Okunma Sayısı : 1351  |
SAĞLIKLI
YAŞAM ÖNERİLERİ
Sağlıklı olmak, insan
mutluluğunun öncelik taşıyan bir öğesidir. Sağlık genellikle
kendiliğinden var olan bir durum olarak algılanır. Oysa sağlıklı olma
uğrunda çaba gösterilmesi gerekir. Hatta bugünkü bilgilerimiz bize bu
uğraşın daha doğum öncesi dönemde başlaması gerektiğini göstermektedir.
Doğal olarak bu aşamada yapılması gerekenler, anne ve babalara
düşmektedir. Olaya nesillerin sağlığı olarak bakıldığında, sağlığın ve
sağlıksızlığın nesiller boyunca aktarılabileceği görülür. Anne ve
babalar genetik özelliklerinin yanı sıra kendi sağlıklarına
gösterdikleri özenle bebeklerine sağlık aktarabileceklerini
bilmelidirler.
Sağlıklı bir yaşam
için alınması gereken önlemlerin pek çoğu günlük yaşamımızda
uygulamamız gereken küçük ve kolay çabalardan oluşur. Nerede olursa
olsun günlük yaşamı düzenleyen bazı temel kuralların bilinerek
uygulanması, sağlığın korunmasını ve diğer bireylerle paylaştığımız
yaşamı kolaylaştırır. Bu kurallardan en önemli bazıları temizlik,
sağlıklı beslenme, bedensel ve zihinsel çalışma, düzenli yaşam, sigara,
alkol, uyarıcı ve uyuşturucu maddelerden uzak durma, kazalardan korunma,
sorunlarla başa çıkmada doğru ve uygun yöntemler kullanmadır.
Çoğunlukla günlük
çabalarda hedefin mutluluk olduğu varsayılır. Oysa altta yatan asıl
neden güvenlik duygusudur. Çünkü hayatta kalmayı sağlayan en ilkel
dürtü korkudur ve güvenlik duygusu korkunun yatıştırılmasıyla ortaya
çıkar. Kendimizi güvende hissedebilmemizin ilk koşulu ise bilmektir.
Ancak bildiğimiz şeyi, bildiğimiz kadarı ile kontrol edebiliriz. İkinci
basamaksa bilginin eyleme dökülmesidir. Bilgimizi davranışımıza
yansıtamıyorsak bu bilgi bizim için huzursuzluk kaynağı olmaktan öteye
geçemez. Bir sonraki aşama ise paylaşarak çoğaltma, yandaş oluşturmadır.
Bunun için bilgimize dayanan doğru bulduğumuz davranışı kurallaştırmaya
çalışırız. Toplum içindeki pek çok kural bu yolla oluşmuştur. Zaman
içinde altta yatan bilgi evrimleştikçe kurallar da değişecektir.
Bugün sağlıklı yaşam
için bilinmesi gereken başlıca kurallar şunlardır:
A- HİJYEN NEDİR, NE ÖNEMİ
VARDIR?
Sağlığa zarar verecek
ortamlardan korunmak için yapılacak uygulamalar ve alınan temizlik
önlemlerinin tümü hijyen olarak tanımlanır.
Her insan kendi temizliğinden sorumludur. Çocuk yaşlarda anne, baba veya
öğretmenler tarafından çoğu zaman bizzat yapılarak öğretilen temizlik
uygulamalarının, çocukluktan sonra bireyin kendisi tarafından yapılması
gerekmektedir. Örneğin; tuvaletten sonra ve yiyeceklere dokunmadan önce
ellerin yıkanması bir alışkanlık olmalıdır. Her gün yapılan işler
arasında banyo yapma bir başka temizlik uygulamasıdır.
Temizliğin sadece
görünür kirlenme olduğunda yapılması yeterli değildir. Örneğin; uykudan
uyanınca yüzün yıkanması, çamaşırların değiştirilmesi, gündelik temizlik
uygulamalarıdır.
Su ve sabun olmadan
temizlikten bahsetmek olası değildir. Gelişmiş toplumlarda kişisel
temizlikte en fazla kullanılan malzemelerin başında su ve sabun
gelmektedir. Bunun yanı sıra banyo süngerleri, lifleri, diş fırçaları,
el ve ayak temizliği ile vücut temizliğinde kullanılan fırçalar, tırnak
makası ilk akla gelen temizlik araçlarıdır. Bunların tümü başkalarıyla
paylaşılmaması gereken, kişisel temizlik araçlarıdır.
