Okunma Sayısı : 8063  |
Böbreklerin Yapısı ve İşlevi
Böbrekler bel omurunun her iki yanında yer alırlar. Erkeklerde ki ağırlığı
125-170 gr, kadınlarda 115-155 gr arasında değişir. Boyu 11-12 cm, kalınlığı
2,5-3 cm, eni 5-7,5cm''dir.
Böbrekler iki büyük görev yaparlar:
1- Vücutta metabolüzma soncu oluşan zararlı ürünlerin atılmasını sağlar.
2- Vücut sıvılarının içerdiği maddelerin pek çoğunun yoğunluğunu kontral
ederler. Bu sayede vücudun su, tuz, asit, ürela kan yapımı, kemik gelişmesi ve
kan basıncının düzenlenmesini sağlarlar. Vücudun tüm organ sistemleri arasında
düzenli çalışmasını ayarlarlar. (ŞEKİL: 1 )
Şekil-1
Her iki böbrek birlikte yaklaşık olarak 2.400.000 nefron ihtiva ederler. Nefron
kanın süzüldüğü glomerül ve devamı olan tüplerden oluşur. Nefronun asıl görevi
kanın böbrekerden geçişi esnasında içindeki istenmeyen maddeleri temizlemektir.
Temizlenmesi gereken maddeler özellikle üre, kreatinin, ürik asit gibi
metabolizmanın son ürünleridir. Ayrıca Na, K, CI gibi iyonların gerektiğinden
fazlası uzaklaştırılır.
Kan gromerül içinden geçerken önemli bir kısmı nefron tüpleri içine süzülür. Bu
süzüntü içinde vücut için gerekli olanlar emilirle (suyun büyük bir kısmı,
aminoasitler, glukoz, vitaminler) istenmeyen maddelerin bir kısmıda tüp içine
salgılanır. Bu sızıntı, kırmızı karı hücresi ve protein ihtiva etmez. Süzülme,
geri emilim ve salgılınım işlemleri sonunda nefronda oluşan idrar toplayıcı
kanallara, böbrek papillalarına ve üreterlere boşalır,
Sağıklı tek böbrek vücudun tüm gereksinimini karşılayabilir. Kreatinin klerinsi
böbrek çalışmasının iyi bir göstergesidir. Günlük idrar miktarı, kreatinin kan
ve idrardaki yoğunluğu ölçülerek hesaplanır.
Hipertansiyon ve Böbrek Hastalığı
________________________________________
Hazırlayan: Dr. Şekip Altunkan
İç Hastalıkları Uzmanı
Yüksek kan basıncı toplumda önemli bir sağlık sorunudur. Vücutta oluşturduğu
tahribat nedeniyle kişi ve toplum için önemli sorunlar oluşturmaktadır.
Günümüzde kalp hastalıklarının en önemli risk faktörlerinden birisidir. Ayrıca
kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği ve beyin kanamalarının nedenlerinin başında
gelir. Bu duruma rağmen hastalar yüksek tansiyona pek önem vermezler.
Hipertansiyon sinsi bir hastalıktır ve çoğu zaman vücuttaki tahribatını belirti
vermeden gerçekleştirir. Tedavisi tüm hayat boyunca devam eder ve yakın takibi
gerektirir.
Kan basıncı, damar içinde dolaşan kanın dağılıp toplanmasını sağlayan bir
mekanizmadır ve oluşmasında birçok faktör rol oynar. Kan basıncını, esas
itibariyle kanı iten güç (kalp) ve bu gücün karşılaştı~ı direnç oluşturur.
Kalbin oluşturduğu atım hacmi sistolik (büyük) tansiyon, direnç ise diyastolik
(küçük) tansiyonu meydana getirir.
Hipertansiyonun tanımlanmasında ve tahribatını derecelendirilmesinde bazı
testler yapmak gerekir. Bu testler hemen her laboratuar ve klinikte yapılabilir.
Kısaca belirtilirse her hipertarısiyonlu hastaya, kan sayımı sedimarıtasyon,
idrar, EKG, akciğer grafisi, açlık kan şekeri, üre, kreatinin, kollesterol,
trigliserit, HDL, LDL, ürik asit, potasyum, kalsiyum, ultrasonografi gibi
testleri uygulayıp, takibini bu duruma göre planlamak gereklidir.
