Okunma Sayısı : 1287  |
Rutin işler sırasında, idrarın ani ve istemsiz olarak idrar yolundan
dışarı çıkması, “idrar kaçırma” olarak tanımlanıyor. ABD’de yapılan
araştırmalara göre, her beş kadından biri, hayatının bir döneminde bu
sorunla karşı karşıya kalıyor.
Acıbadem Hastanesi Kadıköy Kadın
Hastalıkları ve Doğum Bölüm Sorumlusu Doç. Dr. Tolga Ergin, erken
safhalarda tanı konulduğu takdirde, pek çok kadının ortak sorunu olan
idrar kaçırmanın ilaç ve egzersizle bile ortadan kaldırılabildiğine
dikkat çekiyor.İdrar kaçırma sorununa dikkat çekmek amacıyla
Acıbadem Hastanesi Kadıköy Kadın Hastalıkları ve Doğum bölümü
bünyesinde kurulan “Ürojinekoloji Kliniği”nde en modern tanı
yöntemlerinden yararlanılıyor ve çağdaş tedaviler organize bir şekilde
sunuluyor. Doktorunuz ile idrar kaçırma konusunu açıkça konuşmanız,
tedavi seçeneklerini öğrenmenizi, bir zamanlar yaşadığınız tam ve aktif
yaşam tarzını yeniden kazanmanızı sağlayabiliyor.
Kadınlarda idrar kaçırma tedavi edilebilir
TİPLERİ
Doç.
Dr. Tolga Ergin, idrar kaçırmanın belli gruplara ayrılarak
incelendiğine dikkat çekerek, “Çünkü tedavi yaklaşımları idrar
kaçırmanın tipine göre farklılık gösteriyor” diyor.
Stres idrar kaçırma:
Kadınlardaki
idrar kaçırmanın en sık görülen tipini oluşturuyor. Stres tipi idrar
kaçırmanın en sık nedeni pelvik taban kaslarının zayıflaması. Pelvik
kasları, taban üretrayı, idrar yapma zamanı gelinceye kadar kapalı
tutuyor. Pelvik taban zafiyeti olduğunda, egzersiz ve öksürme gibi
karın iç basıncını artıracak durumlar, üretranın açılmasına ve idrar
kaçırmasına neden oluyor. Bir diğer nedenini ise mesane boşalmasını
kontrol eden kasların yetersizliği oluşturuyor. Bu kaslar görevlerini
yerine getiremediklerinde, öksürme ve egzersiz gibi çeşitli hareketler
sırasında idrar kaçırılıyor. Çok sayıda müdahaleli doğum, iri bebek
doğurma, obezite, ailesel yatkınlık ve menopoz, idrar kaçırma sorununda
risk faktörlerini oluşturuyor.
Urge idrar kaçırma:
Güçlü
bir tuvalete gitme ihtiyacı hissedildiği anda tuvalete yetişemeden
idrar kaçırma olayına bu tipte rastlanıyor. Stres idrar kaçırmadan
farklı olarak pelvik tabandaki zayıflıktan değil, mesane kaslarının
aşırı aktif olmasından kaynaklanıyor.
Miks idrar kaçırma:
Stres
idrar kaçırma ile urge idrar kaçırmanın bir arada olduğu durumlarda
miks idrar kaçırmadan söz edildiğini belirtiyor. Örneğin hasta hem
öksürdüğünde ya da hapşırdığında, hem de bazen ani bir sıkışma hissi
sonrasında idrarını kaçırabiliyor.
Taşma idrar kaçırma:
Mesanede
kapasitenin üzerinde idrar depolandığında idrar yapma zorunluluğu
hissetmeden küçük miktarda idrar kaçırma görülüyor. Kadın hiçbir zaman
mesanesini tamamen boşaltamadığı hissine kapılıyor. Diyabet, pelvik
yaralanma, geniş pelvik cerrahi, omurilik yaralanmaları ve
multipleskleroz gibi durumlarda kas tonusunun kaybolması sonucu
oluşuyor.