Başta kişinin kendi
sağlığı olmak üzere, başkalarının da sağlığını korumanın en önemli aracı
temizliktir. Sadece beden temizliği değil, kullanılan her şeyi ve her
ortamı temiz tutmak da temiz olmanın gereğidir.
B- CİLT TEMİZLİĞİ
Vücuda ait kişisel
temizlik ile pek çok hastalığın önüne geçilmektedir. Birkaç örnek vermek
gerekirse; ishalli hastalıklar, soğuk algınlıkları, cildin mikrobik
hastalıkları, cildin mantar, uyuz ve bitlenme gibi parazitlerle oluşan
hastalıkları ve bazı allerjik hastalıklar sayılabilir. Uygun vücut
temizliği bir çok deri sorununu ve hastalığını önleyici ve ortadan
kaldırıcı bir önlemdir.
Kişisel temizlik
alışkanlıklarının önlediği diğer bir sorun vücut kokusudur. Vücut kokusu
vücut yüzeyinde bulunan mikropların (bakterilerin) teri parçalamasına
bağlı olarak meydana gelmektedir. Koku meydana getiren vücut bölgeleri
öncelikle ayaklar, kıl köklerinin yoğun olduğu kasık ve koltuk
altlarıdır. Her gün banyo yapılamadığı durumlarda koltuk altı önce
sabunlu bir bezle, sonra su ile iyice silinmeli ve temizlenmelidir. Deri
üzerine daha sonra bir deodorant veya ter önleyici uygulanabilir.
Deodorantlar kokuyu sadece maskelerler. Bu nedenle temizlik aracı olarak
değil, geçici bir uygulama olarak değerlendirilmelidirler. Giysilere
sinen ter kokusu, beden temizliği yapılsa bile, aynı giysinin
temizlenmeden tekrar kullanılması halinde kalıcı olur. Özellikle sık
yıkanmayan kalın kazaklar kullanılırken bu nedenle özen gösterilmelidir.
Vücudun terleme oranının artması kokunun da artması anlamına gelecektir.
Ancak insan bir süre sonra kendi kokusuna duyarsızlaşır. Yoğun bedensel
çalışma vücuttan çıkan ter miktarının artmasına neden olmaktadır.
Bedensel etkinliği fazla olmadığı halde, bazı bireylerin ter bezi
salgısı fazla olabilir. Bu durum ergenlik ve menapoz durumlarında
özellikle ortaya çıkabilir.
C- SAÇ
TEMİZLİĞİ VE BAKIMI
Saçlar da baş derisinde
bulunan kıl köklerinden uzayarak büyüyen kıllardır. Kıl köklerindeki
bezlerden salgılanan maddeler yağlı yapıdadır.
Sağlıklı saçlara sahip
olmak için düzenli biçimde yıkanmak gerekmektedir. Saçların fırçalanması
dökülen saçlar, kir ve tozları uzaklaştırıcı işlev görmektedir. Normal
bir saçın haftada en az bir ya da iki kez yıkanması gerekmektedir. Yağlı
saçlar ise daha sık yıkanmalıdır. Saçlar temiz su ile iyice
durulandıktan sonra kurutulmadan önce nazik bir biçimde taranmalıdır.
Saçların kurulanmasında yumuşak bir havlu kullanılmalıdır. Kurulama
işlemi de yumuşak olmalıdır. Eğer sert bir havlu kullanılır ya da çok
şiddetli ovulursa saçların uçları çatallanabilir. Saçlar elektrikli
kurutucularla kurutulabilir. Ancak kurutucunun saça çok yakın
tutulmaması gerekmektedir. Bu durumda saçlı deri ve saçlar fazla
sıcaktan olumsuz etkilenebilirler.
Saçların yıkanması için
kullanılan sabunların ve şampuanların esasını kolay çözünebilir
özellikteki yağ eritici bir madde oluşturur. Şampuanlara ayrıca koku,
renk ve yoğunlaştırıcı maddeler eklenir. Bu ek maddeler saçlı deride
tahrişe yol açabilirler. Piyasada bulunan şampuanlarda kullanılan bazı
maddeler allerjik reaksiyonlara neden olabilir. Bu nedenle şampuan
seçiminde, niteliği bilinmeyen maddelerden kaçınılmalıdır.
