Okunma Sayısı : 2092  |
Karaciğer
hücrelerinde yağ birikmesi olarak tanımlanan karaciğer yağlanmasına
şişmanlık, alkol, yüksek kolesterol ve şeker hastalığı neden olabilir.
Son yıllarda çok daha fazla duyar olduk karaciğer yağlanması tabirini.
Özellikle sonografinin hayatımıza iyice girmesinin çok rolü oldu bu
işte. Herhangi bir sebepten ister check-up nedeniyle, ister her hangi
bir muayene nedeniyle, üst batın sonografisi yapılınca, karaciğerin
koyu gri görüntüsünün, açık gri tonlarına dönüşmesi ile hemen
dikkatimizi çekmekte ve bu görüntü öncelikle karaciğer yağlanmasını
işaret etmektedir. Karaciğer hücrelerinde yağ birikmesi olarak
tanımlanan karaciğer yağlanmasının nedenleri arasında şişmanlık, alkol
kullanımı, yüksek kolesterol ve trigliserid, şeker hastalığı, genetik
(bakır birikmesi) ve metabolik hastalıklar, bazı ilaçlar, hızlı kilo
artışı veya kaybı ve hepatit C gibi virüs enfeksiyonları sayılabilir.
Orta
yaşlı kilolu kişiler ve özellikle kadınlar, karaciğer yağlanmasının en
çok görüldüğü grup. Bazı çalışmalara göre aşırı kilolu kişilerin, yüzde
40'ında karaciğer yağlanması bulunuyor.
Fazla kilo ve yağlanma,
özellikle bel çevresinde artış, insülin direnciyle yüksek kolesterol,
ürik asit ve yüksek tansiyonun bir arada olduğu metabolik sendrom
tablosunda da karaciğer yağlanması görülüyor. Böyle durumlarda eşlik
eden bir karaciğer yağlanması tespit edildiyse, muhakkak doktorunuzun
kontrolünde kilo verip, bel çevrenizi normal sınırlara indirmelisiniz
(ideali kadınlarda 80, erkeklerde 94 santimetre civarı, göbek deliğinin
biraz üstünden, belin en ince olduğu yerden ölçülerek).
Sinsice ilerleyebilir
Karaciğer yağlanması, ömür
boyu hiç bir belirti vermeyebilir veya bir belirtiye neden olmadan
yıllarca sessiz kalabilir. Bazı kişilerde,
özellikle beslenme tarzına
dikkat edilince, ilerleyişi durabilir ya da gerileyebilir. Ama seyrek
de olsa bazı hastalarda siroza ilerleyebilir. Hangi hastalarda siroza
ilerleyeceğini tahmin etmek güçtür. Tesadüfen de olsa, karaciğer
yağlanması teşhis edildiyse, uygulamalısınız. Alkole bağlı karaciğer
hasarında siroz riski daha yüksektir. Alkolün bırakılması ile karaciğer
hasarının düzelmesi, eğer geç kalınmadıysa mümkün olabilir. Doktorlar
karaciğer yağlanmasına tıbbi öykü, muayene, karaciğer testleri ve
görüntüleme teknikleriyle (ultrason, BT veya MR) tanı koyabilir.
Çoğunlukla ultrason bulgularıyla veya kanda karaciğer enzim yüksekliği
nedeniyle tesadüfen saptanır. Karaciğer enzimlerinde her zaman
yükseklik tespit edilmez, yağlanma olduğu halde enzimler normal
çıkabilir. Karaciğer yağlanması için özel bir tedavi yoktur. Destek
tedaviler yarar sağlamaktadır. Kolesterol düzeyleri düşürülmeli, kilo
verilmeli, bel çevresi indirilmeli, şeker hastalığı varsa kontrol
altına alınmalıdır. Alkolün bırakılması, aşırı yağ ve karbonhidrat
tüketiminin azaltılması veya bazı ilaçlardan ya da toksinlerden uzak
durulması gibi nedene yönelik önlemler alınmalıdır. Şişmanlık, şeker
hastalığı veya metabolik sendromda bilinçli beslenme ve egzersizle çok
iyi sonuçlar alınır. Dengeli bir beslenmeyle yavaş yavaş kilo verilmeli
ve ideal kiloda kalınmalıdır. Antioksidan olarak, taze meyve-sebze
tüketimi de artırılmalıdır.
Kör bağırsak faydalı mıydı?
Apandisit ameliyatı hep
duyduğumuz bir sözcüktür. Hatta herkes alışıktır, her doktora
gittiğinde, ''Apandisit ameliyatı oldunuz mu?'' diye sorulmasına. Kör
bağırsak denen, küçük bir bağırsak parçasının iltihaplanmasıdır
apandisit. Onun ameliyatla alınması da apandisit ameliyatıdır. Tıptaki
adı apendiks olan kör bağırsak, ince ve kalın bağırsakların birleştiği
yerin yakınında 5 - 10 santimetre uzunluğunda ince bir kese
görünümündedir. Doktorlar, ameliyatla alınması belirgin bir semptoma
neden olmayan bu organın, gerçek işlevini eskiden beri tartışırlar.
Hayvanlara bakacak olursak pek az canlıda bulunduğu görülür, insanın
kör bağırsağı hayvanlardan çok farklıdır. Görünüşte faydasız bir organ
olan kör bağırsağımız acaba sindirim kanalındaki iyi bakteriler için
güvenli bir sığınak mı?
Apandisitim gitti diye üzülmeyin
Yeni bir
araştırmaya göre bağırsakların dostu olan bakteriler, kendilerine
ihtiyaç duyulana kadar burada güven içinde ve rahatsız edilmeden
yaşayabiliyorlar. Kör bağırsağa yüce amaçlar yükleyen son araştırmaya
göre, bu küçük parça, ishal sırasında iyi bakteriler için bir sığınak
oluyor. Hastalıklı bağırsak içeriği ishalle atıldıktan sonra
bağırsaklar iyileşirken kör bağırsaktaki iyi bakteriler tekrar
çoğalarak, bağırsaklarımızı sağlıklı tutuyorlar. Başka bir deyişle kör
bağırsak bir ''dost bakteri deposu'' gibi. Ancak modern toplumlardaki
temizlik önlemleri ve tıbbi tedaviler nedeniyle, belki de bugün artık
kör bağırsaktaki iyi bakteri rezervine gerek kalmadığından, kör
bağırsağın ameliyatla alınmasının, sağlığımız üzerinde kayda değer bir
olumsuz etkisi olmuyor. Demek ki, apandisit ameliyatı oldum bir parçam
gitti diye üzülmek yerine, modern çağa uymayan, her zaman bana problem
açabilecek bir iltihap kaynağı gitti diye sevinmek gerek.
karaciğer
yağlanma
|
|
|