Sağlık Konusu: istanbul on Kasım 10, 2009 | Yorum Yok
Vajinismus Nedenleri

Vajinismus Nedenleri
Vajinismus kadınlar da görülen en sık cinsel sorunlardan biridir. Vajinismusun en büyük nedenlerinden biri cahilliktir. İnsanların cahilce genç kızları cinsel ilişkiden soğutması sonucun da genç kız evlendiği zaman cinsel ilişkiye girememektedir. Vajinismus sorunu ile birlikte bir çok olumsuzluklar yaşanır.
Vajinismus olan bir kadın cinsel ilişkiye giremediğinden dolayı çocuk sahibi olamaz. Çiftlerin çocuk sahibi olamamaları ve cinsel ilişkiye girememelerinden dolayı evlilikler genellikle mahkeme koridorlarında sonlanmaktadır. Bir kadının vajinismus olmasını en çok tetikleyen kişi annelerdir. Annelerin genç kızlarını evlilik dışı cinsel ilişki yaşamamaları için ağır sözlerle uyarmaları genç kızların ileri de vajinismus olmasına sebebiyet vermektedir.
Vajinismus nedenlerinden biri ise taciz ve tecavüzlerdir. Kadınlar genç yaşta tecavüze ya da tacize uğradıktan sonra bir daha aynı korkuyu yaşayacaklarından dolayı cinsel ilişkiye giremezler. Vajinismusun tedavisi mümkündür. Genellikle ülkemizdeki ve dünyadaki doktorlar vajinismus olan bayanlara terapi uygulamaktadır.
Sağlık Konusu: istanbul on Kasım 1, 2009 | Yorum Yok
Aids Belirtileri

Aids Belirtileri
Erkeklerin en çok korktukları hastalıklardan biri olan aids hastalığı ile ilgili sizlere bu yazımız da önemli bilgileri aktaracağız. Aids kan yolu ile bulaşan en kötü hastalıklardan birisidir. Örneğin bir insan bilinçsizce cinsel ilişkiye girdiği takdir de aids vüsrüsünü kapabilir. Aids nedenlerinden biri ise bir çok insanın kullandığı tırnak makasıdır. Tırnak makasların da ve kadınların vajinal bölgelerin de insanların gözle göremeyeceği kanlar bulunmaktadır. Bu kanlar aids virüsünün kişiden kişiye bulaşmasını sağlar.
Aids olduğunuza dair korkularınız varsa yazımızın devamını okuyarak aids olup olmadığınızı anlayabilirsiniz. Günlük hayatınıza devam ederken belirsiz bir şekilde yorgunluk hissediyorsanız bu tamamen normaldir. Fakat bu yorgunluk uzun sürüyorsa illa bir hastalığınızın olduğunun işaretçisidir. Aids olan insanlarda terleme, ateş, üşüme, ağrılar meydana gelir. Her hastalıkta süre gelen bu sorunlar aids hastalığının belirtileri arasında yer alır.
Bu sorunlardan önce yanlış ortamlarda cinsel ilişkiye girip girmediğinizi kendinize sorgulamalısınızç Eğer ki yanlış ortamlar da cinsel ilişkiye girdiyseniz ve 10 gündür bu sorunlar sizin vücudunuz da oluşmuşsa vakit kaybetmeden bir doktora başvurmalısınız.
Sağlık Konusu: istanbul on Ekim 29, 2009 | Yorum Yok
İnternetten Para Kazanmak

İnternetten Para Kazanmak
İnternetten para kazanmak kelimesini duyan herkes böyle bir şeyin hayal olduğunu düşünüyor. İnsanların bşr çoğu emir altında çalışıp para kazandığından dolayı bilgisayar başında para kazanılacağı fikrine kesinlikle alışamamaktadır. İnternette stratejinizi iyi belirlerseniz internet üzerinden günde 5 saat çalışarak aylık 3000$ kazanabilirsiniz.
