Okunma Sayısı : 2919  |
BRONKOSKOPİ
Hastalığın türünün belirlene bilmesi yani tanı maksatlı olarak doktorunuzun bronkoskop denen bir aletle bronşlarınızın içine bakılmasına bronkoskopi denir. Daha sonra doktorunuz bronş duvarlarından hücreler veya küçük parçalar alabilecek ve mikroskop altında kanser hücreleri olup olmadığının araştırılmasını sağlayacaktır. Bu işleme biyopsi denmektedir.

Girişimsel Bronkoskopi nedir?
Trakea ve bronşlarda
tıkanmaya neden olan tümör ve darlıkların bronkoskop yardımıyla aşağıda
belirtilen teknikler ile tedavi edilmesidir.
- Lazer rezeksiyonu
- Argon Plazma Koagülasyonu
- Diyatermik terapi, elektrokoter
- Kriyoterapi
- Brakiterapi
- Fotodinamik terapi
- Stent yerleştirilmesi
Yukarıda belirtilen tedavi yöntemlerinden lazer cerrahisi ve silikon
stent implantasyonu dünyada en yaygını ve hastalara yaşam kalitesi ve
yaşam süresi bakımından en faydalı olanıdır. Akciğer kanseri
hastalarında trakea ve bronş içi tümör veya dıştan kitle basısı
nedeniyle darlık gelişimi sonucu hastaların;
- Efor kapasitesini kısıtlayan solunum sıkıntısı ile yaşam kalitesini
olumsuz etkiler.
- Tıkanmanın gerisinde sekresyon birikimi ile tekrarlayan akciğer
enfeksiyonlarına yol açar ki, bu da hastaların genel durumunun
bozulmasına neden olur.
- Hastalar her iki nedenle radyoterapi ve kemoterapi tedavilerinin yan
etkilerine sıklıkla maruz kalır.
- Trakea ve bronşlardaki tümörlerde gelişebilecek ani kanamalar ile
ölümcül tablolar izlenebilir.
- Tümörlerin hava yolu ve yemek borusu duvarında fistüllere (delik)
neden olması durumunda yemek borusu ve mide içeriğinin akciğere kaçması
solunum sıkıntısı, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları ile genel durumda
hızla bozulmaya ve ölümcül tablolara yol açar.
- Tümörlerin kendi etkileri veya radyoterapi ve kemoterapi
tedavilerinin yan etkileri sonucu gelişen trakeo-bronşiyal fistüller
(hava yolu fistülleri) yine ölümcül solunum sıkıntısı ve enfeksiyonlara
neden olur.
Girişimsel bronkoskopi ile yukarıda sayılan tüm komplikasyonlar tedavi
edilebilir. Bu komplikasyonlar akciğer kanseri hastalarının üçte
birinde hastalığın ilerleyen dönemlerinde görülmektedir. Bu
komplikasyonların görüldüğü hastalarda girişimsel bronkoskopi hayat
kurtaran bir tedavidir.
Akciğer kanseri hastalarının üçte birinde ise doktora başvuru anında
hava yolu tıkanıklığına bağlı postobstruktif ve/veya tekrarlayan
akciğer enfeksiyonları, atelektazi veya kanama mevcuttur. Cerrahi
tedavi şansını kaybetmiş bu olgularda öncelikle bronkoskopik laser ve
silikon stent tedavileri ile hava yolu açıklığının sağlanması hem
hastalığın genel durumu bozan komplikasyonlarını düzeltir, hem de
hastaların radyoterapi ve kemoterapinin yan etkilerinden daha az
etkilenmesini sağlar. Sonuçta üçte ikisinde hava yolu tıkanıklığı ve
buna bağlı komplikasyonların görüldüğü akciğer kanseri hastalarında
girişimsel bronkoskopi ile yaşam kaliteleri artar ve yaşam uzar. Bu
nedenle akciğer kanseri hastaları sadece tanı aşamasında değil tedavi
izlemleri sırasında da bronkoskopik olarak kontrol edilmelidir.
