Diyet Listeleri Ne Kadar Sağlıklı?

Sağlık Konusu: toz66 on Mart 20, 2010 | Yorum Yok

Bayanların en büyük sorunlarından birisi de fazla kilolardır. Bu fazla kilolar gerek sporla, gerek diyet ile verilebilir.

Başkalarından duyulan diyetler, sizlere hep zarar verecektir. Çünkü her bünye farklı diyetler kaldırabilir. Kilo verirken sağdan soldan duyduğunuz diyetleri uygulamak yerine konusunda uzman kişilere danışmanız daha iyi olacaktır.

Uzman kişiler, vücudunuzu ve bünyenizi analiz ederek size en uygun diyet menüsünü oluşturacaklardır.

Uzmanların verdiği diyet menülerini uygulamaya başladığınız andan itibaren vücudunuzdaki değişiklikleri gözle görebileceksiniz. Çoğu fazla kilolu insanlar, internet veya televizyon yoluyla duydukları zayıflama haplarını kullanarak hızlı bir şekilde kilo vermek ister. Ancak bu haplar sanıldığının aksine, zararı oldukça fazladır ve size kilo vermek yerine kilo aldırabilir.

Zayıflama hapları yerine, vücudunuza uygun sağlıklı bir diyet listesi, size en uygun ve en yararlı kilo verdirtebilecek tek seçenektir. Kilo aldıracak yemekleri yememek yerine, belirli dozda yemek sağlık açısından daha olumludur.

ayda kaç kilo vermek normal? sorusuna en uygun yanıtı, yine konunun uzmanlarından öğrenebilirsiniz.

 

Kategorisi: Sağlık Haberleri

Cinsel yoldan bulaşan hastalıklar

Sağlık Konusu: toz66 on Mart 16, 2010 | Yorum Yok

Cinsel yoldan bulaşan hastalıklar - Nilkozmetik.com

Cinsel yolla bulaşan hastalık nedir ?
Cinsel yolla bulaşan hastalıklar, genellikle cinsel ilişki yoluyla insandan insana bulaşan mikroorganizmaların (mikrop) neden olduğu genital yol (üreme organları) enfeksiyonlarıdır.

Cinsel yolla bulaşan hastalıkların dünyada görülme sıklığı nedir ?
Cinsel yolla bulaşan hastalıklar, dünyanın pekçok bölgesinde büyük önemi olan bir halk sağlığı sorunudur. Sorunun gerçek boyutları birçok ülkede tam olarak bilinmemektedir. Ancak her yıl dünyada 250 milyondan fazla kişinin cinsel ilişki ile bulaşan bir hastalığa yakalandığı tahmin edilmektedir.

Cinsel yolla bulaşan hastalıklar neden önemli halk sağlığı sorunudur ?

Sık görülmelerinin yanında, erken tanı ve tedavi uygulanmadığı takdirde bu hastalıkların neden olduğu ek bazı sağlık sorunları ile de karşılaşılmaktadır. Bu hastalıklar, cinsel eşlerden sadece birinin sağlık sonunu değildir. Korunmasız cinsel ilişki (kondom kullanmama) hastalığın sağlam eşe de bulaşmasına neden olur. Penis büyütücü. Bunun yanında, tedavisi yapılmamış cinsel yolla bulaşan bir hastalığı olan hamile kadınların, doğum öncesi veya hemen doğum sonrası dönemde bebekleri de risk altındadır.
cinsel yolla bulaşan hastalıklar

cinsel yolla bulaşan hastalıklar

Cinsel yolla bulaşan hastalıklar, kan yolu ile de bulaşabilir mi?
HIV (AİDS virüsü), hepatıt B virüsü ve frengi mikrobu kanda da bulunduğundan cinsel ilişki dışında kan yolu ile de bulaşabilen hastalıklardır. Bulaşmada kontrolsüz kan kaldı, steril ( mikroplardan anrındınlmış) olmayan şırınga ve iğneler, kesici ve delici aletler de rol oynar. Damar içi uyuşturucu bağımlılarının kullandıkları şırınga ve iğneler ile bu hastalıkların bulaşma riskleri vardır.

Cinsel yolla bulaşan hastalıkların hangileri anneden bebeğine bulaşabilir ?
HIV enfeksiyonu, hepatıt B, sifiliz (frengi), gonore (bel soğukluğu), herpes ve klamidyoz adı verilen hastalıklar gebelik süresince veya doğum sırasında anneden bebeğine bulaşabilir.