Aylık 3000$ gibi bir rakam oldukça iyi bir kazançtır. Çünkü aylık 3000$ doktor ve hekimler dahi kazanamamaktadır. Size internetten para kazanacağınız iyi bir yol göstereceğiz. Bu yol yine sağlıkla ilgilidir. Teknoloji gelişiyor ve her derde deva ilaçlar piyasaya sürülüyor. Siz bu ilaçların satışını sağlayarak para kazanabilirsiniz. Örneğin insanların en büyük sorunlarından biri cinsel sorunlarıdır. Cinsel sağlık hakkında bilgilerin bulunduğu bir internet sitesi açabilirsiniz. Sitenize giren tüm kullanıcıların orgazm v. Sorunları bulunmaktadır. Yurt dışında bu sorunlar için geliştirilmiş sağlık ürünleri bulunur. Siz sitenizden bu insanlara online olarak ilaç satabilirsiniz. Bu şekilde aylık +3000 $ kazanabilirsiniz.
İnternet üzerinden para kazanmanın önemli yollarından birini yazımızda açıkladık. Fakat daha detaylı öneriler ve bilgiler arıyorsanız e-book satın alabilirsiniz. Bu e-booklarda sizin internetten hangi stratejiler ile gelir sağlayabileceğiniz yer almaktadır.
Sağlık Konusu: istanbul on Ekim 18, 2009 | Yorum Yok
Orgazm Olmanın Yolları

Orgazm Nedir?
Cinsellikteki en önemli nokta orgazmdır. Orgazmı kısaca anlatmak gerekirse cinsel istektir. Kadın ve erkek ilişkide cinselliğe ister duyar ve cinsel ilişkinin daha iyi bir şekilde oluşmasını sağlar. Erkeklerin büyük bir çoğunluğunun ilişki sırasında orgazm ile her hangi bir problemi yoktur. Fakat kadınların büyük bir çoğunluğunda iktidarsızlık yani orgazm sorunu vardır. Orgazm olmak psikolojiktir.
Kadınların orgazm olabilmeleri için bir çok yöntem vardır. Bu yöntemler uygulandığı takdirde kolay bir şekilde orgazm olunabilir. Öncelikle ruh halinizle birlikte ilişkiye hazır olmalısınız. Erkek ve kadın cinsel ilişkiyi fiizksel ve ruhsal olarak gerçekleştirmek için hazır ve cinsel ilişkiye konsantre olmalıdır.
Penisin vajinal bölgeye girişinden önce ön sevişme yapılmalıdır. Bu yolla her iki cinste yavaş yavaş orgazm olabilir. Bazen kadın ve erkekler cinsel ilişkiye aşırı isteği olabilir. Bu kişiler ilişki sırasında gayet rahat olurlar. Eğer hiç bir şekilde orgazm olunamıyorsa doktor kontrollerine gidilmelidir. Doktor kontrolünde kadın ve erkekteki orgazm sorunu ortadan kalkar.
Sağlık Konusu: admin on Nisan 8, 2009 | Yorum Yok
Dublin’li bilim adamları cinsel organı uyuşturmadan erken boşalmayı önleyen ve cinsel performansı 6 kat yükselten bir sprey icat etti.
Cinsel birleşme olmadan ortalama 5 dakika önce kullanılması gereken sprey, boşalma süresini eskisinden 6 kat daha uzun bir süreye yükseltiyor. 2 seneye kadar piyasaya cıkması beklenen sprey erkeklerin aşırı heyecanlanmasını ve erken boşalmasını önleyen kimyasal maddeler içeriyor.
Üçyüz denek üstünde kullanılan araştırmada, deneklerin ilişki öncesi ve sonrası zaman ölçümü yapması istendi. Erken boşalma problemi olan insanların %90 oranında ilişki sürelerinde artış olduğu bildirildi. Spreyi kullanan denekler mükemmel olduğunu dile getirdiler..