Lazer rezeksiyonu ve Silikon Stent İmplantı
-
Trakea ve bronşların içinde veya duvarında bronş kanserinin neden
olduğu bir tıkanma veya daralma durumunda tümör dokusu lazer ile önce
küçültülür.
- Küçülmüş tümör dokusu mekanik olarak parçalanıp kanama kontrolü sağlanır.
- Kalan tümör dokusu trakea ve bronş duvarını delmemek suretiyle
tamamen lazer ile temizlenir ve yok edilir.
-
Tümörün aynı bölgede kısa sürede tekrar büyüme ihtimali varsa silikon
stent implante edilerek havayolunun uzun süre açık kalması sağlanır.
- Stentler; darlık ve fistüllerin tedavisinde yerleştirildiği organın
anatomik bütünlüğünü sağlamak amacıyla kullanılan metal, hibrid ve
silikon gibi maddelerden yapılmış, içi boş araçlardır. Akciğer
hastalıklarında en uygun stentler "silikon stentler"dir.
·
Trakea ve bronşları daraltan tümörlerde kemoterapi ve radyoterapinin
etkisi ortalama % 25 iken lazer rezeksiyonu sayesinde trakea ve
bronşlar % 100'e yakın açılır.
· Kemoterapi ve radyoterapi ağır yan
etkileri nedeniyle genel durumu olumsuz etkileyen tedavilerdir. Tümöre
bağlı solunum sıkıntısı olan hastalarda hava yolu açılmadan verilen
kemoterapi ve radyoterapi yan etkileri ile genel durumu daha da
kötüleştirir.
· Girişimsel bronkoskopi ile solunum kapasitesi normale ulaştırılan
hastanın genel durumu kemoterapi ve radyoterapinin komplikasyonlarından
büyük ölçüde etkilenmez.
Terapötik Bronkoskopi ile kötü huylu tümör tedavisi
· Trakea ve bronşların kendi veya diğer organların yayılımı sonucu
gelişen tümörleri
· Trakea ve bronşlarda sadece dıştan tümör veya lenf nodu kitlelerinin basısı
· Trakea ve bronşların tümörle çepeçevre sarılması
· Ösefagus (yemek borusu) ile trakea ve bronşlar arasında fistül
(delik, yırtık) olması
· Masif hemoptiziye (Şiddetli kanama) bağlı ölümcül komplikasyonlar
Terapötik Bronkoskopi ile iyi huylu hastalıkların tedavisi
- Akciğer kanserlerinde yaşam süresini maksimum uzatması yanında yaşam
kalitesini de arttıran girişimsel bronkoskopi iyi huylu hastalıkların
tedavisinde tam şifa sağlar. Hastaları ağır cerrahi girişimden
kurtarması yanında daha sonra gelişebilecek herhangi bir rahatsızlık
nedeniyle cerrahi girişim gerektiğinde bu haklarını saklı tutar.
- Girişimsel bronkoskopinin uygulandığı iyi huylu akciğer hastalıkları;
- Trakea ve bronşlarda kıkırdak deformitesine bağlı kapanma (malazi)
- Enfeksiyon ve radyoterapi sonrası gelişen trakeal-bronşiyal darlıklar
- Akciğer transplantasyonu sonrası anastamoz (bağlantı) alanında darlık
- Wegener granulomatozisi, tüberküloz gibi enflamatuvar ve enfeksiyon
hastalıkları sonrası gelişen darlıklar
- Postentubasyon trakeal darlıklar; ameliyat sonrası veya herhangi bir
nedenle yoğun bakımda solunum cihazına bağlana hastalarda gelişebilen
trakeal darlıklar
- Akciğerin iyi huylu tümörleri
- Cerrahi ile tedavi edilmiş trakealarda tekrarlayan darlıklar
- Yabancı cisim aspirasyonları (bronş içine taş, diş gibi yabancı
cisimlerin kaçması) sonucu gelişen darlıklar; girişimsel bronkoskopinin
en eski endikasyonlarıdır.
