|
Doğru eş stresten koruyor |
Mutlu bir ilişki, stres ve çalışma hayatındaki güçlüklerle başa çıkmanın en önemli aracı sayılıyor.
İngiltere'de yapılan bir araştırmaya göre, mutlu bir evlilik, stresi yenmenin en önemli yolu.
Mutlu
bir ilişkinin stres ve çalışma hayatındaki güçlüklerle başa çıkmanın en
önemli aracı olduğunu belirten uzmanlar, "dertsiz" oldukları düşünülen
bekarların, mutlu evlilere göre stresi yenmekte daha şanssız
olduklarını ifade etti.
Dr. Roxane Gervais ve ekibi
tarafından yapılan araştırmaya, Yorkshire'daki bir hastanede çalışan
400 hemşire katıldı. Mutlu bir evliliği ya da uzun süreli ilişkisi olan
hemşirelerin işyerindeki zorluk ve stresten daha az etkilendiklerini
tespit ettiklerini söyleyen Gervais, bekar ya da dulların ise stresi
daha etkili biçimde hissettiklerini kaydetti.
Strese karşı
en zayıfların boşanmış kişiler olduğunu belirten Gervais, evlilerin
veya bir partneri olanların ise sıkıntılarını eşleriyle
paylaştıklarını, eşlerinden gördükleri desteğin onları rahatlattığını
söyledi.
|
|
|
Göbek kordonunu geç kesin |
Doğumdan sonra göbek kordonunun en az 2 dakika sonra kesilmesi, yeni doğanlara sağlık açısından çeşitli yararlar sağlıyor.
Kanadalı
bilim adamlarının yaptığı araştırmada, göbek bağını hemen kesmektense
biraz beklemenin, bebekteki kan değerlerinin ve demir seviyesinin daha
iyi olmasını sağladığı saptandı.
Topix.net internet sitesindeki
habere göre, Teksas A&M Sağlık Bilim Merkezinden Dr. Cherly
Cipriani, "Araştırmalar, (geç kesilmesi halinde) bebeğin vücudundaki
demir stokunun daha iyi olduğunu ve anemi olma ihtimalinin düşük
olduğunu gösteriyor" dedi.
Başka bazı bilim adamlarıysa göbek
bağının geç kesilmesi konusunda tavsiyede bulunmadan önce başka
araştırmaların yapılması gerektiğini söylediler.
Araştırma, Journal of the American Medical Association'da yayınlandı
Gelişmiş
ülkelerde, göbek bağı genellikle bebek doğar doğmaz kesiliyor. Az
gelişmiş ülkelerdeyse bunun zamanlaması değişkenlik gösteriyor.
|
|
Dengeli beslenme için mutluluk verici ve enerji dolu besinlerden ne kadarını tüketiyorsunuz?
Uzmanlar
mutluluk verici ve enerji dolu besinlerin ihmal edilmemesini, zaman
zaman tüketilmelerini tavsiye ediyor. Diyetisyen Selahattin Dönmez,
temel ihtiyaç olan besinlerin, karnı doyurma işleminin dışında vücuda
yararlı etkileri olduğunu vurgulayarak, bir çok besinin mideyi olduğu
kadar ruhu ve libidoyu da besleyerek, vücutta bir takım afrodizyak
etkiler gösterdiğini söyledi. İki önemli toksin atıcı
Selahattin Dönmez,
fındığın içeriğindeki omega-3 yağ asit içeriği nedeni ile cinsel gücü
arttıran en önemli kuruyemişler arasında yer aldığını, kırmızı biberin
de içeriğinden dolayı sağladığı acılık ile enerjiyi artırarak, beynin
endorfin hormonunu salgılanmasına yol açarak, mutluluk ve cinsel isteği
arttırdığını belirtti. Maydanoz ve kerevizin toksin atıcı özelliği
olduğunu belirten Dönmez, tarçın ve susamın erkeklerde iktidarsızlığı
azaltan ve cinsel isteği uyandıran besinler arasında yer aldığını,
limonun da antioksidan etkiye sahip olması dolayısıyla dolaşım
sistemine etki ederek heyecan arttırıcı bir besin olduğunu vurguladı. Özellikle maydanoz, nane, enginar
Dönmez,
özellikle sebzelerden maydanoz, nane, enginar, roka ve kerevizin,
meyvelerden ise çilek, ahududu, mango, kivi ile incirin afrodizyak
etkisi gösteren besinler olduğuna dikkati çekerek, sözlerini şöyle
sürdürdü: "Bunların dışında deniz ürünleri, hindi eti, çikolata, bal,
fındık keyif verici ve uyarıcı etkileriyle mutluluk hissi verir.
