Bu sayfayı gorebilmeniz icin javascript aktif olmalıdır..
Lutfen browser'ınızdan Java Scripti Aktif hale getiriniz.
Java Scripti Aktif hale getirdikten sonra Click here to go back to Sağlık Merkez
 

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Ziyaretçi İstatistikleri

Bugün610
Dün509
Bu Hafta1608
Bu Ay8655
Toplam979776

Son Yorum Yazıları

MS'de erken tedavi umut...
ms
insallah cözümü en kısa zamanda bulunur
21/01/08 17:57 Devamı...
Yazar: tomar

Sporcu çocuk nasıl beslenmeli?
sporcu çocuk nasıl beslenmeli?
ayyy çok güzel bir siteymiş bu site...
20/01/08 19:40 Devamı...
Yazar: sena

Ne kadar sağlıklısın? Mini...
Arka ayak
:grin İnsanlarda arka ayakmı var??
16/01/08 12:25 Devamı...
Yazar: Hasan Arsan

Türk kadınları kanseri...
meme kanseri
meme kanseri olmuş biri tedavi olduktan...
11/01/08 19:51 Devamı...
Yazar: aylin

Kanserin ilacı tütün!
kanserolduğunda yapılacaklar
meme kan seri olan tadavilerini...
11/01/08 19:43 Devamı...
Yazar: aylin



sağlık haberleri
Bu ikiliye dikkat: Nezle ve grip
hapşuruk
Bir bahar havası bir kış havası derken nezle ve gribe yakalanmanın çok kolay olduğu bir mevsimdeyiz. Ama bazı önlemler alarak bu hastalıkların size uğrama ihtimalini azaltabilirsiniz

 
Çocukluğumuzda bahar 21 Mart'ta başlardı. 1 Mayıs'ta okullarımız tatil olur, bahar bayramını kutlardık. Yaz haziran ayında yani okullarımızın tatilde olduğu günlerdeki güneşle bize gelirdi... Ya şimdi? Şubatta bahardan bir gün, haziranda son derece soğuk bir gece, temmuzda yağmur! Böyle havalar bizi daha çok hastalanır hale getirdi. Gün geçmiyor ki birimiz gripten, nezleden, vücudumuzun kırılmasından bahsetmeyelim.
Nezle aslında yılın her mevsiminde görülebilen, değişik virüslerle oluşabilen, kırıklık, burun akıntısı, öksürük gibi belirtilerle seyreden, en fazla bir hafta-10 gün içinde kendiliğinden iyileşen bulaşıcı bir hastalıktır.

Haberin devamı...
 
Kalp krizine ilaçlı önlem!
Bilimadamları, üzerinde çalıştıkları bir ilacın 10 yıl içinde kalp krizini tarihe gömebileceğini açıkladı.ilaçlar Proje üzerindeki çalışmalar sürüyor...

  İngiltere'de Londra Üniversitesi bilim adamlarının Finlandiya, İtalya ve Almanya'daki meslektaşlarıyla üzerinde çalıştıkları bir ilacın 10 yıl içinde kalp krizlerini tarihe gömmesi umuluyor.
İlacın orta yaş ve üzerindeki kadın ve erkekler tarafından sürekli kullanılacağını belirten bilim adamları, proje üzerinde 10 yıldan bu yana çalışmakta olduklarını açıkladı.
Londra Üniversitesi'nden Prof. John Martin, kalp krizlerinin gelişmiş ülkelerde bir numaralı ölüm sebebi olduğunu, bu nedenle önleyici bir ilaç üzerinde çalışmayı tercih ettiklerini bildirdi.
''Vascular Endothelial Growth Factor'' (VEGF) adı verilen ve kalp damarlarındaki hücre bölünmesini engelleyen vücut kimyasalının salgılanmasını dengeleyeceği belirtilen ilacın, 10 yıl içinde kullanılabilecek duruma gelecek.
Haberin devamı...
 