Neden Girişimsel standart tedavi olmalı ?
- Dünyanın gelişmiş ülkelerinde girişimsel bronkoskopi özellikle lazer
rezeksiyonu ve silikon stent implantasyonu standart bir tedavi
yöntemidir.
- Akciğer kanseri nedeniyle takip edilen hastaların % 35 i teşhis
aşamasında, % 35 ide herhangi bir dönemde lazer rezeksiyonu ve silikon
stent implantasyonu yani girişimsel bronkoskopi ile tedaviye ihtiyaç
duyarlar.
- İyi huylu akciğer tümörleri ve trakea darlıklarında lazer rezeksiyonu
ile tamamen kür sağlandığında hastalar gereksiz bir operasyondan
kurtulmuş olacaklardır.
- Trakea darlıklarında bronkoskopik lazer tedavisi sayesinde saatler
süren riskli bir trakea cerrahisinden kurtulup doku kaybı engellenmiş
olacaktır.
- Yukarıda belirtilen nedenlerden dolayı; girişimsel bronkoskopik
tedavi yöntemleri, gelişmiş ülkelerde standart tedaviler arasındaki
yerini almıştır. Her yeniliğe olduğu gibi, bu tedaviye dirençler
kırıldığındada, lazer-bronkoskopi Türk tıbbında standart tedaviler
arasındaki yerini alacaktır.

Girişimsel Bronkoskopi Donanımı
- Ameliyathane koşullarında, genel anestezi altında rigid bronkoskopi
ve flexible bronkoskopinin aynı ustalıkla kullanımı gereklidir. Lazer
rezeksiyonu uygulaması ancak, Nd YAG ve Nd YAP lazerleri konusunda
deneyimli ve yetenekli bronkoskopistler tarafından yapılabilir.
Terapotik bronkoskopi anestezisi de diğer cerrahi uygulamalarına göre
farklılık gösterir.
- Stent implantasyonu için, tüm stent çeşitleri, stentlerin
özellikleri, trakea ve bronşlardaki davranış biçimlerinin bilinmesi ve
bu bilgiler ışığında hasta açısından en uygununun seçilmesi de deneyim
ve yetenek gerektirmektedir.
Uyku Apne Sendromu Nedir?
|
Bulguları Nelerdir?
Uyku Bozukluğu Neden Ciddi Bir Sağlık Sorunudur?
Nasıl Tedavi Edilir?
Polisomnografi (Uyku Testi) Nedir?
Anlaşmalı Kurumlar
|
|
Uyku Testi
UYKU APNE SENDROMU NEDİR?
|
Uykuda
solunum durması en sık karşılaşılan uyku hastalıklarından biridir. Uyku
sırasında üst solunum yollarında tıkanmalara bağlı gelişen solunum
durmaları ve buna eşlik eden kan oksijen seviyesindeki düşüşler ile
karakterizedir.
Beyinde solunum merkezinin fonksiyon bozukluğu ve
Üst hava yollarında tıkanıklığa yol açan oluşumlar bu hastalığın en önemli nedenleridir.
|
|
BULGULARI NELERDİR?
Gün
boyu aşırı uykululuk hali, uyku sırasında horlama ve solunum durması
başlıca belirtileridir. (Hasta bu durumun farkında değildir fakat eşi
son derece farkındadır.)
Horlama uyku bozukluğunun önemli bir habercisidir.
Bu Hastalarda Aşağıdakilerden Bir veya Birkaçı Genellikle Mevcuttur.
|
UYKU BOZUKLUĞU NEDEN CİDDİ BİR SAĞLIK SORUNUDUR?
Bu hastalık, acil tıbbi müdahale gerektiren, son derece ciddi ancak
yeterince önemsenmeyen, hayatı tehdit eden bir durumdur. Teşhis
edilmemiş uykuda solunum durması; felç, iktidarsızlık, yüksek tansiyon,
kalp krizi, kalp hastalığı ve kalp ritim bozukluklarına neden olur.