Cinsel yolla bulaşan hastalıkların en sık rastlanılan belirtileri nelerdir ?
o Cinsel organlardan akıntı veya cerahat gelmesi: Kadınlarda vaginada bazen normalde
bulunan akıntı fazlalaşır. Akıntı su gibi, süt gibi, san veya yeşil renkte olabilir. Bazen fena kokuludur.
o Cinsel ilişki sonrası kanama,
o İdrar yaparken yanma, sızı, sık sık az miktarda idrara çıkma
o Cinsel organ ve çevresinde kaşıntı,
o Peniste (erkek cinsel organı), vaginada (hazne ) kabarcık, yara, sığıl ve kızartı,(penis büyütücü)
o Kasık lenf bezlerinde şişlik,
o Testıslerden (haya ) bir veya ikisinde birden ağıı,
Sizde herhangi bir cinsel yolla bulaşan hastalık olduğundan kuşkulanıyor musunuz ?
Cinsel yolla bulaşan hastalıkların tanısı helam tarafından konabilir. Yukarıdaki belirtiler cinsel yolla bulaşan hastalıklara işaret edebilir.
Hekını önerisi olmadan ilaç kullanmayınız !
Cinsel yolla bulaşan hastalık belirtilerinden kuşkulandığınızda hekime başvurunuz. Cinsel eşinizin de muayene ve gerekirse tedavisini yaptırınız

 

Kategorisi: Sağlık Haberleri

Hipotiroid Hakkında

Sağlık Konusu: toz66 on Mart 15, 2010 | Yorum Yok

Hipotiroid Hakkında

Hipotiroid denilen hastalık tiroid bezlerinin iltihaplanması yani tiroidit sonucunda ortaya çıkan bir hastalıktır. Antikorlar tiroid bezlerini tahirip edebilir ve onları yıpratabilirler.Bunun sonucunda da bezler yeterince çalışamaz ve hormon salgılayamazlar.

Hipotiroid hastalığının bir diğer nedeni ise hipofiz bezinin malesef yetersiz yönlendirme hormunu salgılamamasıdan kaynaklanır.

Hipotiroid’in Belirtileri ise Şu Şekildedir;

1-) Konsentrasyon bozukluğu ve zayıflığı
2-) Halsizlik
3-) Üşütme
4-) Kabızlık gib…
5-) Derinin kuru ve soguk olması
6-) Yemek Yiyememek
7-) Kilo Almaya Başlamak
8-) Kalbin normalinde daha fazla büyümesi ve yavaşlaması
9-) Saçlar kırılabilir ve kuru olabilir
10-) Damarlarınızda sertlik olup bunu hissedebilirsiz
11-) Sesininizin daha derinden kısık gelmesi
12-) Adet anormalikleri
13-) Unutkanlık
14-) Sinir sisteminde bozukluklar
15-) Fazla Duyarlılık

Aslında her şey hormon yetersizliği sonucu ortaya çıkar. 

Gözlenen  Teşhis;

Bu hastalığın teşhisi ise T3 ve T4 hormonlarının muayene edilerek ölçülmesi ile yapılır.Özellikle bebeklerde bu hastalığın daha önce teşhisi konulursa hayat kurtarıcı bile olabilir.
Tedavinin Aşaması;

Bu hastalıkğın size teşhisi konulursa hemen ilaç tedavisine başlarsınız.Sentetik ilaçlar ile ilk müdahale olunur.Eğer hasta hipotiroid komasına girmiş ise o hastaya injeksiyon ile L-Tiroksin i verilir.

Bu ilacın miktarını ise elbette doktor belirler.Ayrıca hastalığın tedavisinde denizsüngeri, havalı yosun, mineotu, bozotu, ve sıracaotu preparatları veya Gökçek İksiri gibi şifalı bitkilerde kullanılabilinir.

Eğer hastalık şiş sert ve soğuk gibi derimsi yumru şeklinde geçiyorsa bu hipotiroid nedeniyle ortaya çıkar.Ancak sıcak,yumuşak yada kanlı ise bu hastalık ise hipertiroid nedeni ile oluşur.

Eğer sizde birer tiroid hastası iseniz derhal diyet yapmalısınız.Elbette bu diyetleri kendiniz değil bir doktor gözetiminde uygulayabilirsiniz.Diyet yapmanızın nedeni ise Tiroid hormonunda ortaya çıkan bozukluktur.Çünkü tiroid bezi metabolizmanın nasıl çalışacağını kontrol edendir.