BÖBREK VE KAN BASINCI
Yüksek tansiyonun nedenlerinin en başında böbrek hastalıkları gelir. Bu
hastalıklar, ya böbreği ilgilendiren nefrit, kist, tümör, taş vb. olabildiği
gibi, damarlardaki bir daralma veya böbrek üstü bezinin hastalıkları ile ilgili
olabilir. Her yüksek tansiyonlu hastada yapılabilecek bir idrar tahlili, üre ve
kreatinin tayini veya böbrek ultrasonografisi ile bu hastalıkların önemli bir
kısmına teşhis konulabilir.
Hipertansiyonun en önemli hedef organlarından birisi böbreklerdir. Esansiyel
olarak adlandırdığımız nedeni belli olmayan yüksek tansiyonlu hastaların, eğer
tedavi edilmezlerse, %15''i böbrek yetmezliğinden vefat eder. Ayrıca henüz
dializ uygulanmayan kronik böbrek hastalarının tansiyonu kontrol altına
alınmazsa; hastalıkları daha hızlı ilerler.
Bilindiği gibi, böbrek hastalarında koroner kalp hastalığı ihtimali normale göre
yüksektir. Kontrolsüz hipertansiyon bu ihtimali daha da arttırır. Yapılan
çalışmalar, yüksek kan basıncının kontrolü ile böbrek hastalarında kalp
komplikasyonlarının azaldığını göstermiştir.
TEDAVİ
Böbrek hastalarında kan basıncındaki hedef 140/90 mmHg''nın altına düşürmektir.
Böbrek hastalığı ile birlikte hipertansiyon varsa bunun en önemli nedeni sıvı
fazlalığıdır ve hastaların önemli bir kısmında tuz kısıtlaması ve idrar
çoğaltıcı ilaçlar verilerek tedavi sağlanabilir. Bazı hastalarda ise kanlarında
renin olarak adlandırılan bir hormon hipertansiyonun rıeden olabilir. Bu
hastalar tedaviye dirençlidir ve renin seviyesini azaltacak ilaçlar
kullanılabilir.
Tüm tıbbi tedavi ve tuz kısıtlamasına karşın eğer yüksek tansiyon kontrol
edilemezse ve böbrek bozukluğu hızla ilerlerse, tedaviye yardımcı olmak amacıyla
seyrek olarak hemodialize alınarak hastalığın ilerlemesi yavaşlatılabilir.
Kronik böbrek hastalığında hipertansiyon ve kan yağ oranlarındaki anormallikler
damar sertliğine bağlı kalp hastalıklarının en önemli nedenlerindendir. Eğer
sigara içiliyorsa bu risk daha da artar. Bu hastalar sigarayı bırakmalı ve kan
yağ oranları da normale getirilmelidir.
Dializ uygulanan böbrek hastalarında su alımındaki fazlalık yüksek tansiyonun en
önemli nedenidir. Bu hastalar sıvı alımına çok dikkat etmelidirler. Eğer düzgün
dializ uygulanıyor ve hastada su kısıtlamasına dikkat ediyorsa, hipertansiyon
önemli bir problem oluşturmaz.
Kronik Böbrek Hastalığında Diyet
________________________________________
Hazırlayan: Emine Polatateş
Diyet Uzmanı
Böbrek fonksiyonlarının bozulmasıyla metabolizmayı etkileyen önemli olaylar
birbirini izler. Böbreklerden su, sodyum, potasyum, fosfor gibi maddeler ile
üre, ürik asit, kreatin gibi protein atığı zehirli maddeler atılamaz, kanda
birikir. Bu değişiklikler sebebiyle beslenmede bazı önlemler almak gerekir.
Hastanın laboratuar bulgularına göre doktoru özel bir diyet önerir. Diyet
uzmanının hazırlayacağı diyet ile protein, tuz potasyum, fostor ve su miktarları
kontrol altına alınır.
Yiyeceklerde birden fazla besin öğeleri bulunur. Hastanın hangi besin öğesinin
hangi yiyeceklerde bulunduğunu bilmesi, diyetini iyi kullanmasını sağlar. Diyet
uzmanı bu konularda gerekli açıklamaları yapıp yol gösterir.
PROTEİN
Vücut hücrelerinin yapıtaşıdırlar. Vücudun büyümesi, gelişmesi yıpranan
hücrelerin onarılması için gereklidir. Et, balık, tavuk, süt ve türevleri,
yumurta kaliteli protein kaynaklarıdır. Proteinin fazla alınmasında; bulantı,
kusma iştah azalması az alınmasında; yorgunluk, güçsüzlük, kilo kaybı olur.