Ayrıca bu durum trafik kazalarına, işteki verim kaybına ve kişiler
arası ilişkilerde bozulmalara neden olup gündüz aşırı uykuluk hali
yaratır. Bahsi geçen bu bulgular hafif, orta, ağır şiddette olabilir.
|
|
NASIL TEDAVİ EDİLİR?
Uyku
apne sendromu bulgularına sahip olan kişiler mutlaka uyku
laboratuarında bir gece geçirerek, polisomnografi yapılarak
değerlendirilmelidir. Hastalık belirlendiği taktirde, hastalığın
tedavisi uzman hekimin belirleyici ilaçlarla ve cerrahi tedavilerle
mümkündür.
UYKU TESTİ (POLİSOMNOGRAFİ)
|
Polisomnografi
denen uyku testi sırasında mümkün olduğunca evinizdeki ortama yakın
şartlarda tüm gece boyunca uykunuz ve uykuda çeşitli vücut
fonksiyonları uyku teknisyenlerince izlenerek kaydedilmektedir.
Amaca yönelik olarak kaydedilen vücut fonksiyonlarının sayısı farklı
olabilir.Standart olarak uyku dönemlerinin belirlenmesi için
elektroensefalogram (EEG), elektrookülogram (EOG; göz küresi
hareketleri), elektromiyogram(EMG; kas gerginliği) kayıtları; buruna
takılan sensörlerle solunan havanın, göğüs
|
 |
ve karına takılan kemerlerle uykuda solunum hareketlerinin, parmağa
takılan mandal şeklindeki bir algılayıcı ile oksijen düzeyinin ve kalşp
ritminin, yatış pozisyonlarının kaydı yapılır. Ayrıca kalp ritmi ve
gece boyu kan basıncı düzeyi kayıtları alınır.
Tüm gece boyunca kaydedilen uyku paramtreleri ertesi gün uzman hekim
tarafında değerlendirilir.
Horlamanızın tehlikeli olup olmadığı, solunum durmalarının süresi,
sıklığı ve bu sırada ortaya çıkan patolojik bulgular tespit edilir.
Uyku testi, hastalığınızın şiddetini belirlemekte, tedavinizin nasıl
yapılacağı konusunda hekime ön bilgi vermektedir.
Obstrüktif uyku apne sendromu saptanan hastaların uyku testinin
ardından KBB muayenesinden geçmeleri ve bazı solunum fonksiyon
testlerinin yapılması da gerekebilmektedir.
Hastanemizde
uyku laboratuarında polisomnografi testi hafta içi her gün ve tercih
eden hastalara da Cumartesi geceleri de yapılabilmektedir.
UYKU TESTİ
Aşağıdakilerden size uygun olan seçenekleri işaretleyiniz.
Yüksek sesle horlama
Dinlendirmeyen uyku
Yüksek tansiyon
Sinirlilik hali
Depresyon
Uykuda boğulma hissi
Aşırı kiloluk
Kişilik değişikliği
Uykusuzluk
Uykuda aşırı terleme
Sık idrara kalkma
Uykuya doyamama
Sabah yataktan kalkmada güçlük
Sabah baş ağrıları
Sabah ağız kuruluğu
Mide de ekşime, yanma
Konsantrasyon güçlüğü
Cinsel güçte zayıflama
Hızlı kilo alımı
Gündüz ayıklama hali |
 |
Yukarıdaki
sorulardan en az bir veya bir kaçına birden evet cevabı verdiyseniz hiç
vakit kaybetmeden uzman doktorlarımıza başvurmanız gerekmektedir.
RANDEVU İÇİN:
TELEFON : 0212 216 399 9750
DAHİLİ : 1166-1517-1522
Kaynak sahibi: T.C. Maltepe Üniversitesi Tıp Fak. Hast - marmarahst.com
bronkoskopi
|
|
|