Okunma Sayısı : 571  |
Eğer vücudunuzun su-tuz dengesi bozulursa ciddi sağlık problemleriyle baş başa kalırsınız.
Su ve tuz hayatımız için iki önemli bileşendir. Besinlerin pek çoğunda
bulunan sodyum, doğal yiyecek tuzu olarak adlandırılır. Sofra ya da
mutfak tuzunun da büyük bir bölümü sodyumdur. Sodyum sinir ve kas
fonksiyonlarının devamı için çok önemlidir. Asıl görevi sıvı
pompalanmasını ve gıdaların hücre zarından geçişini sağlamaktır. Bol
miktarda sodyum ise yüksek kan basıncına (yüksek tansiyona) neden olur.
Daha sağlıklı yaşamakiçin tükettiğimiz tuz miktarını azaltmamız
gerekir. Bu doğrultuda yapılması gerekenleri şöyle sıralayabiliriz:
Lezzetine bakılmadan yemeklere tuz eklenmemeli, daima taze ve
aşırı tuz içermeyen besinler tercih edilmeli.Satın alınan hazır
ürünlerin etiketleri mutlaka okunmalı. Tuzsuz ya da tuzu azaltılmış
besinler seçilmeli. Sodyumlu tuzlar yerine potasyum içeriği yüksek
tuzlar tüketilmeli.Masada tuz kullanmamalı.Maydanoz, nane, kekik,
dereotu, rezene, fesleğen gibi aroma sağlayıcılar tuz yerine tercih
edilmeli.Turşu, ketçap, hardal, soya sosu gibi yiyeceklerin tuz içeriği
çok fazladır. Bu besinlerden uzak durulmalı ya da az tüketilmeli.Sebze
ve meyve tüketimi artırılmalı.Bol su içilmeli. Su genelde az sodyum
içerir. Şişe ve maden sularının sodyum içeriği etiketinden kontrol
edilmeli.
Vazgeçilmez bir öğe
Su insan yaşamı için
vazgeçilmezdir. En küçük canlı organizmadan en büyük canlı varlığa
kadar bütün biyolojik yaşamı ve bütün insan faaliyetlerini ayakta
tutar. İnsan yemek yemeden haftalarca yaşayabilir ama susuzluğa ancak
birkaç gün dayanabilir. İnsan vücudunun büyük bir kısmı (yüzde 50-60'ı)
sudan oluşur. Bu oran yaşa ve cinsiyete göre değişir. Kalori ve besin
değeri olmamasına rağmen su beslenme açısından oldukça önemlidir.
Vücutta suyun yüzde 2'lik azalması ısı dengesinin değişmesine neden
olurken, yüzde 7'lik azalma aşırı yorgunluk, halüsinasyon ve solunum
güçlüğüne, yüzde 10'luk azalma ise dolaşım ve böbrek yetmezliğiyle
ölüme neden olur.
Suyun vücudumuzdaki işlevleri şöyle özetlenebilir:
Besinlerin sindirimi, emilimi ve hücrelere taşınması.
Hücrelerde yaşam ve sağlık için gerekli biyokimyasal tepkilerin oluşturulması.
Hücrelerin, dokuların, organ ve sistemlerin çalıştırılması.
Zararlı maddelerin taşınması ve atılması.
Vücut ısısının denetiminin sağlanması.
Elektrolitlerin taşınması.
Eklemlerin kayganlığının sağlanması.
Çeşitli hastalıklara karşı korunmanın sağlanması.
Cildin susuz kalmasını önleyerek daha düzgün, yumuşak, esnek ve kırışıksız hale gelmesinin sağlanması.
Tokluk hissi vererek ve iştahı azaltarak kilo vermeye dolaylı yoldan yardım edilmesi.
Ne kadar su içmeli?
Su temiz ve sağlığı bozmayan kaynaklardan karşılanmalı. Dolayısıyla
içilen suyun hijyenik olmasına dikkat edilmeli. Vücudun büyüklüğü,
fiziksel olarak ne kadar aktif olunduğu, iklim, mevcut hastalıklar
(örneğin böbrek hastalığı) gibi çeşitli etkenlere bağlı olarak su
ihtiyacı bireyden bireye değişiklik gösterir. Alınan her bir kalori
için 1 ml. veya kilo başına 35 ml. su alımı önerilmekle birlikte genel
olarak, sağlıklı bir kişi her gün kaybedilen vücut sıvılarını yeniden
yerine koymak için 2,5-3 litre (8-10 bardak) su içmeli.
|
|
|