Sağlık Konusu: admin on Mart 14, 2009 | Yorum Yok
Kadınlar cinsel etkinlik sırasında, düzenli fizyolojik olaylar zinciri şeklinde cinsel yanıt verirler. Cinsel yanıt aşamaları erkekte de olduğu gibi, cinsel istek, cinsel uyarılma, orgazm şeklinde sıralanır. Her aşamadaki aksaklık, kendisinden sonraki aşamaları da olumsuz etkileyebilir. Cinsel isteğimizi genel durumumuz, sağlığımız, kullandığımız ilaçlar, iş ve sosyal yaşamımız, gündelik sorunlarımız, adet döngümüz, cinsel eşimizle olan ilişkimiz, duygularımız gibi pek çok faktör etkileyebilir. Kişisel ve durumsal farklılıklar olmasına rağmen, genellikle kadınların cinsel açıdan uyarılma süresinin fizyolojik olarak erkeklerden daha uzun olduğu kabul edilir.
Cinsel uyarılmamızda, cinsel isteğimizin olduğu kadar yeterli fiziksel uyarıyı alıp almamamızın da önemli rolü vardır. Bedenin duyarlı bölgeleri ve tercih edilen uyarılma biçimleri kişiden kişiye değişiklikler gösterebilir. Ama bütün kadınların cinsel organlarının en fazla sinir ucu bulunan, en duyarlı bölümü klitoristir. Dolayısıyla klitorisin fiziksel uyarıyı, uygun şekilde ve yeterli süre alması gereklidir. Cinsel birleşme sırasında penis vajina içinde hareket eder. Kadın cinsel organlarının yapısına baktığımızda, bu kadın için en uyarıcı durum sayılamaz. Penisin vajina içindeki hareketi, dışarıda yer alan klitorisi doğrudan uyaramaz, vajinanın 2/3 lük iç bölümü duyarsızdır, dış 1/3 lük bölümündeki uyarılar, klitorise iletilirse de, bu dolaylı bir uyarıdır ve bir çok kadının doğrudan klitorisinin uyarılmasına ihtiyacı vardır.
Bazı kadınlarda, cinsel birleşme öncesinde klitoris yeterince uyarılırsa, birleşme sırasındaki dolaylı uyarı yeterli olur. Bazılarının ise cinsel birleşme sırasında da, doğrudan klitoris uyarısının sürdürülmesine ihtiyacı vardır. Cinsel uyarılma sırasında, bedenimizde değişiklikler olur, kan dolaşımı ve solunum hızlanır, kas gerginliği artar, cinsel organların duruş biçimleri değişir, bu bölgeye kan dolar, büyük ve küçük dudaklar, klitoris ve meme başları kabarır, renkleri koyulaşabilir. Bartolin bezlerinden vajinaya salgılanan kaygan sıvı miktarı artar ve dış cinsel organlar ıslanır. Bu sırada vajinadaki durum değişiklikleri, vajina ağzında hafif bir genişleme ve açılma yaratır. Vajinadaki açılma ve ıslanma, kadının cinsel açıdan uyarıldığını gösterdiği gibi, aynı zamanda cinsel birleşme sırasında penisin vajinaya kolayca girmesini de sağlar.
Cinsel uyarılma düzeyi arttığında orgazm oluşur. Kadın orgazmı, karın içi ve cinsel organlar çevresindeki kasların ritmik kasılmaları ve buna eşlik eden zevkli duyumlardan ibarettir. Aslında orgazmın tam ve doyurucu bir tanımını yapmak pek mümkün değildir. Ama her kadın orgazm olup olmadığını anlar. Cinsel konulardaki bilgisizlik ve yanlış cinsel inanışların yaygınlığı nedeniyle, günümüzde de birçok kadın orgazm oluşturacak uygun ve yeterli uyarıyı almadığı halde, kendisinin cinsel açıdan yanıtsız olduğunu düşünür. Kadınların cinsel açıdan uyarılmaları ve orgazm olmaları için, klitorisin yeterli uyarıyı alması gerekir. Kimi kadına uzun süreli doğrudan fiziksel uyarı gerekir, kimisi kısa süreli doğrudan fiziksel uyarıyı izleyen cinsel birleşme sırasındaki dolaylı uyarı ile orgazm olur, kimisi için de cinsel birleşme sırasında doğrudan klitoris uyarısının sürdürülmesi şarttır. Cinsel birleşme sırasında, vajina ağzındaki kaslardan iletilen duyumlarla, yani dolaylı uyarı ile orgazm olan kadında da, orgazmın kaynağı gene klitoristir. Aynı kadın için de günden güne, dönemden döneme değişiklikler olabilir. Genellikle kadının yaşı,dolayısıyla cinsel deneyimi arttıkça, cinsel uyarılma ve orgazm süresi kısalır. Burada kendi bedenini ve cinsel tepkilerini öğrenmenin rolü vardır.