Bu konunun uzmanı olan Doktor Yasemin Batmaca ise 15 maddelik bir beslenme önerisi sunuyor;

1- Genel kapsamda çok iyi ve sağlıklı bir diyet yapıp düzenli bunu uygulamalısınız.Ayrıca bu diyet içinde bolca karbonhidrad, yağ, protein, vitamin, yağ ve çeşitli mineraller, posa ve özellikle su yönünden zengin olmalıdır ve kesinlikle bir diyetisyen tarafından size özel olarak hazırlanmalıdır.

2-Balığı haftada en az 2 kez tüketin çünkü su ürünü olan balık özellikle omega -

3 yönünden çok zengin.Ayrıca bunu FDA yani Food and Rug Administiration’da söylüyor.

4-Sağlıklı beslenebilmek için yiyecek listenizde derisiz tavuk,yağsız kırmızı et ve hindi gibi et ürünlerini tüketmelisiniz.

5-Haftada en az 1 kez özellikle kuru baklagil tüketin.Bunun nedeni ise kuru baklagilin iyi birer bitkisel protein kaynağı olmasıdır.

6-Yosun çeşidi olan Kelp gibi birçok ürünü tüketirken dikkatli olun

7-Yumurta sarısı,sarımsak ve su teresi gibi besinleri lütfen fazla tüketmeyin.
Diyet yaparken Kesinlikle Aşırıya kaçmayın

8-Guatrojenik besinleri yani Troit hormonlarının çalışmasını azaltan besinleri aşırı tüketmemelisiniz.Bu besinler ise Brokoli,Turp,Brüksel lahanası,Hardal otu,kırmızı turp,karnabahar ve şalgan gibi ürünlerdir.

9-Bira mayası,Mantar ve bunun gibi besinleri aşırıya kaçmadan tüketin

10-Çiğ lahana,yer fıstığı,çam fıstığı,şalgan,hardal ve darı besinlerini pişirerek tüketmeniz sizin için daha iyi ve yine bu besinleri aşırıya kaçmadan tüketmelisiniz.

11-Yaptığınız ve uyguladığınız bu diyette özellikle yeterli düzeyde iyot almaya (iyotlu tuz,deniz ürünleri ve sarımsak gibi…) dikkat edin.

12-Mercimek,mantar,ayçekirdeği ve susam gibi besinleri yeterli derecede tüketin ki Selenyum seviyenizi dengede tutabilesiniz.

13- Diyetinizde tofu,badem,istiridye,yengeç,tavuk ve hindi gibi gıdalara daha fazla yer vermelisiniz çünkü bu gıdalar çinko bakımından gerçektende zengin.

14-Özellike E,A ve C vitaminlerini yeterli miktarlarda aldığınızdan emin olun.Bu vitaminler sizin için çok önemli.

15- Dengeli ve yeterli miktarlarda B2 (Riboflavin), B3 (Niasin),B6(Piridoksin) alın.

16-Kesinlikle düzenli egzersiz yapın,yapınki Troit bezinin salgısına ve salgılanan troit hormonuna karşı doku duyarlılığınız artsın.Ayrıca egzersiz yaparak yavaş çalışan metabolizmanızı biraz daha hızlandırabilirsiniz.

Elma Sirkesi ile Zayıflamanın Yolu

Sağlık Konusu: toz66 on Mart 12, 2010 | Yorum Yok

Elma Sirkesi ile Zayıflamanın Yolu

Bildiğiniz gibi elma sirkesi zayıflamaya yarayan bir formül.Ancak elma sirkesinin faydası sadece zayıflama değil.Çünkü elma sirkesi cilt lekelerinin ve kolesterolün azalması için fayda sağlayabiliyor.

Peki ya neden Elma? Çünkü meyveler arasında en sağlıklı olanlardan dır elma.Bunun üzerine atalarımız bile ”Günde bir elma, doktoru evden uzak tutar!” gibi sözler söylemişlerdir.Elma meyvesi ile pek çok hastalığa şifa bulunabilinir ve hastalanmadan önce büyük önlem alabilirsiniz.İşte bu nedenlede sirkesinin Elma’sı çok iyi.

elma sirkesi

elma sirkesi

Ayrıca elma sirkesi kemiklerimiz içinde çok önemlidir.Çünkü bize kalsiyum gibi fayda sağlar.Ayrıca besinleri verimli kullanmamıza,metabolizmanın sağlık işleyebilmesini de sağlayabiliyor.