NASIL TEDAVİ EDİLİYOR?
Tanıda
idrar tipinin belirlenmesi büyük önem taşıyor. Çünkü her tip idrar
kaçırmada her tedavi yaklaşımı etkili olmayabiliyor. Bu açıdan en doğru
tedavinin idrar kaçırma tipine göre belirlenmesi gerekiyor.Acıbadem
Hastanesi Kadıköy Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç.Dr. Tolga
Ergin, tedavi yöntemleri konusunda şunları söylüyor:
Kegel egzersizleri:
Pelvik
taban kaslarını güçlendirmeye yönelik egzersizler bazı durumlarda tek
başına ancak genelde yardımcı yöntem olarak etkili oluyor. Bu tedaviyle
idrar torbası ve idrar yapmayla ilgili kasların kontrol altına alınması
sağlanarak pelvik taban kasları güçlendiriliyor. Bu egzersizlere ek
olarak bir günlük (idrar günlüğü) oluşturularak bu program çerçevesinde
mesane eğitimi sağlanmaya çalışılıyor. Bu egzersizlerle birlikte veya
tek başına uygulanan biofeedback ile elektrik stimulasyonu da,
zayıflamış pelvik taban kaslarının güçlendirilmesinde etkili oluyor.
İlaç tedavisi:
Bazı
idrar kaçırma tipleri ilaçlar ya da hormonlarla tedavi ediliyor.
Özellikle urge idrar kaçırma tipinde ilaç tedavisi ilk seçenek.
Günümüzde bu soruna karşı oldukça etkili ilaçlar var. İlaç tedavisinin
süresi ise hastadan hastaya değişiyor. Ancak stres idrar kaçırma tipi
ilaç tedavisine yanıt vermiyor.
Cerrahi tedavi:
Diğer
tedavi yaklaşımları başarısız olduğunda cerrahi müdahale yapılıyor.
Doç.Dr. Tolga Ergin, artık günümüzde lokal anestezi altında dahi
uygulanabilen çok basit, daha az invazif (daha az kesi ile yapılan) çok
kısa sürede uygulanabilen oldukça etkili, taburcu olma ve iyileşme
dönemi çok daha kısa yeni metodların geliştiğini belirtmekte.
NE ZAMAN BAŞVURMALI?
Aşağıdaki sorulardan birine yanıtınız “evet” ise bir uzmana danışın.
- Güldüğünüzde, öksürdüğünüzde veya hapşırdığınızda
- Yürürken veya egzersiz yaparken
- Ağır bir eşya kaldırırken
- Oturur ya da yatar durumda ayağa kalktığınızda idrar kaçırıyorsanız
- Gün boyunca sık sık tuvalete gitmek zorunda iseniz
- Bu sorun nedeniyle ped kullanmak zorunda kalıyorsanız
- İdrar yapma hissi geldiğinde tuvalete yetişemiyorsanız
- Tuvalette hiçbir zaman idrarınızı tamamen boşaltamadığınız hissine kapılıyorsanız...
Doç.
Dr. Tolga Ergin, “İdrar kaçırma, sıklıkla tedavi edilebilen bir durum
olsa da her kadında ve her tip idrar kaçırmada her tedavi yaklaşımı
etkili olamayabiliyor. En doğru tedavi, idrar kaçırma tipine göre
belirleneceğinden dolayı, idrar kaçırmanın tipinin belirlenmesi ve
doğru tanının konması çok önemli” dedi.
GECE İDRAR KAÇIRMADA TEDAVİ...
Gündüz
idrar kaçırma yakınması ile başvuran kadınların bir bölümünde problemin
gece de devam ettiği görülmektedir. Bu yakınmanın da olduğu hastalarda
“Urge İnkontinans” probleminin araştırılması bakımından mesaneye
kateter konularak yapılan “Ürodinami” çalışmasının yapılması
gereklidir. Elde edilen sonuca göre bu hastalarda öncelikle ilaç
tedavisinin uygulanması daha uygun olacaktır.