Orgazmdan sonraki dönemde bedensel işlevler ve cinsel organlar, uyarılma öncesindeki normal durumlarına geri dönerler. Kadınların cinsel uyarılmaları erkeklere göre daha yavaş olduğu gibi, orgazmdan sonra normal durumlarına dönmeleri de daha uzun sürer. Bu nedenle bazı kadınlar, orgazm sonrası cinsel uyarılmaları azalmadığından, erkeklerden farklı olarak peş peşe birkaç kere de orgazm olabilirler.
Cinselliğin evreleri
Arzulama evresi:
Bu evre cinsellik dürtüsünün ortaya çıktığı ve cinselliği ifade etme arzusunun duyulduğu evredir. Hayaller ya da eşten alınan görsel uyarılarla başlayabilir.
Uyarılma evresi:
Arzulamayı uyarılma evresi takip eder. Bu evre parasempatik sistem tarafından yönetilen ve erotik duygular eşliğinde kadında vajinal salgının arttığı “ıslanma” dönemidir. Vajina duvarlarından ve vajina girişindeki Bartholin bezlerinden salgılanan sıvılarla birlikte nabız ve solunum hızlanır, tansiyon yükselir, genel bir sıcak basması hali, memelerde dolgunluk, kas gerginliğinde genel bir artış, meme başlarında dikleşme ortaya çıkar. Ciltte yama tarzında renk değişiklikleri, klitoris ve labiumlarda şişme, göğüs bölgesinde ve memelerde kızarma meydana gelir. Tüm bunlarla birlikte vajina uzar ve genişler. Rahim yükselerek pelvis dışına çıkar.
Erkekte ise uyarılma evresi penisin ereksiyonu (sertleşmesi) şeklinde gerçekleşir.
Plato evresi:
Bu evrede seksüel gerginlik ve erotik duygular yoğunlaşır ve had safhaya ulaşır. Cilt değişiklikleri daha belirgin hale gelir, meme başları daha da dikleşir. Dudaklar şişer ve koyu kırmızı bir renk alır. Vajinanın alt 1/3′lük kısmı şişip kalınlaşarak “orgazmik platform” adlı yapıyı meydana getirir. Rahim tümüyle yukarı çıkmıştır. Yeterli uyaran olduğunda bu dönem orgazmla son bulur.
Plato evresinde ejakulasyon (boşalma) öncesinde erkekten sıklıkla berrak ve yapışkan kıvamlı bir sıvı gelir. Bu sıvının içinde az sayıda canlı sperm de bulunabileceğinden kadının erkek boşalmadan önce de (”geri çekme” adı verilen yöntemle) gebe kalabilmesi mümkün olmaktadır.
Orgazm evresi:
Orgazm esasen sempatik sistem tarafından yönlendirilen bir kasılma cevabıdır. Uyarılma ve plato evresinde birikmiş olan gerginliğin boşaltılmasıdır ve tüm cinsel hisler arasında en güçlü ve doyurucu olanıdır. Orgazm esnasında vajina, perine, anüs ve orgazmik platform adı verilen yapıyı oluşturan kaslarda 3-15 adet arası 0.8 saniye süren refleks ritmik düzenli kasılmalar oluşur ve bu kasılmalar orgazm duygusunu ortaya çıkarır. Orgazm esnasında birçok kadın ayrıca uterusta da kasılmalar hisseder. Bu yüzden bazı kadınlarda histerektomi (ameliyatla uterusun çıkarılması) sonrası orgazmın niteliklerinde değişiklik olabilir.
Erkeklerde ise orgazmı ejakulasyon (boşalma) takip eder. Erkekler orgazm döneminden sonra belli bir refrakter (cevapsız) döneme girer ve bu dönemde uyaranlara cevapsızdırlar. Kadınlarda ise böyle bir dönem olmadığından çok sayıda orgazmı arka arkaya yaşayabilir ve tek bir ilişki esnasında ve/veya öncesinde ardarda çok sayıda orgazm olabilirler.
