Okunma Sayısı : 2370  |
Ter
kokuları ile savaşmada ilk kural, temizliktir. Deodorant kullanımının
en önemli noktası da deodorantların temiz ve kuru koltuk altına
uygulanıyor olmasıdır. Böylelikle deodorantınızdan en iyi ve etkili
sonucu alabilirsiniz. Ter kokan bir koltuk altına tekrar deodorant
sıkmak, oluşmuş ter kokusu ile deodorantın parfümünün karışımından
oluşan ağır ve kötü bir kokuya neden olur. Bu yüzden mutlaka koltuk
altı temizlenmelidir. Sabahları temiz ve kuru koltuk altına deodorant
uygulamak en iyi yoldur.
Sprey deodorantlar, koltuk altına 15 cm.lik mesafeden ve kutu dik
tutularak püskürtülmelidir. Eğer bu sprey antiperspirant özelliğe sahip
pudralı bir deodorant ise mutlaka çalkalandıktan sonra kullanılmalıdır.
Deodorantı giysilerinize sıkmaktan kaçınmalısınız, çünkü leke yapabilir.
Roll-on ve stick deodorantlar koltuk altına sürülerek kullanılır.
Yine uygulama öncesinde koltuk altınızın temiz ve kuru olduğundan emin
olun, böylece en etkin sonucu alırsınız.
Gün ortasında tekrar deodorant kullanma ihtiyacı hissederseniz
koltuk altını tekrar temizlemeniz gerekir. Böylece en iyi sonucu
alabilirsiniz.
Terleme
Terleme, ter bezlerinin vücut yüzeyine
sıvı salgılanmasıdır. İnsan vücudunda 2 çeşit ter bezi bulunmaktadır;
daha ufak olan ve doğru kıl köklerine bağlı olan ve bu köklere açılan
apocrine ter bezleri. Bu iki tip ter bezinin dağılımı, fonksiyonları ve
salgılamaları aşağıda açıklanacağı gibi tamamıyla birbirinden farklıdır.
Eccrine ter bezleri
İnsan vücudunda tüm vücut
yüzeyine dağılmış olarak 2 – 3 milyon adet ter bezi bulunmaktadır.
Cildin çok damarlı (kırmızı) bölgelerinde ter bezi bulunmaz (dudaklar
gibi). Cilt üzerindeki ter bezi yoğunluğu cm2 başına 100-400 adet arası
değişir. Ter bezlerinin toplam sayısı sabittir ve yaş ile birlikte
artması söz konusu değildir. Bu yüzden çocuklarda ter bezi yoğunluğu
yetişkinlerden daha fazladır, ancak ter bezleri daha ufaktır.
Eccrine ter bezlerinin temel fonksiyonu sıcak bir ortamda ya da
fiziksel alışma sırasında vücut ısısının dengelenmesidir. Bu durumlarda
vücut ısısı dengelenmezse sıcak çarpması oluşur. Bu yüzden eccrine ter
bezlerinin alışması insanların ter türlü iklime uyum sağlamasına
yardımcı olur.
Terin vücut yüzeyinden buharlaşması sonucu derideki kılcal damarlar soğur ve vücut ısısında bir düşme sağlanır.
Eccrine ter bezlerinin başka bir fonksiyonu ise avuç içlerinde ve ayak tabanlarında oluşan zihinsel ve duygusal terlemedir.
Eccrine ter bezi temel olarak su içerir (%99). Bunun yanı sıra
sodyum klor, potasyum, lactat, üre ve protein de bulunmaktadır. Bu
maddelerin dağılımı, su ile larışım, sağlık, yer ve zamana göre
değişebilir. Günlük normal terleme hızı 0,5 litredir ancak bu miktar
duruma göre günde 10 litreye kadar çıkabilir.
Apocrine ter bazleri
Apocrine ter bezleri
özellikle koltuk altı, genital bölge ve yüzde bulunmaktadır.
Dağılımları ise vücut bölgesine göre farklılık gösterir. Örneğin koltuk
altlarında apocrine ter bezlerinin sayısı, eccrine ter bezlerinin 10
katı kadardır. Apocrine ter bezleri doğumdan itibaren vardır ancak
ergenlik ile birlikte aktif hale gelirler.