Guatr ameliyatlarında dikiş izi kalmıyor


Bosphorus International Kulak Burun Boğaz'ın Medikal Direktörü Prof.Dr. Günter Hafız konu ile ilgili son gelişmeleri anlattı...

guatr ameliyatı Tiroid-Guatr bezi boynun ön bölgesinde nefes borusunun hemen önünde yer alan kelebek benzeri ikili kanadı bir de birleştirici bölgesi olan 20-25 gr ağırlığında bir iç salgı bezidir. Yalnızca 25 gr ağırlığında olmasına rağmen salgıladığı hormonlar ile büyüme ve gelişme ve metabolizmada önemli rol oynar.
Guatr ise tiroid bezinin herhangi bir sebeple büyümesi ve bunun dışarıdan farkedilmesi durumudur ülkemiz gibi iyot tüketiminin yetersiz olduğu bölge insanlarında sıkça görülen bir rahatsızlıktır.

''Erken teşhis çok önemlidir.''
Dünyada yaklaşık 200 milyon insanda tiroid hastalığı bulunmaktadır. Ancak günümüzde tiroidle ilgili hastalıkların bir çoğunun tedavisi mümkündür. Tedavi edilmemiş tiroid hastalıkları ise ciddi va kalıcı hasarlara yol açabilmektedir. Bu durumu önlemek isteyen kişiler en ufak belirtilerden birini hissettiklerinde hekim ile temasa geçerek erken dönemde hastalığın kontrol altına alınmasını sağlayabilirler.
Ülkemizde de tiroid hastalığı 10 kişiden 3'ünü etkilemektedir. Tiroid hastalıklarının çoğu bayanlarda daha sık görülmektedir.
Haberin devamı...
 
"Sıfır beden" takıntısı!
Uzmanlar bir tehlikeye dikkat çekiyor: "Sıfır beden olma isteği beden imaj bozukluğu olabilir. Bu bozukluğa yakalanan kişide kilo kaybetmenin sınırı yoktur"

Ondokuzmayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Karacalar, son günlerde çok tartışılan "sıfır beden"in beden imaj bozukluğundan kaynaklanabileceğini belirterek, bu bozukluğa yakalanan kişide kilo kaybetmenin sınırı olmadığını söyledi.
Karacalar, son günlerde çok tartışılan "sıfır beden"in bir güzellik ölçütü olduğunu, ancak bu güzellik ölçütünün aşırıya kaçırıldığını söyledi.
Bayanların sıfır beden olma isteğinin "Beden imaj bozukluğu" olabileceğini belirten Karacalar, "Beden imaj bozukluğu aşırı olarak algılanan ya da var olduğu zannedilen bir görüntü bozukluğuna hastanın aşırı takılması durumudur. "Kilosu konusunda bu bozukluğa yakalanan kişide kilo kaybetmenin sınırı yoktur"
dedi.
Güzellik ölçütlerinin aşırıya götürülmesinin, bir çeşit takıntı olduğunu ifade eden Karacalar, kilo, yara izleri, burun, saç, dudak ve dişlerin en çok takıntı haline getirilen yerler arasında olduğunu kaydetti.

Haberin devamı...
 
Hastalıksız bir kış için 6 kural
Havaların soğuduğu şu günleri sağlıklı geçirmek için yapılması gerekenlerin bir listesini hazırladık

Hastalıksız bir kış için 6 kural

1- Baklagilleri ihmal etmeyin: Kuru fasulye, nohut, mercimek, barbunya gibi türleriyle iyi birer protein kaynağı olan baklagiller, et veya kıyma eklenmeden de tüketilebilecek bir besin grubudur. Haşlama olarak sebze yemeklerinize ve salatalarınıza da ilave edebilirsiniz. Haftada 2-3 kez tüketilmelidir.
2- Gribe karşı C vitamini: Vücut direncinin azalmasıyla baş gösteren gripten korunmak için kuşburnu, maydanoz, kırmızı ve yeşil sivri biber, roka, kivi, portakal, mandalina ve limon gibi C vitamini yönünden zengin meyve ve sebzeler daha fazla tüketilmelidir.
3- Bağışıklık için sebze tüketin: Sebze ve meyveler, önemli vitamin ve mineral kaynağı olmalarının yanı sıra antioksidan özellik gösterirler. Toksinlerin uzaklaştırılmasında önemli rol üstlenen A, C, E vitaminlerinin kaynaklarıdır. Özellikle koyu yeşil, sarı, turuncu, kırmızı ve mor sebze ve meyveler beslenme düzeninde sıklıkla yer almalıdır. Her gün en az 5-6 porsiyon sebze ve meyve tüketilmelidir.

Haberin devamı...
 
<< Başa Dön < Önceki 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 415 - 420 Toplam: 452

Arama