Çözülme evresi:
Orgazmla birlikte uyarılma evresinde biriken tüm gerginlik kaybolur ve kadında bir gevşeme ve kendini iyi hissetme duygusu ortaya çıkar. Takiben uyarılma evresinde ortaya çıkan değişikliklerin tümü “çözülerek” geri döner. Tüm bu geri dönüş süreci 5-10 dakika sürer.
Cinselliğe ve cinselliğin ifade edilmesine etki eden faktörler:
Kişisel özellikler: Kadınların cinselliğe olan ilgileri değişkendir. Bazı kadınlar diğerlerinden daha isteksiz, bazıları ise çok aşırı istekli görünebilir ve bu tümüyle normaldir. Bazı kadınların cinselliğe olan ilgileri yüksek olmasına rağmen cinsel ilişkiye olan ilgileri daha zayıf olabilir. Bu kadınlar cinsel ilişkiden daha çok yakın temasa ve dokunulmaya önem verirler. Masturbasyon da kadınların sıklıkla uyguladığı bir cinsellik ifadesi olup kadının cinsel ilişkiye olan ilgisinden tümüyle bağımısız bir olaydır.
Yaş: Yaşlandıkça cinsellik arzusu ve cinsel ilişki sıklığı azalmakla birlikte kadınlar tüm hayatları boyunca cinselliğe olan ilgilerini ve cinsellikten aldıkları zevki sürdürürler. Yaşlanmayla birlikte ortaya çıkan anatomik değişiklikler (vajinanın kısalması, daralması, duvarlarının
incelmesi, elastikiyetin azalması, dış genital bölgeler ve klitorisin duyarlılığının azalması, memedeki gerileme gibi özellikler) nedeniyle vajina ve idrar yolu enfeksiyonu sıklığı artar. Bu enfeksiyonlar şiddetli olduklarında disparoni (ilişki esnasında ağrı) nedeni olabilirler. Ancak düzenli olarak ilişkiye devam eden kadınlarda vulva ve vajinadaki bu olumsuz değişiklikler daha ender görülür.
Yapılan çalışmalarda 20-50 yaş arasında kadın ve erkeklerin haftada 2-4 kez ilişkide bulunduklarını, 50 yaştan sonra bu sıklıkta hafif azalma olduğunu ancak hem erkek hem de kadında cinselliğe ilginin ömür boyu devam ettiğini göstermişlerdir.
Gençliğinde cinsel yönden diğerlerine göre daha istekli ve aktif olan kadınların menopoz döneminde de diğerlerinden daha bariz olarak aktif oldukları da diğer bir gerçektir.
Yaş asla önyargılı bir şekilde cinselliği azaltan bir faktör olarak görülmemelidir. Menopozda da ve hatta en ileri yaşlara kadar kendisine bakmayı bilen ve düzenli doktor kontrollerine giden kadın eşiyle uyumlu bir cinsel yaşamı ömür boyu sürdürebilir.
İlaçlar: Çok çeşitli ilaçlar (tansiyon, depresyon, sakinleştiriciler gibi) cinselliğin evreleri üzerinde olumsuz etkiler yapabilirler. Böyle durumlarda ilacın değiştirilmesi veya doz ayarlaması gerekebilir.
Hastalıklar: Jinekolojik (kısırlık, düzensiz kanama gibi) ya da dahili (tansiyon, nörolojik hastalık gibi) çok sayıda hastalık cinselliği olumsuz yönde etkileyebilir. Etkili bir şekilde tedavi edildiklerinde genellikle cinsellik eski haline geri döner.
Histerektomide (uterusun ameliyatla çıkartılması) vajina kısaltılmamış ve yumurtalıklar alınmamışsa ameliyat sonrası cinsel işlev bozukluk ortaya çıkma olasılığı düşüktür.
Sağlık Konusu: admin on Mart 14, 2009 | Yorum Yok
İktidarsızlık sertleşme bozukluğu : İktidarsızlık çeşitli biçimlerde görülür.