POTASYUM
Böbrekler tarafından kontrol edilen bir madensel öğedir. Kandaki düzeyi 3,6-5,5
meq/L''dir Günlük gereksinimi 2 mg''dır. Vücudun asit-baz dengesi ve normal kalp
atışı için önemlidir. Böbrek hastalarında potasyumun fazlası böbreklerden
süzülemez, kanda potasyum seviyesi artar, kavun, koyu yeşil yapraklı sebzeler,
bal kabağı, patates, domates, kuru fasulye, fındık ve sütte potasyum bulunur.
FOSFOR
Kalsiyum ile fosfor kemikleri ve dişlerin sertleşmesini sağlayan bir madensel
öğedir. Kandaki düzeyi 2,5-4,2 mg''dır. Günlük gereksinimi 500-700 mg''dır
Böbrek hastalarında fosforun fazlası vücuttan atılamaz. Kanda fosforun artması,
kemiklerdeki kalsiyumun dışarı atılmasına sebep olur. Proteinden zengin
gıdalarda fosfor bulunur. Balık, organ etleri, sosis, salam, sucuk, yumurta, süt
ve türevleri , kuru baklagiller, kurutulmuş meyveler, tahıllar fosfor
kaynaklarıdır.
SODYUM
Vücuttaki bir madensel öğedir, Kandaki sodyum düzeyi 134-144 meq/ L''dır. Günlük
sodyum gereksinimi 2,5-7 gr''dır. Buda 7,5-18 gr sofra tuzudur. Böbrek normal
çalışmadığı zaman sodyum vücutta kalır. Sodyumun fazlası vücutta sıvı birikimine
sebep olur. Tuz içeren yiyecekler şunlardır: Sucuk, Pastırma, salam, sosis,
kavurma etler, dil, dalak, yürek, işkembe, soslar, hazır çorbalar, hazır her
türlü gıdalar, tuzlu bisküvi, kraker, tuzlu kuruyemişler, konserve yiyecekler,
salamura yiyecekler, turşular, zeytin, salça, soğan, sarmısak tozu.
SIVI
Akıcı durumda olan içeceklerdir. Su, kahve, çay, süt jöle, dondurma, çorba,
soslar, meyve suları sıvı yiyeceklere örnektir. Böbrek hastalarının sıvıyı
dışarı atma sorunları vardır. İdrar kusma, ishal ve fazla terleme ile de
vücuttan sıvı atılır. Böbrek hastaların alacağı sıvı miktarı günlük çıkarılan
idrar oranına bağlıdır, Pratik olarak şu formülle hesaplanır.
Alıncak Sıvı Miktarı 24 Saat x 0,5 x Ağırlık x 1 gün önce çıkarılan idrar
miktarı.
Vücutta sodyum ve sıvının fazla bulunması yüksek tansiyon, nefes darlığı, ödem
ve kilo artışına sebep olur. Fazla tuzlu yiyen kişi susar ve çok su içer. Çok su
kilo artışını sağlar. 1 su bardağı su 160 gram''dır. İki su bardağı su içtiği
zaman ortalama yarım kilo alınır.
Sıvı kontrolü için
1- Sofra tuzu ve sodyumlu yiyeceklerden sakının,
2- Susuzluğunuzu giderecek kadar için,
3- Limon dilimleri ve çiklet ile ağzınızı nemlendirin,
4- Ağzınızı soğuk sıvılarla çalkalayın fakat içmeyin.
