Okunma Sayısı : 2409  |
Baskıcı
ve tutucu bir çevrede yetişen kadın da erkek de cinselliğe korkuyla
yaklaşıyor ve sorunlar yaşıyor.
Psikiyatristin
odasına genç bir çift, kayınvalide, kayınpeder, yenge ve görümce
topluluğuyla girdi. Bir sorunları vardı. Psikiyatristin ilk işi
akrabaları dışarı çıkarmak oldu. Ancak kapıyı dinlemelerini
engellemekte zorlandı.
Ortaokul mezunu kadın 19
yaşındaydı. İki aylık evliydi. Eşiyle tekstil sektöründe işçi olarak
çalışıyorlardı. 20 yaşındaki eşi de ortaokul mezunuydu. Sorunları
cinsel birleşmenin olmamasıydı. Aile durumu yeni öğrenmiş, hocalara
gidilmiş sonra da kadın doğum uzmanının yönlendirmesiyle psikiyatriste
başvurmuşlardı.
Eşlerle yapılan görüşmede, iki aydır hemen
her gün denemelerine rağmen, cinsel birleşme sağlanamadığı ortaya
çıktı. Evlilik öncesi iki yıl aileden gizlice flört etmişlerdi.
Ailelerinin memlekete gittiği dönemlerde sevişmeye varan cinsel
yakınlaşmaları olmuştu ve bu dönemde yaşadıklarını 'çok keyifli' diye
tanımlıyorlardı. Cinsel birleşmeyi ise evliliğe ertelemişlerdi. Halen
erkeğin annesi, babası, iki erkek ve bir kız kardeşiyle aynı evde
yaşıyorlardı. Kendilerine ait bir odaları vardı. Evlendikleri gece ev
onlar için boşaltılmış, aile bireyleri üst katta amcanın evinde
kalmışlardı. O gece 1-2 dakikalık önsevişmenin ardından, birleşme
denenmiş, kadın bacaklarını kapatmış ve çok korktuğunu ifade etmişti.
Erkeğin ısrarıyla, tüm vücudunda titremeler meydana gelmiş ve baygınlık
geçirmişti. Aynı gece iki kez daha birleşme denenmiş, kadın eşinden
zorlamasını istemiş, bu kez erkek sertleşmeyi sağlayamamıştı. Sabah
erken saatlerde önce kayınvalide kendi anahtarıyla açarak eve girmiş,
'Olup olmadığını' sormuş, 'işin tamam olduğu' şeklindeki cevabı
aldıktan sonra aileyi davet etmişti.
Kadının, cinselliğin
konuşulmadığı, ayıp ve günah olarak kabul edildiği bir aileden geldiği
belirlendi. Baba otoriter ve baskıcıydı. Ona ve üç kız kardeşine
erkeklere karşı dikkatli olmaları öğütlenirdi. Bir keresinde altı
yaşındayken okulda öğrendiği şarkıyı ayna karşısında söyleyip
dansederken, babası tarafından yakalandığını, 'Kötü kadın mı
olacaksın?' diyerek dayak yediğini anımsıyordu. Anneyi sık sık
komşulara kaba eşinden ve bir gece önceki 'yorgunluktan' yakınırken
dinlemişti. Komşu kadınlara göre bu bütün kadınların çekeceği çileydi.
Ergenlik döneminde büyüyen göğüslerini gizlemek için kambur gezdiğini
belirtiyordu. 16 yaşında evlenen arkadaşı ona ilk gece birleşme
nedeniyle nerdeyse 'bir kova kan' geldiğini ve acıdan 10 gün
yürüyemediğini söylemişti.
Bakırköy Ruh ve Sinir
Hastalıkları Hastanesi Cinsel İşlev Bozuklukları Birimi'nden uzman Dr.
