. Zaten kozmetik üreticileri de bu
konuda çok hassas davranıyorlar ve yaptıkları testleri mutlaka
ürünlerinin üzerine yazıyorlar. ‘‘Komedojenik değildir’’ veya
‘‘Aknejenik değildir’’ ibaresi bu nedenle ürünlerin üzerinde yer
alıyor.
Ergenlik döneminde üretilmeye başlanan hormonlar, akneye sebep
oluyor. Çünkü hormonlar yağ bezlerinin büyümesine ve daha fazla yağ
üretmesine neden oluyor. Üretilen yağ, çok küçük milyonlarca boruya
benzer bir kanal ve gözenek yoluyla cildin yüzeyine ulaşıyor.
Gözenekler tıkanıyor ve yağ birikiyor. Burada oluşan sivilcelere
dokunmak çok tehlikeli. Bakteri bu yolla yayılabiliyor ve cilt daha
kötüleşebiliyor. İz kalması riski de artıyor.
Antalya'daki Dermapatoloji
kongresinde Neutrogena'nın akne tedavisinde kullanılmak üzere yeni bir
kil maskesini tanıttığı basın toplantısına, dünyanın sayılı sivilce
uzmanlarından Dünya Dermatoloji Derneği Başkanı John Strauss da
katıldı. Tedavide az sayıda maddenin faydalı olduğunu anlattı. Aknenin
tedavisinde antibakteriyel maddeler, antibiyotik, yağ üretimini azaltan
ilaçlar kullanılıyor.
Neutrogena'nın tanıttığı akne maskesi ise kil bazlı. Günde yirmi
dakika uygulanıyor. Maske, cilt yüzeyindeki ve gözenek içindeki
bakterileri öldürüyor ve cilt üzerindeki aşırı yağlanmayı önlüyor.
Cildi tahriş eden yağı ve bunların yağ asitlerini emiyor. Böylece
akneyi azaltıyor. Sadece yüzde değil, sırt, kol, dekolte gibi vücudun
diğer bölümlerindeki akneler için de kullanılabiliyor. Sadece ergenler
değil, yetişkinler de kil maskesinden yararlanabiliyor.
Bilimsel terimleri anlamıyoruz
Saç ve cilt temizliği için herhangi bir ürünü alırken,
hayatınızda hiç duymadığınız bazı bilimsel terimlerle
karşılaşabilirsiniz. Anlamları şöyle:
Anti-bakteriyel temizleyici: Enfeksiyona veya istenmeyen koku
oluşumuna neden olabilecek bakterileri öldüren bir hammadde içeren
temizleyici.
Deodorantlı temizleyici: İstenmeyen koku oluşturan mikropları öldüren anti-bakteriyel hammadde içeriyor.
Deterjan: Sabun özellikleri taşıyan sentetik temizleyici madde.
Emoliyan: Cildi yumuşatan ve rahatlatan bir madde.
Parfümsüz: Doğal kokuyu değiştirmek amacıyla herhangi bir kimyasal madde, parfüm veya uçucu yağ ilave edilmemiş ürün.
İlaçlı temizleyici: Akne ve benzeri bir rahatsızlığı tedavi edici özellikte bir hammadde içeren temizleyici.
İlaçlı şampuan: Saç derisi rahatsızlıklarını tedavi edici özellikte hammadde içeren şampuan.
Kalıntı bırakmayan temizleyici: Ciltte tahrişe neden olabilecek herhangi bir kalıntı bırakmadan tamamen durulanabilen ürün.
Sabun: Alkali ve doğal yağ kullanılarak üretilen temizleyici madde.
Sabun içermeyen temizleyici: Deterjan bazlı temizleyici.
Zengin yağ içerikli temizleyici: Ürünün yumuşaklığını artırmak amacıyla daha fazla yağ içeren ürün.
Surfaktan: Hem suyu hem yağı çeken temizleyici molekülleri.
Kokusuz: Farkedilebilen herhangi bir kokusu olmamakla birlikte, istenmeyen kokuyu maskelemek üzere parfüm ilave edilmiş ürün.
Doğru temizleyin
Sivilcelerle mücadele ederken sabırlı olmak zorundasınız. Bir de
doğru davranmayı öğrenmelisiniz. Çünkü akneleri olan insanların
yüzlerini çok fazla ve zararlı bir şekilde temizledikleri tespit
edilmiş. Böylece iyileştirmek yerine aknelerin sayısı daha artıyor,
gözenekler tahriş oluyor ve cilt çok fazla kuruyor. Dikkat edilmesi
gereken noktalar şunlar:
Temizleme işlemini, etkinliği yüksek ancak tahriş etmeyen yumuşak bir ürünle yapmalısınız.
İyi durulanmayan cilt üzerindeki kalıntılar tahriş edici olabilir.
Su bazlı nemlendiricileri seçin ve yalnızca kuru bölgelere uygulayın. Yağ içermeyen kozmetikleri tercih edin.
Yüzü ovalamak tahrişlere neden olur ve akneyi şiddetlendirir.
Yiyecekler akne oluşmasına neden olmaz. Ancak sıcak, nemli hava ve terlemenize neden olan aktiviteler akneyi artırabilir.
Aknelerinizi kendiniz tedavi edemiyorsanız, mutlaka cilt doktoruna başvurmalısınız
|