Saç diplerinde kepek
varsa, sık sık çok sıcak olmayan su ve sabunla yıkamak yararlı olabilir.
Saçlar bol su ile iyice durulandıktan sonra da kepeklenme önlenemiyorsa
bir sağlık kuruluşuna danışılmalıdır. Hekim önerisi dışında saçlar için
yararlı olduğu ileri sürülen maddeler güvenli olmayabilirler. Saç
temizliğinde kişisel olarak kullanılan fırça ve taraklar sık aralıklarla
sıcak sabunlu su ile yıkanmalı ve durulanmalıdır. Sağlık yararı dışında
saçların temizlik ve düzeni, insanlar arasındaki ilişkilerde ve kendini
iyi hissetmede etkisi olan olumlu dış görünüş açısından da önemlidir.
D- YÜZ,
GÖZ VE KULAK TEMİZLİĞİ
Her sabah yataktan
kalkıldığında su ile yüzün yıkanması gerekmektedir. Gece uykudan önce,
yüzün sabunla yıkanarak temizlenmesi yüz derisi üzerindeki günün kirini
arındırır. Cildin doğal kimyasal yapısına uygun sabunlar yüz temizliği
için tercih edilmelidir.
Çoğu zaman görme
keskinliğinin kaybedildiği farkedilmeyebilir. Bu nedenle düzenli
aralıklarla göz muayenesi yaptırılmalıdır. Görme bozukluğu olanların
gözlük yerine kontakt lens kullanması oldukça yaygındır. Bazı kişiler
sadece göz rengini değiştirmek için estetik amaçlı kontakt lens
kullanırlar. Kontakt lens kullanımında temizlik çok büyük önem
taşımaktadır. Bu temizliğe ilk gün nasıl uyuluyorsa kontakt lens
kullanıldığı sürece de aynı titizlikle uyulması gerekmektedir.
Bazen güzelliği daha
belirgin hale getirmek için başta göz çevresi ve kirpikler olmak üzere
makyaj amacıyla yüze sürülen çeşitli maddeler kullanmaktadır. Öncelikle
bu maddelerin kaliteli olması çok önemlidir. Buna rağmen göz çevresinde
ve yüzde mikrobik ya da allerjik sorunlarla karşılaşılabilir. Makyaj
yapılıyorsa her akşam yatmadan önce muhakkak göz çevresinde ve yüzde
kullanılan makyaj artıkları uygun krem ve solüsyonlar kullanılarak ya da
su ve sabunla temizlenmelidir. Makyaj temizliğinde kullanılan
malzemelerin niteliği de en az makyaj malzemeleri kadar önemlidir. Bu
tür malzemeler yeterince kaliteli olmadığında cildin yıpranmasına,
sivilce ve siyah noktaların oluşmasına hatta lekelenmelere yol açabilir.
Kulak temizliğinde kulak
arkasının temizliği unutulmamalıdır. Kulak içine herhangi bir cisim
sokulmamalıdır. Dış kulak yolunun zedelenmesi tehlikeli iltihaplanmalara
neden olabilir.
Kulağa küpe takarken
bunun kulakta allerji yapabileceği bilinmelidir. Bu nedenle kullanılacak
küpelerin allerji yapma özelliği çok az olan altın ya da gümüşten
yapılanları tercih edilmelidir.
Klipsi olmayan küpe
kullananlar kulak memesinde delik açtırmaktadırlar. Bu deliği açarken
kullanılan delici aracın ve peşi sıra takılan ip ya da halkanın mutlaka
mikropsuz olması gerekir. Aksi takdirde kulak memesinde çok tehlikeli
durumlara yol açabilecek iltihaplanmalar görülebilir. Ayrıca kulak
memesine delik açılırken tek kullanımlık aletler kullanılmadığı taktirde
bugün için çok yaygın hale gelmiş kan yolu ile bulaşabilen sarılık (hepatit
B), AIDS (HIV) gibi, mikropların yol açtığı hastalıklara yakalanma
tehlikesi vardır. Doğal olarak bu riskler kulak gibi vücudun başka
yerlerine de takılan cildi delici takıların ve işlemlerin (dövme gibi)
tümü için geçerlidir.