* Sertleşmenin hiç olmaması: İster kendiliğinden ya da bir dış uyarıyla, isterse yalnızken ya da cinsel ilişki sırasında sertleşme gerçekleşmez (iktidarsızlık).
* Yetersiz sertleşme (iktidarsızlık) : Cinsel birleşmede dölyolu ağzının aşılması için kamış sertliğinin belirli bir düzeye ulaşması gerekir. Bu düzey genellikle yarı sertleşme olarak tanımlanır ve oran olarak yüzde 50’ye, 10 üstünden yapılan derecelendirmede 5’e karşılık gelir. Yetersiz sertleşmede hasta ve eşi genellikle başarısız cinsel ilişkiden yakınırlar.
* Kararsız sertleşme (iktidarsızlık) : Cinsel ilişki sırasında setleşme düzeyi değişiklik gösterir. Birleşme öncesinde gelişen tam sertleşme, birleşme anında kaybolabilir. Buna karşın yarı sertlikle birleşme tamamlanabilir.
* Yerine göre sertleşme (iktidarsızlık) : Hasta yalnız kaldığında kendiliğinden ya da mastürbasyon sırasında sertleşme gerçekleşir. Ama başkasıyla birlikteyken yeterli sertleşmenin olup olmayacağı kestirilemez. Bu durum kişiye ya da dış koşullara bağlı olabilir. Bir erkeğin özel yaşamanı paylaştığı kişinin yanında ulaştığı sertleşme ile böyle özel bir ilişkide olmadığı birinin yanında ulaştığı sertleşme arasında belirgin farklar görülebilir.
* Ağrılı sertleşme (iktidarsızlık) : Genellikle enfeksiyon ve sinir iltihabı (nevrit ve peyroni) gibi hastalıklara bağlı olarak ortaya çıkar. Ama uzun dönemde ağrı ortadan kalksa bile yerine göre sertleşme görülebilir.
İktidarsızlık, peniste herhangi bir nedenle sertleşmenin olmaması ve hastanın cinsel ilişkiye girememesi olarak tanımlanabilir. İktidarsızlık (diğer bir adıyla İmpotans), 40 yaşlarında %5, 70 yaşlarında %15 olarak görülmektedir.
İktidarsızlık nedenleri, 6 madde halinde incelenir;
PSİKOLOJİK NEDENLER:
Psikolojik nedenli iktidarsızlığın kökeninde ilişkilerde çatışma durumları, kıskançlık, rekabet, aldatılma korkusu, acemilik, uygun olmayan ortam, özgüven eksikliği, libido yani cinsel istek azalması, suçluluk hissi, performans anksiyetesi denilen başarısızlık korkusu ve en önemlisi de ilk gece sendromu denilen gerdek gecesi başarısızlık gibi etkenler yatmaktadır.
NÖROLOJİK (Sinirler ile ilgili) NEDENLER
HORMONAL NEDENLER
ATARDAMAR İLE İLGİLİ NEDENLER
TOPLARDAMAR İLE İLGİLİ NEDENLER
PENİSİN KENDİSİ İLE İLGİLİ NEDENLER
Kullanılan birtakım ilaçlar, özellikle yüksek tansiyon nedeniyle kullanılan ilaçlar, psikolojik rahatsızlıklar nedeniyle kullanılan ilaçlar özellikle depresyon ilaçları, alkol ve sigara kullanımı penisteki sertleşmeyi engellemektedir. İktidarsızlık başka hastalıklarla birlikte de görülebilir.
Şeker hastalığı, kronik böbrek yetmezliği, kronik karaciğer hastalıkları ( Siroz), kanser nedeniyle ilaç veya şua tedavisi olan hastalarda iktidarsızlık sıkça görülmektedir.
TEDAVİ:
Vakum ereksiyon cihazı
Psikolojik nedenli iktidarsızlık tedavisi, psikoterapistler ve bu konudaki eğitimli seks terapistleri ile birlikte uygulanmaktadır.