Dr. Hakan Özveri,
“İdrar kaçırma sorunu artık kolaylıkla tedavi edilebiliyor. Tedaviden
başarılı sonuç alınabilmesinde idrar tipinin belirlenmesi ve
multidisipliner bir yaklaşım büyük önem taşıyor. Yani, ürolog ile kadın
hastalıkları ve doğum uzmanının birlikte çalışması gerekiyor” dedi.
Idrar kaçirma baslica 3 ana grupta incelenir
- Gerçek Stres Inkontinans (Kas, sinir güçsüzlügüne bagli)
- Detrusor Instabilitesi (Mesanenin kontrol edilemeyen otomatik kasilmasi)
- Karisik (her iki durumun da varligi)
Gerçek Stress Inkontinans
Daha çok dogum yapmis kadinlarda görülür. Kasik adalelerinin veya
sinirlerinin dogum sirasinda zedelenmesi sonucu, mesane boynu öksürme,
hapsirma, gülme, merdiven çikma, yük tasima, cinsel iliski sirasinda
yer degistirerek veya kapanamayarak karin içinde artan basinçla hasta
idrar kaçirir. Tedavi genellikle cerrahidir. Fizik tedavi (kasik
adalelerinin güçlendirilmesi , elektrikle uyarma (stimulasyon),
menapozdaki kadinlarda hormon tedavisi de uygulanabilir.
Detrusor InstabilitesiGenellikle daha ileri yaslarda görülmesine ragmen, mesanenin tahris
oldugu durumlarda (iltihap, tas, tümör vb) her zaman ortaya çikabilir.
Bu hastalarda küçükken gece yataga iseme, gece uykudan uyanarak idrar
yapma (normalde 2 kez olabilir), gündüz çok idrara çikma (normalde 6
kez) daha siktir. Su sesi ile idrar hissi veya sikisma olabilir.
Genellikle fiziksel aktivite (gülme, konusma, hapsirma,öksürme, yük
kaldirma, cinsel aktivite gibi) ile de tetigi çekilebilen ansizin idrar
yapma hissi duyarak tuvalete kosan hasta tuvalet kapisinda idrarini
tutamayip kaçirir. Tedavide cerrahinin yeri yoktur. Fizik tedavi
(mesanenin yeniden terbiyesi), elektrikle uyarma (stimulasyon), ilaç
tedavisi uygulanir.
Karisik Idrar Kaçirma
Yukarida bahsedilen her iki durum ayni hastada birlikte vardir. Her
tedavi seçenegi de uygulanabilir. Önce ameliyat,sonra fizik tedavi,
ilaç veya elektrikle uyarma veya önce fizik tedavi sonra ameliyat
denenebilir.
Tanı:
Hastanin idrar kaçirmasinin sekli ögrenilir. Daha sonra jinekolojik
muayene yapilarak mesane, mesane boynu, vajen ve rahimde sarkma olup
olmadigi, özellikle daha önce geçirilmis ameliyatlara bagli idrar
yollarindan hazneye olusan kanalcik, fistüllerle olusmus sürekli
kaçaklar olup olmadigi arastirilir. Bu islemlerden sonra hastanin idrar
tahlili, iltihap açisindan idrar kültürleri yapilir. Bu tetkiklerde
anormal bulgu tespit edilirse uygun tedavi yapilir. Daha sonra hastanin
idrar kaçirmasini gözlemek için mesaneye bir miktar sivi verilerek veya
sikismasi beklenerek ikindirma ile idrar kaçirma gözle görülmeye
çalisilir. Idrar kaçirmanin varligini veya miktarini tespit edebilmek
için ped test yapilabilir. Hasta bu test için 24 saatlik bir zaman
içerisinde degistirdigi pedleri getirir. Pedlerin kuru ve islak
agirliklari arasindaki fark hesaplanarak kaçirmanin varligi ve miktari
tespit edilmeye çalisilir. Özellikle daha önce idrar kaçirma ameliyati
olmasina ragmen idrar kaçirmaya devam eden hastalar ve ameliyat
yapilacak hastalarda daha ayrintili bir inceleme olan Ürodinami
yapilir. Bu islem sirasinda hastanin mesanesine yerlestirilen bir
kateter ile tuzlu su verilerek dolma, kaçirma ve iseme basinçlari
bilgisayar yardimiyla kaydedilerek rakamsal ve grafik olarak
yazdirilir. Ürodinami son derece karmasik ve pahali bir test olmasi
nedeniyle her hastaya uygulanmasi dogru degildir. Muayene ve hastalik
öyküsünden faydalanilarak bazi tedaviler denenip sonuca göre ürodinami
veya operasyona karar verilebilir.