1. Diş Çürümesi
2. Diş Eti
Hastalıkları
3. Dişlerin Gelişim
Bozuklukları
4. Ağız ve Diş Sağlığı
Nasıl Korunur?
5. Diş Fırçalama
Tekniği
6. Diş İpi Kullanımı
F-
MEMELERİN BAKIMI
Kızlarda meme gelişimi
8-13 yaşlarında başlar. Meme bakımı gelişmeyi izler. Memelerin gelişimi
sırasında önce bir tomurcuklanma, daha sonra meme dokusunda genişleme ve
büyüme olur. Memenin büyümesi ile beraber meme ucundaki kahverengi kısım
da büyümeye başlar. Gelişiminin sonuna doğru meme ucunun kahverengi
kısımdan daha kabarık bir hale geldiği fark edilir.
Kızlarda meme gelişimi
başladıktan birkaç sene sonra sütyen giyme gereksinimi doğar. Genç kız
ne zaman sütyen giyme gereksinimi olduğunu en iyi kendisi anlar. Bir
genç kıza sütyen almasında yardımcı olabilecek en yakın kişi annesi veya
ailesinden birisidir. Öncelikle hangi boy sütyen alınmasına karar vermek
gerekmektedir. Bunun için öncelikle göğüs çevresi göğüs altından mezurle
ölçülür, bu sütyenin beden büyüklüğünü vermektedir. İkinci ölçüm ise
kalıp için gerekmektedir. İkinci ölçüm göğsün meme uçlarından yapılan
ölçümüdür. Göğüs altı ile göğüs uçları arasındaki ölçümler arasındaki
fark hesaplanır. Bu fark 15 cm.den az ise “B” kalıbı, 15-22 cm
arasındaysa “C” kalıbı ve 22 cm den büyükse “D” kalıbıdır. İlk defa
sütyen takarken pamuklu dokumadan, göğüsleri rahatça saran ve destek
olanlar tercih edilmelidir.
Sütyen doğrudan
vücuda giyilen bir çamaşır olup, sık sık değiştirilmesi gerekmektedir.
Sütyenlerin yıkanma kuralları ise genellikle üzerinde bulunan kullanım
kılavuzunda bulunmaktadır.
F- CİNSEL BÖLGENİN TEMİZLİĞİ
1. Adet
Döneminde Temizlik ve Bakım Nasıl Yapılmalıdır?
2. Tuvalet Sonrası Beden Temizliği
H- EL VE TIRNAK TEMİZLİĞİ VE BAKIMI
Günlük yaşamda en fazla
kirlenen organların başında eller gelmektedir. Kirli yüzeylere sürtünen
ve dokunan ellerin yıkanmadıkları sürece birer mikrop barınağı olmaya
başladığı bilinmelidir. Bu nedenle ellerin düzenli olarak yıkanması
gerekmektedir. Olanak bulunan her ortamda eller akar su altında sabunla,
el sırtı, avuç içi ve parmak araları köpüklerle kaplanıp 15 saniye
ovuşturularak (yavaşça 15’e kadar sayarak bu süre belirlenebilir)
yıkanmalı, durulanmalı, başkası tarafından kullanılmamış havlu, kağıt
havlu ya da kağıt mendille kurulanmalıdır. Kurulama olanağı yoksa elleri
bir yere sürmek yerine havada kendiliğinden kurumasını sağlamak en doğru
davranıştır. Tırnakların kesilmiş, varsa ojenin eskimemiş olması el
temizliği için ön koşuldur. Su ve sabun bulunmayan yerlerde el temizliği
hazır ıslak temizlik mendiliyle yapılabilir.
Eller ne zaman
yıkanmalıdır?
-
yemeklerden önce ve sonra
-
yemek hazırlamadan önce ve sonra
-
diş, ağız, yüz, göz temizliği
yapmadan önce
-
tuvalet gereksiniminin
giderilmesinden önce ve sonra
-
kirli, tozlu bir işi tamamladıktan
sonra
-
dışarıdan eve ve işe geldikten sonra
-
hasta olan bir yakınımızı ziyaretten
sonra
-
yukarıdakilere uyan hiçbir iş
yapılmasa dahi gün içinde çeşitli saatlerde (her zaman temiz görünecek
şekilde)
Tırnağın etten
ayrıldıktan sonraki bölümünün altında kir ve yağ kolayca birikir. Ayrıca
burada mikroplar barınabilir, bağırsak parazitlerinin yumurtaları da
bulunabilir. Tırnakların düzenli kesilmesi, banyo yaparken de tırnak
fırçası ile fırçalanarak temizlenmesi gerekir. Tırnak yemek, bu nedenle
de sağlığa zararlı bir alışkanlıktır.