DİYET ÖRNEKLERİ
1- Kronik böbrek hastalarında uygulanan diyet
40 Gram PROTEİNLİ TUZSUZ DİYET
(1500 kalori, 1400 mg Potasyum, 600 mg Fosfor, 300 mg Sodyum)
Günlük Yiyecek Miktar (gram) Ölçü
Süt veya yoğurt 200 2 çay bardağı
Yumurta 50 1 adet
Et-Tavuk-Balık 90 3 köfte kadar
Ekmek 125 5 ince dilim
Sebze - 2 porsiyon
Meyva - 2 porsiyon
Yağ 20 2 yemek kaşığı
Bal veya reçel 20 2 tatlı kaşığı
40 GRAM PROTEİNLİ DİYETTE
ÖRNEK YEMEK LİSTESİ
SABAH :
Çay veya ıhlamur(Şekerli)
1 adet yumurta veya 1 kibrit kutusu kadar tuzsuz peynir
2 tatlı kaşığı bal veya reçel
1 tatlı kaşığı tuzsuz yağ
1 ince dilim ekmek
ARA ÖĞÜN : 1 porsiyon meyva
ÖĞLE :
2 adet ızgara köfte veya aynı miktar et, tavuk
2 yemek kaşığı bitkisel yağlı sebze yemeği
1 çay bardağı yoğurt
2 yemek kaşığı pirinç pilavı
1 kase nişasta peltesi
ARA ÖĞUN : 1 porsiyon meyva
AKŞAM :
30 gram 1 küçük parça haşlama et
2 yemek kaşığı makarna
2 yemek kaşığı bitkisel yağlı sebze yemeği
1 ince dilim ekmek
GECE 1 çay bardağı süt (Şekerli)
2- Hemodiyaliz hastalarında uygulanan diyet
60 Gram PROTEİNLİ TUZSUZ DİYET
Günlük Yiyecek Miktar (gram) Ölçü
Süt veya yoğurt 300 3 çay bardağı
Tuzsuz peynir 30 1 kibit kutusu kadar
Yumurta 50 1 adet
Et-Tavuk-Balık 120 4 köfte
Ekmek 150 6 ince dilim
Sebze - 2 porsiyon
Meyve - 2 porsiyon
Yağ 20 2 yemek kaşığı
Bal veya Reçel 20 2 tatlı kaşığı
NOT
1- Kalorinizi yükseltmek için çay, ıhlamur, et suları, tuzsuz yağ, nişasta,
şeker, sade akide şekeri, pişmaniye, sade lokum yiyebilirsiniz.
2- Sebzeleri yıkadıktan sonra küçük parçalara bölüp haşlayın, haşladığınız bu
suyu dökün, yağ istenirse et ilavesi ile pişirin. Yemeklerin suyunu yemekten
kaçının.
3- 1 yumurta 1 köfte kadar (30 gr ) et aynı değerdedir. İstenirse birinden biri
yenebilir.
4- 1 köfte kadar (30 gr) et yerine 3 yemek kaşığı kuru fasulye, nohut, kara
bakla, barbunya, mercimekten birini yiyebilirsiniz.
5- Etlerden koyun etini ve tavuk beyaz etini ve balığı tercih ediniz.
6- Bitkisel sıvı yağlar ve zeytinyağı kullanınız.
7- 5 öğünde az az, sık sık besleniniz. Yemeklerinizi yavaş yiyiniz.
YENİLMEMESİ GEREKEN YİYECEKLER
1- Önerilenden fazla süt, yumurta, et, balık, dil ve işkembe (işkembeyi 10 günde
bir yiyebilirsiniz).
2- İçeriği bilinmeyen çörek, kek, kurabiye, pastalar
3- Konserve, turşu, salamuralar, sucuk, pastırma, sosis, salam, sakatatlardan
karaciğer, beyin, böbrek, dalak, yürek.
4- Çikolata, kuruyemişler, meşrubatlar, boza, kahve, kakao, neskafe
5- Tahin helva, tahin, pekmez
6- Bulgur
?- Pancar, bakla, ıspanak, pazı tatlı kabağı,. mantar, enginar, asma
yaprağı,karalahana
8- Muz, kavun
9- Tuz ve tuzlu yiyecekler, kabartma tozu, et suyu tabletleri
ÖNERİLER
Dışarıda Yemek Yerken,
1- Özel diyet uyguladığınızı her zaman belirtiniz
2- Günlük et gereksinmenize göre etinizin miktarını ayarlayın. İsteyeceğiniz et
salçasız veya haşlanmış tavuk, hindi ızgara et, biftek hamburger olabilir.
3- Yiyebileceğiniz miktarda sebze veya salata isteyiniz. Salatalarınızı sirke ve
yağ ile lezzetlendiriniz.
4- Kızarmış ağır hamur tatlılarından kaçınınız. Müsaade edilen meyveler, sütlü
tatlılar, dondurma yenebilir.
5- Şerbet, buzlu meyve suları, jöleler, kahve ve çay günlük sıvı ihtiyacınıza
göre alınabilir.
6- Haftada 1-2 kez birer duble alınan alkolün böbreğe fazla zararlı etkisi
yoktur. Aşırı alkol ülserli hastalarda kanama riskinin artmasına, terlemeyi
artırarak idrar miktarının azalmasına, tansiyonun yükselmesine sebep olabilir.
7- Sigaranın akciğerlerde, damar sistemi ve ülserde olumsuz etkileri vardır.
İçilmemesi önerilir.
Böbreklerin yapısı ve işlevi / İdrar yolları sağlığı - idrar yolları
|
|
|