Ceyda Güvenç'e göre kadınlarda duygusallık, paylaşma, aidiyet hissi
önem kazanıyor. Haz tamamen bunlarla birlikte oluyor. "Kadınların hazzı
'3 cm(2)'yle sınırlı değil. Partner, koşullar, ortam uygun ve güvenli
olacak. Altı yıl önce gelen hastalar hep vajinismustu. Şimdi yavaş
yavaş orgazm bozukluğu, cinsel isteksizlik için bize geliniyor. Mesela
gelen kadınlar çoğunlukla, 'Komşudan duydum, kadınlar da orgazm
oluyormuş?' diye laflar ediyor" diyen Güvenç, kadınların bir yandan
hazzı talep ettiğini ama hâlâ bunu bir yanıyla ayıp gördüğünü söylüyor.
'Çok dar, kanamadan ölürüm!'
Psikiyatriste
başvuran erkek de eşiyle benzer bir ailede ama güçlü erkek olarak,
komşulara pipisi gösterilerek büyütülmüş. Daha önce cinsel birleşme
denemesi olmamıştı. Çiftin terapiyi rahat sürdürmesi için ev halkı
memlekete gönderildi. Kızlık zarı ve yapısı hakkında bilgi verildi.
İkisi de utandığından ortak dili oluşturmak oldukça zordu. "O oraya
girmez, benimki dar, çok acır, kanamadan ölürüm", "Hadi girdi ya
çıkmazsa?" diyordu kadın. Erkek ise "Ya yanlış bir yere girersem" diye
kaygılanıyordu. Cinsellikle ilgili oldukça fazla olan yanlış inançları
düzeltilmeye çalışıldı. Birbirlerine dokunup, kendi cinsel organlarını
incelemeleri, birleşme denemesi olmaksızın sevişmeleri istendi. Üç
hafta sonra üçüncü görüşmeye gülerek geldiler. Görüşmelerden sonra
kadın "Onun oraya gireceğine" inanmış.
Cinsellik 35'ten sonra keşfediliyor
Güvenç, kadınların cinselliği yaşayışlarıyla ilgili bilgi verdi:
"Kimi
hazza bakıyor, kimi evliliğini sürdürmek için zorunluluktan yaşıyor.
Kimisi bunu taciz gibi yaşıyor. Evli olup da her ilişkiyi travmatik
algılayan çok sayıda kadın var. Cinsel mutluluktan söz etmek için bir
zorunluluk olmaması gerekiyor.
Erkek boşalma kontrolünü
ileri yaşlarda öğreniyor. Genç yaşlarda genelde daha aceleci. Kadınlar
için ilk başlarda utanma ve sıkılma vardır. Kendi bedeninin neyi
istediğini bilmez. Pek çok kadın cinselilği 35'inden sonra keşfediyor.
Erkeğin ise ilerleyen yaşla beraber bir cinsel ilişkinin ardından
tekrar ereksiyona geçebilmesi için daha uzun süre gerekiyor. Niye yaşlı
erkek 14 yaşında kız alır? Aslında o zaman eşittirler. 14 yaşında yeni
öğrenmeye başlayan bir kadın vardır. Erkek ise bir saat arayla
sevişemiyordur. 40 yaşındaki kadın 20 yaşındaki erkekle daha fazla haz
alabiliyor. Cinsel sıklık açısından en azından. Kadının sonsuz bir
orgazm olma kapasitesi var ve yaşla ilgili bir sınırlama yok. Sadece
kadınlaın keşfetme sorunu var.
Eskiden erkek kadını
vajinismus nedeniyle getiriyordu. Şimdi ise 'Ben de haz almak
istiyorum' diyebiliyor kadın. İlk görüşmede biraz utangaçlık oluyor ama
sonra inanılmaz rahatlı- yorlar. Çok az kadın "Eşim erken boşalıyor
veya çok hızlı davranıyor" der. Genelde uyarılma bozukluğu ve
isteksizlik yakınmaları var. Ancak isteksizliği dert edinmeyip kocası
için isteyenler var. Kimisi "40 yıl olmasa aramam" şeklinde
isteksizliğini anlatır.
cinsel sağlık
orgazm
|
|
|
Okuyucu yorumları  |
|
Ortalama Üye Değerlendirmesi
(0 Oylama)
|
|
Yorumunuzu ekleyin
|