|
Flavonoidler nasıl koruyor? |
|
Vücuda zarar veren öğeleri etkisiz hale getiren 'flavonoidler' hastalıklara karşı direnci artırıyor
Yeterli ve dengeli beslenme sistemi içerisinde yer alan bazı besinlerin
sağlığı geliştirici, hastalık risklerini azaltıcı etkileri
bulunmaktadır. "Fonksiyonel besin" olarak tanımlanan bu besinlerin
sağlık üzerine etkileri bilimsel olarak kanıtlanmıştır.
Fonksiyonel besinlerden biri olan "flavonoidler" antioksidan
özellikleri olan yani vücuda zarar veren öğeleri etkisiz hale getiren
bitkisel maddelerdir. Çeşitli flavonoid türleri bulunmaktadır. Kimyasal
yapı ve şekillerinden kaynaklanan farklılıklar nedeniyle bu değişik
türlerin vücuttaki etkileri de farklıdır. Flavonoidler aynı zamanda
meyve ve çiçeklere renklerini veren, çevresel stres faktörlerine karşı
bitkilerde koruma sağlayan maddelerdir. İnsanlarda ise flavonoidler;
|
|
Haberin devamı...
|
|

P vitamini, kılcal damarların geçirgenliği ve yapısının korunmasında son derece etkilidir
P vitamini, varlığının anlaşılmasından bu yana 65 yıl geçmesine rağmen,
etkileri günümüzde daha yeni yeni anlaşılmaya başlanan bir vitamindir.
Biyoflavonoid olarak bilinen P vitamini, turunçgillere sarı ve turuncu
rengini veren suda çözünen vitaminlerden biridir.
C vitaminine oldukça benzer özellikler taşır ve genellikle C
vitaminiyle aynı besinlerde bulunur. Ortak özellikleri, flavon denilen
vücut için oldukça yararlı öğeleri içermeleridir. Daha çok meyvelerin
posasında bulunur.
Kılcal damar geçirgenliği üzerine olan etkisinden dolayı, geçirgenliğin
İngilizce karşılığı olan "Permeability" kelimesinin ilk harfini alarak
P vitamini olarak isimlendirilmiştir. Hücrelere atardamar ile getirilen
oksijen ve besin dokularda kullanıldıktan sonra ortaya çıkan
karbondioksit ve diğer atık maddeler toplardamarlarla uzaklaştırılır.
|
|
Haberin devamı...
|
|
|
Demir eksikliği ve 'kansızlık' |
Demir metabolik işlevlerimiz için önemli fonksiyonlara sahip bir
mineraldir. Bu elementin yetersizliğine bağlı olarak kansızlık görülür
Metabolizmanın canlılığı için gerekli olan vitamin ve mineraller içinde en önemlilerinden biri demirdir.
Sağlıklı, yetişkin bir bireyin vücudunda ortalama 35 gram kadar bulunan
demirin en önemli görevi kanda oksijenin taşınmasına yardım etmesidir.
Ayrıca bağışıklık sistemi ve bilişsel performans için de gerekli bir
elementtir.
Bireyin bir günde kaybettiği demir ortalama 0.9 mg olarak
hesaplanmıştır. Normal bir beslenme programındaki demirin % 10'unun
emildiği düşünülecek olursa günlük alınması gereken demir miktarı 9 mg
kadar olmalıdır. Bu gereksinimin karşılanamadığı ve vücutta yeteri
kadar demir kalmadığı zaman "demir yetersizliği anemisi" adını
verdiğimiz bir durum gözlenir.
Ayrıca kansızlık diye tabir edilen durum görülmektedir. Anemi durumunda
baş dönmesi, yorgunluk, iştahsızlık, sindirim sisteminde bozukluklar,
kısa nefes alıp verme gibi belirtiler görülmektedir.
Kansızlık, çocuklarda büyümeyi olumsuz etkilemekte, zihinsel
yetenekleri zayıflatmakta ve enfeksiyonlara karşı direnci azaltmaktadır.
|
|
Haberin devamı...
|
|
|
Guatr ameliyatlarında dikiş izi kalmıyor |
|
Bosphorus International Kulak Burun Boğaz'ın Medikal Direktörü Prof.Dr. Günter Hafız konu ile ilgili son gelişmeleri anlattı...

Tiroid-Guatr bezi boynun ön bölgesinde nefes borusunun hemen önünde yer
alan kelebek benzeri ikili kanadı bir de birleştirici bölgesi olan
20-25 gr ağırlığında bir iç salgı bezidir. Yalnızca 25 gr ağırlığında
olmasına rağmen salgıladığı hormonlar ile büyüme ve gelişme ve
metabolizmada önemli rol oynar.
Guatr ise tiroid bezinin herhangi bir sebeple büyümesi ve bunun
dışarıdan farkedilmesi durumudur ülkemiz gibi iyot tüketiminin yetersiz
olduğu bölge insanlarında sıkça görülen bir rahatsızlıktır.
|
|
Haberin devamı...
|
|
|
Yapay tatlandırıcılar zararlı mı, yararlı mı? |
Günümüzde ABD'de onaylanan 3 çeşit enerji içermeyen yapay tatlandırıcı vardır. Diğer tatlandırıcılar üzerindeki araştırmalar ise halen sürüyor
Vücudumuzun başlıca enerji kaynağını oluşturan karbonhidratlar sınıfında yer alan şeker vazgeçemediğimiz tatlardan biridir. Şeker ve şekerli gıdaları aşırı miktarda tüketmek ise bu besinlerin yüksek enerji değerleri nedeniyle obezitenin en önemli nedenlerinden biridir. Ayrıca obeziteyi takip eden şeker hastalığı, hipertansiyon, kalp - damar hastalıkları da unutulmamalıdır. Diş çürüklerinin de altında yatan en önemli neden şüphesiz şekerli besinlerin çok tüketilmesidir. Özellikle obezite ve şeker hastalığı gibi durumlarda şeker tüketimi sınırlandırılmakta, şekerin yerine kalorisi düşük veya olmayan bazı yapay tatlandırıcılar kullanılmaktadır.
Enerji vermeyen bu tatlandırıcılar aynı zamanda besleyici değeri olmayan, çok düşük kalorili veya alternatif tatlandırıcılar olarak da bilinmektedir. Tatlandırıcılar tek başına veya besinlerin içinde kullanılmaya başlanmadan önce Besin ve İlaç Örgütü (FDA) tarafından yoğun olarak test edilmektedir. Her şeyden önce iyi bir tatlandırıcı nasıl olmalı derseniz; şeker gibi ağızda tatlı tat bırakmalı, herhangi bir şekilde ağızda acı - metalik tat bırakmamalıdır. Kolay çözünmeli ve çözündükten sonra renksiz, kokusuz, ısıya dayanıklı, kalorisi düşük olmalıdır. Tatlandırıcılar iki gruba ayrılmaktadır.
|
|
Haberin devamı...
|
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 403 - 408 Toplam: 459 |