Hamilelikte İdrar kaçırma
Hamile kadınlar kaçıncı
aydan itibaren bu sorunu yaşayabilirler?
Hamilelikte idrar kaçırma şikayetinden
önce genel hatları ile idrar kaçırmadan bahsetmek konunun
daha iyi anlaşılmasını sağlayacaktır. Hamilelik sırasında
idrar kaçırma kabaca iki sebebe bağlı olarak ortaya çıkar.
Bunlardan birisi tuvalete gidene kadar idrar kaçırma ile
kendini belli eden "urge inkontinans" diğeri öksürme
aksırma gibi karın içi basınç artırıcı hareketlerle
ortaya çıkan "stres inkontinans" tır. Urge
inkontinansdaki faktör idrar torbası adalesinin bir nedenden
ötürü irite olmasıdır. Gebelikte en sık sebep idrar yolu
ve mesane enfeksiyonlarıdır. Stres inkontinanstaki neden ise
idrar torbası ile idrarı dışarıya taşıyan yol olan üretra
arasında yer alan sfinkter diye adlandırılan yapının
zorlama karşısında dirençli davranamamasıdır. Hamilelikte
idrar kaçırmanın nedeni henüz tam olarak bilinememesine karşın
pek çok etkenin buna yol açabileceği düşünülüyor.
Bu nedenler nelerdir?
Gebeliğin ilk üç ayı içinde
böbrekten geçen ve süzülen kanın miktarı artmaya başlar.
İkinci üç ayında bu miktar en yüksek seviyelere ulaşır. Böbreklerden
idrar yapımı artar. Bu sık idrara gitmeye, çabuk sıkışmaya
yol açar. İdrar torbası ile büyüyen rahim arasında
anatomik yer değiştirmeler meydana gelir. Genişleyen rahim,
üzerinde bulunan idrar torbasını da beraberinde yukarıya ve
geriye doğru çeker. Sfinkterin buna eşlik etmesi ile onu
yerinde tutan bağ dokularında gerilmeler ortaya çıkmaya başlar.
Gebelikte progesteron hormonu artar. Bu hormon, başta rahim
olmak üzere pek çok organı istirahate ,gevşemeye sevk eder.
Ancak progesteron hormonunun artışı ile ortaya çıkan gevşemeler
aynı şekilde sfinkteri yerinde tutan dokularda da gevşemeye
neden olur. Artmış progesteron östrojen reseptör sayısını
azaltır. Bu da urge inkontinansa yol açan önemli faktörlerden
biridir. Bu faktör idrar yolları enfeksiyonlarıyla birlikte
hamilelik döneminde çok sıkışınca idrar kaçırmanın en
önemli nedenleridir.
Kilo faktörü
Bunların dışında aşırı
kilolu kadınlarda sfinktere binen yükün artması bir diğer
sebeptir. Bazı kadınlarda ise yapısal olarak bağ dokuları güçsüzdür.