Tarçın, kekik, köri, nane, karabiber, karanfil, zencefil dolaşımı ve
vücut ısısını arttıran, E vitamini içeriği zengin, rahatlatıcı ve
enerji verici baharatlardır."
|
|
|
Bunama yaşlılık hastalığı değil |
Bunama
yaşlılığın doğal bir sonucu değil, gerçek bir hastalık. En yaygın şekli
olan Alzheimer hastalığı ise mantıklı düşünmeyi ve iletişimi etkiliyor.
ABD'de Alzheimer hastalığının son beş yılda yüzde 10 arttığı ve hasta sayısının beş milyonu geçtiği bildirildi.
ABD'de
yayımlanan New York Times gazetesinde yer alan habere göre, tedavisi
olmayan Alzheimer hastalığından etkilenen hasta sayısı 2050 yılına
kadar üçe katlanarak 15 milyonu bulması bekleniyor.
ABD
Alzheimer Derneği'nin hazırladığı bir raporda, hastalığa yakalanma
oranının yaşla birlikte arttığına dikkat çekilerek, tahminlere göre
hastalığın 65 yaş üstü insanların sekizde birini, 85 yaş
üzerindekilerin ise yüzde 42'sini etkileyeceği belirtildi.
Raporda,
65 yaşın altındaki 200-500 bin insanda, Alzeimer'ın nadir bir türünü
içeren ve 30-40 yaş grubunu etkileyen, bunamanın ilk belirtilerinin
görüldüğü bilgisi de yer alıyor.
Haberde, New York
Üniversitesinde Alzheimer çalışmaları yürüten Mary Mittelman'ın
görüşlerine de yer veriliyor. Mittelman, sayısı az olmakla birlikte
gençlerde görülen bunama belirtileri hakkında araştırma yapılmasının,
bunamanın yaşlılığın doğal bir sonucu değil gerçek bir hastalık
olduğuna dikkat çekmesi bakımından önemli olduğunu söylüyor.
Bunamanın
en yaygın şekli olan ve ölümle sonuçlanan Alzheimer hastalığı hafızayı,
mantıklı düşünmeyi ve iletişimi etkiliyor. Hastalığın ileriki
dönemlerinde insanlar giyinmek, tuvalete gitmek ve yemek yemek için
yardıma ihtiyaç duyarken, son aşamasında ise konuşamıyor ve en
yakınlarını bile tanıyamıyor.
ABD'de şu anda Amerikan İlaç
ve Gıda İdaresi (FDA) tarafından kabul edilen ve hastalığın
semptomlarını 6-12 ay boyunca yavaşlatan beş Alzheimer ilacı
kullanılıyor, dokuz ilacın da deneme aşamasında olduğu belirtiliyor.
|
|
|
Kilo verirken yağ yakmanın yolları |
Beslenme konusunda genel ilkelere uyar ve doğru biçimde egzersiz yaparsanız yağ yakarak fazla kilolarınızdan kurtulabilirsiniz
Gerçek anlamıyla kilo kaybı vücudumuzdaki yağları kaybetmekten geçer.
Peki bunu nasıl başarabiliriz? Doğru beslenme ve doğru egzersiz
yaparak. Önce genel beslenme ilkelerinden başlayalım...
Bol su için: Su metabolizmanın düzenlenmesinde ve
vücut reaksiyonlarında görevlidir. Gün içinde içilen iki litre su
vücutta enerji oluşumunu artırır ve zayıflamaya yardımcı olur. Aç karna
içilen su vücuttan toksik maddelerin atılmasına yardım eder; karaciğer,
böbrek ve bağırsaklarda toksin birikimini önler ve yağ yakımına
yardımcı olur.
Altı öğün yiyin: Öğün sayısı arttıkça metabolik
hızınız artabilir. Üç ana öğün yanında üç-dört ara öğün yapmak yağ
yakılmasına yardımcı olur. Ara öğünler ana öğünlere açılan köprüdür.
Vücuda sık aralıkla az miktarda yiyecek girerse metabolik hız artar,
kan şekeri dengesi kurulur ve zayıflamaya yardımcı olur.
|
|
Haberin devamı...
|
|
|