Okunma Sayısı : 1146  |
Sezaryen doğumların artması tartışılıyor. Uzmanlar ise anne için daha güvenli olduğunu savunuyor
Tüm
dünyada sezaryen oranlarının artması, ''Normal mi yoksa sezaryen doğum
mu?'' sorusunun son yıllarda en çok tartışılan konuların başında yer
almasına neden oluyor. Türkiye'de her yıl yaklaşık 1,5 milyon
bebek dünyaya geliyor. Ülkemizdeki tüm doğumların yüzde 30'unun
sezaryenle gerçekleştiği tahmin ediliyor. Sağlık Bakanlığı, geçen yıl
konuya dikkat çekerek sezaryen doğum oranlarının azaltılmasına yönelik
uyarıda bulunmuştu. Normal doğum yapabilecek anne adaylarının
ticari nedenlerle sezaryene yönlendirildiği iddialarına karşılık,
uzmanlar sezaryen oranlarının artmasının korkutucu olmadığını, yeni
tekniklerle sezaryen doğumların anne için daha güvenilir hale geldiğini
söylüyor.
Prof. Dr. Zehra Neşe Kavak, geçmiş yıllara oranla
sezaryenin güvenilirliğinin arttığını ve gerekli prosedürlerin yerine
getirilmesi halinde anne için daha koruyucu olduğunu vurguluyor.
Marmara Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim
Üyesi ve Dünya Gebelik Bilimi Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Neşe
Kavak, sorularımızı yanıtladı.
Sezaryenle doğum oranları ne zamandan beri artıyor?
Aslında
1960'lı yıllardan itibaren tüm dünyada sezaryen doğumda hızlı bir artış
var. Bu yıllara kadar klasik tıp kitaplarında yer alan bilgiye göre,
sezaryenin kabul edilebilirlilik oranı, yüzde 15 - 18'i geçmemesi
yönündeydi.
Yani doğumların yüzde 15 ile yüzde 18'i sezaryenle
yapılabilir, bu oran yüzde 18'in üzerine çıkarsa bu klinikte hatalı
uygulama yapılıyor gibi bir izlenim doğardı.
Dünyada sezaryen oranları ne durumda?
Değişik
ülkelerde değişik sezaryen oranları olmakla birlikte örneğin dünyada
sezaryenin en fazla uygulandığı ülke Şili'dir. Sezaryen oranı yüzde
80'dir.
Güney Amerika ülkelerinin hepsinde sezaryen oranları
çok yüksektir. Amerika Birleşik Devletleri'nde ise oran hala
aşağılardadır. Sezaryen oranı ABD'de yüzde 8 - 15 arasında değişiyor.
Kuzey Avrupa ülkelerinde yine aynı şekilde.
Biliyorsunuz
gelişmiş ülkelerde insanlar tamamen devletin sağlık sigortası altında
yaşıyorlar. Sağlık sistemi bütün toplumu kapsıyor. Hastaneye
gittiklerinde herşey devlet tarafından ödendiği için ve sezaryen de
pahalı bir prosedür olduğu için devlet çok kesin bir endikasyon
olmadıkça kesinlikle sezaryen parasını ödemiyor.
Türkiye'deki devlet ve özel sektör arasındaki sezaryen oranları neyi gösteriyor?
Türkiye, Akdeniz ve Ortadoğu ülkelerinde özel hastanelerde sezaryenin yüzde 50'yi aşan oranlarda uygulandığını görüyoruz.
Türkiye'de
sezaryen doğumların özel sektörde yüzde 50'lerde, devlet sektöründe ise
yüzde 20 - 30 oranları arasında gittiğini düşünüyorum.
Gerçekten
sezaryen doğum kötü, normal doğum cici mi? Önce buna açıklık getirmek
lazım. Sezaryenin artması toplum sağlığı için kötü bir olay mı? Olayı
bu yönüyle değerlendirmek lazım.
Bu durumda sezaryenin artıları ve eksileri nelerdir?
Sezaryenin
kötü normal doğumun cici olduğu yönündeki konseptin günümüzde
geçerliliğini yitirdiğini düşünüyorum. Çünkü sezaryende gelişen cerrahi
teknikler, ameliyat süresinin çok kısalması, gelişen anestezi
teknikleri ve sezaryenin artık genel anestezi altında değil de daha
ziyade lokal anestezi yani epidural ya da spinal anestezi altında
yapılıyor olması, sezaryeni çok pratik bir yöntem haline getirdi.
Anne adayının normal doğumdan korku vs. gibi gerekçelerle sezaryeni talep etmesi karar için yeterli mi?
Günümüzde
artık kadınlar çok ileri yaşta anne oluyorlar. Ama ben özellikle
bilgilendirilmiş kadın grubundan bahsediyorum. Eğer bir kadın kariyer
sahibiyse, doğumunu 35 - 38 yaşlarından sonra yapacaksa, olayın negatif
ve pozitif yönlerini biliyorsa, hayatında bir kez doğum yapacaksa ve
bunu sezaryenle yapmak istiyorsa, bunu doktoruna söylüyorsa ve doktoru
da bunu kabul edip sezaryen yapıyorsa bu bir malpraktis (hatalı
uygulama) değildir kesinlikle. Çünkü olayın artılarına eksilerine
bakacak olursak; dediğim gibi anestezi teknikleri çok gelişti.
Sezaryen daha mı güvenilir hale geldi ?
Artık
sezaryen genel anestezi altında yapılmıyor. Epidural ya da spinal
anestezi altında yapılıyor. İkincisi hastalara koruyucu olarak
antibiyotik veriyoruz. Bu da enfeksiyon oranlarını çok düşürdü. Üçüncü
olarak da tromboembolik profilaksi uyguluyoruz. Doğumdan sonraki
ölümlerin birinci nedeni tromboembolik komplikasyonlardır. Yani kandan
bir parça pıhtının kopup beyine ya da kalbe yerleşmesidir. Buna karşı
profilaksi uygularsanız, kısacası bu üç önlemi alırsanız araştırmalar
gösteriyor ki sezaryen doğum normal doğumdan daha güvenilir. Yani artık
eski bilgilerin güncellenmesi, günümüze uyarlanması şart.
Kesinlikle.
Bu üç şart sağlandıysa anne açısından sezaryenle doğum normal doğuma
göre daha güvenilir. Bunlar bilimsel gerçekler ve bilinmesi lazım.
Sezaryenin tarihçesi
Dünyadaki en eski ameliyat
olarak bilinen sezaryen, tarih boyunca en fazla yapılmış ameliyattır.
Hatta sezaryenin adı imparator Sezar'a atfen konulmuş olsa da Sezar'dan
çok önce de sezaryen, Roma İmparatorluğu'nda yapılıyordu. Hatta
Ortaçağ'da normal doğum yaptıran ebeler, annenin hayatını riske eden
durumlarda ilkel şartlar altında anne karnını açıp bebeği
çıkarıyorlardı. Elbette bu şekilde yapılan doğumda annenin ölüm oranı
çok yüksekti.
doğum
kadın sağlığı
sezaryen
|