Okunma Sayısı : 554  |
Geçmişten günümüze tahıllarla ilgili tarihi, coğrafi ve hafif bilimsel bir gezi
Bu hafta sizleri insanlığın toplayıcılık, avcılık, balıkçılık ve en
önemlisi tarımcılık evrelerinden başlayarak geçmişten günümüze pişirme
teknikleri ve tahıllarla ilgili tarihi, coğrafi ve hafif bilimsel bir
geziye çıkarmak istiyorum. Bugün sofralarımızda tükettiğimiz birçok
besin ve adetin aslında mutfağının ve kültürünün bize çok uzak
ülkelerden geldiğini öğrenmek sizi şaşırtacak.
Kültürleri
oluşturan tüm besin ve yemekler coğrafi keşifler, ülkeler-kıtalar arası
alışveriş yoluyla ülkelerden ülkelere taşınmış. Geçen yıllarla birlikte
her ülke tarafından benimsenmiş ve kendine aitmiş gibi özümsenmiştir.
Beslenme alışkanlıkları coğrafi bölgelere, dinlere, iklime ve benzeri
birçok faktöre göre değişim ve gelişim göstermektedir.
Toplumlar
sanayileşme nedeniyle beslenme kültürlerinde ciddi erozyonlar yaşamış
olsalar da özlerine en yakın beslenme kültürlerini kamufle etmeyi
başarabilmişlerdir. İşte beslenme alışkanlıklarımızın neredeyse
temelini oluşturan bazı tahılların tüm dünyayı kapsayan serüvenleri ve
belki de hiç duymadığınız farklı kullanımları:
Buğday:
Buğday dünyada en fazla tüketilen ve
ticareti en fazla yapılan tahıldır ve bu alanda mısır ve pirinçten önce
gelmektedir. Bugünkü İran, Irak, Türkiye, Suriye, Lübnan, İsrail ve
Filistin'i kapsayan yay biçimindeki Verimli Hilal adı verilen bölge,
başta buğday ve arpa olmak üzere pek çok tahılın yabani atalarının
merkezi olarak kabul edilmektedir. Başlangıçta insanlar yabani olarak
topladıkları buğday ve türlerini zamanla kendileri ekip biçmeye
başlamışlardır. İşlem görmüş buğday vitaminlerin ve mineral içeriğinin
en az yüzde 80'nini ve lifin yüzde 75'ini kaybetmektedir. Kepekli diye
tabir edilen ekmek ve unlar eğer uygun şekilde üretildiyseler mineral,
vitamin ve özellikle de posa açısından rafine edilmişlere göre çok daha
zengindirler.
Mısır:
Amerika yerlileri yaklaşık beş bin yıl önce
teosint denilen bir buğdaygili besin maddesi haline getirmişler ve buna
mahiz adını vermişlerdir. Bu besin XVI. yüzyıldan başlayarak dünyaya
yayılmıştır. Aztekler temel malzemesini kızarmış ve öğütülmüş mısırın
oluşturduğu izquiatl adını verdikleri bir içki üretmiştir.
Patlamış
mısır ise Kanada yerlilerinden gelen bir yiyecektir. Meksikalılar
mısırı tortilla adını verdikleri bir çeşit ekmek olarak
tüketmektedirler. Meksika kişi başı yılda 120 kilodan fazla mısır
tüketimi ile dünya rekorunu elinde tutmaktadır. Mısır unu çorbası ise
İtalyan köy mutfağının temel yemeğidir.
Mısır yağının dolaşım
sistemi ve kanser üzerindeki olumlu etkileri üzerine yapılan birçok
bilimsel makale olduğu yadsınamaz bir gerçektir.
Pirinç:
Pirinç Güneydoğu Asya'da Çinliler tarafından
beş bin yıl öncesinde yetiştirilmeye başlandı. Bazı tarihçilere göre
Avrupa'da Romalılardan beri, bazılarına göre ise Araplardan beri
tanınmaktadır. İspanya, Japonya, Endonezya gibi ülkelerin kültürlerinde
pirinç yemekleri ulusal yemek olarak kabul edilmektedir. İtalya ve Çin
gibi bazı ülkelerde ise pirinç yemekleri bölgesel mutfağın bir
ifadesidir. Zengin bir protein kaynağı olan pirinç vücuda gerekli olan
sekiz amino asitin tamamını sağlayarak diğer tahıl cinslerine kıyasla
daha dengeli beslenmemize izin vermektedir. Kepekli pirincin beyaz
pirince göre besleyici ve bağırsak hareketlerini arttırıcı özellikleri
oldukça fazladır. Kaynaklar:
1- "Dünya Mutfakları Atlası" / Gilles Fumey-Olivier Etcheverria
2- "Türkiye'nin Beslenme Bülteni -Bilinmeyen Yönleriyle Tahıl Tüketimi" / Serkan Yimsel
3- "Anadolu Uygarlıklarının İzinde Buğdayın Kökleri" / Dr. Hatice Bilgiç
buğday
mısır
pirinç
tahıl
|
|
|
internet
Yazan:: fatih mermerci (Misafir) Tarih: 09-01-2008 00:24