Ter ifrazatı, adrenalin ve noradrenalin gibi hormonların
salgılanmasıyla alakalıdır ve kişiden kişiye değişir. Ter, heyecan, acı
veya cinsel dürtülerle salgılanır.
Vücuttan çıkan sıvı ilk anda yağlı ve kokusuzdur. Ancak cilt
yüzeyindeki bakteri florasında yerleşik bulunan bakterilerin
çürümesiyle ter kokusu ortaya çıkar. Çevre faktörleri ile birleşen
koltuk altı, bakteri oluşması için ideal bir ortam oluşturur. Yarı
kapalı bir ortam ise bakteri büyümesi için gereken suyun buharlaşmasını
en aza indirir. Ayrıca her iki ter bezi de, eccrine ve apocrine,
bakteri gelişimini destekleyen aminoasit, yağ ve eloctrolit gibi
kalıntılar salgılar.
Bakteri florasının yapısına ve toplam bakteri sayısına göre değişen çeşitli koltuk altı kokuları oluşur.
Ürünler
Her
ne kadar antiperspirant ve deodorant kelimeleri birbirinin yerine
kullanılsa ve pek çok tüketici bunlar arasında bir fark görmese de
aslında bu ikisi eş anlamlı değildir. Deodorantlar bakterilerin
çürümesiyle ortaya çıkan apocrine teri maskelerken, antiperspirantlar
eccrine ter bezlerinin salgılanmasını azaltarak çalışır.
Antiperspirantlar
Yaklaşık yüz yıl önce koltuk altı ıslaklığını kontrol etmek ve düzenlemek için ilk ürünler geliştirilmiştir.
Kozmetik olarak kullanılan antiperspirantlarda mekanizma şu şekilde
işlemektedir: Antiperspirantların aktif maddesi, eccrine ter bezlerinin
cilt üzerindeki yüzeyinde engelleyici bir rol oluşturur. Bu nedenle ter
bezinden yüzeye çıkan sıvı azalır.
Bu tür engelleme kalıcı değildir. Bunun bir nedeni, aşırı terlemenin
bu engeli zayıflatması ve tekrar terleme yeteneğini kazanmasıdır. Başka
bir neden ise 25 - 30 günde bir gerçekleşen ve gözeneklerdeki engeli
ortadan kaldıran, yüzeydeki ölü deri tabakalarının dökülerek vücuttan
atılması olayıdır.
En çok kullanılan antiperspirant aktif maddeleri alüminyum klorohidrat ve alüminyum klorohidreks-glysindir.
Deodorantlar
Yaklaşık 4000 yıl önce, ter kokusu
Çin’de söz konusu olan bir kavramdı ve ağaçlardan elde edilen aromatik
reçinelerin hayvansal yağlarla karıştırılması bir çözüm olarak
kullanılıyordu. Aslında merkanizma ter kokusunun maskelenmesiydi. Daha
etkin olan diğer yöntem ise kokudan korunmaktır. Apocrine ter bezi
tarafından ortaya çıkarılan sıvı kokusuz olduğu ve ter kokusu
bakterilerin bu ortamda çürünmesiyle oluştuğu için bu yaklaşım koltuk
altı yüzeyindeki bakterilerin yok edilmesine yöneliktir. Deodorantın
aktif maddesi olan bir antimikrobiyal ajanın uygulanması ile bakteri
florası yok olur ve ter kokusu oluşumu engellenir.
Klasik antimikrobiyal ajanlar triklosan, farnesol veya polyglycerin-2-caprate’dir.
Özetlemek gerekirse ter kokusunu azaltmanın iki temel yolu vardır:
Birincisi antimikrobiyal özellikle lokal bir ajan kullanarak koltuk
altında yerleşik bakteri florasını azaltmaktır. Bu da deodorantların
içerisinde bulunan aktif maddeler ile gerçekleşir.
İkincisi ise uygulamadan sonra bakteri gelişimini azaltan ve
antimikrobiyal bir ilaç gibi çalışan bir antiperspirant kullanmaktır.
Bu ürünler de terlemeyi düzenleyerek daha az ter sıvısının bakterilerle
bir araya gelmesini sağlar, dolayısıyla bakterilerle temas eden ter
sıvısı çok az miktarda olunca ter kokusu da oluşmaz.
Eczacıbaşı Beiersdorf’un katkılarıyla.
deodorant
|