Daha önce 4000 gramın üzerinde bebek doğuran kadınlarda bu
doğum dikişli bile olsa, idrar kaçırma riski daha fazladır.
Doğum sayısının artması, doğru orantılı olarak idrar kaçırma
şikayetinin artmasına neden olur. Bu genel bilgiler ışığında
idrar kaçırmanın belirgin bir gebelik ayından sonra başlayabileceğini
söylemek mümkün değildir. Tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu
olan gebelerde idrar kaçırma veya idrar yanmaları gebeliğin
erken dönemlerinde de olabilir. Aşırı kilolu bir kadında
veya yapısal olarak bağ dokusu güçsüzlüğü olanlarda öksürme,
hapşırma ile idrar kaçırma erken dönemlerde görülebilir.
Bazı kadınlarda ise gebeliğin sonuna kadar sık idrara gitme
dışında başka bir şikayet görülmeyebilir.
Tüm hamilelerde bu sorun gözleniyor
mu?
Hamilelerde en sık görülen
sorun sık idrara çıkmadır. Neredeyse tüm gebelerde görülür.
Sebebi de daha önce belirttiğim gibi böbreklerden idrar yapımının
artmasıdır. Kilosuna dikkat eden daha önce hiç doğum yapmamış,
idrar yolu enfeksiyonu geçirmeyen bir gebede hiçbir sorun görülmeyebilir.
Hamileyken idrar kaçıranların
yapması gerekenler nelerdir?
Öncelikle doktorlarına bu şikayetlerden
bahsetmeleri gerekiyor. ABD'de idrar kaçırma şikayeti olan
kadınların yalnızca yüzde 28'i doktora başvuruyor. Ülkemizde
bu oranın daha az olduğunu düşünüyorum. Bunun sebebi de
utanma, çekinme gibi nedenlerle gebelerin öncelikle
kendisinden daha deneyimli olanlarla problemlerini paylaşmalarıdır.
Toplumda hanımların idrar kaçırmaları kanıksanmış olduğu
için de bu şikayetler genellikle normal olarak değerlendirilmektedir.
Doktora başvurulduğunda öncelikle idrar kültürü ve
antibiyogram yapılarak idrar yolu enfeksiyonları birinci
basamakta elenmelidir.
İdrar kaçırma bir rahatsızlık
belirtisi mi?
İdrar kaçırma idrar kontrolünün
henüz gelişmediği çocukluk dönemi dışında hangi yaşta
olursa olsun normal bir olgu değildir. Gebelikte de normal
kabul edilemez.
Hamilelikte yaşanan bu sorun doğumdan
sonra da yaşanabilir mi?
Hamilelik sırasında ortaya çıkan
anatomik ve fizyolojik değişikliklerin geri dönmesi, bu
sorunların da gerilmesine neden olur. Bu süre de yaklaşık 6
haftadır. Genel anlamıyla sfinkterdeki hareketlilik diye
anlatabileceğim "üretral hipermobilite"ye doğum sırasında
ve doğumdan 3-5 gün sonra bakılmış. Bu ölçümde ileri
derecede artma olanların sonraki hayatlarında stres
inkontinans riskinin daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Urge
inkontinans şikayetleri ise genellikle geri döner.
İdrar kaçırma ile başvuran
kadınlara ne gibi işlemler uygulanır?
Öncelikle idrar kültürü ve
antibiyogram ile enfeksiyon araması yapılır. Enfeksiyon varsa
tedavi edilir. Bundan sonraki basamak, gebe olmayan kadınlarda
ürodinamik inceleme ile idrar torbasının fonksiyonlarının
belirlenmesidir. Ancak gebelerde değişen anatomik ve hormonal
yapı olduğu için bu inceleme doğum sonrası 6. haftaya bırakılabilir.
