Amerika'da
12 yıldır sürdürülen araştırmalar şaşırtıcı bir gerçeği ortaya çıkardı:
Yıllardır bilinenin aksine, havuç gözlere iyi gelmiyor!
ABD'de
yapılan bir araştırma, beta karoten yönünden oldukça zengin olan
havucun, bilinenin aksine gözlere iyi gelmediğini ortaya koydu. Araştırmalar 12 yıl sürdü
Yaklaşık 12 yıl
süren kapsamlı araştırmada, yaşlılığın getirdiği görme zayıflığından
korunmak için beta karoten içerikli hap verilen hastalarla, verilmeyen
hastaların arasında bir farklılığın olmadığı gözlendi. Beta karotenin
yalnız başına alındığı zaman herhangi bir faydasının görülmediği,
vitamin ve çinko mineraliyle beraber kullanıldığı zaman ileriki
yaşlardaki görme sorunlarını engelleyebileceği belirtildi.
|
|
Şiddetli stres, beyindeki öğrenme, hafıza ve duygu merkezlerini olumsuz etkileyerek hücre kaybına neden oluyor.
Yalnızca bir kez bile yaşansa şiddetli stresin beyinde hücre kabına yol açtığı belirlendi.
Chicago'daki
Rosalind Franklin Üniversitesi araştırmacıları, laboratuvar fareleri
üzerinde yaptıkları testlerde, şiddetli stresin beynin öğrenme, hafıza
ve duygu merkezlerinin bulunduğu "hippocampus" bölgesinde hücre kaybına
yol açtığını belirlediler.
Deneyler sırasında kendilerinden
daha olgun ve saldırgan 2 fareyle aynı kafese konulan ve bunlar
tarafından ısırılan 20 kadar toy farede stres hormonu düzeyi normalin 6
katına çıktı.
Yine de toy farelerin beynindeki hippocampus
bölgesinde yeni sinir hücreleri üretildi. Ancak bu hücreler 24 saat
gibi kısa sürede öldü. Sonunda da genç farelerin beyninin duygu
kontrolü gibi bazı fonksiyonlarını yerine getiremediği saptandı.
Hippocampus, fare ve insanlarda yaşam boyunca yeni hücreler üretilen
beynin iki bölgesinden biri. Araştırmacılar beyindeki hücre kaybının
insanda depresyona yol açan etkenlerden biri olması ihtimali üzerinde
duruyor.
|
|
Türkiye
içinde bulunduğu Dünya Sağlık Örgütünün Avrupa bölgesindeki 53 ülke
arasında hekim sayısı bakımından sondan ikinci sırada yer alıyor.
Ülkemizde modern
tıp öğretiminin başlamasının üzerinden 180 yıl geçmiş olmasına rağmen,
tıp alanında hekim sayısının yetersizliği başta olmak üzere bazı
sorunlar hala devam ediyor.
Sağlık Bakanlığı yetkilileri,
Türkiye'nin, içinde bulunduğu Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) Avrupa
bölgesindeki 53 ülke arasında hekim sayısı bakımından sondan ikinci
sırada yer aldığına dikkati çektiler.
AB ülkelerinde her
100 bin kişiye ortalama 280, Türkiye'de ise 140 doktor düştüğüne işaret
eden Sağlık Bakanlığı yetkililerine göre, DSÖ'nün Avrupa bölgesindeki
bazı ülkelerde 100 bin kişiye düşen doktor sayıları şöyle:
|
|
Haberin devamı...
|
|
|
Sigarasız yaşam için 'adım atın' |
Günde en az 5 dakika yürümek nikotin ihtiyacını azaltarak sigarayı bırakmaya yardımcı olabiliyor.
Uluslararası
Bağımlılık (Addiction) tıp dergisinde yayımlanan araştırma sonuçlarına
göre, yürümek gibi hafif egzersizler sigara içenlerde nikotin
ihtiyacını önemli miktarda azaltıyor.
Araştırmayı yapan
Exter üniversitesinden egzersiz ve sağlık psikolojisi profesörü doktor
Adrian Taylor ve meslektaşları, egzersiz ile nikotin ihtiyacı
arasındaki ilişkiyi inceleyen çalışmaları yeniden gözden geçirdi.
Araştırma grubu, bu çalışmalarında yürümek ya da kasları esnetmek gibi
spor salonu dışında yapılan egzersizler üzerinde odaklandı.
Araştırmacılar,
hafif fiziksel gayret gösteren deneklere sigara isteyip istemediklerini
sordu. Denekler sigara isteklerinin azaldığını ifade etti.
Bu
tür egzersizin etkisinin ne kadar sürebileceğinin bilinmediğine dikkat
çeken araştırmacılar, insanların sigarayı bırakmalarında, bu tür
egzersizlere diğer sigarayla mücadele tekniklerinin de eklenmesinin
daha çok yardımcı olabileceğini belirtti.
Doktor Taylor,
egzersizin mutluluğu artıran dopamin hormonunu üreteceği için,
tiryakilerin nikotin bağımlılığın azalacağı teorisini öne sürüyor.
|
|
|
Çocuğunuzun baş ağrısını önemseyin |
Yalnızca
erişkinlerde değil, çocuklarda da baş ağrıları görülebiliyor. Bu
ağrıların yaklaşık yüzde 50'sini ise çocukluk çağı migrenleri
oluşturuyor.
Nörolojik
hastalıklar hem erişkinlerde, hem de çocuklarda görülebiliyor. Ancak
çocuklarda erişkinlere göre hem ortaya çıkış şekli, hem de teşhis ve
tedavi yöntemleri bazı farklılıklar içeriyor. Beyinle ilgili olarak tüm
beyin içi, beyin zarları, kafatası ile ilgili problemler nörolojinin
kapsamı içine giriyor. Migren, epilepsi, menenjit/ensefalit, damar
tıkanmalarına bağlı enfarktüsler, beyin kanamaları, doğum
travmaları-gebelik-genetik vb. nedenlere bağlı CP'ler (cerebral palsy),
beyinde madde birikimine ait hastalıklar, multipl skleroz ve
lökodistrofiler gibi beynin ak madde hastalıkları, doğumsal veya
aileden genetik geçiş gösteren hastalıklar, parkinson, kore, distoni
vb. hareket bozuklukları, beyin içi basınç artışları ve beyin tümörleri
çocuk nörolojisi içinde ele alınıyor. Beyin hastalıklarının yanı sıra
omurilik hastalıkları (travma, doğumsal yapı bozuklukları, tümörler
vs.), kas ve kavşak hastalıkları (sıklıkla kas distrofileri,
miyasteniler), doğumsal ve sonradan olan nöropatiler denen sinir
hastalıkları yine çocuk nörologları tarafından teşhis ve tedavi
ediliyor.
|
|
Haberin devamı...
|
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 391 - 396 Toplam: 459 |