Organik yani psikolojik nedenli olmayan iktidarsızlıklarda tedavi seçenekleri hastalığın altında yatan nedenlere bağlı olarak değişse de genel başlık olarak tedaviler şöyle sıralanabilir:
1- Vakum ereksiyon cihazları denen bir grup tedavi yönteminde dışarıdan uygulanan pompaya benzer bir aletle peniste sertleşme sağlanabilmektedir.
2- Atardamar ve toplardamarlar ile ilgili hastalık teşhis edildiğinde genellikle ameliyat ile tedavi yoluna gidilmektedir.
3- Ağızdan alınan ilaçlar. Bu ilaçlar genelde hormonlarla ilgili hastalıklara bağlı oluşan impotansta kullanılmaktdır.Ayrıca cinsel isteği arttıran bazı ilaçlarda bu grupta kullaanılabilir.
4- Penis içine ince bir iğne yardımıyla bir takım ilaçlar verilerek sertleşme sağlanabilmektedir.
5- Mutluluk Çubuğu ( Penis protezi ). Mutluluk çubukları kısaca 2 tiptir.
Mutluluk Çubuğu (Penis protezi)
Vakum ereksiyon cihazı
MALLEABLE (EĞİLİP BÜKÜLEN TİP)
Eğilip bükülen tipte, penis içine 2 adet çubuk yerleştirilmekte, bu çubuklar sayesinde penis devamlı sert halde kalmaktadır. Sonuçları oldukça başarılı olan bu ameliyat tipi hastalar tarafından da en çok tercih edilen tiptir.
INFLATABLE (POMPALI TİP)
Bu yöntemde ameliyat ilkine göre daha karmaşık, daha uzun süren ve hastanede ameliyat sonrası daha fazla kalmayı gerektiren yöntemdir.
Bu yöntemde vücut içine bir su rezervuarı yerleştirilirken penis içine de bu rezervuar ile ilişkilendirilmiş iki adet torbacık konulur. Testis (erbezi) üzerine yerleştirilen pompa yardımıyla hasta gerektiği zaman penisteki sertliği sağlayabilmektedir.
Önceleri ülkemizde sadece belli başlı birkaç merkezde uygulanabilen bu ameliyatlar artık uygun ameliyathanesi bulunan hastanelerde, bu konuda eğitimli ve deneyimli ürologlar tarafından rahatlıkla yapılabilmektdir.
Ameliyat sonrası oluşabilecek en önemli komplikasyon enfeksiyondur, yani protezin mikrop kapmasıdır. Ancak son zamanlarda ameliyat sonrası oluşan iltihaplanmalar alınan önlemler sayesinde yaklaşık 100 hastanın birinde görülmektedir.
EREKTİL DİSFONKSİYON VE TEDAVİSİ
Erektil Disfonksiyon nedir?
Erektil Disfonksiyon ya da kısa tanımıyla ED; erkeğin cinsel ilişkide bulunabilmesi için yeterli penis sertleşmesini (ereksiyon), sürekli ve kalıcı olarak sağlayamaması ve/veya sürdürememesi olarak tanımlanır. Geçici nitelikteki, anlık sertleşme sorunları ise ED olarak tanımlanmaz.
ED, erkeğin utanacağı bir durum değildir. Öncelikle bilinmesi gereken, ED’nin cinsel doyum ve boşalma veya üreme yeteneği (kısırlık) ile ilgili olmadığıdır. Üstelik, ED, birçok erkek için tedavi edilebilir bir olgudur. ED, eşler arası ilişki, mutluluk arayışı ve erkeğin özgüveni açısından önemlidir.
Ereksiyon nasıl meydana gelir?
Erkeklik organı-penis-birbirine paralel uzanan, tüp biçimli, iki ana yapıdan oluşur. Bu yapılar, süngerimsi özelliktedir ve duvarları, büzüşmüş kan damarları içerir. Bu büzüşmüş damarlara kan dolmadığı süre boyunca, penis, normal ve yumuşak halini korur.
Cinsel uyarı sonucu, damarların içleri kan ile dolarak genişler. Bu aşamada, toplardamarlar büzüşerek, penisten kanın geri boşalmasını yavaşlatırlar. Penis genişler ve ereksiyon gerçekleşir.
