Bu sayfayı gorebilmeniz icin javascript aktif olmalıdır..
Lutfen browser'ınızdan Java Scripti Aktif hale getiriniz.
Java Scripti Aktif hale getirdikten sonra Click here to go back to Sağlık Merkez
 

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Ziyaretçi İstatistikleri

Bugün23
Dün604
Bu Hafta3573
Bu Ay10879
Toplam1024423

Son Yorum Yazıları

MS'de erken tedavi umut...
ms
insallah cözümü en kısa zamanda bulunur
21/01/08 17:57 Devamı...
Yazar: tomar

Sporcu çocuk nasıl beslenmeli?
sporcu çocuk nasıl beslenmeli?
ayyy çok güzel bir siteymiş bu site...
20/01/08 19:40 Devamı...
Yazar: sena

Ne kadar sağlıklısın? Mini...
Arka ayak
:grin İnsanlarda arka ayakmı var??
16/01/08 12:25 Devamı...
Yazar: Hasan Arsan

Türk kadınları kanseri...
meme kanseri
meme kanseri olmuş biri tedavi olduktan...
11/01/08 19:51 Devamı...
Yazar: aylin

Kanserin ilacı tütün!
kanserolduğunda yapılacaklar
meme kan seri olan tadavilerini...
11/01/08 19:43 Devamı...
Yazar: aylin



sağlık haberleri
Zayıf kalmanın tarihi sırları
Zayıf kalmanın tarihi sırları
Bahar temizliğine yediklerinden ve yağlarından başlayanlara uzman görüşlerle sağlıklı yaşam kılavuzu.

Ece Baban Hakkında en çok konuşabileceğiniz 3 kelime söyler misiniz?'' diye sorduğunuzda alacağınız cevapların %70'inin içinde "diyet'' kelimesi olacaktır.

Günümüzde obezite ve sıfır beden tartışmaları yapıla dursun, yemek yiyebilmek ve 34 beden olabilmek uğruna hayatını tehlikeye atan insan sayısı gün geçtikçe artıyor. Gelişim çağındaki gençlere kötü örnek olması nedeniyle sıfır beden mankenlerin podyumlarda boy göstermesinin yasaklandığı İngiltere, İspanya, İtalya gibi ülkelerde aşırı zayıflığa karşı önlem alınırken, terazinin diğer ucundaki şişmanlık hastalığının dünya üzerindeki seyri de endişe duyulacak rakamlarla karşımıza çıkıyor. Dünya Sağlık Örgütü'nün yaptığı araştırmaya göre Türkiye şişmanlık sıralamasında 194 ülke arasında % 57'lik bir oranla 54. , Yunanistan % 68.5 ile 16. ve Amerika 74.1 ile 9. sırada yer alıyor. Birincilik ise % 94.5 ile Nauru'da. Peki bunun bir orta noktası yok mu?

Haberin devamı...
 
Adet sancısına son!
Adet sancısına son!
Doktor kontrolünde kullanılan doğum kontrol hapları adet sancılarının azalmasına yardımcı oluyor.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Aytekin Altıntaş,
doğum kontrol haplarının adet sancılarını yüzde 99 oranında azalttığını, ancak olası sıkıntılarla karşılaşılmaması için hekime başvurulması gerektiğini söyledi.

Prof. Dr. Altıntaş, Adana Groseri Marketler zinciri tarafından düzenlenen Sağlık Günleri etkinliğinde verdiği "Kadın Hastalıkları ve Kanser Tehlikesi" konferansında, sık karşılaşılan sorunların başında gelen adet sancıları ve çözüm yolları hakkında bilgi verdi.

Haberin devamı...
 
Karaciğeriniz yağlanmasın!
Karaciğeriniz yağlanmasın!
Obezite ve hareketsiz yaşam, karaciğerdeki yağlanmayı artırarak yaşam kalitesini düşürüyor.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Tamer Tetiker, karaciğer
yağlanmasının günün en önemli sağlık sorunlarından biri olduğunu, hastalıkla ilgili şikayetlerin her geçen gün arttığını söyledi.

Karaciğer yağlanmasının genel olarak, düzensiz beslenme, alkol kullanımı ve obeziteyle birlikte ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Tetiker, "Yıllar içinde karaciğerin fonksiyonlarının bozulmasına yol açan yağlanma, genel olarak yaşam kalitesini de önemli ölçüde düşürür" dedi.