El tırnakları yarım ay
biçiminde, ayak tırnakları ise düz olarak kesilir. Ayak tırnaklarının
yarım ay biçiminde kesilmesi tırnak batmalarına neden olabilir.
I-
AYAK TEMİZLİĞİ
Ayaklar her gün çorap ve
ayakkabı içerisinde terlediğinden düzenli olarak yıkanmalıdırlar.
Yıkanma işlemi yapılmaz ise çevreyi rahatsız edecek kokular, daha sonra
da ayak sağlığını bozabilecek nasır gibi sorunlar ortaya çıkabilir.
Ayaklar düzenli olarak yıkanmalı, her yıkamadan sonra parmak araları
havlu hatta saç kurutma aracı ile iyice kurutularak mantar
enfeksiyonları için ortam oluşması önlenmelidir. Ayak havluları ellerin
kurulanmasında kullanılmamalıdır.
Ayak sağlığı ve
temizliği için kullanılan çorap ve ayakkabı da önemlidir. Özellikle
çorapların pamuklu olması ayak sağlığı için tercih nedenidir. Çorapların
temiz olması ve günlük olarak değiştirilmesi gerekmektedir.
J-
BANYO YAPMA
Mümkün olduğunca sık
yıkanmak gerekir. Özellikle deri yüzeyinde bulunan mikropların, yığılan
kirlerin, ter ve diğer bileşiklerin uzaklaştırılması ve dökülen yüzeysel
hücrelerin atılması için de bu uygulama gereklidir.
Yıkanma, su ve sabun
kullanarak derinin ovulması ve kirin akıtılmasıdır. Ter, yağ, diğer deri
bezleri salgıları, deri üzerindeki mikroplar, deri döküntüleri, toz,
çamur vb. birleşerek kir denilen tabakayı meydana getirir. Kirli ortamda
çalışan kişilerde zararlı bir takım maddeler vücuda bulaşabilir. İşte
tüm bunların günlük banyo ile hatta gereğinde daha sık banyo ile
vücuttan uzaklaştırılması sağlanabilir. Vücuda bulaşan her tür zararlı
kimyasal madde banyo ile hemen deriden uzaklaştırılmalıdır.
Yıkanma sırasında
yıkanmayı kolaylaştıracak araç ve gereçlerden yararlanılabilir. Lif,
kese mekanik etkinliği artırmak için yarar sağlayabilir. Lifler sabunun
vücuda daha etkin olarak uygulanmasını sağlamaktadır. Sırt bölgesinin
sabunlanmasında uzun saplı banyo fırçalarından yararlanılabilir. Kese
geleneksel yıkanma araçlarındandır. Derideki döküntü hücrelerin
uzaklaştırılmasına ve bir dereceye kadar deri dolaşımına yardımcı
olabilir. Ancak soyucu etki yapacak şiddette kullanılmamalıdır.
Her banyodan sonra iç
çamaşırları ve giysiler değiştirilmelidir. Çeşitli nedenlerle banyo
yapılamadığı durumlarda da iç çamaşırlarının sık olarak değiştirilmesi
gerekmektedir. Spor ve aşırı yorucu işler yaparak fazla terlenildiği
durumlarda muhakkak banyo yapılmalı ve iç çamaşırları değiştirilmelidir.
Cinsel İlişki Sonrasında
Temizlik
Cinsel ilişki sırasında
kişiler arasında vücut salgılarının bulaşması söz konusudur. Bu
salgıların çoğu içerikleri nedeni ile mikropların çoğalmasına ve kötü
koku oluşmasına elverişli ortam yaratırlar. Hatta bazen hastalık
etkenlerini içerebilirler, bu nedenle cinsel ilişki sonrasında da banyo
yapılması önerilir. Ancak vajina yıkanmamalıdır. Vajinanın yıkanması
buradaki doğal korumayı bozacağından enfeksiyon riskini artırır.
Kaynak: Sağlıklı Yaşam Önerileri
sağlıklı
sağlıklı yaşam
yaşam
öneriler
|