Okunma Sayısı : 793  |
Doğum
öncesi yoganın (Prenatal), doğum anında gerginliği azaltarak doğumun
daha kolay ve hızlı olmasına yardımcı olduğu belirtildi.
Ankara
Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı
Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Şatıroğlu, AA muhabirine yaptığı
açıklamada, ''Doğum öncesi yoga sayesinde, doğumda alınan nefesler hem
psikolojik rahatlama sağlıyor hem de anne oksijeni daha doğru şekilde
kullandığı için doğum kolaylaşıyor'' dedi. Bebeğin ana rahminde
büyümeye başlamasıyla, annedeki fiziksel değişimlerin bel, sırt, boyun
omurlarında ve bacaklarda ağrılara neden olduğunu, fiziksel
aktivitelerdeki kısıtlanmalara ve hamileliğe bağlı değişen hormon
yapısının anne adayının psikolojik dengesi üzerinde olumsuz etkilere
neden olabileceğini belirten Şatıroğlu, yoga ile anne adaylarının
stressiz bir hamilelik geçirebileceğini ifade etti.
Şatıroğlu, prenatal yoganın, anne adayları için özel olarak
geliştirilmiş bir yoga türü olduğunu ifade ederek, ''Yoga, bedenin,
zihnin
ve ruhun dengeli bir biçimde birleşmesine yardım eder. Huzurlu
ve rahat bir hamilelik dönemi geçirmek için bu üçünün tam bir uyum
içinde çalışması gereklidir'' dedi.
"Gebeliğin 12. haftasında başlanabilir"
Yogaya, gebeliğin 12. haftasında başlanabileceğini anlatan Şatıroğlu,
yoganın, asanalar (temel duruş biçimleri), pranayama (doğru nefes alma
teknikleri, nefes kontrolü), mudra (beyindeki bazı merkezleri uyaran el
hareketleri), mantra (bilinçte değişiklik yapmak üzere tekrarlanarak
çıkartılan sesler), imgeleme (kendi içimizde yarattığımız imajlarla
çıkılan kısa yolculuklarda, bedenimiz ve ruhumuzda biriken negatif
etkilerden arınıp tamamen pozitif etkilerle yenilenerek güçlenmek) gibi
esaslara dayandığını belirtti. Yoganın doğum anında gerginliği
azaltarak doğumun daha kolay ve hızlı olmasına yardımcı olduğuna işaret
eden Şatıroğlu, yoganın, doğum sonrasında da annenin vücudunun fiziksel
ve ruhsal olarak hızla toparlanmasına yardımcı olduğunu söyledi.
Şatıroğlu, yoga ile duruş bozukluklarının düzeltilebileceğini, karın
kaslarının toparlanabileceğini ve psikolojik olarak daha dayanıklı ve
mutlu olunabilineceğini kaydetti. Yoganın, solunum ve dolaşım
sistemlerini de güçlendirdiğini belirten Şatıroğlu, şöyle devam etti:
''Ayrıca, gebeliğe mide barsak rahatsızlıkları ile vücutta meydana
gelen ödemler (el ve ayaklardaki şişmeler) ve özellikle son aylarda çok
sıkça hissedilen kramplar azalır. Karın kaslarını güçlendirerek ve
masaj etkisi yapar ve bağırsak hareketlerini rahatlatır, iştahın
kontrol altına alınmasına yardımcı olur.''
Yogayla ruhunuzu besleyin
Şatıroğlu, prenatal yoganın fiziksel ve zihinsel yararları dışında
ruhsal yararlarının olduğuna dikkati çekerek, yoga ile hamilelik ve
loğusalık dönemlerinde bedensel ve zihinsel gerginliklerden
uzaklaşılabilineceğini, stresin azalacağını, öfkenin kontrol altına
alınacağını ve olaylara karşı daha anlayışlı olunabilineceğini söyledi.
Yoga ile ''çakra'' adı verilen ve vücuttaki sağlık, mutluluk ve huzur
için önemli olan ve belirli bir enerji yayan bölgelerin uyarıldığını
anlatan Şatıroğlu, ''Yoga ile vücuda yayılan mutluluk hali, kişiyi
ruhsal travmalara karşı korur. Bu nedenle, gebeler ve lohusalar,
alıngan ve kırılgan yapıdan kurtularak ruhen daha güçlü hale gelir.
Yoga ve gebelik egzersizleri, gebelik boyunca gebeliğin getirdiği
rahatsızlıklarla başa çıkmayı kolaylaştırır, bundan elbette gebenin
kendisi, ailesi, bebek ve doğum hekimi de yararlanır'' dedi.Prof. Dr.
Şatıroğlu, prenatal yoganın öz güveni de desteklediğini belirterek, öz
güveni artan annenin bebeğine daha olumlu yaklaştığını vurguladı.
gebelik
hamilelik
rahat
yoga
|
|
|