Okunma Sayısı : 992  |
Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan çocuklarda tedavi, davranış sorunlarında olumlu sonuç veriyor.
Dikkat
eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB), çocuğun gelişimini,
anne-çocuk ilişkilerini, öğrenmelerini olumsuz etkileyen ve diğer
çocuklardan geri kalabilmelerine yol açabilen önemli bir sorun. Buna
rağmen tedavi, DEHB sorunu olan çocukların büyük bölümünde yarar
sağlıyor. Hastaların yaklaşık yüzde 80'inde 4 - 5 hafta gibi kısa bir
süre içinde çok belirgin düzelmeler görülüyor.
Toronto
Üniversitesi Tıp Fakültesi Profesörü ve Scarborough Hastaneleri
Psikiyatrik Araştırmalar ve Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Kliniği
Direktörü, Kanada Dikkat Eksikliği Eğitim ve Araştırma Örgütü Kurucu
Üyesi Prof. Dr. Atilla Turgay, sorularımızı yanıtlamaya devam ediyor.
EHB tedavisine ilaçların en büyük yararı nedir?
En belirgin yararı, ilaç kullanan çocukları normal çocuklardan farklı olmayacak şekilde düzeltebilmemiz.
Peki tedavideki son yenilikler neler?
Son 5
yıldır olan çalışmalar gösteriyor ki DEHB'de kullanılan metilfenidat ve
uzun etkili metilfenidat, sosyal davranımı düzeltiyor, saldırgan
davranışı büyük ölçüde önlüyor. Aynı zamanda anne babayı dinlememe gibi
başkaldırıcı davranışları da düzeltebiliyor. DEHB olsun olmasın
saldırgan davranışlar gösteren çocuklarda bir tek bu ilacı
kullanırsanız, söz konusu davranışlarda da düzelme görüldüğü saptandı.
Ama bu ilaçların yan etkileri konusunda ailelerin endişesi var...
Önümüzde
maalesef olumsuz önyargı var. Aileler çocuklarına ne kadar az ilaç
verirlerse o kadar iyi anne baba olduklarını düşünüyorlar. Bu çok
yanlış bir tutum. Halbuki ne zaman çocuğun olumsuz davranışlarını
tedaviyle giderirlerse o zaman iyi anne baba olurlar.
DEHB,
eğer erken yaşlarda tedavi edilirse bu çocuklardaki alkol kullanımı
tehlikesi çok düşük oluyor. Ama tedavi edilmezse yüzde 40'ında alkol ve
yabancı madde kullanma olasılığı var. Bu uyarıcı ilaçlar alışkanlık
yapmıyorlar. Kötü alışkanlıkların gelişmesini önlüyorlar.
Hastaların yüzde kaçı tedaviyi devam ettirebiliyor?
Ne
yazık ki hastaların büyük bir çoğunluğu altı ay ya da bir yıl sonra
ilacı kullanmamaya başlıyor. Bunların en önemli nedenlerinden biri, ne
yazık ki Türkiye'de bu daha da fazla, ilacın gereken dozundan çok daha
düşük kullanılması. Örneğin metilfenidat 5 miligram veriliyorsa, bu
başlangıç dozudur. Hastaların yüzde 10'u kadarı buna cevap verir. 10
miligram verirseniz yüzde 25 - 30'u cevap verebilir. 15 miligram
verirseniz hastaların büyük bir çoğunluğu ilaç tedavisine iyi cevap
verir. Dolayısıyla ilaçtan aldıkları yanıtın etkisiyle ilaç kullanımını
sürdürürler. İşte bu nedenle anne babaların 'Ne kadar az ilaç verirsek
o kadar iyi' demesinin bir anlamı yok. Eğer düzenli ve yeterli dozda
ilaç kullanılırsa, ilk kullandığımız uyarıcı ilaca hastaların yanıt
verme oranı yüzde 80'dir.
Bu tedavilere yanıt vermeyen çocuklara hangi ilaçlar öneriliyor?
Türkiye'de
kullanılan ilaçlardan biri imipramin dediğimiz antidepresan. Kısa ya da
uzun süre etkili metilfenidata hasta cevap vermediyse imipramine cevap
verme olasılığı yüzde 60 - 70'i buluyor. Onu kullanabiliyoruz. Hastada
saldırganlık varsa, davranış tedavisine cevap vermiyorsa, Türkiye'de
var olan ve çok iyi kullanılan ilaçlardan biri de risperidon. Hem DEHB
hem de otistik bozukluğu olan hastalarda da çok iyi sonuç veriyor.
Risperidon'un da aşırı saldırganlığı düzenleyici etkileri var.
Bu
ilaç metilfenidat ve uzun süreli metilfenidata cevap vermeyen, hâlâ
ciddi saldırganlık ya da kendini incitici davranışlar gösteren
hastaların yüzde 90'ında hem DEHB'i, hem de aşırı davranış bozukluğunu
düzeltebiliyor.
Tedavideki en önemli gelişme ne sizce?
Eskiden
bu davranışların yüzde 50'si düzeldiğinde çok mutlu oluyorduk. Son 2 -
3 yıldır biliyoruz ki uygun dozda ilacı verdiğimiz zaman bu hastaların
en az yüzde 50'sinde bir normalleştirme oluyor. İlaç kullanan
çocukları, normal çocuklardan farklı olmayacak şekilde
düzeltebiliyoruz.
Diğer yüzde 30'unda ise çok belirgin düzelmeler
görebiliyoruz. Okul ve evdeki davranışlarında, öğrenmesinde, sosyal
ilişkilerinde, saldırganlığında çok belirgin düzelmeler görebiliyoruz.
Diğer yüzde 5 - 10'unda ise hafif düzelmeler görüyoruz. Hâlâ daha yüzde
10 - 15'inde ilaca cevap vermeme durumunu görebiliyoruz.
İlaca cevap vermeme durumu neden kaynaklanıyor?
O
çocukların galiba kalıtsal olarak kimyasal farklıları var. Bu şekilde
ilaca cevap veremeyen çocuklar çok farklı ilaçlara cevap
verebiliyorlar.
Ne yazık ki Türkiye'de ikinci ve üçüncü ilaç
seçeneği olmadığı için bu çocuklara çok fazla yardım edilemiyor. Çok
rahatlıkla ikili ilaçları ve yeni geliştirilen ilaçları kullanarak bu
düzelmeleri yapabiliyoruz.
İlaçlar 3 yaş sonrası kullanılabilecek
DEHB
tedavisinde ABD'de onaylanma aşamasında yeni bir ilaç var. Yeni
ilaçlarla etkinliğin 16 saatten 24 saate kadar devam etmesi
hedefleniyor. 24 saat etkinliği gösterilen ilaçlar var.
En
yeni gelişme ise, ilaçlar ne yazık ki 6 yaşından yukarı çocuklarda
kullanabiliyordu. Fakat metilfenidatın aslında 3 - 6 yaş arasındaki
çocuklarda da etkin ve güvenilir bir şekilde kullanılabileceği çok
merkezli çalışmalarda gösterildi. Artık ABD'de FDA'ın bu ilacı o
yaşlarda da onaylaması bekleniyor.
DEHB tedavisi
Hiperaktivite
hiperaktivite bozukluğu
Hiperaktivite kader değil
|