Bu haftada şikayetler devam ediyorsa tetkik edilir. Gebe
olmayanlarda bırakılacak bir diğer inceleme sistoskopi ile üretra
ve idrar torbasının içinin gözle muayenesidir. Bu işlem de
doğum sonrasına ertelenebilir. İdrar torbası doluyken yapılacak
muayene ve bilinçli bir sorgulama, idrar kaçırma tipini
belirlemede yararlı olacaktır. İdrar kaçırma tipine göre
tedavi seçimi yapılmalıdır.
Tedavi şekli nedir?
Urge inkontinansda sebep
enfeksiyonsa, uygun antibiyotik tedavisi yeterlidir. Progesteron
hormonu artışının yaratttığı östrojen reseptör miktarındaki
azalmaya bağlı olan inkontinansda lokal olarak uygulanabilen
östrojen kremler fayda sağlar.
Bunun dışında işeme
egzersizleri hastalara önerilebilir. Stres inkontinans varsa,
perine kaslarını çalıştırıcı egzersizler şikayetleri
etkin biçimde azaltır. Gebeliğin son döneminde üretral
hipermobilite de ciddi artış tespit edilirse, hiçbir şikayet
olmasa da perine egzersizleri önemlidir. Doğum sonrası 6
hafta süreyle bu egzersizin yapılması sonraki problemleri
engellemede çok faydalı olacaktır. Doğum sonrasında eğer
şikayetler devam ediyorsa, uygun olan cerrahi veya fiziksel
tedavi metodu seçilmelidir. Hamilelik sırasında cerrahi
tedavi uygulanmamalıdır. Doğum sonrasında da cerrahi tedavi
ilk seçenek olmamalı, öncelikle egzersiz ve fizik tedavi seçenekleri
denenmelidir.
Önemli olan özellikle stres
inkontinansa yol açabilecek risk faktörlerinin azaltılmasıdır.
Hamilelik döneminde anne aşırı kilo almışsa, şeker hastalığı
varsa, bunun iyi düzenlenmesi, genel hijyen şartlarının sağlanması,
risk faktörlerini azaltacaktır. Doğumun şekli, ileride idrar
kaçırma şikayetine maruz kalma açısından önemlidir.
Burada normal doğuma karşı olduğum gibi mesaj alınmasın
istemem. Ancak iri bir bebeğin doğum sırasında pelvik
dokularının aşırı gerilmesinin ileride idrar kaçırma şikayetine
yol açacağı pek çok uzman tarafından ispatlanmıştır.
Hatta doğumun dikişli doğum denilen epizyotomi ile yapılması
da bu riski azaltmamaktadır. Bebek başı doğum kanalından geçerken
pudental sinir üzerinde belli yerlerde bası yapar. Bu sinir üzerinde
yapılan araştırmalarda normal doğumların yüzde 60'ında bu
sinirde zedelenme olduğu, bunların yüzde 60'ının da kalıcı
olduğu ortaya çıkmıştır. Bu sinirdeki zafiyet ileride
idrar ve gaita tutamamaya yol açabilir. Bu nedenle doğum
yolunun ve doğumun şeklinin (vakum, forseps kullanımı) kadının
ilerideki yaşantısı açısından önemlidir.
İdrar kaçırma bebeği
etkiliyor mu?
Genel olarak bebeğe zarar
vermez. Ancak idrar yolu enfeksiyonları erken doğumlara yol açabilir.
Hastanenizde bu tip sorunla başvuran
kadınların oranı nedir?
Normal toplumda idrar kaçırma
yaşa göre değişmekle beraber, yüzde 20-60 arasında değişir.
Gebelerde yapılan araştırmalarda bu oranın yüzde 30-50 arasında
olduğu bulunmuştur. Ancak Türkiye'de başvuran hastaların bu
oranda oldukları söylemek mümkün değil. Bunun nedenin daha
önce belirtilen sosyal kültürel yapımızdan gelen yanlış
bilgilendirme olduğu düşünülmektedir.
Yararlanılan kaynaklar:
idrar
idrar kaçırma
|
|
|