Eğer elma sirkesi kullanmaya bşladıysanız kısa bir süre sonra kemik ve eklemlerinizde olan sertliklerden kurutulabilirsiniz. Aynı zaman da elma sirkesi kiloda verdiriyor.Metabolizmanın hızlı çalışmasını sağlayan elma sirkesinin faydalarını ilaç firmalarıdakeşfetti.

Çünkü elma sirkesi içeren haplar piyasaya sürülmüş bulunuyor.Bu haplar ise sabahları aç karnına içilinmesi gerekiliyor.
Son olarakta elma sirkesi yumuşak ve lekesiz birer cilde ve parlaç saçlara sahip olmamızıda sağlayabiliyor.

Sağlıklı Beslenme

Sağlık Konusu: ofsayt on Mart 11, 2010 | 1 Yorum

Sağlıklı Beslenme

Yeterli ve dengeli beslenme sağlıklı beslenme olduğunu bilmeyenimiz yoktur sanırım. günlük hayatta gerek iş temposu gerek günlük yapılan diğer işler sebebi ile her zaman beslenmemize dikkat etmeyebiliyoruz bu yüzden sağlıklı ve düzenli bir şekilde beslenmeyen bir vücudun hem fiziksel hem de ruhsal bir çöküntü içersine girdiği gerçeği unutulmamalıdır..sağlık uzmanları ve beslenme diyetisyenleri bu konuda yaptıkları çalışmalar göz önünde bulundurulmalıdır. Kişi her zaman sağlığını her şeyden önde tutmalıdır, sağlığını kaybetmiş bir insan her şeyini kaybetmiş bir insandır diye düşünüyorum…

sağlıklı beslenme önerileri

sağlıklı beslenme önerileri

İnsan vücudu tüm besinlere ihtiyaç duyar, sadece karbonhidrat veya proteinlerle beslenen insanlar büyük bir yanılgı içersindeler. İnsan vücudu az ya da çok her besine ihtiyaç duyduğu için bunların eksik bırakılması ya da karşılanmaması büyük sağlık problemlerine yol açabilir. Dengeli yani sağlıklı beslenen bir insan aynı zaman da düğer tüm vücut gereksinimlerini karşılayarak, vitaminler, lifler vs gibi diğer maddeleri de almış olurlar, bunların alınması zinde bir yaşam için vazgeçilmez olduğu her zaman akıllarda tutulmalıdır.
Yarınlarınızın daima; sağlıklı umutlu olması dileğiyle..

İNSAN SAĞLIĞINA ZARARLI BESİNLER

Günlük yaşamda tükettiğimiz besinlerin bizlere ne derece zarar verdiğini biliyor muydunuz? Herkes mutlaka bu soruyu kendine sormuştur diye düşünüyorum ama iş sadece düşünmekle olmağını sanırım herkesçe bilinen bir gerçektir. İş biraz uygulamaya gelince herkeste bir yavaşlama yâda tamamen ilgilenmeme duygusu oluştuğunu da biliyoruz. Şimdi sizlere aşağıda insan sağlığına zararlı besinlerle ilgili biraz bilgi paylaşmak istiyorum.

Sağlımızı tehdit eden bir sürü şey sayabilirim; bünyesel etmenler, çevresel etmenler, biyolojik fiziksel, kimyasal ve maddesel gibi faktörler sağlımızı tehdit eden en önemli etmenlerdir tabi bunların içersinde sık ihtiyaçlarımız karşılanması açısından maddesel(besinsel) faktörler en önemli rolü üstlenmektir. Beslenmeden yaşayan insan yoktur sanırım böle düşünen insan bulmakta imkânsız olduğunu da biliyoruz yani günlük ihtiyacımızı karşılayan besinler her ne kadar faydalı gibi görünse de bazı tüketimiz besinlerin sağlığımızı olumsuz yönde etkilediğini de unutmayalım. O yüzden tüketimiz her besin çeşidine mutlaka dikkat etmemiz gerekiyor.

Sağlımızı tehdit eden besinler nelermiş onlara bir göz atalım şimdi; şeker ve şekerli besinler, dondurma helva ve çikolata çeşitleri, tatlı ve hamur işleri, kızartılmış besinler, yağlı yiyecekler, sakatatlar vs. sık tükettiğmiz bu besinlere dikkat etmemiz ve sağlığımız garantiye almamız gerekiyor…

OBEZLİK SAĞLIMIZA BİR TEHDİT Mİ?

