Okunma Sayısı : 615  |
Taylan Kümeli gazetedeki köşesinde kilosunu sağlıklı biçimde koruma konusunda en çok sorulan sorulara tek tek cevap veriyor...
Kiloyu korumakla ilgili en çok sorulan sorular (1)
Kilomun hangi aralıkta olduğunu nasıl anlarım? Bu
soruya verilecek en doğru cevap; sınırlarına göre gruplamada yani vücut
kitle indeksinde nerede olduğumuzdur. Eğer kilo/boy2 yüzde 20'nin
altındaysa az kilolu, yüzde 20-25 ise normal, yüzde 25-30 ise kilolu,
yüzde 30-40 ise obez, yüzde 40'ın üzerindeyse morbid obeziteden söz
edilir.Diğer normal veya yüksek kilolu olma ölçüsü bel ve basen
ölçüleri oranıdır. Erkeklerde 94, kadınlarda 80 cm. bel ölçüsü normal
olduğunu; erkeklerde 94-101, kadınlarda 80-87 cm. bel ölçüsü kilo
almaya meyilli olduğunu; erkeklerde 101, kadınlarda 87 cm. bel ölçüsü
kilo vermek gerektiğini gösterir.
Yine kilo kontrolü için üçüncü
değerlendirme bel-kalça oranıdır. Bel çevresi (cm.)/kalça çevresi
erkeklerde 1'in, kadınlarda 0,8'in üstüne çıkmamalıdır. Örneğin,
beliniz 75 cm., kalçanız 102 cm. ise 75/105=0,73'tür yani ölçüleriniz
idealdir.
2) Çok yemediğim halde neden kilo alıyorum?
Çok
yaygın bir inanış, az yediği halde kişilerin kilo aldığıdır. Aslında
günlük hayatında normal bir aktiviteye sahip kişiler olağan yeme
biçimine +100 kalorilik yiyecek ekleyip, aktivitelerini bir miktar daha
azaltırlarsa yılda 4,7 gram alırlar. Ayrıca yaşlandıkça metabolizmamız
kilo almamızı hızlandıracak şekilde yavaşlamaktadır.
3) Kalıtsal nedenlerle kilo almam mümkün mü ve genlerime rağmen zayıflayabilir miyim?
Çoğu
araştırma kilo alma eğiliminin genetik yatkınlıkla ilişkili
olabileceğini ortaya koyuyor. Özellikle ikizler üzerinde yapılan
araştırmalar vücut yağ miktarı ve dağılımının genetik olduğunu
gösteriyor. Tabii ki bu sonuçlar genetik yatkınlığı olan bireylerin
ideal vücut aralığında olmasının imkansızlığı anlamına gelmiyor. Daha
az kalori tüketip daha fazla fiziksel aktivite ile bunu başarabilmeniz
mümkün.
4) Vücut yağ oranı ne olmalı?
Yetişkin kadınlarda yağ oranı yüzde 20-27, yetişkin erkeklerde yüzde 12-15 olmalı.
5) Yaşlandıkça kilo almak doğal bir süreç mi?
Vücudumuzun
dinlenme durumunda harcadığı enerji anlamına gelen bazal metabolizma
hızı ilerleyen yaşla birlikte azalır. Bu azalmanın özellikle 30 yaş ve
sonrasında belirgin olduğu tahmin ediliyor.
Metabolizmada yaşa
bağımlı olarak meydana gelen yavaşlamanın minimuma indirilebilmesi
fiziksel aktivitenin artırılarak yağsız doku kaybının azaltılmasıyla
sağlanabilir.
6) Şişmanım ve gayet mutluyum. Öyleyse neden değişmeliyim?
30'un
üzerindeki beden kitle indeksi değerlerinin birçok hastalık, hastalık
kaynaklı ölüm ve yaşam süresinin kısalması riskiyle ilişkili olduğuna
dair kuvvetli bilimsel kanıtlar mevcut. Tabii ki kilolu bireyler için
erken yaşlarda tüm riskler daha düşük orandadır. Mutlaka bir yerlerde
az oranda da olsa sağlıklı, mutlu ve uzun yaşayan bireyler olacaktır.
Önemli olan sizin onlardan biri olup olmadığınız.
7) Kilo kaybı için takip edilmesi gereken en iyi diyet programı hangisidir?
En
iyi diyet programı; en fazla çeşitte besinin tüketilebildiği, en az üç
ana ve ara öğünü içeren, en önemlisi diyet yaptığınızı hissetmediğiniz
programdır. Bir diyet programının sağlıklı olabilmesi için tüm ana
besin gruplarını ve yeterli miktarda posayı içeriyor olması gerekir.
8) Nasıl hızlı kilo verebilirim?
Tüm bilimsel araştırmalar kalıcı kilo kaybı için kestirme bir yol olmadığında hemfikir. Bu sonucun üç önemli nedeni var:
Bir diyet programının devamlılığı için bireye kendisini aç, bitkin,
fazla kısıtlanmış hissetmemesi ve programdan sıkılıp terk etmemesi için
gerekli olan enerji verilmeli. Verilmesi gerekli olan bu enerji
düzeylerinde ise bireylerde hızlı bir kilo kaybı görülmüyor ancak
kalori konusunda daha cömert davranılarak bireylerin daha rahat bir
kilo verme süreci geçirmeleri yavaş ancak kalıcı kilo kayıpları
sağlıyor.
Tüm besin ve besin öğelerinden yeterli miktarda barındıran sağlıklı bir
beslenme programında verilen yiyecek ölçüleri ile kısa sürede kilo
vermek mümkün olmuyor.
Araştırmalar kısa sürede hızlı kilo vermenin bireyleri çok daha hızlı
bir geri kilo kazanımına götürdüğünü ortaya çıkardı.
9) Kilo vermek için kalori hesabı mı yapmalı, yoksa yağ kısıtlaması mı?
Her
ikisi de aynı noktada kesişiyor. Bireyler kilo vermek için besinlerle
aldıkları enerjiyi azaltarak vücudun yaktığı enerjinin daha fazla
olmasını sağlamaya çalışmaktadır. Kalori hesabının sağlıklı bir şekilde
yapıldığı bir beslenme programında bireylerin tatlılar, hamur işleri,
cipsler, şarküteri ürünleri gibi besin değeri olmayan ancak kalori
bombası çöp besinleri; sebze, meyve, tam tahıl ürünleri gibi sağlıklı
alternatiflerle değiştirmeleri gerekiyor.
Uygun besin seçimi ve
porsiyon miktarının ayarlanması kalori alımının düşmesine ve yağ
tüketiminin azalmasına neden olup zayıflamayı destekler.
10) Yüksek protein diyeti veya besin birleştirme diyeti
gibi daha özel bir beslenme programıyla kilo vermede daha mı başarılı
olunur?
Değişik ilkelere dayandığını iddia eden bu
tür diyetlerin bireylerde kilo vermeye sebep olmasının temelinde
oluşturduğu kalori kısıtlaması yatıyor. Tüm bu dangesiz diyetler analiz
edildiğinde total kalorinin oldukça düşük, hatta bazılarında hayati
tehlikeye yol açacak boyutlarda olduğu görülüyor.
Bireylerde çok
fazla kalori kısıtlaması gerektiren bu programların, özellikle de besin
birleştirme yönteminin dayandırıldığı teorilerle ilgili hiçbir bilimsel
kanıt bulunmuyor ve birçok birey için kesinlikle önerilmiyor.
dengeli beslenme
diyet
kilo
|