Teknolojik gelişmeler ve hazır yiyecek tüketiminin obezite sorununu ortaya çıkardığını bildiren Prof. Dr. Tetiker, şöyle konuştu: "Genellikle tesadüfen bulunan karaciğer yağlanması, günümüzde sıkça karşılaşılan bir sağlık sorunudur. Tıp dilinde hepatosteatoz diye anılan hastalık, karaciğer hücrelerinde aşırı yağ birikmesi anlamına gelir. Şişmanlık, şeker hastalığı, bazı ilaçların kullanımları ve alkol kullanımıyla ortaya çıkan
yağlanma, devamı halinde ise siroz gibi karaciğerin fonksiyonlarını yitirmesine yol açabilir, hatta ölümle bile sonuçlanabilir."

Haberin devamı...
 
Acıyla gelen sağlık
Acıyla gelen sağlık
Sağlık üzerinde birçok olumlu etkisi olan kırmızıbiber, vücudun günlük ihtiyacının iki katı C vitamini içeriyor
Kırmızıbiber ismini Yunanca da 'ısırıyorum' anlamına gelen 'kapto' kelimesinden almıştır. Anavatanının Meksika olduğu sanılmaktadır. Avrupa'ya 15. yüzyılın sonlarında geldi, 16. yüzyılda kıta ülkelerine ve Osmanlı topraklarına yayıldı. Hint ve Meksika mutfağında çok sık kullanılan kırmızı acı biber, Türkiye'de en fazla Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yetiştirilmekte ve tüketilmektedir. Bu bölgede isot olarak isimlendirilen kırmızı acı biber birçok araştırmaya konu olmuştur. Kırmızıbibere acısını veren 'capsaicin' adlı bir bileşiktir. Kırmızıbiber ağrı kesici olarak da kullanılabilmektedir. Yapılan araştırmalarda capsaicin'in bazı sinir hücrelerinden P maddesi adlı bir kimyasal madde salgılanmasına sebep olduğu belirtiliyor. Capsaicin, hücrelerdeki P maddesini boşaltıyor, böylelikle ağrı sinyalleri daha az yollanıyor. Kırmızıbiber bu özelliğiyle zona ve arterit ağrılarını dindirmede kullanılabilir. Sürekli olarak tüketilmesi durumunda, beynin endorfin salgılamasını sağlayabilir ve endorfinin morfine benzer ağrı kesici etkisi görülebilir.

Sağlık üzerinde olumlu etkileri olan kırmızıbiber, vücudun günlük ihtiyacı olan beta-karotenin tamamı ve C vitamininin 2 katını içermektedir.

Haberin devamı...
 
Aspirin kalp dostu
Aspirin kalp dostu
Mucizevi ilaç aspirin, ileri yaştaki kadınlar arasında kalp-damar hastalıklarından ölüm oranını önemli ölçüde azaltıyor.

Amerikan ''Archives of Internal Medicine'' dergisinde yayınlanan makaleye göre, 24 yıl boyunca yaklaşık 80 bin kadın arasında yürütülen araştırma, aspirin içen kadınlarda kardiyovasküler hastalıklardan ölüm oranının yüzde 38, kanserden ölüm oranının da yüzde 12 azaldığını gösterdi.   
Araştırmaya imza atan ekipten Andrew Chan, 1 ila 5 yıl boyunca aspirin içmenin, kalp-damar hastalıklarından ölümleri önemli ölçüde azalttığı yorumunu yaptı. Harvard üniversitesi uzmanlarından Dr. Chan, bu sonuçların sadece az veya ortalama dozda aspirin kullananlar arasında gözlemlendiğini vurguladı. İlacın etkisinin, özellikle ileri derecede kardiyovasküler rahatsızlık riski taşıyan orta yaş üzeri kadınlar açısından daha önemli olduğu kaydedildi.   
Dr. Chan, kanserden ölüm riskinin azalabilmesi için de aspirinin en az 10 yıl kullanılmış olması gerektiğini belirtti.   
1980 yılında başlayan araştırmaya katılan 80 bine yakın kadından 45 bini hiç aspirin içmedi. 30 bin denek haftada en fazla 14 aspirin içerken 5 bin denek de haftada 14'ten fazla ilaç içti.   
Araştırmaya imza atan uzmanlar, aspirinin doktora danışmadan önleyici ilaç olarak kullanılmaması gerektiğini de vurguladı.

 
<< Başa Dön < Önceki 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 367 - 372 Toplam: 459

Arama