Yüksek kaloriye sahip yiyeceklerin, özelikle çocuklarda tüketildiği zaman obezliğin gelişmesene yol açtığını biliyoruz ve obezliğin insan hayatını kısaltan en önemli etken olduğunu da yapılan araştırmalar ortaya koymuştur.tabi obezlik bir kader değildir tıbbende tedavisi mümkün olan bir hastalıktır..gelişen teknoloji ile beraber hazır gıdaların( hamburger, cips) sonucu obezite hastalığının yaygınlık kazanmasına sebep olmuştur.
Sağlık uzmanları obezite konusunda yaptıkları planlarla ve uyguladıkları yöntemlerle bu hastalığın önüne geçmeye çalışmışlardır. Uzmanlar işin sadece kendilerinde bitmediğini insanların da bu konuda duyarlı olmaları, sağlığına dikkat etmeleri konusunda vatandaşları uyarmaktadırlar.

Uzmanlar obezite hasatlığının önüne geçmek için çeşitli önerilerde bulunmuşlardır şimdi bunlara bir göz atalım..

Yemeklerin az ve sıcak tüketilmesi, yavaş yavaş yenilmesi ve iyi çiğnenmesi, vücut da kemer vb sıkan maddelerin kullanılmaması, alkol ve sigaradan uzak durulması, kızartma ve sakatat türü yiyeceklerden uzak durulması, şeker tatlı tarzı gidaların alınmaması, hazır yiyeceklerin tüketilmemesi, yüksek kaloriye sahip yiyeceklerden uzak alınmaması, ilaçların bol su ile tüketilmesi ve en önemli olan şeyin dengeli bir spor programının uygulanması gibi konularda insanları uyarmaktadırlar. Bunlara uyulması takdirde obezite gibi bir hasatalıktan uzak durulacağını savunmaktadırlar

GÜNLÜK TÜKETİLMESİ GEREKEN BESİNLER

Yeterli ve dengeli beslenme açısından günlük tüketilmesi gereken bazı besinler bulunmaktadır. Tüketimi açışından; yaş, cinsiyet durumuna göre değişkenlik gösterebilir. Besinlerin içerdikleri vitaminler, minareler vb diğer maddeler açısında farklıdır o yüzden günlük tüketeceğimiz besinler miktar olarak değişebilir.

Dengeli bir yaşamın sürdürülebilmesi için bu besinlerin kullanımı büyük önem taşımaktadır. Günlük beslenmemizde her gruptan besin bulunur ve bunların miktarları gereksinmemize uygun olursa, yeterli ve dengeli besleniriz. Bunları kısaca açıklayacak olursak…

Özellikle süt ve sütten yapılan yiyecekler kalsiyum açısından çok zengin olduğu için tavsiye edilmektedir. Bu gruptaki yiyeceklerin herhangi birini veya bir kaçını günlük 2 porsiyon kadar yenmesi önemlidir. süt, peynir, yoğurt vb ürünlerin bu gruba girer. Bunların dışında et, balık, nohut, tavuk gibi ürünlerinde tüketilmesi gerekiyor.

Bu ürünler özelikle B vitamini açısından zengindir. Taze sebze ve meyve kullanımı da önemlidir. Taze sebze ve meyveler C vitamini açısından zengin olduğu için uzmanlar tarafından kullanılması yönünden telkinlerde bulunuyorlar. Ayrıca tahıllar ve tahıllardan yapılan yiyecekler de günlük tüketilmesi gereken ürünler arasından belirgin bir öneme sahip olduğu da unutulmamalıdır. Bu ürünler çeşitli vitaminler ve minareler açısından zengin olduğu bilinmektedir.
Sağlıklı bir yaşam dileğiyle..

ZAYIFLIK BİR KADER Mİ

Kimi insanlar kilolarından şikayetçi kimileri ise zayıf olduğu için şikayetçi günlük yaşamda böyle insanlara sık sık rastlamaktayız. Uzmanlar kilo alma problemi yaşayan insanların vücut yağlarının az olduğu ve hızlı çalışan bir metabolizmaya sahip oldukları için kilo almada sorun yaşadıklarını ortaya koymuşlardır. En çok genç erkeklerin şikayetçi oldukları bu konu çeşitli psikolijik travmalara da neden olduğunu ortaya çıkarmışlardır. Kadınlarda bu sorun bazen adet düzensizliklerine de neden olabileceği görüşünü savunmuşlardır. Uzman diyetisyenler kilo alma problemi yaşayan vatandaşlara çeşitli önerilerde bulunmuş. Bu önerilere bakacak olursak…

Kalori bakımından yüksek olan besinlerin tüketilmesi, bunun sonucunda daha az hacimli besinler daha az yer kaplayarak çok daha fazla enerji oluşumunu sağlayacaktır . Az ama sık besin tüketimi midenin daha fazla besin almasına yardımcı olacaktır.