Erektil Disfonksiyon Nedenleri
Erektil Disfonsiyon (ED), penisteki damarların yeterince genişleyememesine bağlı olarak, peniste gerektiği kadar kanın birikmemesi veya birikmiş kanın penis içinde yeterli süre boyunca kalmamasıdır.
Bu duruma, aşağıda sayılan faktörlerden biri veya birkaçı neden olabilir;
Stres, korku ve kuruntuların yarattığı gerginlik, anksiyete ve ruhsal çöküntüler, depresyon, sigara, aşırı alkol ya da uyuşturucu kullanımı, Yüksek kan basıncı (hipertansiyon), yüksek kolestrol, şeker hastalığı, atardamarların esnekliklerini yitirmesi, Spinal kord travması, Multipl Skleroz (merkezi sinir sistemi hastalığı), inme, kalın bağırsak veya prostat cerrahisi sonrası sinir travmaları, hormonal hastalıklar, böbrek veya karaciğer yetmezliği, diüretiklerin kullanımı veya diğer bazı kan basıncını düzenleyen ilaçların, şeker hastalığı ilaçlarının, anti-depresan ilaçların, epilepsi sara ilaçlarının, kolesterol düşürücü ilaçların, bazı kanser tedavisi ilaçlarının veya non-steroidal anti-enflamatuvar ilaçların kullanımı.
ED Tedavisinde eşler birbirine nasıl yardımcı olabilir?
Erektil Disfonksiyon (Ed), yalnızca erkeğin sorunu değildir. Bu durum, eşlerin ortak sorunudur. Karşılıklı anlayış ve duyarlılık ile yaklaşılmadığı takdirde, daha büyük sorunlara neden olabilir.
ED nedeniyle, duygusal açıdan, kendinizi eşinizden uzaklaşmış bulabilirsiniz… Eşiniz ise, bu sorunu kendisine açmadığınız için bambaşka düşünüyor olabilir! Kim bilir, belki de kendisini çekici bulmadığınız ve ona ilgi duymadığınız düşünüyordur… Böyle bir durumda sessiz kalmak, paylaşmamak, sorunu yeni, farklı ve hiç arzu edilmeyen boyutlara taşıyabilir.
Unutmayın; ED, yalnızca size özgü bir durum değildir.
Bugün, dünyanın bir çok ülkesinde, birçok çift aynı sorunu yaşamaktadır. Bu sorun, çözümü eşinizle birlikte arayıp bulabileceğiniz bir sorundur.
Önerilerimiz;
Mutlaka, eşinizle konuşun… Duygularınızı eşiniz ile paylaşırsanız, beraberliğinizin ne kadar önemli olduğunu karşılıklı hissedeceksiniz.
Doktorunuzun koyacağı teşhis sonrası belirlenecek tedavini utygulanmasında, en yakın yardımcınız, eşiniz olacaktır.
Doktorunuz ile görüşmede ve izleyen ziyaretlerinizde, eşinizin sizinle birlikte olmasını isteyebilirsiniz.
Karşılıklı konuşma ve birlikte hareketin sizi, ikinizi de mutlu edecek çözümlere daha kolay ulaştıracağını unutmayınız.
Eşinize yardımcı olmanız için…
Bu kısım “Bayanlara Özel”
Bu tür konuların konuşulmasının erkekler için ne kadar güç olduğunu tahmin edersiniz… Ancak, bu rahatsızlığın tedavisi için eşinizi destekleyecek ve yüreklendirecek en yakın kişide sizsiniz.
Eşinize, elinizden geldiğince yardımcı olmalısınız.
Bu rahatsızlığın tedavisinin mümkün olduğunu, kendisine bu sorunu aşması için destek olacağınızı söyleyiniz.
Daima, Doktor-Hasta-Eş üçlüsü içinde yer alınız. Zaman ayırarak, bundan sonraki doktor ziyaretlerinde eşinizle birlikte olunuz. Böylece, hem sorun hem de tedavi üzerine en doğru bilgileri edinebilir, sizler için en iyi olana birlikte karar verebilirsiniz.
Eski Konular