Ara öğünlerde yemek yenilmesi, Sıvı ihtiyacının yemekten sonra alınmasının, ayrıca besin değeri yüksek sıvıların alınması şartı konulmuştur. Özellikle yağlı yiyeceklerden uzak durulması konusunda uzmanlar uyarmaktadırlar çünkü yağlı besinler tokluk hissi doğuracağından dolayı bir sonraki öğünde besin ihtiyacını sağlamanı engelleyeceğini savunmuşlardır..
Uzman diyetisyenler bu özelliklerin dikkate alınması durumunda kilosu yetersiz bireylerin çok önemli sağlık problemleri olmadığı takdirde kilo alabileceklerini ortaya koymuşardır..

Temiz oda kurulumunda uzman çözüm

Sağlık Konusu: toz66 on Mart 11, 2010 | Yorum Yok

İnsan sağlığı için büyük önem taşıyan hastanelerin temizliği konusunda son yıllarda büyük atılımlar yaşanmaktadır. Sağlık bakanlığının bu konuyla ilgili geçmiş yıllara oranla büyük faaliyetler içersinde olduğu kaçınılmaz bir gerçektir.

Sağlık bakanlığının ameliyathane ve diğer sağlık bölgeleri üzerinde böyle bir faaliyet içersine girmesinin en büyük sebebi değişen dünya koşulları, daha fazla gereksinim ve ülkemizin Avrupa birliği uyum sürecinde olduğu bu dönemde bu tip konuların daha ön planda tutulması ve buna yönelik çalışmaların yapılması son derece doğal bir durum olarak gözüküyor.

yoğun bakım ünitesi

yoğun bakım ünitesi

Faaliyetlerini gerek çeşitli temizlik firmaları ile anlaşarak gerek kendi bünyesinde barındırdığı diğer çeşitli kuruluşlarla devam eden bakanlık bu konuda ne kadar ısrarcı olduğunu yaptığı uygulamalarla bir kez daha bize göstermiş oldu.

Hastanelerde temiz oda yaratma ve yoğun bakım ünitesi oluşturma adı altında buna bağlı olarak alınan bu tedbirler, uygulanan köklü çözümler hastanelerin sağlık yuvası olması yolunda geleceğe çok daha emin adımlarla yoluna devam ettiğini görmekteyiz.

Yarınlarımızın daha güvenli daha sağlıklı ve çok daha emin bir şekilde yaşamamız açısından sanırım bu yapılan çalışmalar son derece büyük önem taşımaktadır..

Doğum Sonrası İlk Dönemler

Sağlık Konusu: toz66 on Mart 8, 2010 | Yorum Yok

Doğum Sonrası İlk Dönemler

Gebelik döneminde gerçekleşen değişimler doğum sonrasında ilk dönemlerde de kendini göstermektedir. Doğum sonrasında gerçekleşen değişimler genelde eski hale dönüş şeklinde oluşmaktadır.

Örneğin gebelik esnasında büyüyen rahim doğumdan sonra yavaş yavaş küçülmeye başlayacaktır. Büyümüş rahmin küçülerek eski hale gelmesi esnasında kasılmalar görülecektir. Bu normal gelişen bir olaydır.

doğum sonrası

doğum sonrası

Gerçekleşme süresi ise yaklaşık olarak 10 gündür. 40 gün sonunda ise tamamen eski haline dönmüş olacaktır. Kasılmalar ilk günlerde anneyi rahatsız edecek boyutta olabilir fakat süreç birkaç gün içinde rahatsız etmeyecek boyutta devam edecektir. Annenin bebeğini emzirmesi ise bu süreye daha da kısaltacaktır.

Doğum gerçekleştikten sonraki ilk günlerde annede akıntı meydana gelebilir. Bu akıntı kanlı ve miktarı fazla olarak başlayacaktır.

Bu durumda hijyenik bağ kullanmak ve bu bağı ortalama 6 saat gibi sürede değiştirmek sağlıklı olacağı gibi anneye kolaylık sağlayacaktır. Akıntı normalde kötü kokmaz. Fakat akıntı kötü kokuyor , normalden fazla gerçekleşiyor ve annenin ateşinde yükselme görülüyorsa uzman kontrolünden geçilmelidir.

Eski Konular  


Sağlık Fotoğrafları

Sağlık Video

Sağlık Siteleri